Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Kürtler–2
6 2009 Perşembe 18:20
AHMET DERYA VARİLCİ/ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU

 


Geçen hafta açıklanan (29 Temmuz 2009 tarihli) İçişleri Bakanı Beşir Atalay’ın “Demokratik Açılım” adıyla sunduğu haberde her ne kadar  Kürt ismi geçmiyorsa da, tebliğ herkes tarafından “Kürt Açılımı” olarak bilinmektedir.


Nitekim, iki gün sonra Ankara Polis Akademisi yerleşkesinde “Kürt Meselesinin Çözümü: Türkiye Modeline Doğru” konulu iki oturumdan oluşan Çalıştay’ın üçüncüsü düzenlenir.


 


Çalıştay’ı düzenleyen iki kuruluş vardır:


1-     UTSAM (Uluslararası Terörizm ve Sınırı Aşan Suçlar Araştırma Merkezi),


2-    USAK (Uluslararası Stratejik Araştırma Kurumu).


 


İlk oturumun başkanlığını Polis Akademisi Başkanı Zühtü Arslan yapar.


“Süreç Kapsamında Yapılması Gerekenler; yöntem ve yönetim” konusunun tartışıldığı ilk oturumda:


1-     Parlamentonun rolü,


2-    Siyasi partiler,


3-    Sürecin kamuoyuna anlatılması,


4-    Süreçte dış ilişkiler, riskler ve direnç noktaları ele alınır.


 


İkinci oturumu terör uzmanı Polis Akademisi Araştırma Merkezi Başkanı İhsan bal yapar. “Demokratikleşme Paketinde neler olmalı?” başlığı altında kısa, orta ve uzun vadede yapılması gerekenler tartışılır.


 


Bakan Beşir Atalay’la birlikte Çalıştay’ a aralarında Hasan Cemal, Cengiz Çandar, Oral Çalışlar ve Fehmi Koru gibi isimlerin olduğu gazeteciler (“12 kötü adam!”), UTSAM’ın akademik kadroları katılır.


Devlet politikası olarak lanse edilen, ama Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık gibi devletin zirvesi yerine İçişleri Bakan’ına yaptırılan “açılım” açıklamasında şimdilik…


Konunun uzmanı İhsan Bal’ın dediği gibi tabular yıkılmaya başlamıştır.


Türkiye artık konuşamadıklarını konuşabilir durumdadır.


 


Kürt Açılımı’nın içeriği ve boyutları


 


“Kürt” sözcüğü yasaklıyken, Demirel’le “Kürt Realitesi”ne, Özal’la “Kürt Sorunu”na ve bugün “Kürt Açılımı”na varılmıştır. Açılım’da nasıl bir yöntem izleneceği, hangi araçlarla nerelere açılım yapılacağı saptanmıştır. Risrler ve direnç noktaları hesap edilmiştir.


Hayli boyutlu olduğu hissettirilen açılımın içeri halen açıklanmış değildir.


Anlaşılan Türkiye’nin önüne “Alın şu Kürt işini halledin!” denilmiş, önce nasıl halledeceğimiz konuşulmaktadır.


Beraat gecesi gerçekleşen Erdoğan – Türk görüşmesinden ilk adımda “Dağdakiler”e “af” çıkar mı, bilinmez, ama bu diyalog başka görüşmelerin açılımı olabilir.


Şimdilik ne söyleneceği değil, nasıl söyleneceği üzerinde durulmaktadır.


Son kertede Kürtçe şarkıdan başlayıp, TRT Şeş’e dayanan gelişme, özel Kürt televizyonları, üniversitelerde “Kürt Dili ve Kültürü”[1] kürsüleriyle sürebilir. Ardından “Ana dilde eğitim”, adında “Kürt” olan bir siyasi partinin resmen kurulması ve nihayet “Federasyon” konusu gündeme gelebilir.


Sürecin nasıl şekilleneceği, süreci yönetenlerin maharetiyle belirlenecektir. Medyanın bir bölümü şimdiden açılım için uygun ortamı hazırlamaktadır. (Annelerin gözyaşlarını dindirmeye matuf manşetler…)


 


“Açılım”ın Ünye açısından sonuçları


 


İsteyen Ünye yerine tüm Türkiye’yi koyabilir.


Yayınlandığı 1991 yılında yasaklılar listesine girerek toplatılan Milliyet Gazetesi muhabiri Rafet ballı’nın “Kürt Dosyası” kitabında görüştüğü tüm Kürt örgütleri ve liderleri bugün devletin Randevu listesinde görüşme sırasını beklemektedir.


Kendilerine “çaş” diyenleri[2], yıllardır yönetimlerle uzlaşan aşiretleri, tarikat mensubu Kürtleri ve korucu köylerini bu açılımda ne beklemektedir?


Acaba Kuzey Irak Kürt Bölgesinde çıkarılan Irak petrolünün %60’ına tekabül eden kısmı, tarihsel Musul ve Kerkük sorununun  bu açılımdaki rolü nasıl olacaktır?


Sınırlarımız daralacak mı, aksine  büyüyecek mi?


“Açılım” ulusal düzeyde olduğu kadar, uluslararası düzeyde de oldukça çetrefilli[3].


Hepsinden önemlisi; tüm Türkiye’de binlerce, Ünye’de onlarca… 


Evet, Ünye’nin bir çok beldesinde vatani görevini yaparken güneydoğu’da şehit düşen onlarca vatan evladı vardır. Çocuklarını “Vatan sağ olsun!” diyerek toprağa veren şehit aileleri hangi yöntemle teskin edilecektir.


 


Haftaya Ünye ve Lazlar


 


 


 


Ahmet Derya Varilci                              


 


 


 



Dip notlar:



[1] Paris’teki gibi bir Kürt Enstitüsü de kurulursa Kürtlerin Kökeni konusunda çalışmalar hız kazanır. Ali tayyar Önder’in Türkiye’nin Etnik Yapısı’nda Türk olduklarını savunduğu Kardular, Gutiler ve Sabirlerin Türk – Kürt ikilemi içindeki yerleri netleştirilir.


[2] “Sözlükte karşılığı ‘eşek sıpası’ olan ‘çaş’, Kürt siyasi terminolojisinde ‘hain’, ‘işbirlikçi’ anlamında kullanılıyor.” (Rafet ballı, Kürt Dosyası, s. 15, Cem Yay. 1991)


[3] ABD’den aldığı cüretle bazen Türkiye’ye kafa tutan peşmerge ağası Barzani’nin ve benzerlerinin konumunu ortadadır. Ömrünü Kürt Davası için hapislerde tüketen araştırmacı – yazar, sosyolog İsmail Beşikçi (değerli koğuş arkadaşım, ağabeyim) bile son dönemde gözden düşerek “çaş” ilan edildi. Türkiye aydınları Kürt meselesini 60’lı yılların sonunda ondan öğrenmişti; “Doğu Anadolu’nun Düzeni”… Yayımlanan 36 kitabından 32’si yasaklanmıştır.


 


 



Bu Haber 2660 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI