HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
16 Temmuz 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


18.00 - 19.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
17 Haziran 2020 Çarşamba Saat: 11:32

MAHMUT AMCA VE MEYVE BAHÇESİ –Nihai Bölüm: “BAHÇEDE BÜYÜK BULUŞMA” VE İKSAN ABİ KARİKATÜR SERGİSİ

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
MAHMUT AMCA VE MEYVE BAHÇESİ –Nihai Bölüm: “BAHÇEDE BÜYÜK BULUŞMA” VE İKSAN ABİ KARİKATÜR SERGİSİ

MAHMUT AMCA VE MEYVE BAHÇESİ –Nihai Bölüm: “BAHÇEDE BÜYÜK BULUŞMA”

Bu komik ve hüzünlü hikâyemizin sonunda, İKSAN ABİNİZ, Mahmut Amcanın artık olmayan meyve bahçesinin “hayalinde” Mahmut Amca Meyve Bahçesi Çetesini bir araya topladı…

İksan Abi(İhsan Kocagöz): İtiraf edin ulan! Bakın bunca yıl bu bahçede neler yaptık! Ne meyveler yedik, ne oyunlar oynadık! Mahmut Amcadan ne insanlık, adamlık dersleri aldık! Biliyorum, o yıllar çok cahillikler de yaptık, izinsiz meyveler yedik, evin arkasındaki gizli yerimizde ne cigaralar tüttürdük, bahçede inek baktık, evde bulduğumuz ufak tefek şeyleri satıp karnımızı doyurduk! Biliyorum, herkes o yılları, Mahmut amcayı, bahçeyi özlüyor, ona söylemediğiniz, içinizde kalan da bissürü şey var! Aha getüdüm sizi o bağçeye! Hadi dökülün ulan!

İslam Ürkmez: Ne iyi yaptın Aslan! Bütün ağaçların yeri halâ hatırımda. Tek tek elimle gösterecek kadar. İhsan, sen Yalıdaki evlerine gidip helalleşmişsin.. Ben helalleşememiştim. Umarım ardından okuduğum duaların hatırına bana da hakkını helal eder Mahmut amca… Şimdi yolda kalan bir dut ağacı ve parkın kenarına düşen Karaağaçla çocuklarımla bir resim çekindim ve bir gün hikâyesini anlatırım size dedim. Halâ zaman zaman o son dut ağacına gider ara sıra selamlaşırım.

Murat Babayiğit: Ah be İhsan, yıllar sonra burada.. Hamidiye Mahallesinde, bu güzel bahçede.. Ne diyeyim… Allah nur içinde yatırsın. Öyle güzel bahçeyi yapan bir insanın sevapları çok olsa gerek. Hepimizin çocukluğunun gençliğinin geçtiği hayal ötesi bir bahçe idi. Bizim sokağın her çocuğunun unutamadığı anıları var bu bahçede. Mekânı cennet olsun. Mahmut amcanın çocuklarından Ömer abi, Selim abi, Fatma Zehra abla hakkın rahmetine kavuştular, Afife Ak ablacıma sağlıkla uzun ömürler dilerim Allahtan..

İslam Ürkmez: Hatırlarsınız çocuklar; Mahmut amcalar taşındıktan sonra eve bakan kimse kalmayınca, çocukluk işte, gizlice eve girer, eşyaları kurcalar hatta zarar verirdik.. Şimdi elli küsur yaşımda utandığım ve öbür dünyada borçlu olduğum yanlışlar yaptım... Hatta rahmetli halaoğlum helalleşmek için Yalıdaki eve gittiklerinde ben gidemediğim için ne kadar üzülmüştüm...

Yusuf Akyürek: O güzelim dostluklar, komşuluk ilişkileri artık yok çocuklar! Hele Mahmut amcanın komşu sevgisi, insanlığı… O zaman komşuluk, dostluk ve arkadaşlık bir başka tat verirdi ama şimdi o tatlar/ yok ne yazık ki…

Hasan Savaş Sağlam:  “Çocukluğum” dendiğinde aklıma gelen ilk şeydir Mahmut amcanın olağanüstü meyve bahçesi... İhsan, sizden sonra ben, uzun yıllar bu bahçenin bekçiliğini yaptım.. Yabancı mahalle çocukları beni aşıp bahçeden meyve aşıramazdı çoğu zaman.. Ve bu meyveler olgunlaşınca mahallemizin çocuklarıyla beraber toplanır, afiyetle mideye indirilirdi. Her meyve hasatında Mahmut amcaya hayır duası okurduk. Gözümüzde orası sanki cennet bahçesiydi… İnşallah onun mekânı da Cennet’tir…

Okan Ayyıldız: Bakın şimdi, aslında bu meyve bahçesinde koca koca binalar var… Nasıl yaptıysa Aslan (İksan Abi) bahçenin eski halinde bir başka alemde topladı bizi, her zaman biraz delüydü lan bu! (Gülüşmeler…) Allah razı olsun.. Yıllar sonra hepimiz bir aradayız… Bahçenin kuytu köşelerinde, evin arka tarafındaki barakada dal sigarasına kâğıt oynardık. Cennet Bahçesi gibiydi. Can eriği, kış armudu. Bir çocuk için ne ararsan vardı. Biz o tarafa sonradan taşındık. Her çocuğun hayatında olduğu gibi benim de aşağı ve yukarı mahallem var idi. Hışım Ali Camisinin çeşmesinden az su içmedik. Kasap Felek amcamız bile vardı. Şükran teyze hala beni sorarmış. Yıllar geçti, yoksa kendimizden mi kaçtık? Ben bir bayağı kaçmışım yani.. Mahmut amcanın bahçesi nire İngiltere niree? Galiba biz Mahmut amcanın bahçesindeki “meyveyi” ısırmayacaktık. Cennetten kovulduk! Hepimiz bir Ademiz!

Mustafa Avcı: Ne yaptın ulan Okan! Ağlattın hepimizi. Bu gada da acı gonuşulu mu yaa.. Ahiret diyarına göçen bu bahçenin sahipleri olan bütün güzel insanlara Rabbim rahmetini bol eylesin.

Okan Ayyıldız: İbrahim, Metin ve ben, cittirik (paskara) kuşunu vurmak için saatlerce uğraşmıştık Mahmut dayının bahçesinde… Kuş zaten taş kadar. Bir ara arka taraf tam bir oyun yerine dönmüştü.

Mustafa Güdek: O armut ağacını hiç unutamam... İbrahim hatırladın mı? Sen, rahmetli Necati amcanın biricik kızı küçük Ayşe, dayıkızı Ayşe ve Fatma var bahçede; armut ağacına ben çıktım, olmuşlarından topluyor, aşağıda eteklerini açmış kızlara tek tek atıyorum, o ara nerden geldiği -her zaman olduğu gibi- belli olmayan bir gölge gibi Mahmut Amca, elinde uzun bir çangal, ağacın dibinde alttan yukarı bana doğru uzatıp, dürtüp duruyor, ben bir yukarı bir aşağı mekik dokuyorum ağacın dallarında, o ara “suç ortaklarım” çoktaaan kaybolmuştu bile! Bir zaman sonra beklemekten bıkan Mahmut amca söylenerek uzaklaşmıştı... Tabii ben anında arazi! Mahmut amca! Çocuktuk… Affetmişsindir di mi bizi?

İbrahim Yıldıran: Mustafa hatırladın mı, seninle yıllar sonra Yalıdaki yeni evine, yine kendi bahçesinden topladığımız patlıcan (balcan) inciri ile birlikte helalleşmeye gitmiştik. Kıymetli eşi Zekiye Hanımteyze kırmızı renkli şerbet vermişti bize, güzel kokulu.

Adnan Yıldız: Benim en sevdiğim şey, muşmulanın parlak ve kaygan çekirdeğini iki parmağımızın arasından kaydırıp, arkadaşlarla bir birimizin üzerine atmaktı… Ne rezil ederdik bahçeyi!

Abdullah Avcı: Ben ağaca pek çıkmazdım… Nerde alçak dallı ağaç varsa, ya da yola yakın hemen bir operasyon yapar, kendi taktiklerimle kimseye çakdumadan bi çuvalı doldururdum… Ama Allah için Mahmut amcanın hiçbir kötü lafını duymadım.

Orhan Azrak: Çok da güzel güller vardı bu bahçede biliisuuz! Mahallenin ablalarına, gızlarına siide siide az gül koparmamıştım ben! Aha da bunu ilk kez duydunuz! “(Vaay çapkın vaay!” ve kahkaha sesleri..)

Metin Kılıç: Hey gidi günler! Hey gidi bu bahçenin kokusu… Başka bir aleme, bir masal alemine gitmiş olurduk biz burada hep beraber, hızlı hızlı ağaçlara çıkıp, gizli gizli meyveleri toplarken..

Nihat Doğru: Ne saklambaç oynanırdı burda! Bahçede gaybolurduk bazen... Birçok gizli köşe keşfetmiştik bu oyunlarda…

Sebahattin Korkmaz: Hatırladuuz mu, bahçeye, meyvelere uzaktan bakan, hiçbir zaman ağaçlara çıkamamış ufaklıklar vardı.. Bi gün bütün meyvelerden toplayıp hepsine kucak kucak dağıtmıştık! Meyveleri hangi ceplerine sokacaklarını şaşumuşlardı! Ne mutlu olmuşlardı bee! Ne iyi yürekli bir çeteymişiz uşaklar!

Dündar: Aslında Mahmut amca, meyveleri olgunlaşınca, mahalliye, çocuklara dağıtırdı ki zaten.. Çocukluk işte, illaki izinsiz almanın heyecanı!

İslam Ürkmez: Mahmut amcanın bahçesinde kocaman bir kış armudu vardı. 50 yıllık hayatımda ondan daha büyük bir kış armudu ağacı görmedim. Sonraları bahçeler satıldı, parsellere bölündü ve ağaçlar birer birer kesildi. En son bir gün odun motoru sesi duydum. Pencereyi açtım; birkaç adam büyük armut ağacını kesiyordu. Ağacın yıkılışını seyretmeye dayanamadım, pencereyi kapattım..

Adnan Cansızoğlu: Ben o armudun tadını çok severdim.. Bahçe ve ev satıldıktan sonra bahçedeki ağaçlar motorlu testerelerle kesilirken birden büyük bir gürültü kopmuştu! Armut ağacı devrilmiş, boylu boyunca yatıyordu! Ben de bakamadım,  çıktım gittim gözü yaşlı…

İslam Ürkmez: Hep içimde kalan bi şey var; Ben eski evden, Selim ve Ömer abinin olduğunu düşündüğüm kitapların bir kısmını okumak için izinsiz almıştım ve -çalmıştım yani- uzun yıllar sakladım onları. O kitapların sahipsiz kalmış olması, hayatta duyduğum ilk büyük acılardan biridir. Şimdi dualarıma Mahmut amcayı da ekleyerek belki bir af kapısı yakalarım diye umudum var…Gözün gibi baktığın bahçenden, daha da güzel sonsuz bir bahçe içinde buluşmak temennisi ile güzel insan Mahmut amcam!

Vee Mahmut amcanın kızı bahçeye çıkagelir, bütün uşaklar şok!

Afife Ak:Hiç dert etme İslam oğlum, kitaplara vesaireye, ıvır zıvıra. İyi ki almışsın! Bizim orada olup da aklımızda kalan hiç bir eşya yok. Ailenin, 40’ı görmemiş 3 çocuğu ebediyete gidince, gözümüz bir şeyi görecek gibi değildi.. Helali hoş olsun.. Hepiniz sağ olun çocuklar... Rahmetli babam bu güzel sözlerinizi mutlaka duyuyordur. İhsan Kocagöz, sevgili kardeşim, babam sağ olup da senin bu söylediklerini, çizdiklerini bilse, duysaydı, bahçemizin anısında herkesi bir araya getirdiğini görseydi, nasıl mutlu olurdu. Hepiniz iyi çocuklarsınız.. Hepinizden Allah razı olsun, her türlü haklarımız size helal olsun!

İhsan Kocagöz:Allah razı olsun.. Sonradan olsa da sizi tanımış olduk Afife abla. Siz de bizi tanımış oldunuz. Hüzünlü bir hayat hikâyesi olmuş Mahmut amcanın. Evlat acısı gibi bir acıya sabretmiş yine de. Biz ondan çok şey öğrendik. Hayat okulumuz oldu bu bahçe.. Allah hepsine rahmeti ile muamele eder İnşallah. 

- BU HİKÂYE DE NİHAYETE ERDİ -


İKSAN ABİ KARİKATÜR SERGİSİ


KENDİ REKLAMINI KENDİN YAPACAKSIN. OKUYUN OKUTUN!

BİR KAHKAHA BİR KİLO PİRZOLAYA EŞİTMİŞ. BEDAVA PİRZOLA İKSAN ABİNİZDE.

KASABA O KADAR PARA BAYILMANIZA GEREK YOK..


İKSAN ABİNİN ANTİ-SİYASİ KARİKATÜRLER SERİSİ

KORONA'DAN BETER BİR HASTALIK: YALAN ÜZERE SİYASET!


 

MASKE TAK.. MASKE TAK.. MASKE TAK..

Bu haber toplam 1.430 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler