HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
4 Mart 2021 Perşembe
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
22 Şubat 2021 Pazartesi Saat: 09:11

NASIL BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM?..., ELMA..., “KARAGÖZ’Ü SATMA OĞUL!”- 1. BÖLÜM ve HİKMETLİ KARİKATÜRLER

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
NASIL BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM?..., ELMA..., “KARAGÖZ’Ü SATMA OĞUL!”- 1. BÖLÜM ve HİKMETLİ KARİKATÜRLER

NASIL BEYNİMDEN VURULMUŞA DÖNDÜM?...

1970'li yıllar. Ünye'de karlı bir gün. Cumhuriyet İlkokulu dördüncü sınıfa gidiyorum.

Yağan kar iyice tuttu. Teneffüs aralarını dört gözle bekliyoruz.

Zil çalar çalmaz okulun bahçesindeyiz. Sonrasında ortalık ana baba gününe dönüyor.

Kartopu savaşları tüm bahçeyi sarıyor. Ben de kendi çapımda, kendi özel stillerimle kar topu sallıyorum.


 

Bir anda alnımın çatındaki "taak" sesiyle, adeta  beynimden vurulmuşa döndüm ve kendimi yerde buldum. Tam burnumun direğine sıkı bir kar topu gelmişti.

Böyle kar topu olamaz lan! İri bir taş parçası sertliğinde bir şeydi bu! Gözümün ününde yıldızlar uçuşmaya başladı. Bir an Mars’ı da gördüm sanki.. Mars’ta hayat vardı! O an gördüm!

Burnumun direği kırılmış gibi sızlıyordu. Gözlerim hafiften yaşlanır gibi oldu. Kendime gelince, etrafımı kolaçan ettim.

Çok merak etmiştim bu mermer kadar sert kar topunu. Tam önümde, bildiğiniz buz parçası gibi bir şey duruyordu.

Bu kar topunu yapan vicdansız kimse, öyle sıka sıka yapmış ki kar topunu, bildiğiniz kaya gibi bir buz parçasına dönüşmüş. Kartopunu bir cinayet aletine dönüştürmüş adeta! Ne cehalet! Ne adilik!

Bu durum o kadar gücüme gitmişti ki, gıpgırmızı burnum, gulaklarım ve donan ellerimle bir köşeye mazlumca ve mahzunca çekilip, oturdum.

Bi daha da kar topu oynamadım o bahçede…

*******************************************

 

ELMA...



Haberlerde gördüm bu sahneyi. Kar yağdığında kuşların aç kalma durumları oluyor. Tüm yeşillik kar örtüsü ile kaplanıyor çünkü.

Bir abimiz de önceden toplanmış olduğu elmaları ağaç dallarına geçirerek kuşların aç kalmaması için çabalıyor.

Elinde tüfek bu havalarda kuş avlayan da var, bu şekilde kuşların ölmesine gönlü razı gelmeyen insanlar da var.

Böyle iyi yürekli insanlar sayesinde ayakta duruyor bu dünya. Bu abimize buradan kendi adıma çok teşekkür ediyorum.

*******************************************



 

 

“KARAGÖZ’Ü SATMA OĞUL!”- 1. BÖLÜM

 

Sanat duygumu terbiye eden Babam Muharrem Canbulat merhuma…

 

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, çocuklar sokakta oynar, mahalle henüz hayatta iken; internet yok, akıllı telefon ve sosyal medya henüz icat edilmemişken; tel cambazlarının tellerde, motosiklet akrobatlarının üstüvanelerde fır döndüğü, evlerde televizyonun olmadığı, insanların birbirleriyle yüz yüze muhabbet edebildiği, yani insanlık tarihinin en güzel, en samimi, en mutlu zamanlarından birinde (aslında çok da uzak değil, yetmiş dört yılında); Karadeniz’in şenlikli ve seyürlü kasabası Ünye’de 8 yaşında bir çocuk yaşarmııış…

Ünye her zaman seyürlü bir yerdi; insanları adeta mizahla şerbetlenmiş gibiydiler; muhabbetin insanları sarıp sarmaladığı, nüktesiz, hınzır şakasız, hikâyesiz geçen bir gün hatırlamam. Biz de neşeli ve mutlu bir aile sayılırdık. Henüz televizyonun ruhlarımızı teslim almadığı akşamlarda bizim evde de hikâyeler, filmler anlatılır, benim kostümlü taklitlerim seyredilirdi. En iyi film anlatıcımız annemizdi.  Babam da yaşadığı olayları, seyrettiği tiyatro oyunlarını en ince detaylarıyla ‘büyük büyük’ oynayarak anlatmaya bayılırdı. Tiyatroyu ailecek sever, büyük şehirlerden gelen turne oyunlarını ve okulların sene sonu müsamerelerini hiç kaçırmazdık.

 “Of, Hay Hak!

İbret perdesinde yaktık ışığı

Acıyı tatlıya katar Karagöz

Allah’a şükreder kapınca kaşığı

Lafını kantarlı atar Karagöz.”

İlkokul ikideydim.

Sanat aşığı öğretmenimiz, büyük eğitimci Faruk Civelek, bütün sınıfı, Konak Sineması sahnesinde, tee İstanbullardan gelen bir ‘hayâlînin’ Karagöz-Hacivat gösterisini seyretmeye götürdü ve işte mahallede “asıl film o zaman başladı”!

 1.BÖLÜMÜN SONU

HİKMETLİ KARİKATÜRLER








Bu haber toplam 1.081 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler