Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Karadeniz’de Özgün Bir Lezzet Durağı: Vonalı Celal
30 Nisan 2010 Cuma 10:29
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET DERYA VARİLCİ
Karadeniz'in özgün tatlarından Vonalı Celal, düne kadar yol üstü lezzet duraklarından biriydi. Bolaman-Ordu otoyolu tamamlanınca, üç yıldan bu yana sahil trafiği durma noktasına geldi. Canik'in ilk sayı kapak konusu olan; "Ünye Saklı kent mi oluyor?" sorusunun cevabını, Ordu-Bolaman sahil şeridinde aradık.
Geçenlerde yolumuz Ordu’ya düştü. Haliyle otobanı tercih ettik. Türkiye'nin en uzun tüneli Nefise Akçelik (Hapan) tünelinden geçtik. 2006 Yıl sonunda hizmete açılan tünel 3825 metre boyunda ve oldukça konforlu. Tünelin özelliklerini ve üst düzey güvenlik seviyesini radyomuzun FM bandına yapılan anonstan öğrendik.

Ordu dönüşü, sahil yoluna saptık. Amacımız Perşembe’yi, Vona Limanı’nı, Çaka’yı ve Vonalı Celal’i ziyaret etmek, “otoban” sonrası sahil’in durumudu gçörmekti.

Perşembe –Yalıköy sahil yolu gerçekten “boş” denecek kadar tenhaydı… Çevredeki yerleşim yerlerine ait birkaç araç ve bizim gibi özellikle bu yolu kullanmak isteyen bazı araçlar dışında kimseye rastlamadık. Yalıköy ve Kuştepe’deki et lokantaları kapanmış, bir kısmı Bolaman’ın otoyol çıkışı üzerine taşınmıştı.

Dönüş yolunda ilk durağımız Perşembe şehir merkezi oldu. Burada el ayak iyice çekilmiş, eskiden beri Ordu’ya yakınlığı sebebiyle fazla gelişme imkânı bulamayan Perşembe, trafik akışının azalmasıyla iyice “saklı kent” görünümüne bürünmüştü.

Vona Limanı olarak bilinen Perşembe’nin balıkçı barınağına indiğimizde, deniz yolunun daha hareketli olduğunu gördük. Barınakta onarım faaliyetleri sürüyor, denize açılan balıkçı motorlarının bir kısmı sığınacağı limana dönüyordu.

Hava kararmadan Vonalı Celal’e varıyoruz. Kapıda bizi karşılayan genç görevliye ilk sorum şu oluyor:
- Trafik oldukça sakin, eskisi gibi gelen olmuyor mu?
- Yol gerçekten sakin ama bizim müşterilerimiz her şeye rağmen bizi yalnız bırakmıyor.

Vona, Perşembe’nin eski adı. Vona adını çevreye ilk duyuran Vonalı celal’in kendisiymiş. İddia böyle…
Vonalı Celal’in mekanı; sahil yolu üzerinde, Hoynat Tüneli’nin Mersin Köyü tarafında. İlk bakışta, iki kulübe görüyorsunuz. İri bir tabelada “Vonalı Celal” yazmasa, yanlış yere geldiğinize hükmedersiniz. Adını sıkça duyduğunuz bu yerin bu kadar mütevazı hatta salaş olması şaşırtıcıdır.
Deniz kıyısına uzanan merdivenlerden iniyoruz. Aşağıda yüzlerce turşu kavanozunun istiflendiği kilerde Vonalı Celal’le karşılaşıyoruz. Bizi dostça karşılıyor. Kıyıya demirlemiş bir gemi güvertesinde gezer gibi, turşu kavanozları arasında geziniyoruz. Bir yandan da sohbet ediyoruz. Noter tasdikli turşu türü sayısı 200’ü geçmiş; kiraz, üzüm, kara yemiş, erik, yeni dünya, kısır, töngel, mantar, merulcan, yumurta ve maydanoz kökü bunlardan bazıları.
Yöre mutfağının lezzetlerini 1976’dan bu yana bu güzel koyda sunan Vonalı Celal’in meslek serüveni, karayolunun yeni yapıldığı yıllarda başlıyor. Yolcu otobüsleri o dönem Söğütaltında duruyor. Bir de Giresun Armelik’te mola veriliyor. Vonalı celal, henüz Celal Öztürk iken; bu lokantalarda bulaşıkçılık yapıyor, oradan garsonluğa ve aşçılığa geçiyor. Yöresel tatlardan oluşan yol üstü lezzet durağının oluşum süreci böyle başlıyor.
Bugün Vonalı’nın yeri, başta hamsi olmak üzere zengin balık çeşitleri, 30 çeşit mahalli Vona yemeği ve yüzlerce çeşit turşuyla hizmet veren kalabalık bir aile işletmesidir. Bu işletmede çay için ücret ödenmez.
Masamıza önce yöresel mevsim yemeklerinden sütlücen (Fatsa ve Ordu’da “sakarca” denmektedir) ve galdirik geliyor. Seren unu veya fırın unundan yapılan mısır ekmeği, küçük parçalar halinde tavada pişirilerek sıcak servis ediliyor. Yöre sebzelerinin kavurması, çorbası ve sulu yemekleri sunuluyor. Börek içi malzemesi olarak yöresel otlar kullanılıyor.
Miktarı az, çeşidi fazla olan yiyeceklerden istedik ki, mümkün olduğunca değişik lezzetler tadalım.
Balık çeşitleri yanında, hoşkıran, nivik ve melevcen gibi otantik yiyeceklerden söz ettik. Börülce (pancar çorbası), ısırgan yemeği, kiraz tuzlusu mevcuttu. Bu mevsimde bulunmayan bazı türlerin turşusu vardı. Annemizin “işli tava” dediği, hamsili pilavdan yedik. Bir yandan da Vonalı Celal’le sohbetimizi sürdürdük.
Malum soru, “çevre yolu” sizi nasıl etkiledi?
Cevap ilginçti. İlginç olduğu kadar ders alınacak türden.
Elbette yoldan geçenlerin sayısındaki düşüş, mekana uğrayanların sayısında da azalmaya yol açmış. Gelen müşteriler artık Vonalı Celal’i bilerek geliyor, Vonalı Celal için geliyor. Yurt dışından bile, bu mütevazı aile işletmesini tercih edenler oluyor. Gelip buluyorlar. Rast gele değil de, bilerek gelen müşteriye hizmet vermeyi farklı bir “zevk” olarak yorumluyor Vonalı…
Ünye’den, Fatsa’dan ve Ordu’dan gelen daimi müşteriler olduğunu, düzenli olarak bazı grupları misafir ettiklerini söylüyor.
Ne sahil şeridindeki trafik azalması, ne de son yıllarda sözü edilen ekonomik kriz Vonalı Celale özgü lezzetleri azaltmamış, Karadeniz’in bu özgün lezzet durağını “saklı kent”e çevirmemiş.
Tatil günü olmamasına rağmen içerideki müşterin Vonalı Celal için geldiklerini gördük.
Bu lezzet uğruna Vonalı Celal’i fırsat buldukça ziyaret etmek gerektiğine inanarak, Vonalı Celal’den ayrıldık.


Bu Haber 4852 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI