Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Türkler – 4
18 2009 Cuma 07:21
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU ÜYELERİ AHMET DERYA VARİLCİ - AHMET KABAYEL

1071 Sonrası Anadolu’ya giren Selçuklular ve diğer Türk beyliklerinden önce bir çok Türk boyunun ekonomik ve askeri amaçlarla bölgede zaten varolduklarını görmekteyiz.


 


Henüz İslâmiyet ile tanışmamış bu Türk boyları, Azerbaycan üzerinden Caniklere, hatta Toroslara kadar uzanarak ürünlerini mübadeleye yoluyla pazarlıyorlardı. Diğer yandan savaşçı – asker niteliklerinden ötürü, paralı asker (lejyon) esasına dayanan Roma (Bizans) ordusunda bulunuyorlardı.


 


“Bizans tahtına geçmesinden  (Basileus IV. Romanos Diogenes y.n.)kısa bir süre sonra, Yunanlılar ve diğer Hıristiyanların yanı sıra Türklerden, özellikle de Peçenek ve Oğuzlardan oluşan bir paralı asker birliği de içeren son derece karmaşık yapılı, büyük –belki de 200.000 kişilik- bir ordu topladı ve İran’a yöneldi.” (Jean Paul Roux, Türklerin Tarihi, s. 214)


 


Bu görüşe göre 1071’de Malazgirt’te yenilen Diogenes ordusunda azımsanmayacak ölçüde Türk bulunurken, 1064’te Ermenistan’ı kendine bağlayan Alpaslan’ın ordusunda Ermeniler vardı. Kendisinden kat kat üstün bir orduya karşı Selçukluların zafer kazanması ve Anadolu’da kolayca ilerleyebilmeleri ve kısa zamanda Anadolu’yu fetih ve iskân etmelerinde daha önce Anadolu’da bulunan Türklerin önemli bir rolü vardır.  


 


Türkler bölgeyi fethederken


Orta Karadeniz’de  yine Türkler mi vardı?


 


MÖ. 800’lerde Ege kıyılarına ve ardından Karadeniz’e gelerek koloniler kuran Grekler, giderek iç bölgelere doğru yayılırlar. Kurdukları Limanlarda ve kolonilerde kendi dillerini egemen kılan Grekler, bölgeyi tümüyle fethedip ve iskânı etmemişlerdir.


 


Ksenophon’a göre, Onbinlerin Dönüşü adlı eserde Karadeniz’de yerleşik kavimlerin hiç biri koloniler dışında Grekçe konuşmamaktadır. Orta Karadeniz’de bu kavimlerden Halipler (demir madeni işletmeleriyle adından bahsedilir), Bayburt ovasında İskitler (sonradan Saka adını alırlar), Trabzon’da Makronlar ve daha Batı’da Kolhalar, Driller, Massynoikler ve Tibarenler vardır.


 


Prof. Dr. Necati Demir, bölgenin asıl yerli halkı olarak, Oğuzlardan önce bu bölgeye gelip yerleşen ve aslen Türk olan Kumanlar / Kıpçaklar ve Peçenekler olduğunu yazar. (Bkz. N. Demir, Hacıemioğulları Beyliği, s.20)


 


Mükremin Halil Yinanç ve  İbrahim Kafesoğlu’nun bu konudaki belirlemelerini paylaşan Prof. Demir, Kıpçakların Türk olduğunu ve 1081’de Karadeniz sahillerinde ilerleyerek Trabzon’a kadar bütün bölgeyi ele geçirdiklerini aktarır. XII. Yüzyılda kırk bin  Kıpçak ailesi Gürcistan’a gelerek Hıristiyan olmuş, Gürcü Ordusuna girmiş ve Çoruh Vadisi’ne yerleşmişlerdir.         


(Ayrıntı için bkz. Mükrimin Halil Yinanç, “Türkiye Tarihi Selçuklular Devri” ve İbrahim Kafesoğlu, “Türk Milli Kültürü”.)


 


1071 Öncesi Orta Karadeniz:


 


Türkler 1071 sonrası Canikleri aşarak Karadeniz kıyılarına inmeden önce bölşgede Türk kökenli olduğu ileri sürülen, henüz İslamiyet’le tanışmamış kavimler vardır:


 


Kıpçaklar (Kumanlar), Peçenekler, İskitler(Sakalar), Kimmerler ve Bulgarlar…


 


Kıpçakların çok eski tarihlerde MÖ. 1118 – 1093 tarihleri arasında Sinop’tan Batum’a kadar uzanan bölgede devlet kurdukları ve Tokat yakınında Komanak köyünü başkent edindikleri ileri sürülse de (bkz. Danişmend-name, 2. bölüm; aktaran N. Demir) daha çok XII. Yüzyılda tarih sahnesine çıktıkları görülmektedir. Önceleri Oğuz Bozkırı adıyla anılan topraklar, XIII. Yüzyılda Deşt-i Kıpçak adıyla anılır ve Çin’den Volga’ya, Urallardan Karadeniz kıyılarına kadar Kıpçaklar büyük bir dağılım gösterirler. Bu coğrafyadaki egemenlikleri 1237 Moğol istilasıyla son bulur. Yaşadıkları coğrafya, soy sop ilişkileri, dil - kültür ve diğer sosyal karakterleri nedeniyle Türk oldukları, Karadeniz kıyısında varlıklarını uzunca bir dönem sürdürdükleri anlaşılmaktadır.


 


Peçenekler, Oğuz Kağan Destanı’na göre Oğuz Türklerinin 24 boyundan biridir. Divan-ı Lügatit Türk’te 22 Oğuz bölüğünden on dokuzuncusu Peçenekler (Becenekler) olarak geçmektedir. X. Yüzyılda Hazar Denizi ve Karadeniz’in Kuzey’inde yaşayan Peçeneklerin Orta Karadeniz çevresine inerek ticari faaliyette bulundukları ve Danişmentlilerle bu bölgede karşı karşıya geldikleri tahmin edilmektedir. O dönemde Canik Dağlarını aşan Türkmenler karşılaştıkları ve yendikleri kabilelerden bazılarının eski Türk adlarıyla anıldığı Danişmend-name’den bilinmektedir. Karadeniz’in Kuzeyinden balkan topraklarına inen ve 130 yıl Balkanlarda faaliyet sürdüren Peçenekler, İzmir’de Çaka Bey’le ittifak kurarak İstanbul’u kuşatmışlardır. Bizans entrikası sonucu 1053’te Kıpçaklarla imha savaşına dönüşen Lavinyon savaşının ardından Balkanlarda hakimiyeti Kıpçak Türklerine devretmişlerdir.      


İskitler, Heredot’a göre MÖ. 7. yüzyılda Tanrı Dağları ile Fergana Vadisi arasında yaşayan Asya kökenli bir kavimdir. Sakalar ile aynı kökenden geldikleri, Türk oldukları tezlerinin yanı sıra İranî bir topluluk oldukları da söylenmektedir. Karadeniz kıyılarına kadar indikleri bilinen Sakaların, MÖ. 15 ila MÖ.8. yüzyıl arasında bölgede bulunan Kimmerler’e üstünlük sağladıkları ve onları Anadolu’ya sürdükleri bilinmektedir. Yaya savaşan Kimmer Orduları, atlı Sakalar karşısında yenik düşmüşlerdir.


Kimmerler, MÖ. 714’te Sakaların saldırılarından kaçarak Urartu sınırını aşmış ve Orta Anadolu’ya girmişlerdir. Daha sonra Karadeniz’in güney kıyısı boyunca ilerleyerek Sinop’ta üslenirler, Orta Karadeniz’de uzun bir dönem egemen olurlar. Ünye'de bulunan bir gümüş kap Ekrem Akurgal (Akurgal 1969: 224vd. P1.67) tarafından M.Ö. 6. yüzyılın sonuna tarihlendirilmekte ve Kimmer sanatının son yapıtlarından biri olarak nitelendirilmektedir. Kimmerlerin de İskitler gibi Türk oldukları iddia edilmektedir. Prof. Dr. Taner Tarhan bir makalesinde şöyle yazar:


"Kimmerler ve İskitler Eskiçağ'daki ‘Türk Kültür Tarihi’nin, daha genel bir deyişle de ‘Millî Tarihimiz’in ilk temsilcileridir. Büyük tarihçi Prokopius, Kimmerleri doğrudan Bulgarlar’ın atası olarak gösterir. İran-Hazar rivayetleri de Bulgarların atası olarak ‘Kimarî’den (Kimmer) bahseder. ‘Mücmel el-tavarih’te Yafes’in yedinci oğlu ‘Kemari’nin (Kimmer) Bulgarların babası olduğu yazılıdır.”


Bulgarlar, 4. yüzyılda Orta Asya’dan Karadeniz’in kuzeyine göç etmiş olan bir Türk kavmidir. Kutrigurlar, Utrigurlar, Sabirler, Sagurlar, On oklar ve Hunlardan oluşur. Daha sonra Tuna nehrini aşarak Avrupa’ya yerleşmiş, Slavlaşmış ve bugünkü Bulgaristan halkını oluşturmuşlardır.  


 


 Haftaya:


Ünye’de Türk Yerleşkeleri ve Gayri Müslim Nüfus


Türklerin Kökeni ve Ön Türkler



Bu Haber 3762 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI