Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ege Vapuru ve Yaşar Kaptan
18 Ocak 2010 Pazartesi 10:24
ARAŞTIRMACI GAZETECİ YAŞAR KARADUMAN
Aşağıda okuyacağınız satırlar Ünye de bir döneme damgasın vurmuş bir mesleğin ve bir insanın hikayesinden bir parçadır.
Ünye geçmişte bir kadılar şehri olduğu gibi bir denizci ve kaptanlar şehridir, yelkenli gemi tezgahları, gemilerde kullanılan urgan ve halatların yapıldığı bir şehirdi. Osmanlı donanmasının urgan ve halat tezgahları Ünye’de idi.

Karanlık soğuk ve fırtınalı bir gece de Çerkezya’nın Soçi limanından biri Köleoğlu Hüseyin Kaptan diğeri kardeşi Köleoğlu Mehmet Kaptana ait iki yelkenli Karadeniz’in hırçın dalgaları arasında Ünye’ye doğru demir aldılar.
Hüseyin Ali Kaptan’ın önemli bir yolcusu vardı, Rusların sürgüne gönderdiği bir Çerkez prensi onüç yaşındaki oğlu, meclisi ve üç yüz adamını eşyalarını Ünye’ye götürülmek üzere Hüseyin Kaptan’a eslim edilmişti. Soçi limanı ana baba günü idi. Rusların yukarılardan sürdüğü Çerkez boyları Soçi limanına yığılmışlardı.
Mehmet Kaptanla birlikte Soçi limanından aynı saatte ayrıldılar. Soçiye gelirken yelkenlerinden biri kuvvetli fırtınada parçalanmış onu onarmak için biraz geçikmişlerdi. Arka arkaya ilerliyorlardı.. Hava soğuk ve fırtınalı idi.. Mehmet Kaptan’ın yırtık yelkenleri gemiyi zorluyordu..
Yolun yarısından sonra Mehmet Kaptan Hüseyin Kaptan’ın yelkenlisini takipte geri kalmaya başladı. Fenerle haberleşiyorlardı. Türkiye’ye yaklaştıklarında birbirlerini tamamen kaybettiler.
Mehmet Kaptan fırtınada yolu kaybetti, yelkenliye hakim olamadı, Ünye yerine Kandıra ilçesi Kefken kayalıklarına sürüklenerek kayalıklarda parçalandı ve içindeki iki yüz yolcusu ile birlikte boğuldular. Bugün Kefken kayalıklarında yelkenlinin battığı yerde bir Çerkez mezarlığı ve orada ölenler adına bir anıt vardır ve burada her yıl o gecenin anısına anma törenleri yapılır.
1864 tarihinde Çarlık Rusya’sının işgal ettiği Kafkasya’dan Osmanlı İmparatorluğu’na 1,5 milyon Çerkes sürgün edilmiştir. Bu sürgün sırasında 600 bine yakını hastalık ve açlıktan hayatlarını kaybetmiştir. Bu trajedinin geçtiği yerlerden biri de Kocaeli’nin Kandıra ilçesine bağlı Kefken kasabasının Babalı köyü sahilidir. Sakarya bölgesindeki Çerkezler Mehmet Kaptan’ın yelkenlisinin kayalıklara çarparak parçalandığı felaket gecesinden kurtulmuş insanların torunlarıdırlar. Yüz kır altı yıl önce yurtlarından sürülen Çerkesler Osmanlı Devleti`ne sığınmışlar, Karadeniz’li kaptanlar yelkenlileri ile Kakasydan Ünye, Samsun, Sinop’a devamlı insan taşımışlardır.
Hüseyin Kaptan’a teslim edilen onüç yaşındaki prensin Soçi limanında ayrılışları yürekleri parçalamıştı..Babası sıkı sıkıya oğlunun Osmanlı topraklarında iyi bir eğitim almasının sağlanmasını tembihlemişti. Yanında üç yüz kişi ve on üç kişilik konseyle Osmanlı topraklarında Ünye’ye çıkan prens Termeye yerleştirildi.
Hüseyin Kaptan ise kardeşinin yolunu kaybederek kefken kayalıklarına sürüklenip boğulduklarından habersiz sabaha karşı Ünye’ye çıktı. Halk deniz kenarında yaktığı ateşlerle onları bekliyordu.. Yolcular ve eşyalar boşaltıldı.. Tayfalardan biri koşarak Hüseyin kaptana geldi ve müjdeli haberi verdi. Hüseyin Kaptan’ın bir oğlu olmuştu.. Çocuğun adını Veysel koydular. Veysel büyüyecek, kaptan olacak ve ileride babasının işini devralacaktı.
İşte size hikayesi yazacağım Yaşar Kaptan Veysel Kaptan’ın oğludur. Veysel Kaptan benim dedem Yaşar Kaptan amcamdır. Yaşar kaptan 1912 yılında Türbe Mahallesinde babasına ait konakta dünyaya gelmiştir. Benim de adım Yaşar olduğu ve adımızın konulma hikayesi birbirine çok benzediği için amcam beni motorda yanına alır, “benden sonra sıra sende “ der daha o yaşlarda bana öğretmeye çalışırdı. Maalesef bana kaptanlık nasip olmadı.. Deniz taşımacılığı yetmişli yıllarda karayoluna kayınca benim kaptanlığım sandalımın dümeninde geçirdiğim günlerle sınırlı kaldı.
Yük ve eşya ve insan taşımacılığı o yıllarda deniz yoluyla yapılırdı. Haftada Ünye’ye birkaç germi uğrar yük ve yolcu alırdı. Gemiler yük ve yolcu gemileri olarak ikiye ayrılırdı. Yük gemilerine siyah gemiler, yolcu gemilerine beyaz gemiler denirdi. Bazen ikisi üçü birden gelirler Ünye’nin orta yerine demirlerlerdi.
Eğer gemi Ordu tarafından geliyorsa Yason burnunu döner dönmez dumanı görülür, yük ve yolcusunu almış hazır bekleyen Yaşar Kaptan’ın motoru arkasına bağladığı yumurta tabutları, elma sandıkları, kendir balyaları ve canlı küçükbaş hayvan dolu çaparları bağlayarak hareket eder vapur limana geldiğinde vapurun yanında olurdu.
Vapur Samsun tarafından geliyor ise Taşkana burnu (Fener burnu) görüşü engellediği için dumanı görülmezdi. Tepe mezarlığının yanındaki evinden vapurun Terme Çaltı burnundan döndüğünü gören Mezarcı Cemil Emmi, ya koşarak iskeleye gelir haber verir ya da biraz aşağıdaki Rasiye Teyzeye gider pencereye bir beyaz çarşaf asmasını söylerdi. İskelede bekleyen ve çarşafı gören Yaşar Kaptan makinist Oflu Yusuf’a” Haydi Yusuf” der yola çıkarlar gemi limana inene kadar onlarda geminin yanında olurlardı.

Devamı gelecek hafta:


Bu Haber 4330 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI