Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yeni Cuma Ahşap Cami
5 Mart 2010 Cuma 09:34
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET DERYA VARİLCİ AHMET KABAYEL
Ünye ve çevresine ait ahşap camilerden bir kısmı günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Cuma camisi olarak bilinen bu camilerin ayakta kalanları, Kargalı Ahşap Camisi dışında halen işlevini sürdürmektedir. Çaybaşı ile Tekkiraz arasında kalan bölgede, Yeni Cuma Camii bulunmaktadır. Çaybaşı’na 2.5 km. uzaklıkta, Yeni Cuma Mahallesi’nde bulunan ahşap cami, bulunduğu mahalleye kendi adını vermiştir. İnşa edildiği yer itibariyle, bir çok yerleşim birimini kapsayacak biçimde orta noktadadır.

Ahşap camiler ve Yeni Cuma Camii

Türklerin ahşapla tanışıklığı tarih sahnesine çıktığı çok eski dönemlere rastlar. Göçebe yaşam tarzının sürdüğü yıllarda, daha kolay olması nedeniyle ahşap malzeme kullanmışlar, kıl çadırların yanında ahşap barınaklar kurmuşlar ve yiyeceklerini serender adını verdikleri ahşap korunaklarda saklamışlardır.

İslamiyet’in kabulü ve Türklerin Anadolu’yu yurt edinmelerinin ardından, kırsal bölgelerde sürdürdükleri konar-göçer yaşantısına uygun olarak ahşap camiler inşa etmişlerdir. Çantı adını verdikleri bir teknikle çivi kullanılmadan yapılan camiler, Türk ahşap geleneğinin günümüze ulaşan en eski örnekleridir.[1]

2002 yılından bu yana Ünye çevresine yaptığımız gezilerde, Tekkiraz-Ortaköy Merkez Camisi’nden başlayarak 15 adet ahşap cami tespit ettik. Çoğu Cuma Camisi olarak kullanılan bu camilerden biri de Yeni Cuma Camii’dir. Ahşap cami geleneğinin tipik bir örneğidir; inşa edildiği yer, mimari yapı ve yapım tekniği olarak bir Cuma Camisi’nin bütün özelliklerini taşımaktadır.

Diğer ahşap camiler gibi Yeni Cuma Camii’nin minaresi yoktur. Caminin kim tarafından inşa edildiği, vakıf yahut hayrat mı olduğu bilinmemektedir. Caminin holünden iç bölümüne girişte, kapı üzerindeki sövede Arapça 1280 tarihi kazılıdır. Miladi 1863-1864 tarihine denk gelen bu tarihte caminin inşa edildiği sanılmaktadır. Camide bu ibare dışında başka bir kitabe veya tarih bulunmadığı için, bu tarihte inşa edildiği kabul edilmektedir.[2]
Yeni Cuma Camii mimarisi

Cüri Deresi’nin kıyısında kurulan caminin zeminden yaklaşık 75 cm. yükseklikte taş bir platform üzerinde ahşap kirişler üzerine oturtulmuştur. Bölgedeki göl evleri gibi, su taşkınlarına karşı bu şekilde önlem alınmıştır.

Dikdörtgen biçimindeki camiye daha sonra revaklar ilave edilmiş ve etrafı kapatılarak camiye dahil edilmiştir. Dıştan dışa 9 m boyunda ve 8 m. enindeki caminin bütün aksamları ahşaptandır. Camiye Doğu cephesinin Kuzey köşesindeki üç basamakla çıkılan bir kapıdan girilmektedir. Girişte 8 m. derinliğinde 2.90 m. genişlikte doğu batı yönünde uzayan bir hol bulunur. Çatı, “kırma çatı” biçiminde olup, dört yöne meyillidir ve kiremitle örtülmüştür. Caminin üç cephesinde birer tane giyotin tipi pencere bulunur.

Duvarlarından bir kısmı yenilenen caminin, bazı ahşap aksamlarının yenilenmesi gerektiği sonucu son ziyaretimizde de, 2009 yılı sonu itibariyle ortaya çıkmıştır. Çivi kullanılmadan “kurtboğazı” şeklinde birbirleri içine geçirilerek inşa edilen duvarlar, zamana karşı ne kadar dirençli olsalar da, taş yapılar kadar dayanaklı olmamaktadır.

Cami dışarıdan bakıldığında tek katlı görünmektedir. Duvarları berkitmek için kullanılan dikey direkler üzerinde, boydan boya uzanan bir yatay direkle ikinci bir kat oluşturulmuştur. U biçiminde kadınlar mahfili olarak kullanılan bu katın yüksekliği, diğer camilerdeki gibi 1.70 cm. den daha alçak tutulmuştur. 7 Ahşap sütun üzerine oturan kadınlar mahfili, 4 adet sütunla daha desteklenmiştir. Sütunlar ve sütun başlıkları değişik geometrik şekillerle oyularak bezenmiştir.Harim kapıları ve söveler üzerinde, klasik ahşap süslemeler vardır. Hilal yahut C harfini andıran yahut kıvrımlı S harfi görünümünde sıralanan süslemelerin benzeri diğer Cuma camilerinde de bulunur.[3]

Tavanın tam ortasında kare çerçeve içinde iç içe geçmiş silindirik şekilli bir kabartma bulunur. Kademeli bir ahşap kubbe görüntüsü verilen tavan oldukça sade bir ahşap işçiliği ile bezenmiştir. Diğer aksamlardaki ahşap işlemelerin bir kısmı sentetik boyalarla boyandığı için orijinal görünümünden uzaklaştığı halde, tavan verniklendiği için ahşap görünümünü kaybetmemiştir.

Caminin minberi ve mihrabı ahşaptır. Tepesinde hilal bulunan eski mihrap, bir ahşap kütüğün yarım daire biçiminde oyulmasından meydana getirilmiştir. Bugün üst katta muhafaza edilen mihrabın yerinde lambriden yeni bir mihrap yerleştirilmiştir.

Tarihi eser olarak Yeni Cuma Camii

03.05.2001 Tarih ve 37 numaralı bir raporla Yeni Cuma Camii tarihi eser kapsamına alınmıştır. Diğer camiler içerisinde tarihi eser kapsamında olduğunu öğrendiğimiz, iki cami daha bulunmaktadır:

İkizce-Laleli Camii ve Kargalı Ahşap Cami’dir. Koruma altında olduğunu son anda öğrendiğimiz Kargalı Camii bugün terkedilmiş vaziyettedir ve “koruma” altında olmasına karşın, akıbeti meçhuldür.[4]

Tüm çabalarımıza karşın, çevremizdeki bu camiler dışında tarihi eser kapsamına alınmış ahşap camii var mı, bilmiyoruz. Bu konuda izlenen yöntemler, tutulan raporlar ve envanter çalışmaları maalesef yeterli değildir.

Doğal olarak elimizdeki ahşap camiler, bölge halkının kültürüne ve insafına terk edilmiştir. Yeni Cuma Camii İmamı Sayın Yusuf Doğan bu konuda gerekli ihtimamı göstermektedir. Ancak bilgisi ölçüsünde gerçekleştirdiği onarımlar, her ne kadar dikkatli ve iyi niyetle yapılmış olursa olsunlar, kaçınılmaz olarak bu tarihi esere zarar verecektir. Çözüm, bir restorasyon projesi kapsamında ele alınarak bu gibi eserlerin uzmanlar tarafından onarılmasıdır.

Dip Notlar:

[1] Ayrıntılı bilgi için bakınız, Canik Dergisi, sayı I, sayfa 30 “Canik’in Ahşap Camileri”, ÜTAG. Bu vesileyle, içinde olmaktan kıvanç duyduğumuz ve ortak bir çabanın ürünü olarak gördüğümüz Canik Dergi’ye yayın hayatında başarılar diliyoruz.
[2] Gezdiğimiz camilerde çeşitli yerlere düşülmüş birden fazla tarih kaydına rast geldik. Bu tarihlerden bazılarının inşa değil, tamir tarihleri olduğu anlaşılmaktadır.
[3] “Bezek” adı verilen bu süslemelerin tarihi Türklerin ahşabı kullandığı ilk döneme kadar dayanır. Yeni Cuma Camii süslemeleri de ilk inşasında yapıldığı haliyle kalmamış, zamanla yıpranmıştır. Onarım görmüş ve yenileri ilave edilerek günümüze kadar gelmiştir.
[4] Canik Dergi’nin ilk sayısında yayınlanan “Canik’in Ahşap Camileri” çalışmasında, Kargalı Ahşap Camii “tarihi eser” kapsamında gösterilmemiştir. Araştırmamızın son aşamasında “koruma” altında olduğunu öğrendik ve düzelttik. 26 Şubat 2010 tarihli Ünye Kent’te yayınlanan “Canik’in Ahşap Camileri” yazısı, düzeltilmiş halidir. Yazı içinde geçen, yiyeceklerin saklandığı ahşap ambar anlamındaki serender, yanlışlıkla semender olarak yazılmıştır. Karışıklık ve düzeltmeler için okuyucularımızdan özür diliyoruz.



Bu Haber 3620 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI