Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Muskacı Durmuş Emmi (4)
30 2010 Pazartesi 12:51
ARAŞTIRMACI YAZAR YAŞAR KARADUMAN
Muskacı Durmuş Emmi gerçekte hiç yaşamamıştır, hikayenin geçmişte yaşamış veya bugün hayatta olan biri ile benzerliği tamamen tesadüftür.

Durmuş Emmi’nin Cinleri
Geçen sayılardan kısa özet:
Durmuş Emmi Ortayılmazlar Türbe caddesinde bahçe içinde ahşap bir evde otururdu, muska yazar, kurşun döker, okur üfler, herkesin derdine çare bulmaya çalışırdı. Muskaların, yaşları geçmiş kızlara, evlenmekte geç kalmış kart erkeklere iyi geldiğine inanılırdı.
Bir akşam vakti Durmuş Emmi’yi bir salın üzerine yatırılmış vaziyette getirdiler ve bacaklarından Karılar Pazarı’ndaki dut ağacına astılar. Kuyudan kovalarla su çekip Durmuş Emmi’nin kafasına döktüler. Kara büyü yaptığı, için cinleri Durmuş'u boğmuş dediler.
Annem Durmuş Emmi’ye çok giderdi.. Muska yazdırır ceketimin bir tarafına dikerdi. Muskaların beni bazı kötülüklerden koruyacağına inanırdı.
Evimizde bir yılan vardı. Annem yılanı görünce bayılırdı. Yılan bir gün incir ağacına çıkmıştı annem avazı çıktığı kadar bağırınca komşular koşup yılanı öldürdüler.

Dördüncü ve son bölüm….
Bizim çocukluğumuza rastlayan o yıllarda mahallemizin de mezarlığı yakın olması nedeniyle cin, peri, hortlak hikayeleri ile iç içe büyüdük. Bize hep aslında hiç var olmayan bir sürü şey anlattılar. Küçük beyinlerimize bu tür hurafeler dolduruldu. Bütün bunları atabilmek için yıllar yıllar geçecekti. İşte bize anlatılan cin peri nasıl şeylermiş, bakalım:

Cinler….

Bizim kültür yapımızda cinlerin varlığı İslamiyet'in kabulünden beri vardır. Diğer İslam toplumları da aynı şekilde cinlerin varlığına inanır. Cahilliye Devri Arapları Kur'an'ın indirilişinden önce de cinlerin varlığına inanırdı ve hatta bazıları cinlere tapardı.
Buna karşın Batı medeniyetlerinden insanlar cinlerden çok ruhlara inanırlar. Kendi kutsal saydıkları kitaplarında da cinlerden bahsedilmesine rağmen onların kollektif belleğinde cinler sadece kötülük yapan doğaüstü varlıklardır. Bu varlıkları şeytanlar kategorisinde değerlendirirler ve uzak durmaya çalışırlar

Cin'in lügattaki manası gizliliktir, görünmeyen gizli varlıklar demektir. Cinleri gören olmamıştır. Cinler metafizikdir. Kur'an'da cinlerin yaratılışından varlığından insanlardan önce yaratıldığından bahseder. Bu bakımdan cinleri inkar etmek İslam inancına göre mümkün değildir.
Erkeği Cin dişisi Peri….
Kur'an cinler hakkında bazı bilgiler verir, sayıları dünyadaki insan sayısının beş katıdır, ömürleri 800 ile 1000 yıldır. İnsanlar gibi evlenebilir, hatta çoluk çocuk sahibi olabilirler gibi. Kur'anın ifadesine göre asıl maddeleri ateştir. Cinler şeffaf bir yapıya sahip görünmez yaratıklardır. Onlar da iyi ve kötü olarak ayrılırlar, Hicr. Suresi 26 ve 27 ci ayetlerde cinlerin dumansız ateşten yaratıldığı söylenmiştir. Cinler hacmi ve kütlesi olmayan başka bir boyutta bulunan varlıklardır. Halk bunların erkeğine cin dişisine peri der. Cinler geçmişi bilmelerine rağmen geleceğe ait bilgileri kısmen bilebilmekte detay verememektedirler. Bizim zamanımızın dışında olağanüstü bir hıza sahiptirler. Bu nedenle cinler vasıtası ile bazı insanlar insanüstü güçler sergileyebilmektedirler. Durmuş Emmi’de ihtimal bunlardan biriydi
Bu nedenle cinlerle uğraşanların geçmişte olanları bilmelerine rağmen gelecekten haber verme becerileri yoktur, onların ki sadece tahmindir.

Mahalleli ona sadece Durmuş Emmi derdi. Ben Durmuş Emmi'nin mahiyetini o yıllarda çocuk aklımla bilmediğim bu tür işlerini hep kötüye yorar cin peri hikayelerinin sık anlatıldığı o yıllarda ona hoş gözle bakmaz hatta biraz ürker evin yanlarında pek dolaşmazdım.
Tahtalarda bir noksanlık varsa..
Geç vakitlerde eve dönerken Durmuş Emmi’nin evinin önünden geçmek zorundaydım her tarafı dökülen tahtaları kararmış evinin penceresinde beş numaralı gaz lambasının titrek ışıkları altında cinleri ile toplantı halinde olduğunu sanırdım.
Mahallenin üst tarafının mezarlık olması, her ölü gömülmesinden sonra mahalledeki köpeklerin tedirgin olduğu, gömülenlerin mezarlarından kalkacağı inancı o yıllarda sıkça anlatılan hortlak hikayeleri, teneşirde yıkanırken dirilen ölü hikayeleri, Durmuşun cin ve muska hikayeleri ile mahallemiz sanki bir kabus şatosu gibiydi. Allaha şükür ki bu mahalleden en az zararla çıktık, tahtalarda bir noksanlık varsa o günlerden kalmadır..

Bir keresinde Almanya'dan tatile gelmiştik kızım Bengü iki yaşındaydı, Ünye'de boğmaca oldu. Annem kaptığı gibi çocuğu Durmuş'a koşmuş muska yazdırmıştı. Eşim bunu duyunca çıldıracak duruma gelmişti. Korkma dedim, zor ikna ettim. Sonra o da alıştı annemin muska hikayelerine. Bazen başımızın çok sıkıştığı zamanlarda, annene söylesek de bize Durmuş'a muska yazdırsa demiştir şaka yollu..
Mahalleden uzun yıllar uzak kaldım….
Ben mahalleden ve Ünye'den yıllarca uzak kaldım. Ünye'de tarihi doku değişti, eski konakları yıkarak yerlerine apartmanlar diktiler. Yollar, sokaklar değişti. İnsanlar terk etiler Ünye'yi.. Rüzgara tutulmuş yaprak gibi her birimiz bir tarafa dağıldık. Mahalleler doku değiştirdiler, yeni insanlar geldi. Bir zamanlar çocukluğumuzun oyun meydanı olan, her birinin hayat hikayesi ayrı bir roman olan sakinleri ile “Karılar Pazarı “kayboldu gitti.

Durmuş Emmi, ömrünün son yıllarını mahallede kalanların anlattıklarına göre ak saçlı bir ihtiyar olarak geçirdi. Karılar Pazarının en azından seksen yıllık sürecine tanıklık etti. Oğlu Ahmet'i öldü dediler. Benim çocukken kırmızı yanaklarına hayran olduğum kızı Meryem nereler de bilmiyorum.
Durmuş Emmi'nin öyküsü burada sona ermektedir. Sakın siz yukarıda anlatılanların hiçbirini denemeyin. Hastalık halinde doktora gidin ve Allaha dua edin.
SON


Bu Haber 3348 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI