HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
17 Nisan 2021 Cumartesi
Fındık Fiyatı


PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anadolujet telefon pegasus telefon thy iletişim
2 Nisan 2021 Cuma Saat: 09:51

ÖMER ASKERE GİDİYOR!, GEL TESKERE GEEEL!, BABAM, NASIL ANCAK 80’İNDE ÇOCUKLUĞUNU YAŞIYOR?-2 ve KARA-KATÜR!

İKSAN ABİ'NİN YERİ/ Mizahçı Karikatürist: İhsan KOCAGÖZ /Mizah Editörü: İsmail CANBULAT
ÖMER ASKERE GİDİYOR!, GEL TESKERE GEEEL!, BABAM, NASIL ANCAK 80’İNDE ÇOCUKLUĞUNU YAŞIYOR?-2 ve KARA-KATÜR!

ÖMER ASKERE GİDİYOR!

Teknik editörümüz Ömer Güney, sırayla bu işler!

Her yirmi yaşına gelen erkeğin başına gelir Askerlik.

Her Türk genci davul zurna eşliğinde gider bu vatanî göreve.

Biz yatağımızda mışıl mışıl uyurken, Askerlik görevlerini yapan Kahraman Mehmetçiklerimiz sınırlarda ve yurdun her tarafında bizi korurlar...

Ben de zamanı geldiğinde Askere giderek. Türkiye topraklarında yaşayan insanları koruma görevimi gerçekleştirdim.


 

Benim görevim sınırın namus bilindiği Urfa, Suruç’a bağlı “Mert İsmail Suriye Sınır Karakolu”nda gerçekleşti.

Hiç izin yapmadan, akşam ezanından sabah ezanına kadar, sınırda 15 ay boyunca pusu atıp devriye gezerek, nöbetimi eksiksiz tuttum.

YAKINDAN TANIDIĞIMIZ BİR KARDEŞİMİZ YAKINDA ASKER YOLCUSU. ÜNYE KENT GAZETEMİZİN DEĞERLİ ELMANLARINDAN ÖMER GÜNEY VATANÎ GÖREVİNİ YAPMAYA HAZIRLANIYOR.

Şimdi Nöbet sırası ASKER ÖMER’DE!


 

" İksan Abinin Yeri" Mizah Kültür Sayfamızın Teknik Editörü, Grafikeri Ömer Güney kardeşimin hayırlı şekilde vatanî görevini yaparak tekrar işinin başına gelmesini temenni ederim.

Ağustos’taki Ünye kaçamağımda görmek nasip oldu Ömer kardeşimi. Çakı gibi bir Asker olacağından hiç şüphem yok!

Sayfamızda onun da emeği çok büyük! Hakkını ödeyemeyiz! Allah razı olsun!

Editörüm İsmail Canbulat ve İksan abisi olarak şimdiden haklarımızı helal ederiz.

Kendi de hakkını helal eder İnşallah.

Yolun açık olsun, Mübarek olsun Kutsal Vatan Görevin!

GÜLE GÜLE GİT, GÜLE GÜLE GEL ÖMER KARDEŞİM!

*********************************

 

GEL TESKERE GEEEL!

(ÖMER KARDEŞİMİZİ KORKUTMAK GİBİ OLMASIN DA…)

1989 yılının mart başında, Diyarbakır Silvan’da başlayıp, 1990 yılında Urfa Suruç'ta sonlandırdığım ve “bitmez!” dediğim günlerin karalanmış hali…


 

İksan abiyizin “Şafak (Teskere) Sayma Cetveli”… Tam 550 GÜN!

İlk başta gün gün karalardım. Baktım benim psikoloji elden gidiyor. Sonra aydaan aya karalamaya başlamıştım.

Hani, ‘bir gün akşam olmak bilmezdi ya’, aradan tam 32 yıl geçmiş yav!

Peki, o, KOCCA otuz iki yılı nereye karaladın acaba İksan abi?

*********************************


 

*********************************

 

BABAM, NASIL ANCAK 80’İNDE ÇOCUKLUĞUNU YAŞIYOR?-2

“BİR ÖMRÜN, KUŞ KANADINA SIĞAN ÖYKÜSÜ”, bubamla benim acı-tatlı anılarımızla devam edii…


 

1970'li yılların başlarında, Hamidiye Mahallesi’nde Bakkal Emin amcanın evinden bir sokak aşağıda bulunan Variloğlu Hasan amcaların gecekondusuna taşınıyoruz. Hayâl meyâl hatırlıyorum taşındığımız ilk günü.

Babam günlük yevmiyeci olarak hayatını sürdürüyor. İnşaat işlerinde işçi olarak çalışıyor. Bahçe işlerine gittiği de oluyor. Hamidiye mahallesinde fındık bahçesi olan, durumu iyi komşularımız var. Recai Dinçer ve Ali Gürsoylu gibi…

Babam, Hamidiye Mahallesi’ni mesken tutuyor. Çalışkanlığı herkesin takdirini kazanıyor. Çamlık’ta bir arsa alıyor on bin liraya. Sekiz araba taşı(!) yığıyor arsanın yanı başına. Yığma tuğladan ev yapmayı düşünüyordu. Kira ile nereye kadar di mi?

Bazı akşamlar Yunus Emre Çay Bahçesine iniyoruz. Gazoz ısmarlıyor babam, anneme ve bana. Canlı müzik de dinliyoruz. ‘Fındık Gadir’ abi mi o şarkı söyleyen?

BİR AKŞAM ASKERLİK ŞUBESİNİN KARŞI KUMSALINDA DENİZE BİLE GİRMİŞTİK BABAMLA! MUTLU GÜNLERİMİZ YANİ…

Babam bazen yakın yerde çalışırken eve gelirdi. Babamdan gazoz isterdim. Kırmaz beni, gazoz parasını verirdi. Meydana iner ve Canbula Muharrem amcamın Çataltepe Gazozundan alarak eve gelirdim. Öğle yemeğinde gazoz içerdik. Ooh mis!


 

Sinemaya gitmek isterdim, merhametli babam beni sırtında götürürdü Konak Sinemasına!

Anneme bazen benim adıma yüz lira harçlık verirdi. Annem bu parayı benim için biriktirirdi. Babam beni seviyordu. Nede olsa ilk göz ağrısıyım.

Annemle de Konak Sineması’nın Kadınlar Matinasına gittiğimi hatırlıyorum. Ama, sanki babam daha çok seviyor gibiydi beni…

Kardeşim Sebahattin ile bazen itişip kakıştığımız oluyordu tabi. Fındık zamanı, Babam ve Annem fındık yevmiyesine giderdi. Köyden dayımın kızı gelirdi Sebahattin’e bakmaya.

 

Beş-altı yaşlarında, ‘pelitlikte’ bulunan Avukat Ersoy amcaların bahçesine gittik. Babamın Nazmi amca isminde göçebelik yapan bir arkadaşı vardı. Mısır kazımına yardım için gelmişti babam pelitliğe…

EVİN YAŞITIM OLAN KIZI İLE KÜÇÜK KAZMA ÇEKİŞMESİ ESNASINDA KAFAMA KAZMAYI GEÇİRDİ BU KIZ!


 

Babamın kucağında bayağı bir uzak mesafede olan ilçe merkezine götürüldüm.

Gerisi yedi-sekiz dikiş oldu. Babamın kucağında olmanın güvenini yaşamıştım geçen süre içinde…

Yedi yaşına kadar babamın sevgisini daima hissettim.

Annemin bana yaptığı sevgi gösterilerini hatırlamakta zorlanıyordum. Bunun nedeni sonradan, benim kanaatimce ortaya çıktı gibi…

BABAM İLE ANNEM AYRILDILAR!

Ben yedi yaşlarımda, kardeşim Sebahattin ise üç yaş civarındaydı. Sebahattin annemde, ben babamda kaldım.

Dört kişilik aileye ev sahipliği yapan gecekondu, artık iki kişiyi ağırlıyordu.

Baba ve Oğlu…

2. BÖLÜMÜN SONU…

*********************************


KARA-KATÜR!



Bu haber toplam 741 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler