Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Bir Sevginin İki Mabedi..
10 2009 Pazartesi 09:23
yasar.karaduman@gmail.com

Bir aşkın iki mihrabı ve


Mimarbaşı ile  Sultan kızının aşkı..


 


Bugün sizleree Osmanlı tarihinden,  Kanuni Sultan Süleyman’ın kızı Mihrimah Sultan’ı yazmak istiyorum.


Mihrimah Sultan, bazı özellikleri olan bir padişah kızıdır. 1522 yılında Topkapı Sarayı’nda dünyaya gelmiş ve çok iyi bir eğitim görmüştür.


Kanuni Sultan Süleyman’ın dokuz çocuğu vardı. Bunlardan İkinci Selim babasından sonra padişah olmuştur.


Diğer çocuklar; Şehzade Beyazıt, Murat, Mehmet, Mustafa, Mahmut ve şehzade Cihangir, kızlar Raziye ve Mihrimah Sultandır.


Kanuninin çocuklarının kaderleri iyi olmamıştır.


Cihan hükümdarı en sevdiği oğlunu boğdurmak zorundan kalmıştır. Bu Şehzadesi Mustafa üstün yetenekli biriydi, Osmanlı tahtına geçmiş olsaydı dünyanın şekli bambaşka olurdu derler tarihçiler..


Diğer oğlu Beyazıt’ı da İran esaretinde öldürtmüştür.. 


Padişahlığa yakın üstün vasıflı şehzadeler Hürrem Sultan’ın entrikaları ile tek tek gidince Osmanlı tahtı sarhoş birine kalmıştır.


Şehzade Beyazıd'ın babasından af dilediği ve Kanuninin cevabı olan uzun şiirleri bir edebiyat şahaseridir ve tarihte meşhurdur. Kısa bir örnek:



Ey seraser aleme Sultan Süleymanım baba
Beyazıdına kıyar mısın benim canım baba”

 Kanuni'nin cevabı:
Ey demadem mazhar-ı tuğyan u isyanım oğul
Ben kıyar mıydım sana ey Beyazıd hanım oğul”



Kendi yerine padişahlığa hazırladığı Şehzade Mehmet de genç yaşta bir hastalıktan ölünce, Kanuni bir kez daha yıkılmıştır. Türbesinin içi bu büyük acıyı yansıtır. Kanuni Şehzade Mehmet’in mezarının üzerine sedeften bir taht yaptırmıştır.


İstanbul’da bir semte adını veren Şehzade Cihangir ise kambur, hastalıklı bir gençti. Abisi Şehzade Mustafa’nın boğdurulmasının acısına dayanamadı öldü. Cihan padişahı ömrü boyunca bu evlat acılarının kahrıyla yaşadı.


Mihrimah Sultan’ a gelince onyedi yaşında iken Rüstem paşa ile evlendirildi. Bu evlenmenin meşhur bir bit hikayesi vardır.  Osmanlı Tarihinden sıkılmazsanız bir gün onu da  yazarız.. Bu bit hikayesinden dolayı Rüstem Paşanın adı  “Kehlei İkbal” kalmıştır. “ Bir bitin getirdiği şans ve mevki”   “Kehle” bit demektir. 


Asıl enteresan olanı devrin büyük mimarı Mimar Sinan bu Padişah kızı sultana aşıktı.


Mimar Sinan, hiçbir zaman karşılık bulmayan bu büyük sevgisi için İstanbul’da  iki cami yaptı. Rivayete göre bir de gizli bir hamam.. Doğuştan tek göğsü olmayan Mihrimah Sultan bu hamamda kimse görmeden yıkanırdı. Bu hamam ve yıkandığı kurna halen duruyor, ben gidip gördüm.


Mimar Sinan’ın sevgisini işlediği camilerden biri Üsküdar Meydanındaki  Mihrimah Sultan camii ve külliyesidir, iskelenin karşısındadır.  Yolunuz düşerse bir sevginin ifadesi bu zarif camiyi gezin.


Caminin içinin biraz karanlık olduğunu söyleyen Mihrimah Sultan için Sinan ikinci bir Cami daha yapmıştır bu da Edirnekapı’dadır.


Bu Cami muhteşem olmuş ve Sultan hayranlığını gizleyememiştir.


Fakat Sultan daha, iki cami arasındaki, aşkın en güzel anlatıldığı ve Sinan’ın gizlediği sırrı bilmemektedir.


,Üsküdar’daki Cami iki minarelidir.


Oysa Sinan Edirnekapı camisini tek minareli yapmıştır. 


Oysa Sultan camileri iki minareli olurlar.


Osmanlıda bir Cami hiyerarşisi vardır. 


Sultanlar, sultan eşleri Şehzadeler ve annelerinin camileri iki minarelidir. Her önüne gelen camilere istediği kadar minare koyamazdı. Sadrazam ve daha aşağı rütbelilerin camileri tek minareli olurlardı.


Mihrimah Sultan iki cami arasındaki sırrı ve muhteşem uyumu öğrendiği zaman gözyaşlarını tutamamıştır.


Edirnekapı Camisi karşılıksız sevgiyi ve yalnızlığı anlatmaktadır.


İki caminin müşterek sırrı ise şudur:


Edirnekapı Camisinin tek ve yalnız minaresinin ucundan güneş batarken Üsküdar Camisinin iki minaresi arasından ay doğmaktadır.


Ve bu olay yalnız yılda bir defa Nisan ayında meydana gelmektedir.


Mihrimah Sultan’ın adının anlamı ise Farsça’da  “mihr” güneş “mah”  ay olmak üzere “Güneş ve Ay” dır.


Bu Muhteşem tasarımın muhteşem ustası koca Sinan bu umutsuz sevgisini sevgiline yaptığı bu iki camide böyle anlatmıştır.


Mihrimah Sultan, ölünce babasının yanına gömülmüştür. Bu Türbeyi de Mimar Sinan Yapmıştır. Mimar Sinan Mihrimah Sultandan sonra on yıl daha yaşamış,  iki kere evlenmiş hiç çocuğu olmamıştır


 


Gelecek hafta: Ünye’deki Mukaddes emanetler



Bu Haber 3297 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI