Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye ve çevresinde yerleşen ilk kavim“Kaşkalar”
9 Kasım 2009 Pazartesi 11:39
Araştırmacı Gazeteci Yaşar Karaduman
Bu yazı dizisi Ünye ve çevresinde yaşamış kavimlerin mezar, mezar taşları ve mezarlık kültürlerini anlatmayı amaçlamaktadır.

Ünye’de tarih sahnesinde görülen ilk kavim Gaşkalar’dır. Gaskalar’ın, ilk Türkler olduğu yönünde tarihçilerin büyük çoğunluğu ittifak içindedirler..
Gaşkalar, (Kaşkalar veya Gaslar da denilmektedir), MÖ. 2000-1200 son Tunç Çağı’nda yıllarında yaşamışlardır. Gaşkalardan sonra Ünye’de sırası ile Hititler, Frigler, İonlar, Kimmerler, Lidyalılar, Persler, Helenler, Pontuslar, Romalılar, Bizanslılar, Selçuklular ve Osmanlılar hüküm sürmüşlerdir..
Tarih öncesi çağlarda Ünye’nin ilk sakinleri Gaşkalar’dan sonra yöreye hakim olan Hititler de Firigler tarafından yıkılmışlardır. 1200-700 tarihleri arasında hüküm sürmüş olan Frigler’in bölgesel ismi “Paflagonyalılar” diye de bilinir. Firig’ler MÖ. 700 tarihinde Kimmer’ lerin hakimiyeti altına girerler. Kimmer hakimiyetine Lidyalılar son verir. MÖ. 547 yılında Orta Karadeniz, İranlıların idaresi altına girer. M.Ö.279 yılında Pontus Kralı Ariobarnes tarafından tüm Orta Karadeniz işgal edilir. MÖ.73-72 Romalılar, Pontus Krallığını yıkarak idareyi ele alır..Pontus’a son veren Bizans idaresi altında uzun zaman kalan Ünye Danişment Melik Gazi’nin Samsun’dan Ordu’ya kadar olan bölgeyi Bizanslılardan alması ile Türklere geçer..Bölge daha sonra1400 lü yıllarda Osmanlılara katılır.

Kaşgalar
Milattan onbeş bin yıl önce yerleşimin başladığı Ünye’de yazılı tarihin bize ulaştırdığı ilk bilinen yerleşik kavim “Gaskalar” veye “Kaşkalar” dır. Hititler'in başkenti Boğazköy'de bulunan tabletlerden öğrenildiğine göre de Son Tunç Çağı'nda M.Ö. 2000-1200 arası bu bölgede yabani bir kavim olan Gaskalar'ın oturduğu belirtilmektedir.
Gas veya Gasgas ismi verilen kavime ait günümüzde çok az bilgi bulunmaktadır. Kaynaklar, Mezopotamya’da oturan ve M.Ö. 2000 yıllarında Sümerlerin kuzeyindeki dağlık bölgede Gasi Devletini kuran Gasgas’ların çok iyi ata binmeleri, savaşçı olmaları ve deri ile kürklerden oluşan giysiler giymeleri nedeniyle bir Türk olduklarını yazmaktadır. Gasgaslar, Etiler’in Anadolu’da hüküm sürdükleri devirlerde, batıda Bolu ve Adapazarı, doğuda Samsun ve Ünye havalisinde yerleşmişti.
Gaşkalar sadece Hitit dönemine ait kaynaklarda konu edilmiş ve Hitit döneminden sonra tarih sahnesinden çekilmişler, yaşamları boyunca konar-göçer bir hayat sürdürmüşlerdir. Gaşkalarla ilgili tüm bilgiler, Hitit kaynaklarına dayanmaktadır. Hatti (Hitit) tabletleri bu bölgede, Kaşkalar adıyla anılan bir halkın oturduğunu yazar. Cesur, haşin ve savaşçı insanlar olarak tasvir edilen Gaşkalar'ın ırklarını belirten bir kayıt bulunamamıştır.. Hitit belgelerinde Gaşka dilinin Hitit diline yakın olduğu yazılıdır.. Gaşkalar'ın "Gasys" adı verilen bir dil konuştukları, Amasyalı Strobon tarafından belirtilmiştir. Kaşgay Türkleri'nin ön ataları kabul edilen Gaşka "Alnı beyaz lekeli at" anlamına gelen "Kaşka" sözcüğünden türetilmiştir.

Kaşgalar’da ölü gömme

İlkel insanlar ölümde ruhun bedeni geçici olarak terk ettiğine inanırdı. Kaşgalar’da bazen ruh geri dönsün diye ceset gömülmez ıssız bir yere bırakılır ve orada çürürdü. Bu türlü inanışlar çağlar boyu değişik ölü gömme şekilleri ortaya çıkarmıştır.
Tüm toplumlarda ölümün bir son olmadığı, inancı vardır. İlkel kavimlerde birbirine çok benzeyen ölü gömme usulleri görmekteyiz. Hatta yatağı yorganı ile birlikte ölü gömme adetlerine rastlamak mümkündür. Mezara yemek bırakma, su bırakma gibi adetler bazen günümüze kadar gelmiştir. Mezarlara su dökme bu ilk çağlardan gelen adetlerden biridir.
İlkel insanlarda henüz bizim bildiğimiz şekilde mezar taşı ve toplu mezarlık kültürü oluşmamıştır. Mezar taşına ilk defa Kaşgalar’da ve Hititler’de rastlamaktayız. Kaşgalar mezarlaına iri taşlar koyarlardı. Toplu mezarlık kültürü ve mezartaşı bir iki sayı sonra geleceğimiz yine bir Türk kavmi olan Kimmerler’de “Ölü Dağları” olarak karşımıza çıkacaktır.
Kaşkalara ait bütün bilgileri Hititlerden öğrendiğimiz gibi, ölü gömme, mezar ve mezarlık kültürlerini de aynı kaynaklardan öğrenmekteyiz. Kaşkalar’ın ölü gömme usulleri kendilerinden bin yıl sonra ortaya çıkacak olan Ortaasya Türklerinin ölü gömme usullerine çok benzemektedir. Kaşkalar’ın ölülerini kimi yerlerde höyüklere, kimi bölgelerde kuyu biçimli kazılmış yerlere, özel küplere, odacıklara, kimi kesimlerde de taştan oyulmuş mezarlara gömdüğünü gösteren kanıtlar vardır. Cesetler, toprağa dik gömülen küplerin içerisine konarak yanlarına veya yakınlarına sunular bırakılıyordu. Yaygın mezar türleri, taş sandık ve küp mezarlardır.
Kaşkalar ölülerini bazen yakmış, ağaca asmış, bazen de toprağa gömmüştür. Doğadaki çok iri şeylerin, (taş, kaya ve ağaç gibi) diplerine ve yüksek tepelere gömmüşler, etrafına sıra sıra taşlar dizmişler, baş taraflarına ise yuvarlak iri bir kaya koymuşlar ve bir daha o bölgeye uğramamışlardır. Bazen kuyu biçiminde taştan oyuluş yerlere, eti yakıp kemiği gömmüşler bugün olduğu gibi hayvanlar kurban etmişler, ölüye içki ve yemek sunmuşlardır.
Ölü yakılacağı zaman bir araba üzerinde odun yığınının bulunduğu meydana götürülerek akşam üzeri yakılmaktadır. Ertesi sabah köz yığını bira ve şarapla söndürüldükten sonra kadınlar geride kalan kemik artıklarını külün içinden ayıklayarak kokulu yağ dolu gümüş bir kaba yerleştirip, ardından bir keten bezine bohçalayıp gömerlerdi.
Bugüne kadar Ünye ve çevresinde bilinen bir Kaşka mezarı ve Kaşgalar’a ait bir iz tespit edilememiştir. Samsun Tekkeköy’de Sinopta, Devrek’te, Gaşka mezarları bulunmuştur.
Gaşkalar veya Kaşkalar’dan sonra bölgeye Hititler gelecektir.
Gelecek hafta: Hititler Ünye’de

KAYNAKLAR
Adem Işık, Antik Kaynaklarda Karadeniz Bölgesi, TTK yay., Ankara 2001.
Beyhan Palancı, Anadoluda Ölüm Ritüelleri
Nilgün Çıplak” Anadoluda ölüm sonrası mezarlıklar çevresinde oluşan inaç ve pratikler”
Berkay Dinçer "Türkiye'nin Tarihöncesinden Bir Kesit
Stroban, Antik Anadolu Coğrafyası, çev: Prof. Adnan Pekmen,
Vikipedia, Meydan Larousse


Bu Haber 4382 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI