Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye Dizdar Köyü ve Kabadirek Evliyası (4)
18 Ekim 2009 Pazar 18:57
Araştırmacı Gazeteci Yaşar Karaduman
Bu yazı dizisinde Ünye’nin Dizdar köyündeki “Kabadirek Evliyası” olarak bilinen Dizdar Bey’in mezarı ve camisi, anlatılmaktadır…

Kabadirek Evliyası Orhun anıtlarına benzeyen taşların esrarı

Ünye’nin Dizdar ve Yaycı köyleri sınırındaki, Yaycı köyü içinde kalan “Kabadirek Camisi” veya yaygın adıyla “Kabadirek Evliyası” veya “Dizdar Kabadirek Camisi” olarak bilinen cami ve çevresi ile ilgili çalışmamızın bugün dördüncü ve son bölümünü yayınlıyoruz.
Geçmişi sekiz yüz yıl öncesine dayanan cami ve köy, ismini Malazgirt savaşından sonra Danişmentli Beyliğini kurarak yöreyi fetheden Danişment Gazinin oğlu Emir Melik Gazi’nin oymak beyi Dizdar Bey’den almıştır.
Dizdar Bey buranın Türkleştirilmesi sırasında verdiği bir meydan savasında şehit düşmüş mezarı çevre halkı tarafından ziyaret yeri sayılmış ve yanına bir cami yaptırılmıştır. Evliya olarak ta kabul edilen Dizdar Bey’in mezarı ve yanına yapılan caminin ortasında bulunan ve yakın zamana kadar duran bir direk yüzünden ”Kabadirek camisi “ veya “Kabadirek evliyası” olarak ta ün salmıştır.
“Kabadirek” diye bilinen direk sekiz yüzyıl kadar önce çadır şeklinde yapılan ilk caminin direği idi. Direk Türklerin ilk dinlerinden getirdikleri bir inanış nedeniyle
kutsal sayılmış, etrafında dönülmesi el ve yüz sürülmesi gibi Müslümanlıkla ilgisi olmayan davranışların artması üzerine yerinden sökülmüştür.
Daha önce caminin dışında kalan Dizdar Beyin mezarı kırklı yıllarda yapılan onarım çalışmaları sırasında caminin içine alınmıştır. Şu anda mezar caminin ön tarafında cami tabanının altındadır.

Ortaasyadan Dizdar Köyüne

Özellikle Cumartesi günleri cami ve mezar gelenler tarafından ziyaret edilmekte ve şifa umulmaktadır. Caminin etrafı, karşısı, arkası mezarlıktır. Arkasındaki ormanın içinde ve caminin ön çevresinde eski ve yeni mezarlar birbirine karışmıştır. Selçuklu mezar taşları hatta Türklerin Ortaasyada iken kullandıkları ve balbal adını verdikleri mezar taşları çevrede çoktur. Arkadaki ormanın içinde çok geniş bir alan bu tür mezar taşları ile doludur.
Yaycı köyü muhtarının bize orman içinde gösterdiği birbucuk metre boyundaki siyah taşın Türklerin Ortaasyada ki Orhun anıtlarında bulunan taşlarla birebir benzediğini hayretler içinde gördük.. Bu taşlar Ortaysa Türklerinde kahramanca savaşarak ölmüş komutanların ve savaşçıların mezarlarına dikilirdi. Bu taşlar burada 1200 yılında geçen bir savaştan sonra ölenlerin mezarlarına dikilmişti. Bu taşların önceleri daha çok olduğunu, kuran kursu binası yapılırken binanın temellerine konulduğunu söylemişlerdir.
Caminin geçmişine ait bu kadar bilgiden sonra bir de bugününe baktığımızda, durum hiç iç açıcı değildir. Şu anda Yaycı köyü sınırları içinde bulunan cami ve mezarlık Yaycı ve Dizdar köyleri arasında yıllardır çözülemeyen bir problemdir. Konu şu anda yargı aşamasınadır. Köyler, aralarındaki anlaşmazlığı yargı yolu ile çözme noktasına gelmişlerdir. Bu nedenle yargı aşamasında olan sorunu yazmak için yargı kararını beklemek gerekecektir. Kendileri ile görüştüğümüz Yaycı ve Dizdar köyü muhtarları her iki köyü de mutlu edecek bir karar çıkmasını arzu ettiklerini ifade etmişlerdir.
“Kabadirek Camisi” veya “Kabadirek Evliyası” olarak bilinen ve kırk dört dönümlük bir araziyi kaplayan yer eskiden uzak köylerde “Dizdar tekkesi” olarak bilinirdi.
Yapılış tarihi, kırklı yıllarda geçirdiği bir tadilat esnasında çatıda bulunan bir Farsça metinden 1200 yılı olarak okunmuştur. Cami 1847 yılına ait resmi bir belgede “Karyei Dizdar Camisi” yani “Dizdar Köyü Camisi” olarak geçmektedir. Dizdar köyü Cumhuriyetten sonra 1924 yılında resmi olarak ta kayıtlara geçmiştir.

Cami de yapılan onarımlar

Cami, mezar ve şadırvan yüzyıllar içinde yapılan onarımlar, tadilat ve bakım çalışmaları sonucunda ilk özelliğini yitirmiştir. Cami en büyük değişikliği kırklı yıllarda yapılan bir tadilat ve tamirat sonucunda görmüştür. Sağa ve sola genişletilmiş ikinci bir kat eklenmiş ve çatı yapılmış Dizdar Bey’in mezarı caminin içine alınmıştır.
Son yapılan onarım ve yenileme çalışmaları sonucunda cami içindeki son izler de kaybolmuştur. Dizdar Bey’in mezarı ve sandukası yenilenmiş fakat orjinalliği kaybolmuştur. Onarımlar, aslına uygun yapılmamış eski tarzı korunamamıştır. Camiye pimapen denilen plastik pencereler takılmıştır. İç duvarlara kaplanan lambiri kaplamalar eski ile uyum sağlamamıştır.

Çevre bir tarih hazinesi

Caminin çevresi, önü arkası sağı solundaki birbirine karışan yüzyıllık mezarlar bakımsızdır. Dört ekol ve dönem mezar, mezarlık ve mezataşları kültürünün bir arada bulunduğu ender yerlerden olan mezarlık bakımsızdır. Oysa burası çok fazla bulunmayan bir tarih hazinesidir. Ve kesinlikle korunmaya alınmalıdır.
Bu dört ekol mezar ve mezarlık kültürü nedir?
Birincisi, Orhun anıtlarındaki taşlara benzeyen Türklerin ilk dinlerinden getirdikleri Balbal denilen mezartaşları dönemi dönemi, ikincisi, Selçuklu mezartaşları dönemi üçüncüsü Osmanlı tarzı mezarlar ve mezartaşları dönemi ve en kötüsü de son dönem olan bizim mezarlık ve mezartaşları kültürü dönemimizdir.

Yapılacak olan nedir?

Yapılacak şeye gelince, buraya bir yerlerden kaynak aktarıp, camide yapılan eski ile uyum sağlamayan onarım çalışmalarını düzeltmek, caminin içine çeki düzen vermek, eski direği yerine koymak, kapıyı ve pencereyi eski ile uyumlu hale getirmek, plastik pencereleri sökmektir.
Caminin dışının bakımını yapmak, mezarlıkları temizleyip taşları onarıp, gelenlerin rahat bir şekilde inanışlarını yerine getirebilmeleri için arkadaki orman içine veya çevreye oturacak yerler, yemek yenecek ağaçtan masalar yapmak ve yine doğaya tarihe uygun bir peyzaj yani park bahçe düzenlemesi ile burayı inanç turizmi merkezi halşine getirmektir. Çünkü “Dizdar Tekkesi denilen bu yer öteden beri hep inanç turizmi açısından dikkate değer bir yer olmuştur... Geçmişte ve halen her cumartesi günleri buraya ziyaretçi akını olur adaklar ve kurbanlar kesilir.

Son

Değerli okuyucular, Dizdar Camisi, Kabadirek Camisi veya Kabadirek Evliyası ile ilgili dört haftadır yayınladığımız çalışma burada sona ermektedir. Her şeyi tam bulabilmiş ve yazabilmiş değiliz. Bu belki ileride yapılacak daha kapsamlı bir çalışmaya hazırlık olabilir. Bugüne kadar çok az araştırılmış bu konu hakkında bilgiler çok azdır. Yaptığımız bu çalışma ile en azından kimin nerden nereye nasıl geldiğini neyin ne olduğunu, birbirine karıştırılarak anlatılan hikaye ve masallardan ayıklayarak ortaya çıkardık. En azından elimizde gelecekte çalışma yapacaklara kaynak ve cami hakkında az da olsa bir bilgi var. Daha iyisi yapılana ve daha çok bilgiler bulunana kadar bununla yetinmek zorundayız. Bu çalışma sırasında yardımlarını esirgemeyen, Tekkiraz Belediye Başkanı Necdet Yılmaz’a, Yaycı köyü muhtarı Mustafa Öztürk’e Dizdar köyü muhtarı, Kemal Türk’e, A.Selim Tuncer ve Nesrin Tuncer’e, İsmet Küçükoğlu ve Hasan Basri Ilık’a teşekkür ederim.

Gelecek Hafta: Ünye’nin Mezartaşları


Bu Haber 4819 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : MEZARLIK SORUNU Tarih : 13 Eylül 2011 / Pazar Üye Adı :ERTAŞ YANIK
YAYCILILAR ALSINLAR CAMİSİNİ 7KÖY ORDA OKUMUŞ BİZİ CAMİYE KOYMUYOLAR CAMİNİN ORTAK İSMİNİ DEYİŞ TİRİYOLAR ŞEHİT ASKER MEZAR TAŞINI KIRIYOLAR KİMSE BİŞİ DEMİYO ÇOK MÜSLÜMANLAR YA BEN ORADA OKUMUŞ BİRİSİ OLARAK BERABER SAF TUT TRUĞUM ARKADAŞLAR ŞİMDİ KARŞİMDA BİZİ CAMİYE KOYMAMAK İÇİN ELLERİNDEN GELENİ ARDINA KOYMUYOLAR MUHTAR ADAM TUTUYO MEZAR TAŞ LARINI KIRDIRIYO BUNU BÜTÜN KÖY BİLİ YO
Başlık : teşekkürler Tarih : 22 Ekim 2009 / Pazar Üye Adı :murat yılmaz
Ben şu anda gurbette bulunan bir ünyeliyim.Daha önce Ünyede kısa bir dönem Vteriner hekim olarak çalıştım. Bu mesire yerini o dönemde daha yakından tanıdım.Ancak geçmişi ve özelliklerini bilmiyordum İlçemizde benzer birçok tarihi alanla r var onlar hakkında da yazı dizileri hazırlayıp bizi çevremiz hakkında biliglendirirseniz memnun olurum Murat YILMAZ
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI