Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Kentsel Dönüşüm Projeleri ve Ünye
9 Temmuz 2010 Cuma 09:24
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET KABAYEL AHMET DERYA VARİLCİ
Ünye tarih araştırmaları gibi, Ünye’nin kentsel dönüşüm projesi de ilgililerce ve uzmanlar tarafından yeterince anlaşılmış değildir.
Ünye tarihi, Ünyeli etnograf Prof. Dr. İsmail Kılıç Kökten’in en son 1962-63 yılında yaptığı çalışmalarla son bulmuş; son yıllarda yapılan amatör yerel tarih çalışmaları dışında kayda değer -önemli- bir araştırmaya rastlanmamıştır.
Geçen yazımızda sözünü ettiğimiz (Bkz. Tarihi Kentler Birliği ve Ünye) uluslararası ve/veya ulusal organizasyonlara katılım gerçekleşmiş olsa bile, bu doğrultuda bir dizi girişimden söz etmek mümkün değildir.
Sadece “katılım” düzeyinde kalmak, böyle bir birlikteliğin gereklerini yerine getirmemek demektir.
Başlangıçta bazı bakanlıklar, vakıflar ve mimar odaları gibi kuruluşların aktif desteği olsa da, daha sonra asli görev sayılmadıkları bu alanı terk etmişlerdir.
Kent Konseyleri ve Tarihi Kentler Birliği üyeliği sadece bir isim olarak var olmuş, geriye eski usul imar planları kalmıştır. Kentsel yapılanma, belediye fen işleri uzmanlarıyla tozlu rafların diyaloguna dönüşmüştür.

Kentlere Göç ve Kentsel Dönüşüm

Bir tarım ülkesi olan Türkiye’de, özellikle 60’lı yıllarda başlayan köylerden kentlere göç dalgasına rastlamaktayız. Kent nüfusu hızla artarken, kırsal nüfus azalmaktadır. Bu göç dalgasıyla birlikte kentsel yapılanma ortaya çıkar.
Kent yapılanması, sanayi ve teknoloji çağının temel (birincil) öğesidir. Kentsel büyüme ve sanayileşme, karşılıklı birbirlerini etkileyen unsurlardır. Tarımsal topraklar kent arazisine dönüştükçe, verimsiz alanlar dahi değerlenir. Piyasa ekonomisi karlı bir rant alanına açılır. İnşaat ve imar sektörü, kent yapılanma sayesinde ülkenin önemli bir geçim kaynağı haline gelir. Kentsel büyümeye açılan arazilerin değerlenmesi ve kar oranlarının yükselmesi, feodal dönemde yaşanan toprak kavgalarını gündeme getirir.
Arsa spekülasyonu, devlete ait hazine arazilerinin yağmalanması ve/veya tarihi sit alanlarının talan edilmesi biçiminde ortaya çıkar. Yeniden ağaçlandırmak yerine 2B Yasası ile orman vasfını yitirilen alanlarının imara açılması bu konudaki uygulamaların sadece bir yönüdür. Resmi – özel tüm unsurlar; imar, iskan ve inşa amaçlı bir dizi girişimin müteşebbisi olurlar.
Özellikle 1980’li yıllarda başlayan ve üretken sermaye yerine para sermayeye ağırlık veren politikalar nedeniyle kentsel rantlar inanılmaz ölçüde büyümüş, neredeyse ekonomik yapının temel unsuru haline gelmişlerdir. Kentsel alanda gerçekleştirilen dönüşümler, neoliberal politikaların etkisiyle sermaye birikiminin bir unsuru olarak şekillenmeye başlamıştır. “Gecekondulaşma” olarak adlandırılan kayıt dışı konut piyasası kabuk değiştirerek farklılaşmış, kırsaldan gelip şehrin varoşlarını dolduranlar tarafından barınma amaçlı yerler olmaktan çıkarak rant alanları haline gelmiştir. Bu dönem, gecekonduların kent merkezinde kalması yanında apartman haline getirildikleri dönemdir. Gecekondu mahallelerindeki bu dönüşüm, aynı zamanda kentsel büyümenin ve dönüşümün de tarihidir. Böylece kent görüntüsü içinde sadece yoksulların yer aldığı varoşlar değil, orta gelir düzeyine sahip insanların yaşadığı kentsel bir görüntüyle karşılaşırız. Kentleşme ile paralel yürüyen kentlileşme, bu tür dönüşümler sonrasında ortaya çıkar.
İstanbul’da bir zamanlar varoş kabul edilen mekanlar, şimdilerde merkezi ve tarihi sit alanları olarak Kentsel Dönüşüm Projesi içinde oldukça yüksek rantlara tekabül etmektedir. Müteşebbislerin iştahını artıran bu ve benzeri mekanlar Başbakanlık derecesinde resmi yetkilerle donatılmış TOKİ’lere dönüşünce, büyük kentlerden başlayarak, ilçelere doğru yayılan farklı bir yapılaşma göze çarpmaktadır.

Ünye ve Kentsel Dönüşüm

Ünye’de kentsel dönüşüm bağlamında, TC. Başbakanlık Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) bağlamında Yahudi Düzü’nde yapılan konutları hesaba kattığımızda Ülke geneline benzer bir yapılaşmadan söz etmek mümkündür. Ancak Kentsel Dönüşümden kasıt, ülkemizde ve Ünye’de salt TOKİ konutlarına indirgenmesi vahim bir hatadır. Ünye gibi zengin tarihsel dokusunu kaybetmiş yerleşim merkezleri için kentsel dönüşüm, kaybedilen dokunun yeniden kazandırılması ve diğer yapıların tarihsel dokuya uygun biçimde yapılandırılmasını içerir. Kentsel mekanın değişimine ilişkin müdahaleler mutlaka resmi-sivil kuruluşların mutabakatıyla yapılmalıdır. Tarihi Kentler Birliği, Kent Konseyleri, ÇEKÜL gibi sivil toplum kuruluşlarının resmi kurumlarla görüşme ve işbirliği halinde gerekli projeleri üretmesi şarttır.
Ünye’de Kentsel Dönüşümle uzaktan ilgisi olmayan TOKİ konutları için, TOKİ Başkanı şu açıklamayı yapmaktadır:
"TOKİ, programı çerçevesinde özellikle gecekondu dönüşüm projelerine büyük önem vermektedir. Gecekondu dönüşümü ile kaçak ve çarpık kentsel alanların iyileştirilmesi, ayrıca eşzamanlı olarak yeni ve planlı kentsel arsa üretimini sağlamak suretiyle hem kent merkezlerinde bulunan değerli arsaların, kentin prestijini arttıracak özel proje alanları olarak geliştirilmesini sağlayabilecek..." (TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar, IV. Gayrimenkul Zirvesi, 2004)
Görüldüğü gibi “dönüşüm”den amaçlanan değerli arsaların değerlendirilmesidir. Ünye’deki TOKİ’ler Ünye’de evsizlerin barınma hakkını karşılamak iddiasında bulunurken, yeni bir konut sorunu başlatmıştır. Üstelik Kentsel Dönüşüm’de Fatsa’da olduğu gibi çirkin görüntüler yaratmıştır.
Kenar mahalleliler bugüne kadar yaşadıkları yerlerde kentsel dönüşüm sonrası yapılacak olan lüks konutlarda (spor kompleksi, havuzlu, bol katlı ve güvenlikli apartman bloklarda) yaşayacaklardı. Mortgage sayesinde "kira öder gibi" taksitlerle bu lüks konutlara sahip olacaktı.
Gerçekten de, 2985 Sayılı Toplu Konut Kanunu 1984 yılında yürürlüğe girdiğinde böyle bir amaç vardı. 1990 yılında 412 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnameyle TOKİ, dar ve orta gelirli ailelerin konut ihtiyacını karşılamak üzere faaliyete geçti. Ancak 06.08.2003’te 4966 sayılı Kanunla TOKİ'ye verilen "kâr amaçlı projeler geliştirmek" hakkı ve 2009’da TMMOB'un raporu gereği toplam TOKİ projelerinin sadece yüzde 22'si dar gelirlilere hitap etti. Alt gelir grubuna yönelik projeler; kalitesiz, sağlıksız ve donanımsız bir biçimde alıcılara sunulurken, geri kalan % 78’lik faaliyetleri kâr amacına yöneldi.

Sonuç

Gelinen noktada Kentsel Dönüşüm Projelerinin kentin dar gelirlilerini konut edindirmeyi amaçlamadığı anlaşılmıştır. Diğer yandan kentin tarihsel dokusunun yeniden canlandırılması, geleneksel kent mimarisinin yaşatılmasına da hizmet etmemektedir. Ünye’de çökmekte olan tarihi evlerin restorasyonu ve Kadılar Yokuşu, Bakırcılar Arastası gibi tarihi mekanların iyileştirilmesi asıl Kentsel Dönüşüm Projelerinin konusu olmalıdır.



Bu Haber 4109 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI