Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye Dizdar Köyü ve Kabadirek Evliyası (2)
4 Ekim 2009 Pazar 17:36
ARAŞTIRMACI GAZETESİ YAŞAR KARADUMAN / Melik Gazi ve Yağıbasan Bey

Geçen hafta başladığımız, Dizdar Bey ve “Kabadirek Evliyası” adlı dosyamızın bugün ikincisini yayınlıyoruz. Birincisinde Malazgirt’ten Sivas’a, oradan gelip Niksar’ı başkent yapan ve Ünye Niksar yolu ile sahile inerek Samsun’dan Ordu’ya kadar olan bölgeyi hakimiyeti altına alan Danişmetli Beyliği’nin Niksar’a nasıl geldiğine bakmıştık.


1106 yılında Danişment Gazi ölünce  yerine oğlu Emir Melik Gazi geçti.. Türkler Melik Gazi döneminde Akkuş üzerinden Ünye’’ye indiler. Melik Gazi 1142 de vefat edince yerine önce büyük oğlu Melik Muhammed sonra Yağıbasan Bey beyliğin başına geçti.  


Yağıbasan Bey


“Yağı” düşman demektir, basan da bildiğimiz basmaktan gelir.


Melik Gazi’nin vefatından sonraki taht karmaşasında Canik Bölgesi tekrar Bizans hakimiyetine geçmişti. Yağıbasan Bey, elden çıkan sahil bölgesini geri almak için 1157 yılında Niksar’dan, Akkuş yoluyla Ünye’ye iner ve Ünye’den, Samsun’a kadar olan bölgeyi tekrar ele geçirir.


Malazgirt’le başlayan Anadolu’ya geliş ikiyüz sene devam etmiştir. Ünye ve yöresine Türkler, parça parça gelerek yerleşmişlerdir. Yerleştiklere yerlere bey boy ve oymaklarının isimlerini koymuşlardır. Bu yer isimlerinin çoğu Osmanlılar devrinde tutulan tahrir defterlerinde geçmektedir. Bu isimlerden bir kısmı günümüze kadar muhafaza edilmiştir.


Türkler’in önceki dinleri Şamanizm’di en son Malazgirt savaşından 200 yıl önce Müslümanlığa geçmişlerdi.. Şamaniz’min bazı öğretileri İslam dinine yakındı. Bu İslam’a geçmelerinde önemli rol oynadı. Türkler altıncı yüzyıldan sonra Müslümanlıkla tanıştılar. Hemen hepsi bir gecede Müslüman olmadı. Yüzyıllar sürdü. Birçok Türk boyları direndiler. Bugün Müslüman olmayan birçok Türk devletleri vardır. Moldovya'daki Gagauz (Gökoğuz) Türkleri Hıristiyan'dır. Orta Asya'daki Yakut Türkleri halen Şamanizm dinindendirler. Hazar Türklerinin kalıntıları olan Karaim Türkleri Litvanya'da yaşarlar.. Yahudi'dirler. Ama hepsi Türk'tür ve Türkçe konuşurlar.


Anadolu'yu işgal eden Moğolların hakimiyetinin zayıflamasıyla birlikte, Doğu Karadeniz'in Türklerin elinde bulunan kesimlerinde, Canik beylikleri kurulmuş ve Osmanlı hakimiyetine kadar devam etmiştir.


Hacı Emiroğulları Canik beylikleri içinde en büyüğüdür. Kuruluş döneminde batıda Terme'den  Giresun'a kadar uzanmaktaydı. Hacıemiroğlu beyliği zamanında Oğuz Han’ın oğlu Günhan’ın çocuklarından Çepni’nin soyundan gelen Çepniler iki yüz bin çadırla Sinop’tan Trabzon’a kadar olan yerleri fethederek yerleştiler.


Danişmentlilerin tarih sahnesinden çekilmesinden sonra Taceddinoğlu ve Hacıemiroğlu Beyliği adı altında Çepniler sahneye çıkmıştır. Aslında Danişmenlilerde bir Çepni boyudur, hepsi birbirinin içinden çıkmış boylardır


Samsun’dan Ordu’ya geride Niksar’a kadar olan yerler  Dânişmendli Beyliği yıkıldıktan sonra Taceddinoğulları Beyliği ve Hacıemiroğulları beyliği arasında paylaşılmıştır. Taceddinoğulları, ve Hacıemiroğulları Dânişmendlilerin bölgedeki devamıdırlar. Zaman zaman bibirleri ile de  savaşmışlardır.  Emiroğlu Beyliği Giresun’dan Termeye kadar olan sahil şeridinde bazen Mesudiye Başkent olarak, Taceddinoğulları ise Termeden Sinopa kadar olan bölgeye hakimdiler.


1404 yılında Semerkand’a giderken Trabzon’a uğrayan İspanyol elçisi Clavijo, “Orta Karadeniz Bölgesi’ne Arzamir (Hacı Emir) isimli bir Türk beyi hâkimdir” der.


Son olarak 1427 de Emiroğulları, 1428'de de Taceddinoğulları Beyi Hasan Bey, Beyliğini Osmanlılara teslim eder. Böylece Ünye Osmanlı Devleti'ne bağlanır ve Canik sancağı  içerisinde yer alan bir kaza durumuna gelir.


Osmanlılar bir bölgeyi fetih veya diğer müslüman Türk beyliklerinden ilhak ettiklerinde, bir nevi kadastrosu demek olan tahririni yaptırıyorlardı. Ordu yöresi de 1427’de ilhak edilince yazdırılmıştı. Ancak bu defterler henüz ele geçmemiştir. İkinci yazım ise, Fâtih Sultan Mehmed zamanında 1455 yılında gerçekleştirilmiştir. İşte bu defterler günümüze kadar ulaşmış ve Türk Tarih Kurumu tarafından yayımlanmıştır. Bu Tahrir Defteri'ne göre Ordu yöresinin resmî adı, “Vilayet-i Canik-i Bayramlu me'a İskefsir ve Milas'tır.


Konuyu tekrar toparlarsak, ordusuyla fetih için Dizdar köyüne gelen Melik Gazi Oğuz Han’ın oğlu Günhan’ın çocuklarından Çepni’nin soyundan Danişmet Beyliğinin kurucusu  Ahmet Gazi Bey’in oğludur. Melik Gazi bu bölgeye geldiğinde ilk savaşı bugün Ekincik köyü sınırları içinde bulunan Meliktepesi’nde verir. Burada bir mezar bulunmaktadır. Yöre halkı bu mezarı Melikgazi’nin sanır.


 Oysa Melikgazinin mezarı Niksardadır. Hatta hocam İrfan Işık Melik Gazinin mezarının ilk başkent olan Sivas’ta olduğunu söyler. Biz Ahmet Selim Tuncer, Nesrin Tuncer ve İsmet Küçükoğlu ile birlikte Yağbasan köyünde bulunan ve  “Yağıbasan bey’in mezarı ile  Meliktepesindeki mezarı  incelemek için gittiğimizde bizi Tekkiraz’da ağırlayan Tekkiraz Belediye Başkanı  Necdet Yılmaz, Yağıbasan Bey’in mezarının restore edilerek yollarının yapılıp ziyarete açılması için  çalışmalar yapıldığını ve henüz araç yolu olmadığını söyledi. Meliktepesindekine ise hava yağışlı olduğu için çıkamadık


Yaptığımız incelemelerde Dizdar köyündeki caminin bulunduğu düz alanda büyük ihtimalle büyük bir meydan savaşının geçtiği kanısına vardık. Çünkü caminin çevresi ve arkasındaki orman ve aşağıdaki Melikderesi Selçuklu tarzı mezartaşları ile doludur.


Bu savaşta oymak beyi Dizdar Bey şehit olmuş ve hemen oraya gömülmüştür. Ordu buradan geri Niksar’a, diğer iki oymak beyi olan Yunus Bey ve Menteşe Bey orduları ile Ünye’ye inmişlerdir. Ünye’ye inen bu iki oymaya ileride tekrar döneceğiz.


Dizdar Beyin mezarının yanına ve şehitliğin ortasına bu savaştan elli yıl sonra bir cami yapılır. Ve böylece Kabadirek Camisi’nin hikayesi de başlamış olur.


Melik Gazinin  ölümü 1142 dir.. Savaşın 1140 yılında geçtiğini ve caminin de 1150 veya 1200 yıllarında yapıldığını sanmaktayız.


 


Gelecek Hafta:


Kabadirek’teki Orhun Anıtlarına benzeyen taşın sırrı nedir?


 


Aptülkadir Özaydın (Danişmentliler


Kaynaklar: Prof: Dr.Necati Demir (Danişmet Gazinin Şehadeti)


Faruk Sümer, (Oğuzlar)


Bahaattin Yediyıldız , (Ordu tarihinden izler)


Prof. Dr. Necati Demir (Osmanlı döneminde Ordu tarihine bakış),


Prof.Dr. Necati Demir (Hacı Emiroğlu Beyliği)


Esra Doğan (Samsun Araştırmaları)


Ordu 52.com


 



Bu Haber 4323 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI