HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
2 Aralık 2020 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
20 Kasım 2020 Cuma Saat: 10:49

PROF. İKSAN HOCANIZLA CUMA SOHBETLERİ… - "İKSAN ABİNİZ KİMDİR?” DİZİSİ-3… -AHMET ABİ…

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
PROF. İKSAN HOCANIZLA CUMA SOHBETLERİ… - "İKSAN ABİNİZ KİMDİR?” DİZİSİ-3… -AHMET ABİ…

“İNSAN KABUK DEĞİŞİMİ UZMANI” PROF. DÇ. DR. İKSAN HOCANIZLA CUMA SOHBETLER-1: “İNSAN DA YILAN MİSALİ KABUK DEĞİŞTİRİR...”

İnsanın bedeni ruhunun dış kabuğudur…

Anne karnında bu kabuğa bürünmeye başlar insanoğlu…

Dünyaya geldiğinde ise “kabuklaşma” ilk devresini tamamlamış olur.

Bedenin yapısını alan bu dış kabuk, elastikî bir yapıya sahiptir. Beden büyüdükçe dış kabuk da bedene uyum sağlar.

Kabuğun en kullanışlı zamanı; Bedenin 20’li ile 40'lı yaşları arasındadır… İnsanlar bu kabuklarının üstünü “elbise” dedikleri çeşitli kumaş parçaları ile kamufle ederler.

Beden seksenli yaşlara geldiğinde bu kabuk artık iyice pörsümeye başlar. En fazla doksanlı yaşların ortalarına doğru da ruh, bu pörsüyen kabuğu terk eder...

İnsanlar bu pörsüyen kabuğu toprak altına gömerek yok ederler.

Kabuk değiştiren ruh artık özgürdür! Artık yeni bir kabuğa ihtiyaç duymaz! Geldiği yere, “asıl yurduna” geri dönmüştür çünkü…

Yalnız şöyle bir durum var; Dünyanın yok olacağı, KIYAMET denilen bir “gerçek” var. (Tabii ki “İnanan insanlar için…”)

Bu ruhun, toprak altında bulunan kabuğuna geri dönerek, dünya hayatında kullandığı bu kabuğu “nasıl ve nerde” kullandığının hesabını vereceği bildirilmiş durumda bize…

Yılanların, böylesi bir “kabuk hesabı” olmaması ise, bu meselenin “insanlara özgü” olduğunu gösteriyor.

Herkese, Allah Teâlâ’nın izni ve yardımı ile “kabuklarının hesabını” en iyi şekilde vermeleri dileği ile, Hayırlı Cumalar efendim…

“İKSAN ABİNİZ KİMDİR?”, TEKRAR Bİ GÖZDEN GEÇİRMEKTE FAYDA VAR... BÖLÜM-3

  • Lise birinci sınıfa kadar okumak bana yeterli olmuş. Tasdiknameyi almış duvara asmışım. Babamın yanında, fındık bağçelerinde irençberlik konusunda mastırımı da yapmışım bu dönemlerde…
  • Daha sonrasında ise artık ilçe merkezinde kendi başıma çalışacağım bir iş bulma peşine düşmüşüm.

Kerim abi ile Muharrem Canbulat abinin ortak olduğu ÜN-TUZ’un küçük fabrikasında çalışmışım. (1970'li yıllarda Anafarta İlkokulu’nun tam karşısında Ünye Çataltepe Gazozu imalatı yapan, mahallemizin insanı Muharrem abiyi ilk gazoz zamanları tanıdım ben..

Bu dükkânın bir kenarında durup, saatlerce, içerde çalışanlarıyla neşe içinde gazoz imalatı yapan Muharrem abiyi seyretmişliğim vardır…

Muharrem abiyle yollarımız tekrar 1981 yılının başlarında kesişecekti…

Muharrem abi birçok mahalli gazoz fabrikası gibi, devletin “-güya-hijyenik üretim” baskılarına dayanamamış, aslında ise “KÜRESEL GÜÇ ODAĞI  ‘KAKA’ KOLA”ya yenik düşmüş, gazoz işini noktalamıştı… Şimdi de, ÜN TUZ markası ile poşetli-çuvallı, ince-kalın tuz imalatı işine başlamış, Ünye'deki bakkal ve fırınlara harıl harıl tuz dağıtıyordu…

Benim de lise bire gittiğim zamanlar…

Bir gün yolda karşılaştığımda bana "boş zamanlarında yanıma gel, tuz dağıtım işinde bana yardımcı ol, hem harçlık ta kazanmış olursun" dedi. Meteliğe kurşun attığımız zamanlar. Kabul etmişim bu teklifi…

  • Daha sonra tuz fabrikasından ayrılıp, daha maceralı bulduğum Recai Dinçer'in meşrubat deposuna transfer olmuşum. Bu sefer de Ünye'nin lokanta, büfe, kahvehane, birahane ve bakkallarına “meşrubat” servisi yapmışız.
  • Servis şoförü İsmail abinin meşrubat bıraktığımız video oynatan kahvelerde sürekli Ferdi Tayfur filmi seyretmesinden dolayı. Ben de iflah olmaz bir Ferdici olmuştum…
  • Orta iki dönemlerinde iyi olan resim çizme işim, Gırgır mizah dergisi yüzünden karikatür çizimlerine dönmeye başlamış. Gırgır ve Fırt'a bir sürü karikatür çizip yapıp gönderdiysem de yayınlanmamış.
  • Ama ilk karikatürümü 1984 yazında Tercüman Çocuk Dergisi'nde yayınlatmayı başarmışım. Ve çok sevinmişim! Bunun mimarı da daha sonra İstanbul’da Hocam olacak olan Karikatürist Semih Balcıoğlu olmuştur.
  • İstanbul'da çalışan dayımın bir telefonu ile kendimi, 1984 yılının soğuk ve yağmurlu bir gününde Topkapı Otogarı'nda bulmuşum!

  • Dayım bana Taksim/Tarlabaşı'nda bir bekâr odası ayarlamış ve beni Tarlabaşı'nda bir lokantanın “muhteşem boyuttaki” bulaşık işine vererek de İstanbul hayatıma start verdirmiştir…

VE BÖYLECE, İSTANBULDAKİ ‘AKILLARA SEZA!’(Akla Zarar) MACERALARIM DA BAŞLAMIŞTIR…

O DA ARTIK 4. BÖLÜMDE SEVGİLİ OKUYUCULARIM!

ACUK SABREDİN DAA!

 

AHMET KEKEÇ USTAYA RAHMETLER…

HAŞMET BABAOĞLU’NUN NOTLARINDA, GEÇEN GÜN RAHMETLİ OLAN AHMET KEKEÇ İLE İLGİLİ BİR NOT GÖRDÜM;

AHMET KEKEÇ ÜSTADIN BİR KİTABINDAN, ALINTI BİR PARAGRAFTI BU... ÇOK HOŞUMA GİTTİ BU ALINTI.

BU SAHNEYİ GÖZÜMDE ŞU ŞEKİLDE CANLANDIRIP ÇİZDİM:

 

«…Bir banliyöde oturuyorum. Evim iki çeyrek odalı. Önünde küçük bir bahçe var. Teneke kutuların içinde çiçek yetiştiriyorum. Bahçeyi çevreleyen briket duvarın üzerinden deniz görünüyor.

"O deniz değil" diyor Hidayet.

"Ne?"

"Göl... Küçükçekmece Gölü."  »

(AHMET KEKEÇ / Kanamalı Haydut- Turkuvaz Kitap)

  

Ahmet abi, Memleketimizin en zor zamanlarında ve bütün darbecilere karşı “Elif” gibi hep dimdik durdu. Ülkesinin, milletinin hayrı için çalıştı.

 

GERİDE DE USTA İŞİ KÖŞE YAZILARI VE ÇOK GÜZEL EDEBÎ ESERLER BIRAKTI:

Öykü: Son İyi Şeyler (1985).

Roman: Yağmurdan Sonra (2000).

Deneme: Beni Türk İmamlarına Emanet Ediniz (1991), Atam Sen Kalk Ben Yatam (1993), İnek Sosyalizmi (1996), Maalesef Türkiye (1996), Yurtta Sus Cihanda Sus (1996), Gazeteciyim Ama Tedavi Görüyorum (1999), Kalanlar (2003).

Anı: Derin Roman (2004)

Günce: Kanamalı Haydut - Günce (2005)

İnceleme: Araştırma: CIA ve 12 Eylül / Bir İhtilalin Romanı (1993), Ali Şükrü Bey Cinayeti (1996), Sıkı Adamlar (2002)

 

EBEBİYATÇI VE GAZETECİ YAZAR AHMET KEKEÇ ÜSTADIMIZA RAHMET DİLİYORUM BURADAN.

CENNET OLSUN MEKÂNI İNŞALLAH...


CANLI CANLI KARİKATÜRLER


KEDİLER MERAKLI MIDIR HEP BÖYLE?

 

SEMT PAZARCISI ESNAFININ

“YARIM KİLO” FOBİSİNİ ANLAMAK ZOR...

 

OTOBÜSÜN ŞOFÜRÜ: "LEVHAYI ASACAK APARAT KIRILDI İKSAN ABİ" DEDİ.

EE İKSAN ABİNİZ KARA GÜN DOSTU.

YALOVA’DAN BURSA’YA KADAR GİTTİK BÖYLE...

(Yalova-Bursa arası... 18 Kasım 2010)

 

LAMBADAN ÇIKAN CİN BİLE ÇARESİZDİR...

 

 

 

Bu haber toplam 979 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler