HABER ARAMA
SON DAKİKA HABERLER
ANKET
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?
  • Gayet Güzel
  • Beğenmedim
  • Daha iyisi olabilirdi
  • Kullanışlı
HABER ARŞİVİ
Lütfen Bir Tarih Seçiniz
FINDIK BORSASI
16 Temmuz 2020 Perşembe
Fındık Fiyatı


18.00 - 19.00 TL
PUAN DURUMU
NAMAZ VAKİTLERİ
Ünye Nöbetçi Eczaneleri
anabolik sipariş steroid sipariş balkan pharma
2 Haziran 2020 Salı Saat: 18:31

Paris Film Festivali’nden Türkiye’ye 1.liği getirdi

Sinema ve Tiyatro Oyuncusu, şair, roman, öykü, mizah ve oyun yazarı Ünyeli Şerafettin Kaya yönetmenliğini yapıp oynadığı sinema filmi “Ben İyi Biri Olmadan Önce” ile Paris Play Film Festivali’nden “En İyi Film” ödülü aldı.
Paris Film Festivali’nden Türkiye’ye 1.liği getirdi

Ünyeli Şerafettin Kaya, yönetmenliğini yapıp oynadığı sinema filmi “Ben İyi Biri Olmadan Önce” ile Paris Play Film Festivali’nden “En İyi Film” ödülünü aldı.

Sinema ve tiyatro oyuncusu, şair, roman, öykü, mizah ve oyun yazarı Ünyeli Şerafettin Kaya, kendi yazdığı aynı isimli tiyatro oyunundan uyarladığı film, bir insanın büyük kentte yaşadığı zorluklara ve arkadaşlar arasında yaşanan ikileme dikkat çekiyor.

 

Ünyeli Sinema ve tiyatro oyuncusu, şair, roman, öykü, mizah ve oyun yazarı Ünyeli Şerafettin Kaya, kendi yazdığı aynı isimli tiyatro oyunundan uyarladığı Ben İyi Biri Olmadan adlı filmiyle Paris Film Festivali’nde 1. oldu.

Filmin çekim sürecinin adına yakışır bir biçimde devam ettiğini, oyuncuların geçmişte kalan imece dayanışması; maddi, manevi ve üretim ruhuyla emeklerini ortaya koyduklarını söyleyen Şerafettin Kaya, filmin vizyondan önce festivalleri dolaşmaya başladı. 

Filmde, bir insanın büyük kentte yaşadığı zorluklara ve arkadaşlar arasında yaşanan ikileme dikkat çekiliyor.

Kaya, katıldığı Paris Play Film Festivali’nden “En İyi Film” ödülünü aldı.

Cibali oyuncuları adlı bir tiyatro topluluğu bulunan Şerafettin Kaya yönetmenliğini yaptığı ilk sinema filmi “Ben İyi Biri Olmadan Önce’ye ilişkin “Yönetmenliğini yaptığım filmin Görüntü Yönetmenliğini Sedat Şahin yaparken, çok değerli oyuncularımız; Mehmet Çağçağ, Pelin Batu, Ayhan Taş, Burcu Karadağ, Gül Gülsün Yıldız, Mustafa Uzunyılmaz, Murat Muslu gibi bir çok oyuncu arkadaşımız bu sinema filminde beni yalnız bırakmadılar.” dedi.

Filmi çekimleri Fatih’in Balat mahallesinde tamamlandı.

 

İşte “Ben İyi Biri Olmadan Önce” üzerine Sinema ve Tiyatro Oyuncusu, aynı zamanda oyun Yazarı Şerafettin Kaya ile filmin çekimi sırasında 2019 yılında yaptığımız söyleşi siz okuyucularımızla paylaşıyoruz.

*Derin psikolojisi olan,  kara komedi unsurlarını taşıyan bir film...

-“Ben İyi Biri Olmadan Önce” filminden bahseder misiniz?

Bu film, aslında bir tiyatro uyarlaması. Oyunum vardı, oyunumu sinemaya uyarlamış oldum. Çok önemli bir proje benim için.

3 yılda senaryosunu oluşturduğum “Ben İyi Biri Olmadan Önce” de hayatın içinde dejenere olan iyilik kavramının farkındalığını yaratmak istedim. Düşünen adam olarak böyle bir çalışmanın insanlarda farkındalık yaratacağına inandım.  Filmin özü; doğuştan gelen natürel iyilikle daha sonradan oluşan geleneksel iyiliğin farklılığını ortaya koyarak bu iyilik kavramının bir araca dönüşmesi...

Çekim öncesi bir yıl mekan bakmakla geçti, sonuçta buldum, kastı, kafamda sahneleri oluşturdum. Devamında bu mekanlara göre filmin sahnelerin nasıl çekileceğiyle ilgili planlama yapıldı. Bahar mevsiminde, ilk ya da sonbaharda çekilmesi gereken bir filmdi. Bahar mevsimleri, insanların psikolojilerinin değişikliğe uğradığı iki mevsim. Bu filmde  psikolojik bir değişimin olduğu, duygu değişiminin yoğun yaşandığı mevsimlerde çekilmeliydi.

Hümanist ve iyi kalma mücadelesi veren kahramanımız her şeyini kaybedip zor durumda kalır. Sokaklarda yaşamasıyla yeni bir hayata başlar. Zaman içerisinde karşılaştığı olaylar, karakteri iyilik kavramının içine sıkıştırır. İyiliği kullanarak hayat da kalma mücadelesi verir. Film iyilik kavramının değişimini ve bu kavramın içine yuvalanmış kötülüğü ince bir detayla anlatıyor. İyiliğin nasıl istismar edildiğini deşifre eden bir çalışma.

Derin psikolojisi olan ama kara komedi unsurlarını da taşıyan bir çalışma oldu.

* İyiliğin hikayesi olmaz...

- Hayatınızdan kesitlerin yer aldığı bu film ayrıca sizin için başka bir önem taşıyor, bunu paylaşır mısınız?

Evet, bu film benim için bir çok yönden özel. Kendi hayatımdan kesitlerin yer aldığı bu sinema film yönetmenliğini yaptığım, senaryosunu yazdığım, yapımcılığını yaptım ilk filmim. Aynı zamanda başrolünü de oynadım.

Çekilirken tuhaf bir psikolojiyle bunu yaptım. Filmin kendisinde yeni bir anlatım dili var. Riskli bir sinema filmiydi. Çünkü iyiliğin hikayesi olmaz. Hikayesi olmayan bir kurmacayı bir masal gibi anlatmayı başarabildik.

*15 günde çekilen sinema filmi...

-Filmin çekimleri nerelerde gerçekleşti?

Filmi İstanbul’un eski semtlerinden Balat-Cibali ve Fener semtlerinde çektik. 15 günde çektik.

Görüntü yönetmenimiz Sedat Şahin’le birlikte uzun süre ön çalışmayı, dekopajı yaptık. Filmi nasıl çekeceğimizi, kamerayı nereye koyacağımız çok denedik. Kısıtlı bir bütçe ile bunu götürmemiz gerekiyordu. Bu anlamda çekimlerin hızlı yapılması gerekiyordu, geçirdiğimiz fazla bir zaman nedeniyle filmi bitiremeyebilirdik.

Hiç ödenek almadan, sponsorsuz tamamlanan bir film oldu. Eş, dostun desteği ve katkısıyla yürütüldü.

Memleketim Ünye’den bazı hemşerilerimin bu kadar kayıtsız kaldığına da inanamıyorum. Çocukluğumuzun, hayatımın geçtiği  ben de iz bırakan Ünye’nin ilk sinema filmimde ‘çorbada küçük bir tuz’ misali de olsa katkısı olsun istemiştim. Ünye’den Hamza Alp prodüksiyonda biraz destek oldu. Kimse yardım etmek zorunda değil, ama hemşerilerimden madden, manen hiçbir destek olmaması biraz incitti.

Ama film, çekimle bitmiyor. Kurgusu, müziği, sesi, renk ayrımı derken bir süreç vardı. Hemşerilerimizin desteğini bundan sonra görmek de bizi mutlu eder. Bizim oralarda imece vardır, imece usulü bir sanat filmi neden ortaya çıkmasın?

*Ünye ‘Karadeniz’in Kültür Başkenti’ydi

-Ünye’yi kültürel anlamda nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ünye’de kültürel anlamda son yıllarda biraz toparlanma ve hareketlenme hissettim. Ünye’de son yıllarda kitap fuarları, uluslar arası kültürel etkinlikler vb. çalışmalar yapıldı. Ünye çocukluk ve gençlik yıllarımızda ‘Karadeniz’in Kültür Başkenti’ gibi bir yer konumundaydı. Yeniden o günlerine dönsün istiyoruz.

Bugün sinema filmi çekebiliyorsam, çocukluğumda Ünye Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan kütüphanenin benim üzerimde büyük emeği vardır. Köyden gelen çocukların hepsi o kütüphaneden yararlanmışlardır.

* Ünye’nin sinema kenti olduğu repliklerde yer aldı

-Ünyelilik, Ünye’de doğan herkeste iz bırakır. Siz de Ünyeli olduğunuzu bu sinema filminde hissettirdiniz mi?

Ünyeli olduğum için şivem nedeniyle görüntü yönetmenim sürekli ikaz etti. Filmin içinde Muhittin Bey diye bir karakter var; ‘Sen nerelisin?’  diye soruyor. Cevap olarak ‘Ordu Ünyeliyim’ diyorum. ‘Oradan ne çıkar?’ sorusuna da; ‘Oyuncu da çıkar, sanatçı da çıkar’ ifadeleri geçiyor filmde. Yani Ünye’nin sanat kenti olduğuna bu repliklerde yer veriyoruz.

*Teknolojinin sokulmadığı film

-Filmde teknolojik aletlerin de sahnelerde görülmediği aktarılıyor. Neden böyle bir karar aldınız?

Filmin özeliği cep telefonu, cep telefonu konuşması, vb. teknolojik aletlerin yer almadığı bir film. Bütün karakterlerin hiç birinde teknolojiyle ilgili bir aksesuar yok. Tamamen natürel insan ilişkilerini konu alan bir film.

*Deneysel bir sinema filmi oldu

- Biraz da filmin oyuncu kadrosunu bilmek isteriz. Filmin başkarakteri kim, sinema filminde kimleri oynarken görececeğiz?

Filmde başkarakterinin adı yok, çünkü o, herkes... Herkesin kafasındaki absürtlüğü, farklığı yaşayan biri olsun, diye böyle yaptık.

İyi bir kadro oluşturduk. Görüntü Yönetmenliğini Sedat Şahin’in yaptığı filmde Pelin Batu, Leman Dergisi’nin Kurucusu-Sahibi Karikatürist Mehmet Çağça gibi isimler oynadı. Mehmet Çağçağ, sadece bu filmde oynadı, bu zamana kadar hiçbir film karesinde görünmemesi, filmde başrole yakın bir rolü üstlenmesi, uzun rol oynaması sanat dünyasında çok ilginç bulunacaktır. Şarkıcı Yaşar Kurt, Bodrum’dan geldi. Ayhan Taş, Mehmet Uzunyılmaz, Nejat Yavaşoğulları, H. Ali Konuk, Ersin Kalkan, Murat Muslu, İslam Çamyar, Hacer Aslan, Burcu Karadağ, Gül Gülsün Yıldız gelip filme katkı vermeleri, yanımda olmaları bence çok önemliydi. Onları da Ünye’ye getireceğiz.

100 dakikalık bir film oldu. 10 kişi ana kast, yan karakterlerle birlikte 50 kişi bu filmde oynadı. 50 kişinin hiç biri bu filmden bir ücret talep etmemiştir, hepsine çok teşekkür ediyorum. Yine Ünyeli hemşerilerimden, Büyükşehir Belediyesi’nde tiyatro yapan İslam Çamyar da ana karakterlerden birinde oynadı. 5 yıldır da benim tiyatromda oyunculuk yapıyordu, onu da bu filmde önemli bir ana karaktere koydum.

Özgün ve deneysel bir sinema çalışmasına bu isimlerin destek vermesi beni mutlu etti. Deneysel bir sinema oldu. Şiiri görselliğe dönüştüren, aynı zamanda yalnızlığın, duygunun, psikolojinin hayatın içindeki koşuşturmasını ele alan bir film.  

*Kaçak olarak girer filmi izlerdik

- Her fırsatta Ünye’ye geldiğinizi ve zamanınızı burada geçirmekten büyük keyif aldığınızı biliyoruz. Ünye ile ilgili unutamadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Ünye’de hayatımda hiç unutmadığın bir şey vardır. Çocuğum, Ünye’de yalnız yaşıyorum. Sinemayı çocukluğumda da çok severdim. Filmlere param olmadığı için ikinci yarı kaçarak girerdim. Bir gün sinema girişindeki adam filme sürekli kaçak girdiğimi için beni tanıdı. Kapıda durdu, hiçbir yere gitmedi ve ben o yüzden ikinci yarı da olsa kaçarak filme giremedim. Film bitene kadar bekledim. Giremediğim için sinemadan çıkanlarla birlikte eve döndüm...

-Sinema filminin galasını ne zaman ve nerede planlıyorsunuz?

Şirketimin kendi yapımını da üstlendiği bir film. Ben Ünyeliyim. Ünye’de yapılan bir gala bunu farklı bir noktaya da taşıyabilir.

Ünye’de bu filmin olsun, uluslararası bir festival filminin olsun galasını yapmayı çok isterim. Kesinlikle planlamamda var. Oyuncuların, sanatçı arkadaşlarımızın da orada olmasını arzu ediyorum. Ünye'mize yakışır. Çocukluğumdaki duygularımı tekrar bana yaşatacağına inanıyorum.  Film galası için sonbaharı planlıyoruz.

YAZAN-YÖNETEN ŞERAFETTİN KAYA kimdir?

Ordu'nun Ünye ilçesinin Gölceğiz köyünde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini doğduğu köyde, lise öğrenimini askeri lisede tamamladı. Ardından Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yaptıktan sonra bu kurumdan ayrıldı.

Daha sonra çeşitli edebiyat dergilerinde şiirleri yayınlandı. Bazı dergilerde editörlük görevini üstlendi.

Bir ilke imza atarak Öküz Dergisinde fotoğraf ve şiiri buluşturarak bir fotoroman yaptı.

1994 yılında Pencere Gizleri, 1995 yılında ise Zambaklar Gece Ölür adlı uzun metraj filmlerin öykü yazarı olarak Orhan Murat Arıburnu Ödülü'ne layık görüldü.

Yetişin Komşular Terk Edildim –Panik Atak Öyküleri adlı kitabındaki öyküleri, Panik Atak Oyunları adı altında tiyatro metnine dönüştürerek sahneye koydu.

Birçok dergi ve gazetede yazı yazan Kaya'nın, Kendimleyim, Bensiz Tanrı, Katilim Yalnızlığımı Öldürdüm, Yetişin Komşular Terk Edildim ve İtibarsız Adam, Sınıfsızlar ve yakında çıkacak olan; Uzakların Sesi, Yarım Ağızlı kurbağa Sesli Kertenkeleler adında kitapları bulunmaktadır.

İstanbul Ulusal Kısa Filmciler Derneği, ikinci başkanlık ve jüri üyeliği görevlerini üstlendi.

Televizyon için de programlar hazırlayan Kaya'nın, Şairin Rehberi, Lokal Konuşmalar adlı programları bu alandaki çalışmalarına örnek olarak gösterilebilir.

" PANİK ATAK MAHİR ATAK" daha sonra "GÖĞE BAKANLAR","ŞİİRAL-KÖTÜ ŞAİR", "BEN İYİ BİRİ OLMADAN ÖNCE" ve "SIRADANLAR" adlı psikolojik oyunları sahneye koydu.

Şerafettin Kaya, son zamanlarda tiyatroya daha çok ağırlık vererek sanat hayatını sürdürüyor.

FİLMOGRAFİ

Pencere Gizleri

(Uzun metraj film öyküsü – Orhan Murat Arıburnu Ödülü)

Zambaklar Gece Ölür

(Uzun metraj film öyküsü – Orhan Murat Arıburnu Ödülü)

Çamur Sinema filmi(Yönetmen: Derviş Zaim) (Oyuncu)

Vicdan ağacı, Mor ufuklar (oyuncu) Sinema filmi. Yön: Olgun Özdemir

 Ünye KENT Haber

Bu haber toplam 2.515 defa okunmuştur

Haber Yorumları ( 0 Adet)

Adınız
E-mail Adresiniz
Güvenlik Kodu Lütfen Resimdeki kodu yazınız
Bu Habere Yorum Yapılmamış.
İlk Yorumu Siz Yapmak İster misiniz?

Son Haberler