Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Sayanora Mayumi 2
4 Nisan 2010 Pazar 20:07
ARAŞTIRMACI GAZETECİ YAŞAR KARADUMAN
Ertuğrul Fırkateyni Faciası


Türkiye’den binlerce mil uzakta pisi pisine ölmek boktan şey dedi İsmail..
Kocaman bir dalga gemiyi ağızlarını açmış canavar gibi duran kayaların üzerine savurdu.. Korkunç bir sesle gemi yan tarafından çatırdadı

Oşima’da Ünyeli şehitler

Biz bu fırtınadan kurtulamayız dedi İsmail Ahmet’e.. Rüzgar dalgaların üzerinden yaladığı suları getirip yüzlerine bir kamçı gibi çarpıyordı, Çok soğuk bir geceydi.. Koca Ertuğrul gacırdıyordu, gemi bu fırtınaya dayanamayacaktı.. Birbirlerine söz verdiler eğer birisi bu felaketten kurtulup köyüne dönerse kalanın ailesine bakacaktı..
. Başlardaki iki direk üzerindeki yelkenlerle güverteye korkunç bir gürültüyle düşüt.. Allah Allah sesleri ve çığlıklar içinde gemiden sulara atladılar, buz gibi felaket gecesiydi.
Güvertede direklerin altında kalmış birkaç kişiyi kurtardılar, biri koynundan bir kese çıkardı “içinde param var sağ kalırsanız köyümde anama verin” dedi. Ve ruhunu teslim etti.

Aptülhamit 1887 yılında, Japon İmparatorunun yeğeninin kendisisni ziayeretine karşılık 1890 yılında Japonyaya bir savaş gemisi ile iade-i ziyaret yapılmasını ister.
Bu görev için, 30 yıllık, sadece iç denizlerde yüzebilecek, hem kömür hem de yelken donanımı olan ERTUĞRUL Fırkateyni seçilir. Bir iddia da,yerli yapımı olduğu için bu geminin seçildiğidir; ancak gemi okyanuslar dayanmayacak kadar bakımsızdır.
Ertuğrul Firkateyni, 3 aylık Japonya ziyaretini tamamlayıp 16 Eylül 1890da Yokohama Limanından ayrıldı. Uyarıya rağmen yola çıkan gemi Kuşimoto açıklarında müthiş bir fırtınaya yakalandı ve kayalara çarparak battı. 587
Oshima adası açıklarında Kushimo köyü kayalıklarında tayfuna yakalanarak parçalanıp sulara gömülen Ertuğrul Fırkateyni Türk denizcilik tarihine “Ertuğrul Faciası” olarak geçti. Bu faciadan yalnız 69 kişi sağ olarak kurtuldu. Fırkateynin battığı köyün sakinleri 69 Türkü kurtardılar.

Gemideki Ünyeliler
Ertuğrul Fırkateyni'nde biri çavuş, ikisi bando-mızıkacı sekiz Ünyeli bulunmakta idi. Bunların isimleri şöyledir:
Dedeoğullarından Mustafa Oğlu Hasan (Bando-Mızıka), Abazaoğullarından Ali Oğlu Emin, Müftüoğularından Ali Oğlu Hüseyin, Kerimoğullarından Sadık Oğlu İsak, Kocamanoğullarından Mustafa oğlu İsmail, Balcıimamoğullarından Raşid oğlu Mehmet. Uzunvelioğollarından Veli Oğlu Mehmet, Atikoğullarından Yusuf Oğlu Mehmet, Aşçıoğullarından Mehmet Oğlu Mustafa...

Ertuğrul Fırkateyni 1854 yılında, Kırım Savaşı sırasında Taşkızak Tersanesi'ne sipariş edilmiş, 1855 yılında omurgası kızağa konmuş ve 1863'te seyir tecrübeleri yapılmış1864 yılında hizmete girmiştir.

Ertuğrul haliçte çürütülen donanmadan eski ve bakımsız ahşap bir gemi idi, hem yelken hem de makine ile hareket 2 bin 400 ton ağırlığında, ahşap bir gemi 25 yaşındaydı.
Hemen bakıma alındı ama süre çok kısaydı.. Geminin gövdesindeki bazı eski tahtaların değişmesi ve buhar kazanının yenilenmesi gerekiyordu.
Bütün bu olumsuzluklara rağmen gemi hazırlandı.
Kafile Başkanı Albay Osman Bey, gemi komutanı Yarbay Ali Bey’di. Gemide özel olarak seçilen 56 sı subay toplam 607 kişi vardı. O yıl Bahriye Okulunu bitiren genç teğmenlerin tamamı gemiye alınmıştı gemi, imparatora mücevherli imtiyaz nişanı ve hediyeler götürecekti.
14 Temmuz 1889da İstanbul’dan yola çıkıldı. Yolda birçok olaylardan sonra Tam 11 ay sonra Japonya’ya ulaşıldı.
Facia
Yöre halkı, kazadan kurtulanlara büyük yardım ve yakınlık gösterdi.
Kazada ölenlerin anısına bölgede ilk anıt Japonlar tarafından 1891de dikildi, 1929 yılında yine Japonlar tarafından genişletildi. 1937de Türkiye tarafından restore edilen anıt önünde her yıl düzenli olarak yapılan anma törenleri yapılıyor., Bugün Kushimato’da bir de müze var. 1974 yılında inşa edilen "Türk Müzesi"nde Ertuğrul Firkateyninin maketi ve gemideki asker ve komutanların fotoğraflarıyla, heykelleri bulunuyor.

Ertuğrul Fırkateyni Sultan Abdülaziz döneminde yaptırılmıştır ve 19 Ekim 1863 Pazartesi günü Padişah huzurunda denize indirilmiştir. Makine ve kazanları 1864’te İngiltere’de monte edilmiştir. 1865’te İngiltere’den yurda dönerken Cherburg, Toulon ve bazı İspanyol limanlarına uğramış, İstanbul’a gelişinde de Beşiktaş Sahil Saray-ı Hümayunu (Dolmabahçe Sarayı) önünde demirli kalmış, bir süre sonra da Haliç’e kapatılmıştır.
Gemi 8 adet 15 santimlik Krupp topu, 5 adet 150 librelik Armstrong topu, 2 adet 4, 2 adet 3 fontluk Krupp, 2 adet 5 namlulu Hockins, 2 adet 5, 4 adet namlulu Nordenfeld, 1 adet 12 ve 1 adet 6 librelik roket kovanı, 1 torpido atış kovanı, 2 torpido, 100 Martin Henry tüfeği, 100 Wenchester tüfeği ve 40 adet tabanca ile donatılmıştı. 79 metre boyunda, 15,5 metre genişliğinde idi ve 8 metreye yakın su çekiyordu. 60 ton su alıyor, aldığı kömürle de 10 mil süratle 9 saat seyredebiliyordu. Gemi zamanına göre modern araçlarla donatılmış, elektrikle aydınlatılmıştı. Bunlar göz önüne alınarak teknenin çürüklüğünden başka kusuru yoktu denilebilir. (Vikipedia)
Ertuğrul Fırkateyni’nin Japonya Yolculuğu
Ertuğrul’un mürettebat sayısı kaynaklarda farklı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bazı çalışmalarda da toplam 609, 61 subay ve memur, 548 er ve erbaş olmak üzere toplam 609 kişi; 56 subay 537 er toplam 593; 62 subay 547 er ve erbaş, toplam 609; 61 subay ve memur 548 er toplam 609; 56 subay 537 er ve erbaş, 6 sivil personel olmak üzere toplam 599; toplam 607; 56 subay, 591 er ve bazı sivil teknisyenler olmak üzere toplam 655; 44 subay, 14 mühendis (yüzbaşı), 591 er, 5 sivil ve 1 şair olmak üzere toplam 655 olarak verilmektedir.
Adalar Vapuruna sürgün
Geminin baş çarkçısı, Ertuğrul’un makine ve kazan donanımının böyle bir seyahati kaldıramayacağını rapor etmiştir. Rapora sinirlenen Bahriye nazırı, çarkçıbaşıyı bu görevinden alınıp adalara işleyen bir yandan çarklı vapura atanmıştır. Nazır ise, geminin komutanlığına ve Abdülhamit’i temsil edecek heyetin başkanlığına kendi damadı Albay Osman Bey'i atayarak, gemiye güvenini göstermiştir. Gemi kaptanlığına da Hint Okyanusu tecrübesi olan Süvari Ali Bey getirilmiştir.
Gemiye, İmparator Meiji'ye sunulacak hediyeler ile birlikte, o dönem Bahriye Mektebi'nin (Deniz Harp Okulu) en iyi mezunları da bindirilmiş, böylece uzun seyir tecrübesi kazanmaları amaçlanmıştır. Gemiye çoğu marangoz ustası yaklaşık 500 tayfa verilmiş, yol boyunca çürümesi beklenen tahtaları değiştirerek, yamayarak gemiyi desteklemeleri istenmiştir.
Gemi, bu şekilde 1889 Temmuz'unda yola çıkmıştır. Gemiye çok az bir kömür tahsisatı verilmiş, sadece limanlara girip çıkarken görüntüyü kurtarmak için buhar kullanılması, açık denizde yelken açılması emredilmiştir. Gemi bu şekilde birkaç küçük kaza ile Süveyş kanalını geçmiş, Aden'de bir mola verdikten sonra Bombay'a doğru yelken açmıştır.
Gelecek hafta: Ertuğrul batıyor.


Bu Haber 2853 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI