Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye’de ilk çağlarda yasamış kavimlerde mezar taşı ve ölü gömme..
2 Kasım 2009 Pazartesi 09:52
Araştırmacı Gazeteci Yaşar Karaduman
Bu yazı dizisi Ünye ve çevresinde yaşamış kavimlerin mezar, mezar taşları, mezarlık ve ölü gömme kültürlerini anlatmayı amaçlamaktadır.


Değerli okuyucular, bu bölüm, konunun anlaşılabilmesi için gerekli birkaç arkeolojik bilgiden dolayı biraz sıkıcı gelebilir, lütfen devam edin, aşağıda keyifli bölümlere geleceksiniz.


Mezar ne demektir

Ziyaret edilen yer anlamına gelir, makber, kabir, medfen ve merkad da denir. Türkistan’da “gavr” denilir. Kabir terimi buradan gelmektedir. Mezarların çoklu bulunduğu yerlere, hazîre, mezarlık, mezaristan, hamuşan veya kabristan denmektedir.
Anadolu’da yapılan kazılarda çok çeşitli mezar biçimlerine rastlanmıştır. Bu mezarlar kavimlerin kültür, sosyal yaşam ve toplumsal ilişkilerini bize anlatan belgelerdir. Her çağda ve her bölgede ayrı tip özellikler gösterirler.
Bugün, ölü gömme ve mezar geleneğinin başlangıcını kesin belirleme olanağı yoktur.


Taş Devrinde Ünye

Ünye ve çevresi ile ilgili araştırma, kendisi de Ünyeli olan Ankara Dil-Tarih Coğrf. Fak. Arkeoloji Profesörlerinden rahmetli İsmail Kılıç Kökten tarafından yapılmıştır.
Kazılar sonucu Milattan 15 bin yıl önce Ünye’de toprağa yerleşik hayatın başladığı anlaşılmıştır. Bu da taş devrine rastlar. Tarihçiler, yazının bulunmasından sonraki devirlere “Tarihi Çağlar”, yazının bilinmediği zamanlara da “Tarih Öncesi Çağlar” adını vermişlerdir. İlkyazı Mezopotamya’da ve Mısır’da M.Ö. 3 binin başlarında kullanılmaya başlanmıştır.
Ünye’de yaşamış kavimlere, mezarlarına ve mezar taşlarına geçmeden önce sırası ile tarih çağlarından başlayarak gelelim.
Ateşi bularak madenleri eriten insanların, araçlar yapmaya başladıkları döneme “Maden Devri” adı verilir. Maden Devri, Taş devri, Bakır, Tunç ve Demir Devri olmak üzere dört kısma ayrılır.
Taş Devri, insanlığın ilk ortaya çıkışından, M.Ö. yaklaşık 10.000 yıl öncesine kadar süren arkeolojik çağdır. Bu çağda insanlar taşten aletler yapmaya, besinleri pişirmeye başlamıştır. Taş devri de üçe ayrılır: Kaba taş devri, insanlar mağaralarda yaşadığı en ilkel dönemdir.. Yontma taş devrinde daha düzgün aletler yaptılar ve ateşte kızartılmış buğday ya da mısır yediler. Cilalı taş devrinde tarım ve hayvancılıkla uğraşmaya, topraktan kaplar yapmaya başladılar.
Bakır Çağı, adını bakır kullanımından da alan bu çağ, M.Ö. yaklaşık 5000-3000 yılları arasına tarihlenir. Tunç Çağı, M.Ö. 3000-1200, Kalay ve bakırın karıştırılması sonucu döneme adını veren tunç elde edilmiştir. Demir Çağı, M.Ö. 4. yüzyılda bittiği kabul edilen ve demirin eritilerek kullanıldığı dönemdir.


Ünye’de ilk yerleşim taş devrinde olmuştur.

Ünye’de ilk yerleşim taş devrine rastlayan zamanda Cevizderesi yöresini kaplayan Tozkoparan, Koytakkaya, Tilki mağaralarında olmuştur. Bu mağaralarda İlhami Kılıç Köktenin yaptığı kazılarda ele geçen bulgular MÖ. 15000 yıllarında insanların buraya geldiğini göstermiştir. Buralar doğal mağaralardır. Yapılan sondajlar yerleşimcilerin denizden yararlandıklarını ortaya koymuştur. Deniz ürünlerinden süs araçları yapmışlar, ölülerini yırtıcı hayvanların leş kokusuna gelmelerini önlemek için gömmüşler, daha sonraları daha derin kazarak leş yiyicilerin cesetlere ulaşmalarını engellemeyi öğrenmişlerdir. Kral ve kraliçelerini ulaşılması zor yerlere yaptıkları kaya mezarlarına gömmüşlerdir. 1968 yılınsa yayınlanan ”Yeşil Ünye Rehberi”nde Orhan Bora eski mezarlar başlığı altında bu mezarlardan bahseder.


İlk insanların ölü gömme usulleri

Doğa şartları ile baş etmekte zorlanan ilk çağ insanları yabani sebze, meyve ve kökler ile avlandıkları hayvanları yiyerek beslenmişlerdir. İklim ve çevre şartlarının değişmesi sonucu av hayvanlarını izleyerek, küçük gruplar halinde konar - göçer bir tarzda mağaralarda barınmışlardır. Ateşi bu çağda bulmuşlar ve besinleri pişirmeyi, ısınmayı öğrenmişlerdir..Bu dönemdeki çukurlar şeklindeki mezarlar, ilk insanların ölülerini gömdükleri hakkında bilgi veren izlerdir bu kültüre Taş Devri çağı adı verilmektedir.


Taş devrinde ölü gömme

Bu dönemde ölü gömme geleneği taş sandık ve küp mezarlardır. Çömlek mezarlara da rastlanılmıştır. Bazı mezarlarda yarı yarıya yakılmış insan kemikleri de çıkmıştır.
Araştırmacı -Yazar Berkay Dinçer, Taş devri çağı insanlarının, vahşi hayvanlardan korunmak ve avlanmak için aletler yapmaya, ayrıca bu devirde artık insanların ölülerini de sistemli bir biçimde gömmeye başladıklarını, cesetlerin küp içine yerleştirildiğini, küplerin genelde ağızı doğuya, dipleri ise batıya bakar şekilde hafif yatık biçimde gömüldüğünü yazar.
Taş devri insanları mezarlarında, ölüler hiçbir mezarda, dümdüz yatırılmamıştır Ölüler genellikle uyku ya da cenin posizyonunda bulunmuştur.. Eski Türkler can ve ruh mefhumunu genel olarak tın (yani nefes) kelimesiyle ifade etmişlerdir, insan ölürken canının bir kuş gibi uçup gittiği varsayılır. Orhun Kitabeleri'nde ölmek, uçmak, uçup gitmek olarak anlatılmıştır.
Türklerin ölülerini nasıl gömdüklerine ait bilgileri Çin kaynaklarından edinebilmekteyiz.
Göktürkler ölüyü çadıra koyarlar, çadırın etrafında at üzerinde yedi defa dolaşırlar, kapının önünde bıçakla yüzlerini kesip kanlı gözyaşı dökerlerdi. Altaylılar ölülerini umumiyetle dağ üzerindeki gizli yerlerde toprağa gömerlerdi. Ölü giyinmiş vaziyette mezara konur ve yanına, yol için bir torba yiyecek de yerleştirilirdi.
Uygurlar ölüyü gömerken yeni elbise giydirirlerdi Orta Asya'da, Hunlar’ın ve Göktürkler’in iptidai boylarından bazıları ölülerini tabutlara koyup ağaçlara asarlardı.
Eski Türklerde ayrıca mezarlara bayrak asma geleneği vardı. Altay dağlarında yaşayan Türk göçebelerinin kadınları yas tutarken elbiselerini yedi gün ters giyerlerdi.
Gelecek hafta: “Ünye’de ilk yerleşen kavim Kaşkalar ve Kaşkalar’da ölü gömme”
Bu araştırma: Ünye-Karizma İnşaat Ltd. Şti. sponsorluğunda yapılmıştır.

Yararlanılan eserler:
Beyhan Palancı, Anadoluda Ölüm Ritüelleri
Nilgün Çıplak” Anadoluda ölüm sonrası mezarlıklar çevresinde oluşan inaç ve pratikler”
Berkay Dinçer "Türkiye'nin Tarih Öncesinden Bir Kesit
Dinçer Berkay 2001, "İnsanın Biyokültürel Evrimi",
Vikipedia
“Yeşil Ünye Rehberi 1968 ” Orhan Bora
Osman Doğan, “Tarihte Boyunca Ünye”
Ufuk Mistepe, Aydınlık Ufuklar sitesi
Adem Işık, Antik Kaynaklarda Karadeniz Bölgesi, TTK yay., Ankara 2001.
Muharrem Ergin, Orhun Abideleri, Boğaziçi Yay., İstanbul 1980


Bu Haber 4241 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : "tekzip" Tarih : 25 Ekim 2010 / Pazar Üye Adı :Berkay Dinçer
Merhaba, Yazınızda, "Araştırmacı -Yazar Berkay Dinçer, Taş devri çağı insanlarının, vahşi hayvanlardan korunmak ve avlanmak için aletler yapmaya, ayrıca bu devirde artık insanların ölülerini de sistemli bir biçimde gömmeye başladıklarını, cesetlerin küp içine yerleştirildiğini, küplerin genelde ağızı doğuya, dipleri ise batıya bakar şekilde hafif yatık biçimde gömüldüğünü yazar." şeklinde bir ifade bulunmaktadır. Oysa ki, tarafımdan yapılmış hiçbir yayında, ne cesetlerin küp içerisine yerleştirildiğinden, ne de küplerin ağzının-dibinin yönlendirilmelerinden bahsedilmemektedir. Tarafıma atfedilen fakat, tarafımdan hiçbir suretle ifade edilmemiş olan bu bilgilerle bir ilgim bulunmadığının anlaşılabilmesi için, bu mesajın, sayfanızda yayınlanmasını rica ederim. Saygılarımla, Berkay Dinçer
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI