HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
14 Nisan 2021 Çarşamba
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
2 Aralık 2020 Çarşamba Saat: 10:24

MEKÂNIN CENNET OLSUN BÜYÜK USTA TİMUR SELÇUK!.. -EKMEK ARASI... / TÜKKÂNIN KARİKATÜR TEREĞİNDEN...

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
MEKÂNIN CENNET OLSUN BÜYÜK USTA TİMUR SELÇUK!.. -EKMEK ARASI... /  TÜKKÂNIN KARİKATÜR TEREĞİNDEN...

MEKÂNIN CENNET OLSUN BÜYÜK USTA TİMUR SELÇUK!

Evet sevgili dostlar, ne zaman Zincirlikuyu Mezarlığına gelsem, bazen sonsuz âleme yeni göçmüş kişilerle karşılaşıyorum... Bunlardan biri de Kasımın yedisinde vefat eden ülkemizin büyük sanatçılarından Timur Selçuk üstadımız...

Hava güneşli olduğundan dolayı Zincirlikuyu’da dolaşmaya çıkmıştık. Mezarlık içi yoldan geçerken, Timur Selçuk'un mezarını gördüm. Allah rahmet eylesin.

Hayatta bir defa bile denk gel(e)mediğim kişilere Zincirlikuyu’da böyle rast geliyor, birer Fatiha okuyorum ruhlarına...

DEĞERLİ İNSAN TİMUR SELÇUK'UN KABRİNDE FATİHA OKUDUM.(Zincirlikuyu.27 Kasım 2020)

TİMUR SELÇUK DA BUNLARDAN BİRİ...

Büyük bestekâr oluyorsun. Piyanolar önünde eğiliyor... Notaların efendisi oluyorsun. Alkışlar... Alkışlar... Türkiye ile birlikte Dünya da tanıyor seni.

İksan abinin seni hayatta iken görme şansı zor. Vermiş kendini geçim derdine. Bir mizah dergisi alırken bile kılı kırk yarıyor. Hangi konserine nasıl gelecek üstadım?

Ama bu ölüm var ya bu ölüm, insanı ne hallere düşürüyor! Kalabalık bir tören eşliğinde, toprağın dibine gömüyorlar insanı.

Birde kürek kürek toprak atıyorlar üstüne. Bütün dostların terk edip gidiyorlar seni, Rabbinle baş başa kalıyorsun... Üç gün sonra unutuluyorsun. Herkes dalıyor dünya telaşına.

Konserlerine gelmeye derman bulamayan bu fakir, seni ne hallerde buluyor üstadım. Bir köşede yatıyorsun sessiz sesiz...

Ölümsüz notalarında sağır-dilsiz olmuş. Ses vermiyorlar. Hani kabrin bir köşesinde, cenazeden kalan fotoğrafın olmasa, ben bile görmezden geleceğim seni neredeyse...

Benden bir dua alacağın varmış nasibinde demek ki... Buradan rahmet diliyorum sana Timur Selçuk üstadım. Mekânın cennet olsun inşallah.

Ölüm zor be üstadım. İnsan yapayalnız kalıyor, senelerce üstünde fütursuzca gezdiği kara toprak ile...

Bir taraftan da insan üzülüyor, değerleri yaşarken tam olarak bilinemeyen, fikirleri anlaşılmamış, haksızlığa uğramış insanları gördükçe...

“BEN NAMAZ KILAN, KURAN OKUYAN BİR SOSYALİSTİM.” DİYEN TİMUR SELÇUK KİMDİR?

TİMUR SELÇUK, BABASI VE HOCASI MÜNİR NURETTİN SELÇUK İLE...

1945 İstanbul doğumludur. Türk Mûsîkîsinin Büyük Üstadı, istisnai ses sanatçısı, bestekâr, koro şefi ve mûsîkî hocası Münir Nurettin SELÇUK’un (1900-1981) oğludur.

Babası onu vatansever, dinine ve bu toprağın değerlerine bağlı aydınlık beyinli, namuslu, dürüst ve inançlı bir birey ve sanatçı olarak yetiştirdi... 

Beş yaşında piyano çalmaya başladı, yedi yaşında ilk konserini verdi. Paris'teki Ecole Normale de Musique de Paris'de bestecilik ve orkestra yönetimi bölümünden mezun olduktan sonra 1975'te Türkiye'ye döndü.

"Ayrılanlar İçin", "Sen Nerdesin", "Beyaz Güvercin" ya da "İspanyol Meyhanesi" gibi parçaları bu dönemimin şarkılarıdır. Orhan Veli, Attila İlhan’ın ve Nazım Hikmet'in şiirlerinden bestelediği şarkıları seslendirdi, 1976'da İstanbul Oda Orkestrası'nı ve kendi öğrencilerini yetiştirdiği Çağdaş Müzik Merkezi'ni kurdu.

Ankara Sanat Tiyatrosu'nda 10 yıl çalıştı, Bilgesu Erenus'un "Nereye Payidar" oyunu için besteler yapmış, Uğur Mumcu'nun "Sakıncalı Piyadesi"nin müziklerini yaptı.

Ayrıca "804 İşçi", "Ferhat ile Şirin", "Şeyh Bedrettin Destanı", "Tak-Tik", "Küçük Adam Ne Oldu Sana", "Rumuz Goncagül" ve "Galilei-Galileo" adlı oyunların müziklerini yaptı. "Sarıpınar 1914", "Üç İstanbul", "Cahide", "Hakkari'de Bir Mevsim" gibi filmlere de fon müziği besteledi. Bir çok albüme imza attı...

1998 yılında Kültür Bakanlığı'nca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı.

Besteleri, şarkı sözleri, fikirlerini ve şarkılarını söyleme tarzı, saçı, smokini, her şeyi ile farklıydı biriydi...

İktidarın yanlışlarını da hiç çekinmeden söyler, çok sert eleştiriler yapardı... “Kimsenin” adamı değildi! Sanatçıydı!

Lakin inançlı biri olduğunu ve namaz kıldığını açıkladığı andan itibaren,herkes büyük şok geçirdi! (Nedense!?) ‘Mahallesi’ tarafından dışlandı, bin bir türlü hakarete uğradı, daha önce onu “büyük usta!” diye alkışlayanlar; “Zaten sesi de yoktu”, “babasının sayesinde meşhur oldu ” diyerek yok saydılar onu...

OYSA Kİ O ŞÖYLE DİYORDU;

“Gençlere iki tavsiyem var: Hz. Muhammed’i, Kur’an-ı Kerim’i ve Mustafa Kemal’in emperyalist güçlerle savaşını iyi anlayın!”

“Ben hep inançlı biriydim. Dini değerleri de; üretmek, paylaşmak ve zulme sessiz kalmamak olarak görüyorum.

Dinimizde üretmek ve paylaşmak çok önemli. Günümüze baktığımızda üreten ve paylaşan bir sistem, emperyalizmin karşısında yer alır.”

ÖLMEDEN BİRKAÇ GÜN ÖNCE, BÜYÜK GÖNLÜYLE VERDİĞİ SON MESAJI DA ŞÖYLEYDİ:

"Küslüklerin sonu yok. ‘Anlaşamayabiliriz’ ama, sevgi ve saygıda kusur etmediğimiz sürece; Her bahar, sonbahar, kış gönlümüz çiçek açar! Allah'a emanet olun!"

Sen de artık Allah’a emanetsin sevgili Timur Selçuk!

Sana, Rahmeti ve Lütfu ile muamele etsin Rabbimiz. Çok sevdiğin Peygamberimiz ile de buluşursun İnşallah...

Mekânın Cennet olsun...


EKMEK ARASI...

1980 yılların başları. Ünye Hamidiye Mahallesi ve ergenlik yıllarım... Mahallede bizim uşaklarla oyunlar oynayıp koşturmuşum. Ölesiye karnım acıkmış ve midem zil çalıyor.

“MAHALLENİN OYUNCU UŞAKLARINA EKMEK ARASI YARDIM TEŞKİLATI”NDAN, bu sefer de Okan Yıldız kardeşim çıkıyor sahneye ve elindeki bol malzemeli bir ‘yarım ekmek arası’ ile evinden dışarı koşturarak, parlayan yardımsever gözleriyle karşımda beliriyor!

Nasılda döşemiş yarım ekmeğin arasına, bol peynir ve domatesi, bi bilseniz!

Eee nede olsa memur çocuğu, elini korkak alıştırmamış Okan!

Öyle güzel gelmişti ki o ekmek arası bana, bilemezsiniz!

Okan Yıldız’ın bu anıyı okuduktan sonra bana söylediği şu sözler de hâlâ kulaklarımda: “Vay be Aslanım! Nerden baksan kırk senenin üzerinde zaman geçmiş o anın üzerinden... Hep oyunculukta sınırları zorladık; mahalleden, aşağı mahalleye, ordan meydana derken Köprü, Feneraltı maceralarımız.. Bir bakmışsın, ben Ankara, sen İstanbul derken hep savruluyoruz hayatta, bunun adına da “yaşam” diyoruz. Çocukluk, gençlik nasıl geçiyor anlamıyoruz. İyiki çocuklukta arkadaştık Aslanım, iyiki vardınız!”

Sen de iyi ki varsın kardeşim!


TÜKKÂNIN KARİKATÜR TEREĞİNDEN...


DÜNYA KİME KALIYOR Kİ?

 

 

ADAM OLAMAYAN SİYASETÇİNİN DURUMU...

 

ŞÜKRÜ SAYLAN HOCAM!

SENİN CAMİNİN BİR KENARINDA İZ BIRAKMIŞIZ HABERİN OLSUN... (Ünye, Saray Camisi. 1984)

 


SON YAPRAK DA DÜŞÜNCE...

 

YÜKSEKLİK KORKUMUZU NASIL YENEBİLİRİZ

 

Bu haber toplam 1.275 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler