Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Bu Ünye’den Nazım Geçti (mi)?- 1
26 2009 Çarşamba 08:49
YAŞAR KARADUMAN - AHMET DERYA VARİLCİ

Eğitimci yazar Emekli Tarih Öğretmeni Aynur Tan hanımın 4. Ünye Kurultayında yaptığı açıklama, Nazım Hikmet’in “Batum’a kaçarken Ünye’ye uğradığı” biçimindeydi.


Konu, eski Ünye Belediye Başkanlarından rahmetli Hüsrev Yürür’le vefatından önce yaptığımız söyleşiyle örtüşmektedir. Özellikle babası Sabri Bey’den aktardıkları Ünye’ye uğrayan gemiler konusuna ışık tutacak niteliktedir.


Bugünkü Sofra Osmanlı Mutfağı binası o yıllarda Ünye’ye gelip yük ve yolcu indiren gemilerin seyrini takip eden Cumhuriyet’ten sonra Deniz Yolları adını alacak olan Osmanlının Seyr-ü Sefain  acentesidir. Hüsrev Bey’in babası Sabri Bey, o yıllarda hem bu acentenin resmi görevlisi ve aynı zamanda ileride Kuvayı Milliyenin çekirdeğini oluşturacak olan Milis kuvvetleri Ünye taburu komutanıdır. Karadan ve denizden her türlü insan trafiğini takip etmektedir. Gelen gemilerle birlikte bazen sivil ve bazen asker önemli kişilerin karaya indikleri, görevlilerce ağırlandığı ve çevreyi gezdirdikleri Sayın Hüsrev Yürür tarafından da aktarılmıştır..


 


Nazım Hikmet Ünye’ye geldi mi?


 


Nazım Hikmet’in Vala Nureddin’le çıktığı Batum yolculuğunda Ünye’den geçtikleri doğrudur. Ünye’de durdukları ve gezdirildikleri ihtimal dahilinde olsa da, yapılan açıklamada kronolojik bir hata vardır.


Nazım ve Vala Nureddin (Va-Nu), Batum’ a geçtiklerinde tarih 30 Eylül 1921’dir. Nazım 19, Vala Nureddin 20 yaşındadır. 1911 Doğumlu olduğunu bildiğimiz  Rahmetli Hüseyin Sümer ise 10 yaşındadır.


Nazım’ın diğer yurtdışına çıkışları, ki esas “kaçış” bunlardır, Batı Karadeniz üzerinden olmuştur.


1926’da İzmir üzerinden gemiyle İstanbul’a, buradan Bulgaristan - Romanya üzerinden Moskova’ya kaçmıştır.


Temmuz 1951’de ise akrabası, yazar Refik Erduran yardımıyla Romanya’ya kaçırılmış ve bir daha Türkiye’ye dönmemiştir.


 


Nazım Hikmet’in Batum yolculuğu nasıl başladı?


 


İstanbul’un işgal edildiği yıllarda Nazım büyük bir coşkuyla vatan şiirleri yazar. 1920 Aralık ayında yayınlanan şiiri “Gençlik”, ülkenin kurtuluşu için gençleri göreve davet eder. 1921’in ilk günü henüz 18 yaşındayken dört şairle birlikte Anadolu’ya geçer.  Faruk Nafiz Çamlıbel, Yusuf Ziya Ortaç, Nâzım Hikmet ve  Vâlâ Nureddin, Sirkeci'den kalkan Yeni Dünya vapuru ile İnebolu’ya inerler. Kuvayı Milliye hareketine silah ve asker sağlayan bir örgütlenmeyle bağlantı içindedirler. Ankara’ya gitmek amacıyla izin ve para beklerler. Ankara sadece Nazım’a ve Va-Nu’ya izin verir. Yusuf Ziya’nın başyazarı olduğu Alemdar Dergisi işgalden yana tavır almış, Faruk  Nafiz ise, İstanbul Hükümeti tarafından ödüllendirilmiştir. Yusuf Ziya ve Faruk Nafiz İstanbul’a döner.


Nazım ve Va-Nu, 15 Gün kaldıkları İnebolu’dan kendilerini Ankara’ya götürecek olan treni beklemeden beş altı kişilik bir grupla Ankara’ya doğru yola çıkarlar.


“İstanbul’dan Mustafa Kemal’e iltihak etmek üzere kaçmış bir grup eski subayla beraber üç gün üç gece hep yürümüşlerdi. Pek az olan eşyaları bir katıra yüklenmişti. Bu iş için Kastamonulu sürücü, adam başına iki lira almıştı.” (Rady Fish, “Nazım’ın Çilesi”, Ararat yay. 1969, s. 167)


İnebolu ve Ankara’da yaşananlar, Nazım ve Va-Nu üzerinde büyük bir değişim yaratır. Burada tanışıp aynı evi paylaştıkları Sadık Ahi ve arkadaşları Nazım’ın dünya görüşünü derinden etkiler…


“Karl Marx’tan söz açıyorlardı. Engels’ten, Kautzsky’den söz açıyorlardı. Biz hiçbirini tanımıyorduk. İsimlerini bile duymamıştık.... Sadık Ahi’yle posbıyıklı ustabaşı, Almanya’daki Spartakist hareketlerine elde mitralyöz, pencereye ateş etmek suretiyle katılmışlar. Karl Liebknecht’in Rose Luxemburg’un hayranıydılar. Hep bu konulardan söz açıyorlardı.” (Vala Nureddin, “Bu Dünyadan Nazım Geçti” 7. Baskı, 1999, s. 67)


Ankara’da bekledikleri gibi Kurtuluş savaşı’na katılamayan Nazım ve Va-Nu, Ankara Hükümeti tarafından silah altına alınmayıp, Bolu’nun bir kasabasında öğretmen olarak görevlendirilirler. Nazım Türkçe, Va-Nu Fransızca öğretecektir.


Ancak yaşadıkları dar çevre, eğilim halindeki yeni düşünceleriyle pek bağdaşmamaktadır. Sadık Ahi’nin rüzgarda dalgalanan kırmızı boyun atkısıyla attığı ihtilal nutukları, söyledikleri şiirler her ikisinde de amansız bir harekete geçme isteğine dönüşür. Bolu'da tanıştıkları Ağır Ceza Mahkemesi reis vekili Ziya Hilmi beyin de etkisiyle, Moskova’ya gitmeye karar verirler.


Konuya ilişkin Sovyet Türkolog Rady Fish’in, Vala Nuredin’in ve Zekeriya Sertel’in kitaplarında yeterli ayrıntı bulunmaktadır. Bolu’yu terk etme gerekçeleri, Moskova’ya gitme isteği yanında, sürekli Ayn Pe (Osmanlı Gizli Polisi ) tarafından taciz ediliyor olmasıdır.


“Ziya Hilmi Bey, ‘Komşumuzda Fransız İhtilâli’nden daha büyük bir ihtilâl oluyor. Almanya’ya  gideceğinize, gelin hep birlikte Sovyetler Birliğine gidelim’ diyor. O  sırada İstanbul’daki sevgilisi Nüzhet Hanım’dan Nâzım’a bir mektup geliyor. O da eniştesi Muhiddin Bey’le birlikte Tiflis’e gitmekte olduğunu bildiriyor. Tamam... Plân değişiyor. Hep birlikte deniz yoluyla Sovyetler Birliği’ne geçmeye karar veriyorlar.” (Zekeriya Sertel, Mavi Gözlü Dev, s. 93-94).


 


 


Haftaya:


Nazım ve Va-Nu hangi gemilerle hangi limanları kullanarak Batum’a ulaştı?



Bu Haber 2908 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Nazım Hikmet Kim? Tarih : 26 Ağustos 2009 / Pazar Üye Adı :M. Ufuk MİSTEPE
Nazım Hikmet RAN Kim? Tüm eserlerini okudum ve kendi ağzından kendi kalemiyle onu tanımaya çalıştım. Yorumsuz anlatımımda siz de tanımak isterseniz http://unyezile.com/nazim.htm adresine tıklayınız!
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI