Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Türkler – 2
18 2009 Cuma 07:21
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU ÜYELERİ AHMET KABAYEL - AHMET DERYA VARİLCİ

“İnsan nereye giderse gitsin kendisini de götürür.” (Sokrates)


Geçen hafta; A. Sevim – Y. Yücel’den verdiğimiz Danişmend Beyi Yağıbasan’a ait olan Ünye’nin fetih ve iskânına ilişkin tarih,  O’nun ölüm tarihi olan 1164 yılının birkaç yıl öncesine aittir.


Başka kaynaklarda Ünye’nin Türkler tarafından fethi değişik tarihlerde verilmektedir.


Örneğin, Bahaeddin Yediyıldız 133 yıl sonrayı esas alır:


“Çepni boyları, 1297’de Ünye’yi fethetmiş, doğuya doğru ilerleyerek Trabzon’a akınlar düzenlemişlerdir”.(Prof. Dr. Bahaeddin Yediyıldız, Ordu Tarihinden İzler, s. 39)


Hangisi doğrudur? Her ikisi de doğrudur.


Çünkü Fatih’in Ağustos 1461’de Trabzon’u aldığı, Ünye ve çevresini Osmanlı toprağına kattığı tarihe kadar bölgede Türklerin mutlak hakimiyetinden söz etmek zordur.


 


 


Ünye’de Beylikler Dönemi ve Hacıemiroğulları


 


1160’lı yıllarda Danişmend Beyi Yağıbasan’la başlayan Ünye’nin fetih ve iskanı, 400 yıl sürecek olan bölgenin Türkleşmesi ve İslâmlaşması yolunda önemli bir başlangıç noktasıdır.


 


Büyük Selçuklu devletinin yıkıldığı(1157), Moğol istilasının Anadolu’yu kasıp kavurduğu dönemin ardından, 1228’de Alâeddin Keykubad (ö. 1237) Trabzon Rum İmparatorluğu tarafından istilaya uğrayan bölgeyi yeniden Türk egemenliğine bağlar.


 


1297’de Ünye’yi fetheden Hacıemiroğlu Beyliği, uzun bir dönem bölgeye egemen olur. Ancak bu egemenlik sıkça kesintiye uğrar. Uç bölge sayılan Ünye’de güçler dengesi zamanla bozulmakta; Rumlarla, Taceddinoğulları ve diğer komşu Türk beylikleri  aralarında sürekli savaşmaktadırlar.


 


Hacıemiroğulları yahut Bayramoğulları Beyliği


 


1071 Malazgirt zaferi sonrası ortaya çıkan Hacıemiroğulları beyliğinin adı kurucusuna istinaden verilmiştir. Bazı kaynaklarda Hacı Emir Bey’in babası Bayram bey’den dolayı, Bayramoğulları adıyla da anılır. Danişmend kökenli bu beyliğin konuştuğu Türkçe, Osmanlı dönemi Türkçesine kaynaklık etmiştir.


 


“Eski Türkiye Türkçesi, Beylikler Dönemi Türkçesi, Osmanlı Dönemi Türkçesinin kaynağı, Hacıemiroğullarının hâkim olduğu bölgenin Türkçesi gibi görünmektedir. Zira Eski Türkiye Türkçesi özellikleri ile günümüz ağızlarını karşılaştırdığımızda, en fazla benzerliği Ordu ve Giresun yöresinde görmekteyiz. Bunun sebebini, Danişmendlilerin medreselerini erken kurmasına ve Anadolu’da ilk yazılı eserleri vermesine bağlayabiliriz. Dânişmend-nâme gibi Türkiye’de ilk kaleme alınmış bir eserin Danişmendli topraklarında yazılmış olması ve yaygın bir biçimde Selçuklu topraklarında okunması, bu duruma sebep olmuş olabilir.” (Prof. Dr. Necati Demir, Hacıemiroğulları Beyliği, s. 9)   


 


1346’da Ünye Hacı Emir Bey tarafından yeniden ve son kez fethedilir. Ancak bölgedeki karmaşık ilişkiler sürer. Örneğin, Taceddinoğlu Beyliği’nin kurucusu Taceddin Bey, Niksar’ı başkent yapmış, 1378 yılında Canik emîri bulunmaktadır. Kadı Burhaneddin Ahmet’le bölgede hakimiyet savaşına girişmekte, Yıldırım Bayezit’le arasını açmaya çalışmaktadır.. Trabzon Rum İmparatoru III. Alaksios’un kızı Evdoksiya ile evli olan Taceddin Bey, diğer yandan Eretna’yla (Moğol / İlhanlı valiliği) ilişkileri sürmektedir. 1386’da Ordu iline saldırırken Hacı Emirzade Süleyman Bey’in askerlerince öldürülür. Taceddinoğulları ve Hacıemiroğulları arasında sürüp giden anlaşmazlık, her ikisin de Bayezit’e biat etmesiyle son bulur.


 


Hacıemiroğulları, Trabzon Rum İmparatorluğu arasındaki ilişki daha çok bölgeye egemen olma savaşıdır. Zaman zaman kız alıp verme (akrabalık bağları) ve bazen vergi ödetme (biat) biçiminde sürer gider.


 


“1358’de Bayram oğlu Hacı Emir, Maçka ve çevresine bir akın  düzenler ve çok sayıda ganimet elde eder. Aynı yıl kralın kızı Teodora’nın Bayramoğlu Hacı Emir ile evlendirilmesi için hazırlıklara başlanır.” (Prof. Dr. Bahaeddin Yediyıldız, Ordu Tarihinden İzler, s. 40)


 


1386’da Hacıemiroğlu Süleyman Bey, nihai olarak Giresun’u fetheder ve Orta Karadeniz’i kalıcı olarak Türk ili yapar.


 


Ünye’nin Osmanlı hakimiyetine girişi


 


Yıldırım Bayezit Amasya, Tokat ve Sivas’ı fethettikten sonra Samsun’a sefer yapar. Canik bölgesini tümüyle fetheder. Taceddinoğlu Beyliği, Hacı Emirzade Süleyman Bey ve bölgedeki diğer beylikler Osmanlı idaresine bağlanır (1393). Ünye’nin ilk kez Osmanlı yönetimine girdiği bu dönem Kadı Burhaneddin’in direnciyle karşılaşsa da, 1398’de Bayezit, bölgeye vali tayin ettiği oğlu Mehmed Çelebi’nin de çabasıyla Ünye ikinci kez Osmanlıların himayesine girer.


 


1402’de Bayezit’in Ankara savaşında Timur’a yenilmesinin ardından Timur’a meyleden Emiroğulları, bölgede bir süre daha Timur ve Trabzon Rum devletiyle ilişki içinde hakimiyetini sürdürür.


 


İsfendiyar Bey, Ankara savaşından sonra 1418’de Bafra’yı ve Müslüman Samsun’u ele geçirir.


 


Mehmet Çelebi’nin oğlu II. Murat (1404 Amasya doğumlu), Osmanlı tahtına oturduktan 7 yıl sonra, 1428’de Samsun ve çevresini ilhak ederek Amasya beyi Lala Yargüç Paşa’nın oğlu Hızır bey’in yönetimine verir. II. Murat, bölgede Osmanlı hakimiyetini olanca gücüyle hissettirir, hatta Trabzon’u  karadan ve denizden kuşatır. Ancak Trabzon’u almak oğlu Fatih Sultan Mehmet’e nasip olur. 1461’de Karadeniz kıyısı tümüyle Osmanlı yönetimine girer ve Hacıemiroğulları Beyliği Fatih’e boyun eğerek tarih sahnesinden çekilir.


 


Orta Karadeniz bölgesinin fetih ve iskânına ilişkin en önemli belge Osmanlı Tahrir Defterleridir.


 


“Osmanlılar bir bölgeyi gayrimüslimlerden fetih ve diğer müslüman Türk beyliklerinden ilhak ettiklerinde, oranın bir nevi kadastrosu demek olan tahririni yani yazılımını yaptırıyorlardı. Ordu yöresi de 1427’de ilhak edilince yazdırılmıştı. Ancak bu yazım sonucunu ihtiva eden Defter henüz ele geçmemiştir. İkinci yazım ise, imparatorluğun diğer bölgeleriyle birlikte , Fatih Sultan Mehmet zamanında 1455 yılında gerçekleştirilmiştir.” (Prof. Dr. Bahaeddin Yediyıldız, Ordu Tarihinden İzler, s. 42) 


 


Ünye’de ilk Türk izleri 


 


Bölgeye gelen Türk boylarının ve beylerinin adı, günümüze kadar ulaşan yer adları olarak, yöremizdeki Türk varlığının ilk delilleri sayılmaktadır. Yağıbasan, Yavi, Balağuzlu, Yeğirli, Caferli, Yazmanlı gibi köy isimleri, günümüzden 850 yıl öncesine ışık tutmaktadır.


 


Anadolu’nun ilk medresesi olan Yağıbasan Medresesi ve üzerine inşa edildiği Niksar Kalesi gibi Ünye’de de Türklerin yerleşmeye başladığı ilk dönemlere ait eserlere rastlamak mümkündür.


 


İnşa tarihi kesin olarak bilinmeyen Yaycı Köyü (Dizdar), Kabadirek Camisi ve şadırvanı, Tekkiraz beldesindedir. Danişment Gazi’nin oğlu Emirgazi, yöreye üç komutanıyla birlikte geldiği ve bölgede yapılan savaşlar esnasında arkadaşlarından birinin (Dizdar Bey) şehit düşerek gömüldüğü yere bu caminin inşa edildiği rivayet edilmektedir. Caminin arka avlusunda yer alan bazı mezar taşlarının Ortaasya Türk-şaman geleneğine uyduğu ve balbal adı verilen taşlara benzediği gözlemlenmiştir.


 


Kabadirek Camisi gibi, çevre köylerde bulunan ve çivi kullanılmadan tahtaların birbirine geçirilmesiyle yapılmış zindan adı verilen ahşap camilerden ikisi daha bugün ayaktadır; Laleli Camisi ve Yenicuma camisi.


 


Fatih’in Trabzon seferi sırasında, İkizce’de karargah kuran Ordusunun konaklaması esnasında Laleli Camisinin yaptırıldığı rivayet edilmektedir. Ağaç aksamında yapılan yaş tayininden, Caminin bu tarihlerde inşa edildiği saptanmıştır.


 


Türkler tarafından kullandığı bilinen ancak kimlerin inşa ettirdiği tartışmalı olan kaleler, bölge egemenliğinin vazgeçilmez unsurlarıdır.


 


Haftaya:


Kaleler, Kümbetler…


Türkler bölgeyi fethederken Orta Karadeniz’de  yine Türkler mi vardı?



Bu Haber 2864 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI