Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Adım Adım Müze Ev - 2
20 2010 Cuma 09:46
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET KABAYEL- AHMET DERYA VARİLCİ
Kent belliğini oluşturmak üzere, Belediyemizce projelendirilen Ünye’nin Müze Ev restorasyonunu bir aydan bu yana sürmektedir. Yapılan çalışmaları geçen hafta kaldığımız yerden itibaren anlatmaya devam ediyoruz. Gelinen noktada yıkılmakta olan, dökülen ve çürüyen aksamlar ayıklanarak, onarıma alınmıştır. Binanın temeli ve taşıyıcı aksamları gönyeye getirilerek sağlamlaştırılmıştır.

Yıkmadan Restore Etmek

Tarihi evin doğru restore edilebilmesi için en yetkin kişi ve kuruluşlara başvuruldu. Evin yıkılmadan restore edilebileceği tespiti geçen yılın Temmuz ayında Profesör Dr. Zeynep Ahunbay tarafından yapılmıştı. Ünye kurultayı nedeniyle ilçemizde bulunan Ünye kökenli Sayın Ahunbay İTÜ Mimarlık Fakültesi Restorasyon Anabilim Dalı Başkanıdır. Uluslararası birçok projede görev almıştır. Tarihi evi temelden yıkmayıp nasıl restore edilmesi gerektiğini konusunu Belediyemiz teknik personeline, mimar mühendis arkadaşlara gerekli bilgiyi vermiştir.

Çevremizdeki restorasyonlarda sıkça başvurulan yöntem şudur; metruk yapılar temelden yıkılır ve eldeki röleveye göre yapı yeniden inşa edilir. Rekonstrüksiyon denilen bu işleme ancak, eski yapının taşıyıcı sisteminde ciddi zaafların olduğu yahut elimizde yeterli kalıntının bulunmadığı hallerde başvurulur.

Müze ev projesi nedeniyle yaklaşık iki yıldan bu yana terk edilmiş durumdaki evde ciddi hasarlar oluşmuştur. Buna rağmen taşıyıcı sisteminde yapılacak sağlamlaştırma ile bina yıkılmadan restore edilme yoluna gidilmiştir.[1]

Nasıl başlandı?

Rölevesi Mimar Melike Ünlü tarafından hazırlanan proje Anıtlar Yüksek Kurulundan onay alınca, restorasyonun önündeki engeller aşılmış oldu. Restorasyona başlamak amacıyla mali kaynak arayışına gidildi. Sonuçta Belediyenin kendi imkanlarıyla 2010 Temmuz’u ilk haftasında faaliyete geçildi.

Belediye Başkanı Ahmet Arpacıoğlu, Fer İşleri Md. Orkun Oral, Belediye teknik personeli ve mimarların gözetiminde başlanan faaliyette önce çatıya el atıldı. Aktarılan çatının önemli bir bölümü yıkılmış olduğu için tümüyle indirildi. Ahşap tavanın çöken kısmı ayıklandı. Özellikle işlemeli tavanlar muhafaza edilmek üzere çatıya branda çekildi. Duvarlarda dışa bombe veren, esneyip dökülen ve deforme olan ahşap aksamlar yerlerinden çıkarıldı. Pencerelerin çoğu yenilenmek üzere söküldü. Renkli camlı tepe pencereleri onarım için yerlerinden alındı. Duvarların bir kısmı eski yapısına uygun bir biçimde yeniden inşa edilmek üzere sıva ve dolguları döküldü.[2]

Nelerle karşılaşıldı?

Ünye’de varlıklı bir kaptan ailesine mensup bu evin ilginç bir mimari yapısı ve abartılı süslemeleri vardır. Buna rağmen teknik açıdan hayli yetersiz olduğunu gördük. Örneğin yola bakan cephenin her iki köşesi birbirlerinden neredeyse 50 cm. farklı kirişlenmişti. Bu irtifa farkı dışında kagir yapıda o dönem yaygın kullanılan harç; Horasan Harcı yahut benzer karışımlar değil, doğrudan çamur kullanılmıştı.

Ustamız, Ünye’de diğer restorasyonlardan edindiği tecrübeye dayanarak her ayrıntıyı dikkate incelemektedir. Özellikle binanın temel taşıyıcılarını güçlendirirken payandalama ve destekleme işlemine önem vermiştir. Ahşap mimari öğelerin korunması ve taş aksamların sağlamlaştırılması için gerekli zemini sağlamaya çalışmıştır.

Zamanla oluşan taban kaymaları, çökme ve ayrılma nedeniyle ölçek dışı kalan (çaplanan) yapıyı yeniden gönyeye sokmak için kriko kullanılmıştır. Akabinde bağlantı çubukları ve direklerle yapının ayakta kalması ve güçlendirilmesi sağlanmıştır.

Zemin Çalışması

150 Yıla yakın ayakta kalan tarihi yapının bazı aksamları zaman içinde bakım-onarım (değişim) görmüşse de, hiç dokunulmayan kısmı temelidir. Oysa zaman içerisinde bina zemini hem taşıdığı ağır yük ve bulunduğu konum nedeniyle bazı tehlikelere maruz kalır. Zemin etüdüne bakıldığında bina temelinin sağlamlaştırılması gerekiyordu. Bir miktar zemine girilerek temel taşları güçlendirildi, bağlantı kısımları harçla sağlamlaştırıldı.

Tarihi Evde Bulunan Malzemeler

Yapıyı elden geçirirken 150 yıl öncesine ait inşaat malzemeleri; çok sayıda dökme çivi, kapı menteşesi, kapı kolu ve kilidine sahip olduk. Her biri ayrı bir incelik içeren ahşap işlemelerin onarılması ve tahrip görmemesi için gerekli zemin hazırlandı.

Renkli camlarla bezenmiş tepe pencereleri itinayla çıkarılarak, aslına uygun bir biçimde onarılmak üzere muhafaza altına alındı.

Pencere kornişi olarak kullanılan çok işlevli çelik çubuklar, orijinalliği bozulmadan onarıma alındı.

Mimari Yapı

16. Yüzyılda Mimar Sinan’la başlayan Klasik Osmanlı mimarisi, Osmanlı dönemine damgasını vurmuştur. Bu nedenle Osmanlı-Türk Mimarisi denildiğinde işte bu dönemin mimari yapısı akla gelir. Daha çok cami, han, hamam, köprü ve imarethanelerden oluşan ve ülke imarına ait bu tarz, 19 yy. Osmanlı Neoklasik dönemde yeniden canlandırılmaya çalışılsa da Batı mimarisinin tahakkümüne (Barok vb.) girdi.

Zaten Anadolu’da ve imparatorluğun diğer kesimlerinde ikamet eden tabaya ait konutlar, erken dönem Osmanlı ev mimarisinin özelliklerine sahip olup geleneksel Türk ahşap işçiliğinin tüm özelliklerini taşır. Türklerin Anadolu’ya getirdiği geleneksel ahşap yapı işçiliği[3] bölgedeki diğer yapı sanatlarıyla kaynaşarak Osmanlı-Türk ev mimarisi ortaya çıkmıştır. Ermenilerin taş işçiliğiyle, Rumların sade konut işçiliği bu yeni bireşime farklı bir boyut kazandırmıştır.

Anadolu’daki tarihi konutlara bakarak “Müslüman” yahut “Rum Evi” gibi ayrımlara gitmek doğru değildir. Önemli olan binayı yaptıranın dinsel inançları değil, yapının mimari özellikleridir.

Kafkasya doğumlu Kaptan Server Bey’in evi, eski Osmanlı Mimarisinin bir ürünüdür. Ahşap aksamında Türk ustalarının çalışması söz konusu olsa bile, binanın taş işçiliğinde, duvar yapımında Ünye dışından birilerinin olması muhtemeldir. Duvar dolgusu aralarında çamur kullanılması Doğu Karadeniz’den çok İç Anadolu’da yaygındır.




ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU
Ahmet KABAYEL – Ahmet Derya VARİLCİ



Dip notlar:

[1] Refoundation denilen sağlamlaştırma işlemi, binanın temelden yıkılarak yeniden inşa edilmesinden daha masraflı ve kalifiye bir iştir. Bu nedenle işin kolayına kaçılır. Mevcut yapı yıkılarak temelden inşa edilme yoluna gidilir. Üstelik bu inşa sırasında tamamen günümüzün betonarme tekniğine başvurulur. Hatalı teknik ve hatalı malzeme kullanımı; kötü işçilik ve nihayet detay çalışmalarda aykırılıklar ortaya çıkar.
[2] Derin çatlak ve bombesi bulunan duvarların ahşap dökmeleri genelde sağlam olduğu için bırakıldı, geri kalan kısımlar dökülerek temizlendi.
[3] Bkz. Canik’in Ahşap Camileri; http://www.unyekent.com/konu/164/canik-8217in-ahsap-camileri


Bu Haber 3137 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI