Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Sayanora Mayumi (8)
17 Mayıs 2010 Pazartesi 09:31
Araştırmacı Yazar Yaşar Karaduman
Dönemezsem, Oğlum Memet sana Emanet Ali Çavuş.

Kaşinozaki fenerindeki Japon görevliler, uyumaya çalışırken, büyük bir gürültüyle kapıları çalınır. Karşılarında bitkin, ıslak perişan ve yüzü gözü kan içindeki bıyıklı ve yuvarlak gözlü insanlar durmaktadırlar.

Kısa özet:
Aptülhamit Japon İmparatorunun yeğeninin kendisini ziyaretine karşılık 1890 yılında Japonya’ya bir savaş gemisi ile iade-i ziyaret yapılmasını ister. Bu iş için ERTUĞRUL Fırkateyni seçilir, ancak gemi okyanuslara dayanamayacak kadar bakımsızdır. Ertuğrul zor bela gittiği 3 aylık Japonya ziyaretini tamamlayıp 16 Eylül 1890da Yokohama Limanından yola çıkar ve Oşima açıklarında fırtınalı bir gecede kayalara çarparak batar. Bu olayda 587 denizci boğularak şehit olmuştur. Bu olay Türk denizcilik tarihine “Ertuğrul Faciası” olarak geçmiş ve 69 kişi sağ olarak kurtulmuştur.

Değerli okuyucular, iki yıl önce başladığım bu araştırmanın Ünye’yi ilgilendiren bölümünü yedi haftadır yazıyorum. “Ertuğrul Fırkateyni Faciası” nı neden araştırdım, Ünye’yi neden ilgilendiriyor? Bu Faciada boğularak şehit olan 587 denizcinin arasında sekiz de Ünyeli vardı. Biri sağ kurtularak geri dönmüştü.. Biz geri dönen Ali Çavuş ile şehit olanlardan İsmailin yakınlarını bulduk, geriye altı kişi daha kaldı şimdi bunların kimler oldukları ı bulmaya çalışıyoruz.

Kaynaklar
Ertuğrul’la ilgili en değerli kaynak, Ertuğrul’un seyri boyunca, haberleri Osmanlı kamuoyuna duyuran Ceride-i Havadis Gazetesi ve Binbaşı Süleyman Nutki Bey’in 1911 yılında yazdığı “Ertuğrul Faciası” isimli eseridir.
Ertuğrul’un Yokohama’dan, kalkış tarihi olan 15 Eylül 1890 pazartesi günü itibaren, kazanın meydana geldiği Perşembe gününe kadar geçen 87 saat içinde neler olduğu bilinmemektedir. Burada yazdıklarımız kurtulanlardan gemi imamı Ali Efendi ve diğerlerinin anlattıklarından yaptığımız derlemedir.

Bir Önceki sayıdan
Geçen sayıda Ertuğrul Gemisini fırtınanın içinde boğuşurken bırakmıştık. Geminin ana direkleri parçalanarak güverteye daha sonrada denize düşmüş direklerin üzerine düşmesi ile birçok denizci can vermiştir. Denize düşlen direklere sarılan denizciler bütün gece dalgalarla kayalıklara savrularak parçalanmışlardır. Geminin kazan dairesine su girmiş baş tahtalar parçalanmıştı ve sona doğru yaklaşmaktaydı.

Ertuğrulun son anları
Fırtına şiddetini artırmakta devam ediyordu. Baştan gelen dalgalar güverte tahtalarını ayırmıştı... Kazan dairesindeki kömürlüklerden de su geliyordu...Bunun anlamı, geminin bordasında kırılmalar olmasıydı. Birbiri ardına ortaya çıkan bu arızalar, en yılmaz denizcilerin bile mitlerini söndürmeye yeterliydi.
Rüzgârın şiddetinden ve dalgaların hücumundan geminin kırılan kısımlarını kalafat, ve marangozlar ellerinde fenerler öteye beriye koşarak, tamire ediyorlar subaylar erlerle birlikte uğraşıyordu. Bir kısım mürettebat da kömürlüklerden giren oldukça fazla miktardaki suyu, boşaltmaya uğraşıyorlardı.

Ünyeli Kocamanoğlu İsmail fazla dayanamıyor
Kocamanoğlu İsmail ile Çavuşların Ahmet, büyük bir gürültüyle kırılan yelken direği ile birlikte önce güverteye sonra denize düştüler.. İsmail’in sağ ayağı düşen direğin altında kırılmıştı, suyun içinde ayağını oynatamadı.. Su buz gibiydi, fazla dayanamayız dedi içinden, yanında direğe tutunan Ahmet’e “biz buradan dönemeyiz Ahmet” dedi. Köyü geldi aklına Karadeniz’de Ordu’nun Ünye kasabanın yükseklerindeki Kuşçulu köyü ve üç yaşında bıraktığı oğlu Memet geldi aklına.
Dalgalar onları biraz sonra kayalıklara atmaya başladı, sağları ve solları insan cesetleri ve bağıran inleyen yaralılarla dolu idi. “Orda mısın Ahmet “ dedi, karanlıkta dokundu Ahmet’e
“Buradayım İsmail, dayan biraz sonra karaya çıkmış oluruz” dedi, Ahmet
İsmail’in ezilen bacağı kanıyor ve kan kaybediyordu, biraz sonra gücü tükendi
“Dayanmıyorum Ahmet, hakkını helal et, kurtulup köye dönersen oğlum Memet sana emanet”, dedi, biraz sonra gücü tükendi direğin iplerini tutan elleri gevşedi ve kendini Oşimanın karanlık ve soğuk sularına bıraktı..
Ahmet biraz daha direndikten sonra bir dalga onu kayalıklara sahile fırlattı.. Bayılmıştı, ayıldığında ağır yaralı olduğunu anladı, epey yukarıda Kaşinozaki fenerinin bir yanıp bir sönen ışığı aşağıyı da aydınlatıyordu, birkaç yaralı ile birlikte sürünerek kayalıklardan tırmandılar yüzü gözü kan içinde fenere ulaşıp fenerin kapısını yumruklamaya başladılar.

Yaralılar Fenere Ulaşıyorlar
Kaşinozaki fenerindeki Japon fener görevliler, tayfunun gürültüsünden uyumaya çalışırken, büyük bir gürültüyle çalınan kapıyı açarlar. Karşılarında bitkin, ıslak perişan ve yüzü gözü kan içindeki bıyıklı ve yuvarlak gözlü insanlar durmaktadırlar. Anlattıklarından önce bir şey anlamazlar fakat bir müddet sonra bunların bir deniz kazasından kurtulan insanlar olduğunu, yakınlarda bir deniz kazası meydana geldiğini anlarlar ve hemen civardaki tüm Japon köyleri ile birlikte seferber olur ve büyük bir arama kurtarma çalışması başlatırlar.
Fenerdekiler, kayalıklarda patlayan dalgaların sesinden dolayı Ertuğrul'un parçalanışını ve yardım isteyen insan çığlıklarını duymamıştır. Kurtarma çalışmaları son derece olumsuz koşullarda, Kaşimo adlı köyde yaşayanların katılmasıyla sabaha kadar sürdürülür.
Bu dilini bilmedikleri insanlardan sadece 69 tanesini sağ salim kurtarabilirler, Osman Bey ve Ali Bey'in ve Ünyeli Kuşçulu köyünden Kocamanoğul İsmailin de aralarında bulunduğu 500 kişinin ise ancak cesetlerini denizden toplayabilirler.
Yaralıların tedavisi ve bakımı için Japon köylülerin gösterdiği çaba göz yaşartıcıdır, fakir balıkçılar, tayfun sezonunda avlanamayacakları için depoladıkları balık ve tavukları kazazedelere verirler. Olay Tokyo'da duyulur duyulmaz da, İmparator Meiji gemilerinden birini hemen olay yerine gönderir, bu gemi hem köye doktor, hemşire ve yiyecek getirir, hem de ceset arama çalışmalarına yardım eder. Sonuçta, 500 küsur Türk denizcisi, Japonya'da yaşanmış en büyük deniz facialarından birinin kurbanı olarak, Kuşimoto yakınlarındaki bir şehitlikte yatmaktadır.
Gelecek hafta
Kaynaklar
Batan gemiden sağ kurtularak köyüne dönen Kaynaklar:
Çavuşların Ahmet’in torunu Muhtar Mehmet Sezginer
Osmanlı Araştırmaları Vakfı
AmiralÇetinkaya Apatay, Ertuğrul Fırkateyni
Hoşça kal Mayumi: Erdal Güven
Harun Tokak : Yeni şafak
Ertuğrul Fırkateyni’nde şehit olan
Kocamanoğlu İsmailin torunu Nuri Kocaman
Araştırmacı yazar: Osman Öndeş-Referans Gazetesi


Bu Haber 2730 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI