Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Hamam Kültürü
21 Ocak 2010 Perşembe 19:07
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET DERYA VARİLCİ - AHMET KABAYEL
Antikçağ Yunan kültürüne ait bazı kaynaklarda insanların hayatlarında yalnız üç kez yıkandıkları ifade edilir. Platon yıkanmayı bir “lüks” sayarken , Plutarkhos ancak yoldan gelindiğinde yıkanıldığını yazar. Eski Yunan’da temizlenme, yüksekte duran bir çanaktan alınan su ile silinmek suretiyle yapılırdı. Heredotos, İskitlerin terleme hamlarından bahsetse de bunların niteliği anlaşılamamıştır. Hamamları ilk kez Sicilya’da yaygınlaştığı, Hieron’un (MÖ. 478-467) yaptırdığı gemide bile özel bir hamamın bulunduğu, Pisagor’un (MÖ. 540-510) her gün yıkanmayı şart koştuğu bilinmektedir.

Avrupa toplumu Roma medeniyetinden sonra, çağlar boyunca yıkanma ve hamama olan yakınlığı terk etmiştir. Roma’dan bu kültürü devralan Türkler, yeniden yıkanma kültürünün taşıyıcıları olarak Batı’ya Türk hamamlarını takdim etmiştir. 17. Yüzyılda banyo ve hela kültürü, Fransa’ya Türklerden sirayet etmiştir. Louvre Sarayına hela ve banyo bölümleri sonradan eklenmiştir. Uzun dönem yıkandıkları ilk vaftiz suyuyla yaşayan Hıristiyanların, yıkanmanın erdemine varmaları ancak Rönesans ve Reform hareketleriyle gerçekleşmiştir.

Kültürel açıdan hamamlar

Yıkanma ihtiyacıyla ortaya çıkan hamamlar, özel konutlarda bireysel yahut topluca yıkanma mekânları olarak uygarlık tarihinde yer alırlar. İlk örneklerine Eski Sümer’de, Mısır ve Yunan toplumlarında rastlanır. Milattan önce 2500 - 1500 yıllarında bugünkü Batı Pakistan’da İndus medeniyetine ait gelişmiş su ve kanalizasyon sisteminin bulunması burada hamamların olabileceğini akla getirir. Mezopotamya’da yapılan kazılarda bulunan ve Asur Hükümdarına ait olduğu sanılan bir yıkanma tesisi dünyanın en eski hamamı olarak kabul edilir. Eski Mısır medeniyetine ait hamam kalıntılarına; Tell el-Amarna ve ülkemiz sınırları içinde Viranşehir yakınlarında rastlanmıştır. Yine ülkemizde yapılan kazılarda Zincirlihöyük’te Geç Hitit devletleri dönemine ait - MÖ 1 2oo – hamam kalıntısı bulunmuştur.

Eski Yunan medeniyetlerinde büyük ölçülerde genel hamamlara rastlanmaz. Ancak çeşitli sporların yapıldığı Yunan gymnasionların yanında yıkanma yerleri görülür. Banyo anlamına gelen balneum’ların yaygınlık kazanması ise, Roma Medeniyetinde görülür. Sicilya’da termal kaynakların etkisiyle hamamlar yaygınlık kazanır. Vezüv volkanının külleri altında kalan Pompei’de yapılan kazılarda hamamlara rastlanır. Roma toplumunda halka açık hamam mimarisinin ortaya çıktığı ve imparatorluğun egemen olduğu bölgelere yayıldığı anlaşılmaktadır. Anadolu uygarlıkları; Geç Hitit Devletleri, Lidya, Frigya ve Hierapolis (Pamukkale) termal kaynakları, yıkanma kültürüne, sağaltım ve hamam kavramlarına kaynaklık etmiştir.

Roma Hamamı deyişini günümüze ulaştıran ve bugün kullanılmakta olan örnekleriyle hamamlar; dolayısıyla hamam kültürü Romalılarla başlamıştır.

Türklere de hamam kültürünün Romalılardan geçtiğini biliyoruz. Türkler, Roma’dan esinlendiği hamamları geliştirerek, Türk Hamamı tarzını bütün dünyaya kabul ettirmiştir. Türklerin hamama verdikleri büyük önem, konakları yerlerde çadır hamamları kurmalarından anlaşılır. Selçuklu sultanı 1. Alâeddin Keykubad “hamam-ı seferi” denen bir çadır hamamıyla seferlere çıktığı bilinmektedir.

Ünye’de hamam kültürü

1520 Tarihli Tahrir Defteri’nde Ünye’de bir hamam olduğu kayıtlıdır. Kent tarihiyle akran bir yapı olan Eski Hamam’ın, bu hamam olabileceğini düşünmekteyiz. Eski Hamam’ın bölgemizdeki hamam kültürünün günümüze kadar süren ender örneklerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Bu tarihi mekânda yüzyıllar boyu Ünye’yi karakterize eden yüzlerce aile geldi geçti. Her biri Ünye’de, Eski Hamam’da sayısız izler bırakarak gittiler. Bugün bu tarihi mekân hala ayaktadır ve hizmet vermeye devam etmektedir.

Eski Hamamda kim bilir kaç genç kız görücüye çıktı, kaç gelin hamamı, kaç kına gecesi, kaç güvey hamamı düzenlendi, kaç bebek için kırk hamamı, kaç çocuk için sünnet hamamı, kaç kez yemekli eğlence mekânı oldu, bilmiyoruz.

Bildiğimiz kadarıyla bu folklorik öğelerinin hepsinin yaşandığı, hepsine ait bir öykünün olduğu ve bazı özelliklerin günümüze kadar sürdüğüdür.

Bu öykülerin bir kısmını büyüklerimizden dinledik, bazılarına da bizzat şahit olduk. Yakından baktığımızda, başka özelliklerinin de olduğunu göreceğiz.

Hangi din ve mezhepten olursa olsun, Eski Hamam’la ilgili bazı inanışların Ünye’den gelip geçen ailelerce sürdürüldüğünü gördük. Örneğin bedensel temizlik yanında hamamların ruhsal temizlik ve arınma yerleri olduğu, yanlış davranışların telafisinin bu mekânda yıkanmaktan geçtiğine dair inanç, çağlar boyu değişik insan grubu ve kuşaklarca sürdürülmüş, günümüze kadar gelmiştir. Çocuğu olmayan kadınların, hamamın en sıcak kurnasına oturarak tedavi gördüğü, daha birçok hastalığın hamamda iyileşeceği inancı yaygındır.

Müzikli eğlenceler için hamam akustiği Ünye’de mevcut, hali hazırda camiler dışında elimizdeki mekânların içerisinde hamamlardan daha uygun bir ortam yoktur. Zamanın oditoryumları sayılan hamamlar, doğal ses akışının sağlandığı ve elektronik ses entegrelerine gereksinim duyulmadan icra edildiği yerlerdir.

Spa ve Wellness Kavramı:

“Su ile gelen iyilik-sağlık” anlamına gelen ve Latince “Salus Per Aquam” teriminin baş harflerinden oluşan SPA terimi, 19. yüzyılın ilk başlarında suyu içerek ve/veya sıcak, soğuk ve farklı biçimlerde (akıtma, damlama, duşlama, püskürtme gibi) uygulanarak sağlanan tedavi anlamında kullanılmaktadır. Wellness kelimesi ise akıl, vücut, ruh ve ilişkilerde zinde olmayı ifade etmektedir. Masaj, cilt bakımı, çamur ve yosun banyoları gibi doğa ve doğal ürünlerle yapılan vücut bakımları wellness kapsamına girmektedir. Her iki yöntemin kökeni, esas olarak Türk hamamlarında mevcuttur. Hidroterapi (suyla yapılan tedavi), 18. yy. da Almanya’da uygulanmaya başlamış olmasına rağmen, daha önce Anadolu’da kullanıla gelen bir psikoterapi yöntemiydi. Batı dünyasında Orta Çağ boyunca akıl hastalarının yakıldığı yahut işkence edilerek içlerinki şeytanı çıkarmaya çalıştıkları bilinmektedir. XII. Yüzyıl Anadolu kültürünün etkisiyle olsa gerek, Osmanlı’da bu kişiler ermiş yahut mecnun kabul edilir, Edirne ve Süleymaniye darüşşifalarında su sesi ve musiki ile tedavi edilmeye çalışılırmış.

Anadolu’nun birçok yöresinde uygulanan adak hamamı, muhtemelen Ünye’deki hamamlarda da yaşanmıştır. Dileği gerçekleşen adak sahibi, bütün gün hamamı kiralayarak, yakınlarını yahut komşularını birer mum yahut sabun göndererek hamama davet eder. Ayrıca bu durum tellal aracılığıyla bütün kente duyurulur. Adak hamamı herkese açık olduğu gibi, adak hamamında yıkanmak sevap sayılır. Adak sahibi, hamama gelenleri konuk belleyerek ikramda bulunur.

Hamamlarla ilgili inançlardan bir kısmı da cin söylentilerine aittir. Karanlık bastıktan sonra hamamlara gidilmez, tekin değildir. Hamamlar cinlerin konaklama yeri olarak anlatılır. Karanlık basınca burada yıkanıp eğlence düzenlediklerine inanılır. Rahatsız edilirlerse mutlaka bunu yapanı cezalandıracakları inanışıyla karanlık basınca hamamda kalınamayacağı inancı yaygındır.

Bazı hamamlar, ermiş ve evliyaların uğrak yeridir. Suyun şifası buradan gelir. Özellikle kaplıcaların sağaltım merkezi olmasında bu efsanelerin etkisi büyüktür. Termal suların içerdiği kimyasal ve fiziksel etkenler yanında, halk arasında dilden dile geçen söylencelerin varlığı, bu mekanlara uzak diyarlardan ziyaretçi gelmesini sağlar.

Yıkanma kültürü, topluca yıkanılan hamamlar dışında eski Ünye evleri mimarisinin vazgeçilmez öğelerindendir. Birçok evin zemin katında, sarnıçlarla bağlantılı hamamlar inşa edilmiş yahut evlerin musandıra ve nurşit düzeni içinde mutlaka bir göz hamam yer almıştır.

Geleneksel meddah, ortaoyunu, Karagöz ve Hacivat oyunlarına konu olan hamamların Ünye’de anlatılan birçok öyküye kaynaklık ettiği bilinmektedir.


Haftaya: Ünye Hamamları

Kaynaklar:

İslam Ansiklopedisi, “Hamam” maddesi, c.15
Banu Apaydın Başa, Türk Hamam Kültürünün SPA & Wellness Mekanlarının Tasarımına Êtkileri
Anabritannica Genel Kültür Ansiklopedisi. “Hamam” maddesi. C. 10
Bahattin Öğel, Türk kültür Tarihine Giriş, c. 1
Türk kültürü Araştırmaları, TKA Enstitüsü, Ankara, 1986
Fikret Yegül, Antik Çağda Hamamlar ve Yıkanma


Bu Haber 2909 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI