Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye’de Restorasyon Çalışmaları 2
23 Nisan 2010 Cuma 21:43
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET KABAYEL-AHMET DERYA VARİLCİ
Ünye kent merkezinde Anıtlar Yüksek Kurulu[1] tarafından tescillenmiş 76 adet tarihi eser bulunmaktadır. 63 Adet ev, iki cami, bir minare, bir kilise ve bir kilise kalıntısı (Ayanikola), üç hamam, bir çeşme, bir sarnıç, bir taş kapı, bir han, bir çınar ağacı, bir kale, Toz Koparan kaya mezarı, Ünye surları tarihi eser sayılarak koruma altına alınmıştır.

Karadeniz’de il ölçeğinde bile bu yoğunlukta tarihi eser kapsamına alınmış yerleşim bölgesi yok denecek düzeydedir. Ünye, tarihsel dokusunu yitiren kentler arasında nispeten daha şanslı konuma sahiptir. Bu şansı Ünye nasıl değerlendirmektedir?

Elde olanı koruma açısından bakıldığında, mevcut tarihi eserlere ne ölçüde sahip çıkmaktayız ve benzer uygulamalar açısından Ünye’deki restorasyon çalışmaları hangi düzeydedir?

Sorularına cevap bulmaya çalıştık.

Restorasyonda Ünye’nin durumu

Ünye’de restorasyonu gerçekleşmiş yahut proje aşamasında olan eserlerin asıl sorunu şudur:

1- Tarihi eser sayısı ve bu eserlerin hangileri olduğu çelişkilidir.
2- Restorasyonun hangi ölçülere göre yapılacağı belli değildir.
3- Restorasyonu yönlendiren veriler, uygulanan teknikler ve malzemeler Anıtlar Yüksek Kuruluna sunulan raporlarla örtüşmekte midir?

Bilindiği gibi Ünye’de bugün bazı tescilli eserlerin yerinde inşaatı yıllar önce gerçekleştirilmiş rast gele yapılar bulunmaktadır. Tespit edilen tarihi eser sayısında değişik kurumların elindeki rakamlar birbirlerinden farklıdır. Örneğin Belediye’den aldığımız rakamlarda tarihi eser sayısı 76 iken, İlçe Turizm Temsilciliği tarafından 96 adet olarak gösterilmektedir.

“Tarihi çevre koruma çalışmalarının ilk aşaması korunacak kültür ve doğa varlıklarının tam olarak saptanmasıdır. Elde bir envanter olmadan düzenli bir koruma çalışması yapmak olası değildir.” [2]

Restorasyonlarda karşılaşılan diğer sorun sağlanan maddi desteğe ilişkindir. Projelendirme aşamasında verilen mali destek, başlangıçta yeterli gibi görünse de, projenin kabulü ve inşaat aşamasında ortaya çıkan problemler nedeniyle girişimciler restorasyondan uzaklaşmaktadır. Mali destek özendirici değildir. İnşaat sahiplerinin imkanlarıyla başlayan restorasyona destek aşamalı bir şekilde gelmekte ve bir olumsuzluk görüldüğü takdirde destekten vazgeçilmektedir. Eser malikleri bu gibi nedenlerle restore işine girmemektedir. Koruma kapsamındaki bu yapılarda onarım da yapılamadığı için eski evlerin büyük bir bölümü terk edilmiştir. Her biri harabe haline gelmiş ve konut vasfını yitirmiştir.

Eldeki mevcut bilgiler ışığında Ünye’de 63 adet evden 15 tanesinin restorasyonu tamamlanmıştır. Halihazırda Ünye’de üç adet tarihi eser kapsamındaki evin restorasyonu devam etmektedir. Sadece üç projede bir miktar mali destek alınmışsa da, restorasyonlara mali destek sağlayan kurum ve kuruluşların Ünye’deki çalışmalara katkısı yok denecek kadar azdır. Restorasyonların neredeyse tamamı sahiplerinin kendi imkanlarıyla gerçekleşmiştir.

Bazı eski yapıların ise rölöveleri çizilmiş ama restorasyonuna başlanamamıştır. İçlerinden çökme sürecine girenlerin yıkımı sağlanmıştır. Keşaplı Sokakta üç ev; restorasyonuna yeni başlanan Meçhul Asker Okulu’nun bulunduğu sokakta birkaç ev ve Kadılar Yokuşu çevresinde bazı evlerin aynı şekilde çöküş sürecine girdiği görülmüştür. Her biri için acilen restorasyon gereklidir.

Müze Ev Çalışması

Bazı kentlerin tarihsel dokusunu kaybetmemesi için öngörülen Venedik Tüzüğü[3] uyarınca ülkemizde de önemli adımlar atılmıştır. Tarihi çevre koruma alanında gerekli yasalar çıkarılmış ve bu alanda kullanılmak üzere fonlar oluşturulmuştur. Bazen bir yerleşim bölgesinin tümü böyle bir koruma alanı içine alınmış, kapsadığı tüm birimler restore edilmeye başlanmıştır.[4]


Maalesef Ünye 60’lı yılların sonuna kadar muhafaza ettiği tarihsel dokuyu bugün tümüyle kaybetmek üzeredir. Elimizde kalan sınırlı sayıdaki eserin yeniden hayata döndürülmesi, mülkiyet sahiplerinin tasarrufuna terk edilmeyecek kadar önemlidir.

Bu konuda Ünye’de gerçekleşen en önemli girişim, Ünye Belediyesi’nin Müze Ev projesidir.[5] Tarihsel dokusu kaybolan Ünye’yi yansıtacak biçimde restorasyonu düşünülen ev, bugün ihale aşamasındadır. Ancak restorasyon süreci, mevcut yapının çökme hızına ayak uyduramamaktadır. Orta iç kesimden çökmeye başlayan bu eski kaptan evinin restorasyonuna bir an önce başlanmazsa, restorasyon yerine rekonstrüksiyona gidilmek zorunda kalınacaktır.[6]

Ünye Kalesi Restorasyonu

Kültür Bakanlığı tarafından gerçekleştirilen en dikkate değer çalışma, Ünye Kalesi restorasyonudur. Aslen yüzey temizliği anlamına gelen bu çalışmayı restorasyon kapsamında görmek yanıltıcı olabilir. Kaleye ait sur, geçiş yolları ve zemin üzerinde zamanla oluşan tabakaların kazınması, tahrip gören kısımların onarılması ve sağlamlaştırılmasını amaçlayan bir çalışmadır. Yapıya öz niteliğini kazandıran ve kale görünümü veren bu faaliyetin periyodik bir bakıma dönüşmemesi halinde kısa zamanda eski halini alacağı aşikardır. 15 Yıl önce kalenin yıkılan aksamını yenilemek amacıyla inşa edilmiş olan surlar da elden geçirilerek “eski” bir görünüm verilmeye çalışılmıştır. Kale ile ilgili çalışmaların sistemli ve sürekli hale getirilmesi yanında, arkeolojik bir çalışmanın da zorunlu olduğu ortaya çıkmıştır. Karadeniz’de ender bulunan arkeolojik eserlerin en önemlilerinden biri, belki de en önemlisi Ünye Kalesi’dir.





Dipnotlar:

[1] Anıtlar Yüksek Kurulu olarak bilinen Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu, Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı'na bağlı korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının (Sit alanları) korunmasını sağlar. Bu amaçla restorasyon dahil bir dizi işlemi yerine getirir; bölgeler arası organizasyonu sağlar ve çıkabilecek sorunlarda "Kültür Bakanlığı"'na yardımcı olmaya çalışır.
[2] Zeynep Ahunbay - Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon, Yem Yay. 5. Bası, s.127
[3] Venedik Tüzüğü: Tarihi yapıların korunması ve restorasyonu hakkında 1964 yılında imzalanan uluslararası bir antlaşmadır.
[4] Safranbolu, Beypazarı ve Cumalıkızık örneğinde olduğu gibi, UNESCO’nun Dünya Tarih Mirası ilan ettiği bazı kentler (Venedik vb.) tümüyle restorasyon bölgesidir. Ülkemizde bu şekilde tarih mirası kabul edilen antik yerleşim birimleri mevcuttur.
[5] Müze Ev için Bkz. Ünye Kent Gazetesi, “Müze Ev İçin Röportaj”
http://www.unyekent.com/roportaj/14/muze-ev-uzerine-ahmet-kabayelle-roportaj
[6] Daha geniş bilgi için Bkz. Restorasyon, 09.04.2010 Ünye Kent Gazetesi, ÜTAG
http://www.unyekent.com/konu/177/restorasyon


Bu Haber 3549 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI