Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye’deki Mukaddes Emanetler (2)
25 2009 Salı 08:59
yasar.karaduman@gmail.com

Mukaddes emanetlere saygı, genelde Türkiye Müslümanları arasında yaygındır. Suudi Arabistan aynı hassasiyeti göstermek bir yana, bunu günah sayar. Nitekim Osmanlıdan sonra Mekke ve Medine'deki sahabe mezar ve türbeleri yıkılıp yok edilmiştir.  


Peygambere ait eşyanın tamamına yakını Türkiye'dedir... Yavuz, Sultan Selim hilafeti ve mukaddes emanetleri devralmıştır. Yavuz'la beraber İstanbul'a gelen eski halife Ayasofya’da hilafeti Osmanlı padişahına devrettiğini açıklamış ve mukaddes emanetleri teslim etmiştir..  


   Ünye’deki


 “Mukaddes Emanetler”


   Nedir ve Nerede saklandı?


 


Bugün Mukaddes Emanetlerin tümü İstanbul’da Topkapı Sarayı’nda saklanmakta olup ziyarete açıktır. Gelince Ünye’dekilere..


Her şey bir yangınla ortaya çıktı.


Mukaddes emanetlerden birkaç parça eşyanın Ünye’de bir evde muhafaza edildiği pek az kimse tarafından biliniyordu.  Mensup olduğu tarikat üyelerinden başka kimse bilmiyordu çoğu kimse bu emanetlerin varlığından habersizdi.


Çamurlu mahallesinin  arka sokaklarının birinde ağaçların arasında bir evde muhafaza ediliyordu.. 1972 yılında vefat eden Kadiri tarikatının Ünye’deki son temsilcisi Akgül Hocahanım, bir irşad yuvası olan evinde bu emanetleri koruyordu. Peki, Kadiri’lik neydi?
Kadirilik, peygamberin soyundan geldiğine inanılan, Hazar denizi kıyısındaki Neyf köyünde 1078 yılında doğan ve Bağdat’ta 1167’de ölen Abdülkadir Geylani’nin yolundan gidenlerin tarikatıdır. ‘Kadiri’ sözü, tarikatın kurucusundan gelir. Tarikatın inanç temelinde az yemek, az uyumak ve Allah’ın adlarını hiç durmadan anmak, yani ‘zikir’ yoluyla Allah’a ulaşma düşüncesi yatar. Kadirilik, Türkiye’de daha ziyade bir inanç ve kültür sistemidir.


Akgül Hocahanım, kendisi gibi çevresine din eğitimi veren Hacer Ana’nın kızıdır.


Hacer Ana’nın vefatından sonra görevi o devralmıştır. Akgül Hoca’nın bir kız çocuğu olmuştur.


Akgül Hocahanım ilk dini terbiye ve kuralları annesi Hacer anadan öğrenmiş, daha sonra kendisi bu işe gönül vermiş ve tarikatın Çarşamba’da bulunan kolunda şeyh Kadir efendi adlı birinden ders almıştır. Akgül Hocahanım ve annesi Hacer Ana’nın mezarları Tepe ve Türbe mezarlıkları arasındadır. Bu mezarlıkta üç din büyüğü birbirinin ayakuçlarında yatmaktadırlar. Bunlardan en başta olan Taslı Hoca’nın ayakucunda peygamberin halasının türbedarı, onun da ayakucunda Akgül Hocahanım yatmaktadır. Peygamberin Halası’nın türbedarı özellikle hocası Taslı Hoca’nın ayakucuna gömülmeyi istemiştir.


Buradan sonrasını torunu ve emanetleri elinde bulunduran torunu Osman Öz’den dinleyelim.


“Anneannem çok dindar ve çok modern bir insandı. Kadiri tarikatının Ünye’deki temsilcisi idi.. Evi bir irfan yuvası idi. Belirli günlerde çevredeki bayanların ziyareti ile dini toplantılar ve sohbetler yapılırdı. Ankara’dan Samsun’dan çevre il ve ilçelerden misafirlerimiz eksik olmazdı. Gelenler mutlaka mukaddes emanetleri de görmek isterlerdi.”Osman Öz’e neden bu mukaddes emanetlerden bugüne kadar kimsenin haberi olmadığını sorduğumuzda:


“Bunları anneannemin zamanında, hatırlayan olacaktır, belirli zamanlarda sanıyorum Ramazanda evde ziyarete açılırmış, bazı komşular ve misafirlerimiz bilirlerdi, bize gelirlerdi annemden rica ederlerdi annem onlara gösterirdi. Anneannem vefat edince tarikatla ailemizden kimse ilgilenip devam etmedi annem bu emanetleri korudu.”


 


Mukaddes emanetlerin bulunduğu ev bir akşamüstü bilinmeyen bir nedenle yandı. Osman Öz haberi Ankara’ya giderken gece yolda  öğrenir.. İtfaiyeciler içerideki mukaddes emanetlerden habersiz yangını söndürürler.


Osman Öz bu konuda şöyle denmiştir. “Haberi duyunca ilk aklıma gelen bu emanetlerin içinde saklandığı bohça ile anneannemim el yazması kitapları oldu. Bunlar yandı veya  sular altında kaldı diye çok üzüldüm ve hemen  geri döndüm, sabahın beşinde eve geldiğimde ilk defa oraya baktım, etrafındaki  eşyalar yanmış ve sular altında kalmıştı, fakat  mukaddes emanetlerin, içinde bulunduğu  bohça kuru ve temiz bir halde yerinde duruyordu.


Osman Öz: “Ünye’de araştırma yapan başka bir yazar anneannemi Yusuf Taslı Hocanın talebesi diye yazmışsa da anneannem eğitimini Çarşamba’da bir tarikat üyesinden almış, Taslı Hoca’nın medresesinde kadınlara din eğitimi vermiştir” demiştir


Bu emanetlerin nereden ve nasıl Ünye’ye ve ailenize intikal ettiğini sorumuza


Osman Öz “bu emanetler ailemize anneannem Akgül Hocahanım’ın Kadiri Tarikatı Ünye kolu olması nedeniyle tarikatın genel merkezinden gönderilmiştir. Tarikatın başka kollarına da gönderdiği bu tür eşyalar mevcuttur” şeklinde cevap vermiştir.


Bunlar nelerdir sorumuza ise Öz: “Anneanneme intikal eden bohça içinde, Kabe’nin örtüsünden bir parça, peygamberimize hırkalarından bir parça, peygamberimizin sakalı, halifelerden birini ait olduğunu tahmin edilen el yazması bir kuran, tarikat büyüklerine ait birkaç parça giysi ve el yazması eserler. Bunun dışında yangından anneannemin kütüphanesinden birçok el yazması eser de kurtarılmıştır. Ailece bir araya gelerek bu emanetlerin Ramazan ayı boyunca Ünye’de bir camide halkın ziyaretine açılması konusunu görüşmek istiyorum, henüz bir projemiz yoktur, en azından ben böyle düşünmekteyim” demiştir.


Gelecek hafta:


Peygamberimizin halasının türbedarı bir Ünyeli idi..



Bu Haber 3898 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI