Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Noel Baba Efsanesi
8 Ocak 2010 Cuma 16:39
ÜNYE TARİH RAŞTIRMA GRUBU - AHMET DERYA VARİLCİ - AHMET KABAYEL
“Noel Baba Türk asıllı mı?” başlığı ile 28 Aralık 1995 tarihinde Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan haber Ünye ile yakından ilgiliydi. Haberin kaynağı araştırmacı mimar Erdoğan Vata’ya ulaşan Sayın Nadi Çolakoğlu, kendisiyle bir saate yakın telefon görüşmesi yaptı. Beş yıl önce yapılan bu görüşmede hangi önemli konular konuşuldu? Bir buçuk yıl önce yitirdiğimiz Rahmetli Vata hangi özel bilgileri verdi?

Ünye Ticaret Borsası Sekreteri Nadi Çolakoğlu, araştırmacı Erdoğan Vata’nın haberinde Aziz Nikolaos’un “Çarşamba ile Perşembe arasında” bir yerde keşişlik yaptığı ifadesine dayanarak harekete geçer. Aziz Nikolaos’un (Aya Nikola) aslen Türk olduğu ve Noel Baba olarak Demre’de öldüğü ayrıntısı ise, Sn. Vata’nın Vatikan Kodeksleri’ne, Bükreş, Götingen ve Haydelberg üniversitelerinde yaptığı araştırmalar sonrasında ileri sürülmüştür.

Sn. Çolakoğlu araştırmada işaret edilen yerin Ünye olabileceği kanaatine vararak Sn. Vata’yı aramış, Çarşamba ile Perşembe arasında Aya Nikola adıyla bilinen tek yerin, Ünye’deki Aynikola yarımadası olduğunu söylemiştir.

Sn. Vata ve Çolakoğlu görüşmesi

Bir saate yakın telefonda görüşen Sn. Vata, Ünye ve çevresinde Türklerin 1071’den yüzlerce yıl önce var olduklarını ileri sürer. Kilise kodekslerine (tahrir defterleri) ve Batı Üniversitelerindeki tarihsel belgelere dayanarak Türklerin bölgede yaşadıklarını, İslamiyet öncesi Kıpçak, Peçenek ve Oğuz Türklerinden bazı boyların Hıristiyanlığı tercih ettiklerini söylemiştir. Şaman inancını terk ederek Hıristiyanlaşan bazı Türk boyları zamanla çok geniş bir coğrafyaya dağılarak farklı toplumsal örgütlenmeler içinde yer almışlardır. Savaşçı geleneklerinden ötürü, bölgede egemenlik kuran devletlerin askeri gücünü oluşturan Türk boyları zamanla silinmiş, Hıristiyan topluluklar içinde eriyip gitmişlerdir.

Sn. Vata’nın ileri sürdüğü Oğuz Türkleri dışında, Sn. Çolakoğlu’nun ismen hatırlayamadığı Hıristiyanlaşan bir başka Türk boyu Peçenek’dir. Danişmendname’de belirtildiği gibi, Orta Karadeniz’e Canik adını verenlerin Peçenekler olduğu sanılmaktadır. Bölgeye gelip yerleşerek Hıristiyanlaşmışlar, 1071 sonrası Türkmen Ordularının karşına çıkmışlardır.

Vata’nın üzerinde durduğu en önemli konu, Türkler bu dönemde Hıristiyan topluluklar içinde eriyip gitse bile bazı özelliklerinin sürdürdüğü, hatta Hıristiyan topluluklarına da kabul ettirdikleri gerçeğidir.

Noel Baba Figürü Türk’tür

Genç yaşta Hıristiyan keşişi olan Sarı Saltuk, Nikolaos adını alsa da, Şaman bir ailenin çocuğu olarak eski Türk inancını tümüyle terk etmez sürdürür. Şaman gelenekleri uyarınca, diğer keşişlerden farklı hareket eder. Denizcilerin ve çocukların koruyucusudur. Yardımseverdir, çocuklara hediyeler dağıtır. Sadece giyim kuşamıyla değil, Kuzeyli Türk topluluklarınca kutsal sayılan geyik motifiyle de Türk figürü ortaya koyar.

Eski Pagan inancından kaynaklandığı ileri sürülen Noel Yortularının, eski Türk – Şaman geleneklerine bire bir uyduğu görülmektedir. Bilindiği gibi, Noel sözcüğünün kökeni Latince’deki “Natalis” (doğum) sözcüğünden gelmektedir ve Hz. İsa’nın doğum günü olan 25 Aralık’a tekabül eder. Noel kutlamaları, Doğuş Bayramı olarak bilinir.

Noel kutlamaları

Noel, aynı zamanda “yeni gün” anlamına gelmektedir. 22 Aralık’ta gece ile gündüz birbirlerine eşitlenir. Eski Türk geleneklerinde gök tanrısı gece ve gündüzü tanzim eder. Gündüz geceye baskın gelir ve Türkler "Yeniden doğuş bayramı" kutlar. Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ’a göre bu kutlamalarda süslenen çam ağacı adeti daha sonra Hıristiyanlara Türklerden geçmiştir. Ağaçlara dilek tutularak çaput bağlanması, günümüzde de süren Şaman adetlerinden biridir. Eski Sümer geleneklerinde mevcuttur.

Batı’da Noel Ağacı süsleme adeti 16. yüzyılda Almanya’da başlar. Oradan Fransa’ya geçerek bütün dünyaya yayılır.

Doğu Karadeniz’de kutlanan “Kalandar ” (Takvim, Yeni Gün), eski Türk geleneklerine benzemektedir. (Bkz. Kamil Aksoylu. Laz Kültürü. Tarih, Dil, Gelenek ve Toplumsal Yapı. Phoenix Yayınevi. Ankara, 2009)

Noel Baba Efsaneleri

Noel Baba efsaneleri Hıristiyan toplumlarda bile hayli farklılıklar içerir. Kuzey Kutbu’ndan İsveç dağlarına kadar egzotik mekanlarda yaşadığı, Ren geyiklerinin çektiği uçan kızaklarla çocuklara Noel hediyesi taşıdığı kabul edilmektedir.

Keşiş iken aziz ve daha sonra piskopos olan Aziz Nikola (Saint Claus, Aya Nikola), efsane bir kişi olarak Noel Baba adıyla anılması ve adına bir çok kilise tahsis edilmesi

Noel Baba’ya benzeyen bir başka olgu, Hz. İsa’dan çok sonra ortaya çıkan ve aslen bir Hıristiyan mitosu olan ve Kur’an’da Ahsab-ı Kehf olarak geçen ‘Yedi Uyurlar’ efsanesidir. Yedi Uyurlar’a ait mağaranın içinde olduğu iddia edilen 33 kentin 4 tanesi Türkiye’dedir. Afşin, Efes, Lice ve Tarsus’ta bulunan mağaraların hepsi Yedi Uyurlar’ın yaşadıkları mekanlar olarak kabul edilmektedir.

Günümüzde ekonomiyi canlandırma amacıyla kullanılan Noel Baba figürü, giysilerinin rengini kırmızıya boyayarak Coca Cola tarafından reklam malzemesi yapılmıştır.

Noel Baba ve geyikler

25 Eylül’de bu sayfada yayınlanan araştırmamıza ciddi bir yaklaşım da değerli arkadaşımız A. Selim Tuncer’den gelmiştir. Noel Baba’nın Türk olduğu yolunda “Haber 7” yazarı Oğuz Düzgün’ün yazısını hatırlatan Sn. Tuncer, “Noel Baba’nın Ünyeli olduğunu söylememiz için yeterli karine olmadığını” yazmıştır. Haklıdır, bu tür belirlemelerde, birden fazla mekanın aynı kişi yahut kişilere tahsis edilmesi -şimdiye kadar- normalmiş gibi görünse de; bilimsel açıdan esaslı karinelere her zaman ihtiyaç duymak gerekir. Daha önce de açıkladığımız gibi biz, Noel Baba’nın Ünyeli olduğunu söylemiyoruz. Yapılan araştırmalar ve yayınlanan bilgiler çerçevesinde “Noel Baba Ünyeli mi?” diye soruyoruz. Araştırılması gerekir, diyoruz.

Oğuz Düzgün’ün http://www.haber7.com/haber/20090101/Noel-Baba-Turk-mu.php değerlendirmesini de dikkate almak gerekir. “Noel Baba gibi masalsılaşmış şahısların tarihi gerçekliğini iki kere iki dört eder kesinliğinde ortaya koymak çok da mümkün gözükmemektedir,” deyişine, “Geyikli Baba’nın Noel Baba figürüne kaynaklık ettiği” belirlemesini yabana atmamak gerekir.

Türklerin kökeni ile ilgili Sibirya’da yapılan kazılarda, henüz taşıma hayvanı olarak atın bilinmediği dönemlerde geyiklerin kullanıldığı, evcilleştirilmesinin ardından atları geyik gibi süsledikleri bilinmektedir. (Bkz. Jean Paul Roth, Türklerin Tarihi)

Sn. Tuncer’in değindiği diğer konu, “sadece adı Aynikola” olan Ünye’deki kiliseye ilişkindir. Ünye kent merkezinde bilinen başka kiliseler de vardır. Sadece Yalı Mevkindeki kilise ayaktadır. Aynikola dışında hiçbiri ismen bilinmemektedir. Şüphesiz bu kiliselerin adları birer birer bağlı bulunduğu Piskoposluk Kodekslerinde vardır. Niçin Nikola adı, Aynikola diye bildiğimiz deniz kenarındaki kilise yıkıntısına verilmiş de, Çarşamba ile Perşembe arasında bu isme yakın bilinen başka bir kilise yoktur? Kiliseler genelde yaptıranların adıyla anılır. Yahut o bölgede bilinen bir azizin adına sonradan inşa edilmiş olabilir. Kalebozuğu’ndan karaya çıkan denizcilerin (Galabuzu), Derya Hamamında yıkanarak Aya Nikola kilisesine gittikleri ve ayin yaptıkları bazı kaynaklarda geçmektedir. Üstelik Aynikola’nın Hıristiyanlarca sıradan bir kilise olmadığı, Hac yeri olarak kullanıldığı da ifade edilmektedir.

Sonuç

Denizcilerin ve çocukların koruyucucu Aziz Nikola’yı Noel Baba efsanesiyle bağdaştıran ve Ünye’den Demre’ye uzatan karineler; en az Yedi Uyurlar, Meryem Ana Evi, Yunus Emre Mezarları, Eyüp Sultan Türbesi ve diğer kutsal mekânlar kadar ciddidir.


Bu Haber 4970 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI