Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Bu Ünye’den Nazım Geçti mi? (2)
1 2009 Salı 10:09
Nazım Kornilov Vapuru ile Ünye’den geçer.. / YAŞAR KARADUMAN-AHMET DERYA VARİLCİ

Nazım ve Vala Nurettin 1921 yılı yazında Ankara’dan Bolu Akçakoca’ya  oradan da bir tekne ile  Zonguldak’a geçerler. Zonguldak’ta Kornilov adındaki eski bir Rus vapuruna binerler.. Kornilov İtalyanların Karadeniz’de çalıştırdığı eski bir yük, yolcu gaz, tuz ve  posta taşıyan  ve bir çok limana uğrayarak uğradığı yerlere yolcu ve yük indiren bir vapurdur. Bazı kayıtlarda Rusya’dan mülteci taşıdığı da yazılıdır. Kornilov Ünye’ye de uğrar.


Nazım, 1921 yılı başında, henüz 18 yaşını bitirmeden Kurtuluş Savaşı’na katılmak amacıyla Anadolu’ya geçer. Sonra fikir değiştirir Bolu Akçakoca-Zonguldak üzerinden Trabzon’a ve oradan da Rusya’ya geçmek üzere Batum’a gider. Uzun yıllar süren hasret ve esaret günleri başlar.


20 Kasım1901 doğumlu olan Nazım Hikmet, nüfusa 15 Ocak 1902 olarak kaydedilir. Adını, valiliklerde bulunmuş dedesi, Mevlevi tarikatı mensubu Nazım Paşa’dan alır. Nazım Paşa, Osmanlı’nın diğer yüksek mertebe devlet görevlileri gibi yabancı devşirmesi bir Leh’tir. Babası Dışişleri’nde memur, annesi dilci, eğitimci Enver Paşa’nın kızı Celile Hanım’dır. Dedesi şairdir. Annesi piyanist, ressamdır ve Fransızca konuşur.


 


İşgal yıllarının kurtuluşçu şairi


Nazım Ankara’ya vardığında milli mücadeleye çağıran şiirler yazmakla görevlendirilir. Yazdığı şiirin yankıları büyük olur. Nazım ile Vala Nurettin’i Meclis'e çağırılarak Mustafa Kemal’e takdim edilir. Vâlâ Nureddin şöyle aktarır :


"Basmakalıp laflara ihtiyaç duymaksızın, Mustafa Kemal, bizim için çok önemli bir sadede girdi :


- Bazı genç şairler modern olsun diye mevzusuz şiir yazmak yoluna sapıyorlar. Size tavsiye ederim, gayeli şiirler yazınız, dedi. Daha da konuşacaktı. Fakat aceleyle yanına bir iki kişi yaklaştı. Bir telgraf getirdiler. Paşa göz atınca telgrafla ilgilendi. Eliyle selamlayıp bizden uzaklaştı." (Vala Nureddin, “Bu Dünyadan Nazım Geçti”, İstanbul, 1999)


 İnebolu'dayken, Anadolu'ya geçmek üzere, onlar gibi izin bekleyen, Almanya'dan gelme genç öğrencilerle tanışmışlardı. Sadık Ahi ve diğer öğrenciler Spartakistler olarak anılıyor ve sosyalizmi savunuyorlardı. Türkiye'nin Misak-ı Milli sınırlarını ilk tanıyan ülke olarak Sovyetler Birliği'nden övgüyle söz ediyorlardı. Bunlar Nâzım Hikmet ile Vâlâ Nureddin için yepyeni bilgilerdi.


Bolu'da Ağır Ceza Mahkemesi reis vekili Ziya Hilmi’nin de etkisiyle Sovyetler Birliğine yönelen Nazım ve Vala Nurettin, 1921 yılı yaz ortasında Batum’a gitmeye karar verirler.


Nazım Hikmet’in otobiyografik romanı “Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim” de bazı detaylar anlatılır.


 


Nazım’ın izlediği rota neydi ve hangi gemiyle yolculuk yaptı?


Nazım, Vala ve Ziya Hilmi Bolu’dan Akçakoca’ya, oradan da bir kayıkla Zonguldak’a geçerler. Zonguldak’ta Kornilov adındaki eski bir Rus vapuruna binerek Trabzon’a yönelirler. Olay Rady Fish tarafından şöyle aktarılmaktadır:


Vala Ankara’dan döner dönmez üç arkadaş bir yaylı araba kiraladılar, esasen fazla olmayan pılı pıtıyı bu arabaya yükleyerek Akçakoca adında ufacık bir Karadeniz Limanına doğru yola koyuldular. Oradan da, İtalyanların müsadere ettikleri ve artık İtalyan bandırası altında sefere çıkan eski Rus vapuru ‘Kornilov’ ile Trabzon’a vardılar.” (Rady Fish, Nazım’ın Çilesi, s. 260)


1921 yılı yaz sonunda Zonguldak’tan hareket ederek Trabzon’a varan Kornilov vapurunun hangi limanlara uğradığı ve yolculuğun kaç gün sürdüğü, Karadeniz Vapur İşletmelerinin bu tarihteki “Seyri Sefer” defterlerinden bulmak maalesef mümkün olamamıştır. Çünkü o tarihte Türkiye, kabotaj seyrü seferi için kendi gemilerini bulundurmak hakkından mahkum edilmişti. Alman bandıralı Kornilov vapuru 1921 Ağustos’unda Ünye açıklarına demirlemiştir. Ancak, Osmanlı döneminin son denizcilik idaresi olan Osmanlı Seyr-i Sefain İdaresinin seyir defterinde Kornilov Vapur’u yer almaz.


 


Misafir Nazım Hikmet mi?


Vefatından önce anılarını kayıt altına aldığımız Ünye belediye eski başkanı ve CHP Ordu eski milletvekili rahmetli Hüsrev Yürür, anılarının babasını konuştuğumuz bölümlerinde benzer şeyler anlatmıştır.


Sayın Hüsrev Yürür’ün anlattıkları Tan’ın anlattıkları ile örtüşmekte ise de bir taraf noksan kalmaktadır. Sn. Tan’ın olayı bizzat bana anlattı dediği Hüseyin Sümer ile Hüsrev Yürür aynı yaştadır ve 1921 yılı Ağustos’unda on yaşlarındadır.


On yaşlarında bir çocuğun Vala Nurettin ve yanındaki misafirleri ağırlaması, gezdirmesi köye götürüp misafir etmesi pek doğal değildir. Hüseyin Sümer  bunu Hüsrev Bey gibi bir  büyüğünden nakletmiş olabilir..


Hüsrev Bey’de olayı bize babasından aktarmıştır.  Hüsrev Bey’in babası Sabri Bey o yıllarda Ünye Milis Taburu komutanıdır. Bir Çerkez prensinin damadı olması nedeniyle elindeki Çerkez kuvvetleri ile adeta kuş uçurtmamakta, kaymakam yetkilerini kullanmaktadır. Aynı zamanda Karadeniz Seyr-ü Sefain Dairesi’nin Ünye temsilcisidir. Gelip geçen hatırlı kişiler Sabri Bey’in bugün hala duran taş konağında misafir edilmektedir..


Nazım Hikmet Vala Nurettin ile birlikte Ünye’de yük indiren vapurdan karaya çıkmışsa bundan ilk bilgi sahibi olacak olan da Sabri Bey’dir. O karışık günlerde, Yunan, Rus, İngiliz casusları ve gizli servislerine ait bir takım insanların ortalıkta dolaştığı günlerde bir Rus vapurundan Ünye’de karaya çıkacak olan kişilerin dikkat çekmemesi ve bundan Sabri Bey’in haberdar olmaması mümkün değildir. Milislerden habersiz Ünye’de kuş bile uçmamaktadır. Rusların Karadeniz limanlarına yapacakları Rum Pontos mülteci çıkartmasına karşı herkes teyakkuz halindedir.


 


Gelecek sayı: Gelen Nazım Hikmet’ti.


 



Bu Haber 3216 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI