Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye’de Dondurma
30 Temmuz 2010 Cuma 10:28
Ünye Tarih Araştırma Grubu Ahmet Kabayel-Ahmet Derya Varilci
“Kütür kütür hanımlara, sevdalı beylere
Parasını almadan tattırmam, alâ gaymaklu dondurmam....”

Bir zamanlar Ünye’de mahalleleri dolaşan dondurma arabaları buna benzer nidalarla alıcılara seslenir, çocuklar annelerinden kaptığı parayla koşa koşa dondurma almaya gelirlerdi. Parası olmayıp mahzun bakanlara, dondurmacı amca kıyamaz, küçük bir külaha ölçülü miktarda dondurma koyarak uzatırdı ki, bir yerleri şişmesin.

Amerika Birleşik Devletleri’nde ikamet eden bir dostumuz Mehmet Kavaklı, geçen haftaki “Dondurma” yazımız üzerine şu sorulara da cevap istemiş: Ünye'de ilk dondurma? Dondurmacı? Mevsim ne zaman başlardı? Kar nereden getirilirdi? Külahı kaçaydı?

Bir de anekdot eklemiş:

“Ünye'de ilk Roma dondurmacısı Fırıncı İsmet abinin karşısında [Gün Fırını kastediliyor; akt.], Halise ablamın eczanesinin azcık ilerisindeydi. Şekerci Fikret abinin dükkanı mıydı acaba? Makineden çıkan yumuşak dondurmayı ilk kez gördüğümüz şeffaf plastik bardaklara koyarlardı.Birçok arkadaş gibi biz de bu "kristal" bardakları atamaz eve götürür yıkayıp yıkayıp çatlayıncaya kadar kullanırdık.”

Ve, “Ne tatlı günlerdi yahu.. Yoksa bizler mi tatlıydık?” diyerek bitirmiş.

Ünye’de ilk makineyle yapılan ve adı Roma Dondurması olan işletme, Rahmetli Fikret Gün’ün dükkanı değil, tam karşısında Aşçı Hamit’in (Suyabatmaz)
dükkanıydı.

Ünye’de ilk Dondurma imalatı

Yaptığımız araştırmada Ünye’de ilk dondurmanın ticari anlamda kimler tarafından imal edildiğini tam olarak tespit edilememiştir. 1930’ların sonunda şekercilik ve pastacılıktan ayrı bir uğraş olarak ortaya çıkan dondurmayı ilk imal edenlerden Mustafa Çavuşoğlu’dur. Temiz ve titiz olmasından dolayı Tozbey diye bilinen bu Ünye esnafı, çoğu Ünyelinin tanıdığı ve birkaç yıl önce vefat eden Bolpaça Nuri lakaplı kurukahveci Nuri Çavuşoğlu’nun babasıdır. [1]

Önceleri salep kullanılmadan pirinç unuyla yapılan dondurmalar, sonraki yıllarda saleple yapılmaya başlanır. Köylerden toplanan salep yumruları kaynatılıp kurutularak, değirmenden geçirilir. Dondurma asıl lezzetini bu aşamada bulur. Zaten o dönemde ardı arkası kesilmeden Ünye’de kar kuyuları açılmaya başlamış ve dondurmacılık mesleğini icra eden “ilkler” ortaya çıkmıştır.[2]

1940’ta dondurmacılığa başlayan Hüseyin Diktepe (Topçu), askerlik öncesi Kolçaklar’dan dondurma yapmayı öğrenmiştir. Demek ki, Namık Kolçak’ın dedesi de dondurma yapımıyla uğraşan ilklerden birdir.



Kar Kuyuları ve Dondurma

Kar kuyuları, soğutma cihazlarının olmadığı yahut yaygınlaşmadığı devirlerde, soğutma işlemi için gerekli düzeneklerdir. Kışın yağan karın toplanarak, genişçe açılmış kuyulara gömülmesinden ibarettir. Geniş bir odayı andıran 10 – 15 hatta 20 metre derinliğinde çukurlardan oluşan kuyularda, sıkıştırılarak topaklanmış karın buza dönüşmesi sağlanır. Eğimli arazide açılan bu kuyuların dibinde, bir de su tahliye deliği bulunur. Dip kısım kalaslarla örtülür ve yivdin serilir. Üstü de kapatılarak dışarıdaki havayla teması kesilir. Testere ile kesilerek kalıplara bölünen buzlar, talaşa bulanarak çuha yahut benzeri bezlere ve çuvallara konularak eşek sırtında gerekli yerlere taşınır.

Soğutma cihazlarının icadı ve yaygınlaşması öncesinde, bu kuyulardan taşınan buzlar olmadan ticari anlamda dondurma yapımı imkansızdır. Büyük bir emek ve hüner isteyen dondurma yapımı daha ilk adımında kar kuyuları gibi meşakkatli bir kaynağa ihtiyaç duymaktadır. Bu kuyulardan sağlanan buzlarla soğutulan dondurmayı üretmesi ne kadar zor ise, yaz sıcaklarında dondurma yemenin zevki de bir o kadar başkadır. Özellikle çocukların vazgeçemediği bir lezzettir.

Sadece dondurma için değil, bilumum soğutma işlemlerinde kar kuyularından elde edilen buzlara baş vurulur. Ünye’de 1930’lu yıllarda başlayıp 70’li yıllara kadar faaliyetini sürdüren kar kuyuları, genelde dondurmacılık mesleğiyle uğraşan kişilere aittir. Bir çoğu Kiraztepe eteklerinde, güneş almayan “guz” ve eğimli arazilerde bulunur. Kapatılmış dahi olsalar hala o kuyulardan bazıları geçmişin izlerini bağırlarında saklamaya devam etmektedir.

Kar Kuyusu Sahipleri ve İlk Dondurmacılar

Karcı Hasbi’nin kuyusu Kiraztepe, Bağbaşı.
Ede Sabri’nin kuyusu Kiraztepe’de.
Saray Cami müezzini Kaplan (Dondurmacı Ali Soytürk’ün anne tarafından dedesi), Çınarlık Mahallesi’nde kar kuyusu var, dondurmacı.
Hüseyin Diktepe (Topçu) – Hacıbekir Dondurma, Gölevi’nde ve Çamurlu Mahallesinde kar kuyuları.
Recai Sırmabıyık, Tepe’de şimdiki Öğrenci yurdu’nun yanında kar kuyusu,
Süleyman Kösecioğlu (İpçi), kar kuyusu ortağı ve dondurmacı.
Mustafa Yiğenoğlu, Kiraztepe, Hamidiye Mahallesi, kar kuyusu vardı ve dondurmacı.
Molla Ahmet’in fındıklığında bulunan kuyu…
Kemal Çakıroğlu (Küçük Asker)- Han Boğazı’nda dondurmacı.
Aşçı Hamit (Suyabatmaz), 1960’lı yılların ortasında ilk makineli imalata geçerek Roma Dondurması’nı kurdu.

İlk dondurma makinelerinden biri de Park adıyla bilinen Ünye İskelesinin başlangıcındaki bugünkü Yunus Emre Parkı’ndaydı.

Orta yaş ve üzeri Ünyelilerin belleğinde, çocukluk yıllarının dondurması ve dondurmacıları özeldir. İlginç dondurma arabaları, geniş şapkalar ve Topçu da olduğu gibi rekor uzunluktaki bıyıklarıyla Dondurmacılar sadece bir tat sunmakla kalmıyor, belleğimizde silinmeyen izler bırakıyordu. O günleri yaşamayan bilemez. Delikli kuruşla (2,5 kuruş) dondurma aldığımız günlerdi. Birden beş kuruşluk dondurmaya terfi ettik. İki delikli kuruşu bir araya getiremeyen dondurma yiyemeyecekti. Çocuk yüreğimizde ilk ve belki de en önemli kaygı böyle yaşandı.

Henüz yaza girmeden, ilkbaharı yağışsız ve sıcak karşıladığımız günlerde Ünye, dondurma mevsimine hazırdır. Genellikle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, dondurmanın start aldığı gündür. Son dönemde havaların güneşli gittiği her mevsim Ünye’de dondurma bulmak mümkündür.



Haftaya: Topçu Dondurma ve Roma Dondurması


ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU
A. KABAYEL – A. D. VARİLCİ



Dip notlar:

[1] Gökhan Çavuşoğlu, dedesi ‘Tozbey’ Mustafa Çavuşoğlu’nun dondurma servisinde kullandığı 85 yıllık spatulayı bulup bize getirdi. (Bakır alaşımlı spatula fotoğrafta görünmektedir.)
[2] Konuyla ilgili olarak Topçu Dondurma’nın sahibi Topçu Hüseyin Diktepe’nin oğlu Ahmet Diktepe’den, Şekerci Niyazi Aktuğ’un oğlu Ahmet Aktuğ’dan, Aşçı Hamit’in oğlu Mehmet Suyabatmaz’dan, Bolpaça Nuri’nin oğlu Gökhan Çavuşoğlu’ndan, emekli terzi Ahmet Yeşil’den ve tabi her zamanki bilgi kaynağımız Ünye’nin yaşayan belleği Recai Çavuş’tan (Ekinci) bilgi aldık.







Bu Haber 3225 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI