Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
İletişimde Resmin Rolü
23 Nisan 2010 Cuma 21:42
Fatma Varilci
Resmin ilk adımı çizgidir. Mağara duvarlarını süsleyen ilk çizgi, insanın çevresiyle kurduğu özel bir iletişimdir.
Çocuğun iç dünyasının dışa vurumu da resimle olur.
Çocuk resminde görülen çizgiler, şekiller ve renkler, onun dünyasını yansıtır. Çizgilerin uyumu, rengârenk şekillerin kâğıt üzerine dökülmesi, çocuğun zengin hayal dünyasının bir parçasıdır.

Çocuk ve Resim

Çocuk, kendi dünyasını çizgilerle ve renklerle ifade eder. Çocuk resimlerine baktığımızda, üzerlerindeki baskıyı, korkuyu ve kaygıyı gördüğümüz kadar; iç dünyasındaki fırtınaları, dizginlenemez istekleri ve coşkularını da görürüz. Kolayca yorumlanabilecek bu ayrıntılara geçmeden; yorumların hiçbir mutlaklık taşımadığını, çocuğa ait bir tek resimden değil de, birçok resim üzerinden ve uzun süre incelenerek bir sonuca varılabilir. Çünkü çocuk, bazen çevresinden gördüğünü taklit eder, ağabeyine yahut arkadaşına özenir, öğrendiği biçimleri uygular.
Çocuk resmini irdelerken, eğitimin bir parçası olarak düşünmekteyiz. Haliyle çocuktaki eksiklikleri, içine düştüğü sorunları, arkadaşlarıyla ve ailesiyle olan ilişkileri görmekteyiz. İç dünyasındaki dalgalanmaları, isteklerini, istemediklerini ve yetenekli olduğu konuları anlamaktayız.
Resim yapan çocukların iç disiplini gelişir, çevreyle ve toplumla daha kolay uyum sağlarlar, dünyaya daha barışçıl bir pencereden bakarak mutlu bireyler olmayı öğrenirler. Arkadaşlarıyla ve çevreyle kurdukları sağlıklı ilişkiler sayesinde iletişim sorunu yaşamazlar.

Çocuk Resminde ana öğeler

Sayfa kullanımı:

Kağıda sığmayan kocaman evler, sayfa dışına taşan insan figürleri ve iri objeler çizen çocuklar; iç kontrolleri zayıf, saldırgan eğilimli, hiperaktif çocuklardır.
Kocaman kağıda karınca gibi insanlar yerleştirmek, objeleri neredeyse tanınmayacak ufaklıkta çizmek, çocukta özgüven eksikliğinin ifadesidir. İçedönük ve çekingen çocukların sayfayı bir türlü dolduramamaları bundandır.
Nadiren çekingen çocuklar, kendi zayıflıklarını süblime etmek amacıyla büyük figürler kullanırlar. Güçle özdeşleşen büyük figürlere rağmen, kullandıkları renkler silik, çizgileri ürkektir.

İnsan çizimi:

İnsan figüründe her organın ayrı bir önemi vardır. Baş kısmının çok büyük yahut küçücük çizilmesi, çocuğun kendi zekasını yetersiz görmesinden dolayıdır.
Belirgin veya iri çizilmiş bir ağız iletişimsizliği; abartılmış dişler, problemli ve saldırgan çocuğu ifade eder. İri ve gözbebeği olmayan gözler, görme bozukluğuna, iri burun (delikleri) solunum sorununa işaret eder. Kulaklar iri çizilmişse, işitme eksikliği yahut konuşulanlara merak vardır.
Eller küçük çiziliyor yahut hiç çizilmiyorsa, uyum güçlüğü vardır. Kendine güveni eksik ve yeteneklerini sorgulayan bir çocuğun çevreyle çatışmasına tanık oluruz. Bacaklar cılız, ayaklar küçük yahut hiç çizilmiyorsa, güçsüz olduğunu zanneden güvensiz bir çocukla karşı karşıyayız demektir.
Cinselliğiyle ilgili sorunu olanlar, cinsel organları daha belirgin çizer.
Çocuk resminde insanlar, önem derecesine göre sıralanır. Sevdiği insanları kendi yanına yakın çizerken, bazen el ele tutuşur temas kurarlar. Güçlü kabul ettiği karakterleri daha büyük çizerler.
Sevmediklerini uzak ve küçük çizerken, kıskandığı kardeşini mümkünse hiç çizmez. “Kardeşin nerede?” sorusunu, “Kağıda sığmadı!” deyip, geçiştirir. Sevdikleriyle arasına obje koymaz, eğer koyuyorsa aşamadığı bir engel var demektir. Sevdiklerini yumuşak ve yuvarlak çizerken, sevmedikleri daha keskin ve sivri çizgilerle anlatırlar.
Çocuğun anlık duygularına bir örnek; Anaokulu öğrencisinin bir kağıda bir kadının elini havada çizmesi, parmaklarını iri-sivri bir biçimde göstermesidir. Bir de apartmanın balkonundan bakan bir çocuk çizmiştir. Ne anlatmak istediği sorulduğunda, annesinin onu dışarıya oynamaya göndermediğini anlatır

Bazı objelerin çocuk resmindeki durumu:

Uyumlu ve güvenli çocukların resminde objeler, boşlukta kalmaz, mutlaka bir zemin üzerine oturtulurlar. Evlerin, ağaçların ve insanların bulunduğu zemin bir çizgiyle belirtilir.
Ağaçların kökleri ve dalları farklı ayrıntıları açığa vurur. Toprağın altında ağaç kökleri gösteriliyorsa, çocuğun iç dünyasında önemli sorunlar var demektir.
Gökyüzünde güneş çizimi huzurlu bir çocuğu, koyu renk bulutlar sıkıntıyı, evlerin bacalarından çıkan duman aile içinde sorunlar yaşandığını gösterir. Kendi evini çizen çocuk için pencere büyüklüğü önemlidir.

Renklerin önemi:

Çocuğun dünyası parlak ve canlı renkler içerir. Kırmızı, sarı, turuncu ve yeşil renkleri çok severler. Karanlık ve koyu renklerden hoşlanmazlar. Açık renkli kalemleri canlı görünmeleri için bastırarak boyamaya çalışırlar.
Kırmızı, sarı ve turuncu gibi sıcak renkler, çocuğun mutluluğunun dışavurumudur. Ancak aşırı kullanımı halinde kırmızı, hiperaktivitenin, saldırganlığın işaretidir.
Mavi, yeşil ve pembe huzurun rengidir. Siyah, gri, mor yahut kahverenginin ağırlıklı kullanıldığı resimlerde çocuk, huzursuzdur, mutlu değildir.
0-6 Yaş grubu çocuğa kuru boya kalem yahut pastel boya verilerek resim yapması istenir. Etrafı kirlettiği için suluboya resim yapmasına fazlaca izin verilmez.
Oysa suluboya resim, kas gücü gerektirmez. Çocuğun yaratıcılığı için en güzel araçlardan biridir. Bu yaş grubunda en fazla zeka gelişimi resim yaparak sağlanır. Resim yapan çocuk olanca hayal gücünü ve yaratıcılığını ortaya koyar. Çocukların rengarenk, cıvıl cıvıl dünyasına girmek için, neler yarattığına bakmak yeterlidir.



Bu Haber 3590 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI