HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
4 Mart 2021 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
10 Şubat 2021 Çarşamba Saat: 09:27

MİZAH DA ÖLÜM DE DOĞUM DA HAYATA DAHİL… ve “ÜNYE HAMAMI” NASIL “KAYMAKAMLIK” OLDU?

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
MİZAH DA ÖLÜM DE DOĞUM DA HAYATA DAHİL… ve “ÜNYE HAMAMI” NASIL “KAYMAKAMLIK” OLDU?

 “SEVDİKLERİMİZİN KOKUSU VE MEZARLIK GÜLLERİ...” 

     Son zamanlarda birçok güzel insanı, arkadaşı ardı ardına “esas yurda” uğurladıktan sonra ufaktan hüzünlüyüz be dostlar… Mazur görün İksan abiyizin bu günlerdeki duygusallığını… Sonuçta; mizah da ölüm de doğum da hep hayata dahil değil mi zaten?

….

İNSANIN “KOKU DUYUSU” MÜTHİŞ BİR ŞEY! GÖZLERİNİZ KAPALI OLSA BİLE KOKUSUNDAN TANIRIZ HERHANGİ BİR OBJEYİ.

     Yediğiniz yemeğin kokusunu alamadığınızı düşünün, yemek de hayat da ne kadar tatsız ve yavan olurdu.

     İnsan sevdiklerini de kokusundan tanır. Baban ve Annenin, kardeşlerinin kendilerine özgü kokuları vardır.

     Ya sevdiğinizin kokusu?

     “Gül Oyalı Çemberini” boşuna mı veriyor o garibim, gurbete giden yavuklusuna?

     En çok, yeni doğan bebeklerin kokusunu severim ben. O koku hiçbir şeyde yoktur. Cennet kokar bebekler…

     Lâkin ölüm de hak. Ve hep insanın peşinde… Sonuçta hepimiz toprak ile buluşacağız. Hiç kaçarı yok!

 

VEFAT EDEN SEVDİĞİNİZ KİŞİYE ÜZÜLDÜĞÜNÜZ KADAR, ONUN KENDİNE HAS KOKUSUNU DA BERABERİNDE GÖTÜRMESİ, SİZİ DERİNDEN YARALAR…



 

     Bu yüzdendir, sevdiğimiz kişilerin mezarına çiçek dikmemiz. Sevdiğiniz “kişinin yokluğuna” alışırsınız zamanla da “kokusunun yokluğuna” alışamazsınız.

     Her kabristan ziyaretinde kokladığınız o çiçeklerde ararsınız sevdiğinizin kokusunu…

     O yüzden mezar üzerindeki güller gül gibi, papatyalar papatya gibi kokmaz! Biraz da sevdiğiniz gibi kokarlar...

********************************************

 

“ÜNYE HAMAMI” NASIL “KAYMAKAMLIK” OLDU?

 

İKSAN ABİNİN ÇİZGİLERİ,

BABAYAVAŞ İBRAHİM GÜRKAN’IN ANLATIMI İLE

 MUZİP BİR BABAYAVAŞ NADİR AMCA HİKÂYESİ…

- Sevgili Babayavaş Nadir amcanın, geçen hafta vefat eden Faruk Bay abinin ve hikâyede adı geçen bütün kıymetli insanların anısına… -



 …..

     «Yanında, ömrümün neredeyse yarısının geçtiği arastanın saatçi Faruk abisi, bana arada bir babamla tanışmasını anlatırdı…

     Rahmetli babam “Babayavaş” Nadir Gürkan, 1976-1977 arasında bankadan emekli olduğunda arastaya gelmiş. Saatçi Faruk abinin babası Ahmet Bay amca ile sohbete başlamış; “Ahmet abi, emekli oldum kahvede vakit geçiremem, makina alıp burda fotoğrafçılık yapacağım” diye sohbet ediyorlarmış.

O SIRADA, KÖYDEN GELEN BİRİSİ, ELİNDE BİR TOMAR KAĞITLA, KAN-TER İÇİNDE TELAŞLA KAYMAKAMLIĞI ARIYOR….


 

     Babam hemen tabureden kalkıp ona Tarihi Çarşı Hamamını (Eski Hamamı) göstermiş; “aha şurası Kaymakamlık!” demiş. Babam Rahmetli neşeli ve çok mukallit adamdı... Böyle muziplikler kurgulamayı severdi.

     Sonra da Ahmet amcaya dönüp; “abi burası az sonra garuşcak, ben ufaktan gaçiim, yarın görüşürüz” deyip ayrılmış.

     Adam köyden yeni gelmiş, şaşkın, Ünye’yi bilmiyor, belli ki işi acil; hiç düşünmeden dalmış hamama!  

TABİİ HAMAM O SAATLERDE “SADECE BAYANLARA” HİZMET VERDİĞİ İÇİN, KADINLARDAN ÇIĞLIK ÇIĞLIĞA BAYAĞI BİR TAHTA TAKUNYA YEMİŞ KAFASINA!! (U zamanlar, küçük bir “Hamam Bayanlara” yazısı varmış sanırım kapıda, görmemiş garibim…)


 

     Sonra öfkeden deliye dönmüş vaziyette babamı aramış “Babayavaş Mağduru” amca! Tabii bulana aşk olsun Babayavaş’ı…

     O güne kadar babamı görmemiş olan Faruk abi babasına dönmüş, “kimdi baba bu amca? İki dakikada ortalığı kırdı geçirdi” demiş.

     “Ona Ünyelü Babayavaş derler oğlum, nüktedan adamdır. Daha böyle çook seyürler seyredersin sen burda” demiş.

      Rahmetli Faruk abi bana bu olayı herhalde on kere anlatmıştır, “annii mun?” diye diye… Ben de her seferinde ilk kez dinliyormuş gibi ilgi ve keyifle dinlerdim.


 

      Ey gidi! O arastada eskilerden kimler yoktu ki... Sırası gelen gitti; Taşkınsu Hüseyin emmi, Ufuk Temel emmi, oğlu Salih abi, Muhtar Nail emmi, arzuhalci Selahattin emmi, Arap İsmail emmi, ayakkabıcı Turgut Kaplan emmi aklıma ilk gelenler… Geçen hafta da saatçi Faruk Bay abi…

      Allah gani gani rahmet eylesin hepüsücüğüne…»

********************************************








Bu haber toplam 1.277 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler