Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Muskacı Durmuş Emmi (3)
23 2010 Pazartesi 10:30
ARAŞTIRMACI YAZAR YAŞAR KARADUMAN
Muskacı Durmuş Emmi gerçekte hiç yaşamamıştır, hikayenin geçmişte yaşamış veya bugün hayatta olan biri ile benzerliği tamamen tesadüftür.
Annemin Cin Hikayesi
Geçen sayıdan kısa özet:
Durmuş Emmi Ortayılmazlar Türbe caddesinde bahçe içinde ahşap bir evde otururdu, muska yazar, kurşun döker, okur üfler, herkesin derdine çare bulmaya çalışırdı. Muskaların, yaşları geçmiş kızlara, evlenmekte geç kalmış kart erkeklere iyi geldiğine inanılırdı.
Bir akşam vakti Durmuş Emmi’yi bir salın üzerine yatırılmış vaziyette getirdiler ve bacaklarından Karılar Pazarı’ndaki dut ağacına astılar. Kuyudan kovalarla su çekip Durmuş Emmi’nin kafasına döktüler. Kara büyü yaptığı, için cinleri Durmuş'u boğmuş dediler. Durmuş Emmi hastalandıktan gece altını ıslatan çocuklar, içki içen insanların bu işlerden vazgeçmeleri, gibi iyiliğe yönelik işlerle uğraştı.
Birgün oynarken topumuz Durmuş Emmi’nin bahçesine kaçtı topu almaya gittiğimde ağaç dallarına kuruması için asılmış hayvan parçaları, fareler kediler ve tanımlayamadığım bir sürü bir canlıdan alınmış asılmıştı.
Bir daha Durmuş Emmi’nin bahçesine hiç girmedim..

Annem Durmuş’a çok giderdi
Kendisinde var olduğuna inanılan bir takım güçler ve bu öğreti Durmuşa' dedesinden geçmişti.
Annem bana yılar içersinde Durmuş'a bir sürü muska yazdırmıştı. Ben bunların faydasının olup olmadığını hiç anlamadım. Bir gün anneme sordum
-Anne bunların bir faydası oldu mu? Diye.
Bana hiç bilmediğim bir hikaye anlattı:
-Oğlum, ne istiiin Durmuş'tan? Sen una dua et. O seni böyük bir beladan gurtardı haberin yok
-Ne belası o.
-Fışgıyın garuşduma, senin nerden habarın olcak? Sen Samsun'da pörtlek gözlü bir gıza dutulmuşdun, ben gittim Durmuş'a fal açtudum.
-Eee ne dedi Durmuş?
-“Senin uşayın bu gıznan yıldızı barişmiii, sonları yok" dedi muska yazdı. O musgayı gizlice ceketinin içine dikdim, bi daha Samsun'a gitmedin.
Annemin anlattığı hikayeyi hatırladım.. Kızın babası Samsun'dan başka bir yere tayin olup gitmişlerdi. Annem bunu ancak kırk yıl sonra bu hikaye yazılırken öğrendi, yine de kabullenmedi
-Bak, demek Durmuş muskayı yazınca onlar da Samsun'dan başka yere tayin olmuş dedi.

Annemin Cin Hikayesi
Annem bana bir de cin hikayesi anlattı.. Hikayeyi dinlerken tüylerim diken diken oldu.
"Sen dört yaşlarındaydın.. Baban ikinci askerliğine gitmişti. Soğuk fırtınalı bir geceydi
Çok kar yağmıştı. Sana bir kaba küçük tuvaletini yaptırdım ve pencereden aşağıya döktüm, tuvalete götürmeye korktum, evimiz çok eskiydi baban olmadığı için korkuyordum.
Ertesi günler evde garip olaylar olmaya başladı, geceleri sesler duyuyordum, salonda insanlar yüksek sesle konuşuyor kavga ediyorlardı. Kapılar çarpılıyor çamlara vuruyorlardı. Çıkıp baktığımda kimseyi göremiyordum. Sana soruyordum sen duyuyor musun diye, duymuyorum diyordum. Sende de değişiklikler olmaya başlamıştı, aşırı yaramaz her şeyi kırıp döken bir çocuk olmuştun. Anneannenle Çınarlık mahallesinde Arap Hafız diye biri vardı ona gittik.
Arap Hafız dedi ki, pencerenin altında cinler toplantı halindeymiş sen lazımlığı onların kafasına boşaltmışsın, cinlerin çocuklarından biri ölmüş sana ve oğluna musallat olmuşlar".
İşte senin devamlı buldum dediğin muskalar cinlerin sana zarar vermemeleri için yapılan ve içinde Kuran ayetlerinin yazılı olduğu hamaylulardı. Sana efsun hamaylusu da yaptırdım. Çocukken yılanlarla çıyanlarla akreplerle böceklerle çok oynardın, düşer sık sık kolunu bacağını kırardın, kedi köpek ısırırdı. Bütün bu musibetleri uzaklaştırmak için, yılanların çıyanların akreplerin seni sokmaması için Durmuşa efsun hamaylusu yaptırdım.”

Yılanı öldürdüler
Ben çocukken bizim evimiz de bir yılan vardı. Annem bu yılandan çok korkardı. Yılana evin sahibi derdi. Yılanı görünce bayılırdı. Kızkardeşimle bana yılanın sokmasını ve dokunmasını önlemek için de bizi efsun muskası yaptırmıştı. Oysa yılan bize bir şey yapmazdı. Evimizin altındaki taş sahanlıkta sıcak yaz günlerinde serin taşın üzerine kıvrılır yatardı, bir buçuk metre kadar boyu vardı. Ben okuldan geldiğim zaman onu taşlıkta yatar bulurdum göz göze gelirdik, “gir burda yatma şimdi annem görür seni öldürürler” derdim, o da sanki anlıyormuş gibi yavaşca kayar giderdi çok güzel bir yılandı derisi yeşil sarı kırmızı renkti. Yılan bir gün evimizin yanındaki incir ağacına çıkmıştı Annam görünce çığlık çığlığa bayıldı. Komşular koştular yılanı öldürdüler, çok üzülmüştüm
Muska
Annemin biz küçükken yazdırıp devamlı taktığı bu muskaların anlamı neydi? Muska Kuranı Kerimde bulunan ayetlerden yararlanılarak bazı rumuz ve şifrelerin desteği ile insanların şifa bulması amacı ile yapılır. Muska yazımında kişinin gücü niyeti, imanı, gün ay, güneşin ve yıldızların konumunun önemli olduğu söylenir. İyilik muskası ve nazardan korunmak için yapılan muskalara "Hamaylu" denir. Bunlar gül suyunda eritilmiş safran mürekkebi ile yazılır.
Üçgen veya rula olarak yedi kat muşambaya veya balmumuna batırılmış beze sarılarak bele boyuna asılır cekete dikilir yastığa konulur. Bunlarla dua ve ayetlerin gücüyle koruma amacı güdülür. Günümüzde yine üçgen şeklinde "Cevşen" denen Kuran ayetlerinin yazıldığı bir muska taşır insanlar. "Cevşen" Farsca zırh" demektir.
Durmuşun bu tür şeyleri sahip olduğu cinleri aracılığı ile yaptığı söylenirdi. Kaybolan
para ve altınları, bu cinleri vasıtası ile bildiğine inanılır köylerden bu tür problemlerle Durmuş'a insanlar gelirdi.

Çok değerli okuyucular, bunlar tamamen ilkel toplulukların başvurduğu yöntemlerdir. Çare olup olmadığı belli değildir. Hastalık, hallerinde modern tıptan ayrılmayın ve Allaha dua edin. Çareyi doğrudan Allah'tan bizzat dileyin. Dinimizde Allah ile kul arasında bir aracı yoktur.


Bu Haber 5321 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI