HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
13 Nisan 2021 Salı
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
8 Şubat 2021 Pazartesi Saat: 10:00

BU SAYI HÜZÜNLÜ VEDALAR SAYISI:MAHALLEMİZİN GÜZEL İNSANI ESİN SEVER VE SAATÇİ FARUK BAY ABİNİN ARDINDAN...

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
BU SAYI HÜZÜNLÜ VEDALAR SAYISI:MAHALLEMİZİN GÜZEL İNSANI ESİN SEVER VE SAATÇİ FARUK BAY ABİNİN ARDINDAN...

“KALDI MI SOL YANIMIZ BOŞ...”

     

1970'li yıllar. Çocukluğumuz Ünye Hamidiye Mahallesi’nde geçti.

    Hamidiye mahallesi demek güzel insanlar demek. Zengin ile fakirin birbirine harmanlanması demek.

   Bu insanların başında gelenlerden birisi olan Safiye teyze hayatımda büyük iz bırakmıştır.

   Kocaman bahçe içinde bulunan güzel bir ev. Aslında evi güzel kılan içindeki güzel insanlar. Safiye teyze, oğlu Güven abi, gelini Hatice abla... Sonradan aileye katılan torunları; Seyfettin ve kız kardeşi.

  Dışardan eve gelip çıkanlar da ev halkı kadar güzel kişiler. Kızları Özay ve Öznur teyze. Torunları Ziya abi, Aysun abla, İbrahim abi, ve Esin abla... Hepsi de güzel komşulardı, güzel insanlardı...

   Mahallede oyun oynarken, yolun başında Esin abla gözükürdü. Henüz ergen yaşlarda. Ayağında terlik ile hızla önümüzden geçerdi. Anneannesi olan Safiye teyzeye uğrardı. Kısa bir süre sonra aynı hızla yine önümüzden geçip giderdi.

 

   Aradan çok uzun yıllar geçti. 2017 Yılının bir temmuz ayı. Ünye'de yaz iznindeyim. Çakırtepe’ye çıktım. Arkadaşlar ile buluşacağız.

   Girişteki masada iki bayan gözüme çarptı. Aysun Bayraktar abla ile Esin Sever ablaydı bunlar. Aysun abla beni iyi tanıyor. Esin abla belki hayâl meyal hatırlar beni.

      Aysun abla masaya buyur etti beni. Aysun ablayı görmeyeli de yıllar olmuştu. Esin ablayı ise çocukluğumdan sonra bir daha görmemiştim. İki ablam, teyzekızları ve aynı zamanda Safiye teyzemin torunları oluyordu. Orada ikinci kez Esin ablam ile tanışmış oldum.

 

      Aradan bir sene geçti. 15 Temmuz 2018 yılında tekrar bir araya geldik Çakırtepe’de. Bu sefer Aysun ablanın abisi Doktor Ziya abi ve kardeşim Alaattin'de bize eşlik etti. Kahvaltı eşliğinde güzel sohbetler ettik.

    2019 Yılının yaz ayında, Ünye Çamlık’ta denk geldim Esin ablaya bu sefer. Yürüyüşe çıkmıştı büyük ihtimal. Ayaküstü kısa bir muhabbetimiz olmuştu.

     Bu gün bu güzel ablamın vefat haberini aldım. Ani bir rahatsızlık sunucu sonsuz âleme göç etti. Henüz 58 yaşında sevenlerini arkasında bırakarak Hakk’a yürüdü.

    Ayağında terlik, acele acele önümden geçerek neşeyle Anneannesi safiye teyzeye giden Esin ablam, sonsuz âlemde onu bekleyen anneannesi Safiye teyzenin yanına da aynı acelecilik ve sevinçle ile gitti sanki.

 

    “Allah sevdiği kullarını erkenden alırmış yanına” derler. Esin ablam da erkenden terk etti “BU KOCA YALAN DÜNYAYI.” Artık “GERÇEK MÂNÂ ÂLEMİNDE” kendisi.

    Allahım güzel Cennetine kabul eylesin İnşaallah. Ailesi ve yakınlarına sabır diliyorum. Aysun ablamla kardeş gibiydiler... Onların meşhur Türkiye ve Dünya gezilerinde hep beraberdiler...

     

      Aysun ablamın da sağ yanı boş kaldı artık. Aysun ablama Allah’tan çok sabır diliyorum. Bize artık bol bol dua etmek düşer.

     Gün senin günün Safiye teyzem! Torunun sana emanet! Onu en güzel şekilde ağırlayacağını biliyoruz...

 

DÜNYA ÂLEMİNDE BİR DEV, MANA ÂLEMİNDE BİR CÜCEYİZ...

VE BİR KAPI...

AÇILIR VADEMİZ BİTTİĞİNDE ÖTELERE...

 

 ************************************************************************************

 

SAATÇİ FARUK BAY... ZAMAN SATAN BİRİNİ ZAMANSIZLIĞA YOLCU ETMEK...

 

      1980'li yılların başı. Ünye’de geçen ergenlik yıllarım. Benim zaman ile bir sorunum yok. Ama maalesef, “zamanı gösteren saat ile” bir sorunum var.

      Kol saati hastasıyım. Fakat kolumda bir saatim yok. Gecekondu çocuğuz ya, baba da günlük yevmiyeci. Evin geçimi zor dönüyor zaten. Saati kim alacak bana?

     Bir fındık vakti bir defa şansımı denedim. Ali Gürsoylu’lara fındık yevmiyesine giden Babam ve Annemin karşısında akşama kadar ağladım. Ekmek çıkmadı tabi.

     Ünye’nin Saatçi esnaflarından Ahmet Bay'ın vitrininde bir saat görmüş ve anında âşık olmuştum o saate. Altın renginde Stempo marka elektronik bir saat!

     Çekinerek içeri girdim ve Ahmet Bay abiye saatin fiyatını sordum. Tam iki bin lira saatin fiyatı!

      Ben ondan sonra, iki günde bir vitrinin önünde saati seyrediyorum.

     Kimse bana saat alamayacağına göre, iş başa düşüyor demekti. Üç dört tane “gıdık sepet” dediğimiz, minik sepet ayarladım. Dut toplayıp Ünye Meydan’da satacağım.

     Gün içinde dut ağaçlarının tepesinde dans ettim adeta.

     Aylardan Ramazan. Akşam iftara yakın sepetler ile Ünye meydana iniyor, iftara eve gidenlere dutlarımı satıyorum. Sepeti yüz lira!

     Arada Saatçi Ahmet Bay’ın vitrinini ziyaret ediyorum... Çünkü saat her an satılabilir. Elimi çabuk tutmam gerekiyor.

 

“BAY SAATÇİ DÜKKANI”NDA BABAYAVAŞ NADİR GÜRKAN VE FARUK BAY.

...

     Nihayet tam iki bin lirayı bir araya denkleştirdim. Anında soluğu Ahmet Bay’ın karşısında aldım. Yine her zamanki sıcaklığıyla birileriyle sohbet ediyordu...

     Paraları özenle cebimden çıkardım. Stempo marka saati alarak koluma taktım. Hey yavrum bee!! Günneş gibi parlıyordu mübarek!

     Ahmet Bay'a "hayırlı işler" diyerek Hamidiye yokuşuna dayandım. Doğru eve gittim. Akşam olmasını bekledim dört gözle.

     Akşam erkenden yattım. Yorganı kafamın üstüne çektim. Stempo saatin düğmesine bastım. El feneri misali saatin içi aydınlandı.

     Gece bile saatin kaç olduğunu görebiliyordum artık. Güzel saatim benim...

     Saatçi Ahmet Bay da hayata gözlerini yumdu. ZAMAN SATAN AHMET ABİ GEÇEN GÜN ZAMANSIZLIĞA YOLCU EDİLMİŞ... Mekânı Cennet olsun.

 

ÜNYE'NİN NÜKTEDAN İNSANLARI

BABAYAVAŞ NADİR GÜRKAN VE FARUK BAY.

....

 

     Her Ünye’ye gidişimde artık solgunlaşan vitrinine göz atmadan duramazdım. Zamanında ne renkliydi o vitrin. Ahmet abi biraz da kalın sesi ile "neye baktın oğlum" derdi.

     Allah merhameti ile muamele eder İnşaallah. Yakınlarına sabırlar diliyorum.

Bu haber toplam 1.560 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler