Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Gönlümüzdeki Başpehlivan RECEP KARA - 2
4 2010 Cumartesi 10:03
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET KABAYEL- AHMET DERYA VARİLCİ 2. BÖLÜM
Geçen hafta Ünye Belediye Spor Kulübünün bir sporcusu olarak Ünye kökenli Başpehlivan Recep Kara’nın kim olduğunu, güreşe nasıl başladığını ve hangi başarıları nasıl yakaladığını anlatmıştık. Ülkemizde güreş sporu, atalarımızdan gelen bir yaşam biçimi olarak tarihsel bir öneme sahiptir. “Türkler güreşçi bir millettir” deyişi, adeta bu sporu ulusal kimliğimize kazımıştır. Avrupa’ya, hatta Amerika’ya kadar giden cihan pehlivanlarımız, bu alandaki maharetlerini tüm dünyaya göstermiştir. “Türk gibi kuvvetli” sözünü dünya kabul etmek zorunda kalmıştır.
Ülkemizdeki er meydanlarından tüm dünyaya yayılan güreşçilerimiz; Kel Aliço, Adalı Halil, Kurtdereli Mehmet Pehlivan ve Koca Yusuf dünya güreş literatürüne girmiştir. Kel Aliço 25 yıl aralıksız Başpehlivan olmuş, Koca Yusuf Avrupa’yı dize getirmiş, Amerika kıtasına kadar giderek orada karşısına çıkan rakiplerin hepsini yenmiştir.

Güreş: Ata Sporumuz

Güreş Türklerin en eski sporlarından biridir. Eski Türk kavimlerinin göçebe yaşam tarzına uyan güreş sporu, zorlu doğa koşullarında şekillenmiştir. Doğaya ve güce olan bağlılığın bir nişanesi olarak güreş, günlük yaşamın bir parçası haline gelmiştir. Güreş, bir yakın mücadele yöntemidir. Rakiplerin kas ve kafa gücünü kullanarak, kan dökmeden gücünü topluma gösterebildiği yegane alandır.
Güreş sözcüğü köken olarak, Özbek ve Başkurt Türklerinin “kures” sözcüğünden gelmektedir. İki delikanlı yan yana geldiğinde, el ense ile başlayan hareket akabinde güreşe dönüşür. Amaç kimin güçlü olduğunu görmektir. Karşılıklı sevgi ve saygı esastır. Güreş sadece bir kas gücü değil, aynı zamanda zeka ve çeviklik ister. Türkler özel günlerde, düğünlerde ve hatta cenazelerde güreşe ve at yarışına özel bir yer verirler. Tarihi kaynaklar güreşin, ilk kez Türkler tarafından kuralları saptanarak bir spor haline getirildiğinden bahseder.
Türklerin 1071 tarihinde Anadolu’ya gelişiyle beraber Türk Güreşi de Anadolu’ya getirildi. Yöredeki güreş stilleriyle kaynaşarak, zenginleşti. Özellikle Ege ve Trakya’da yağlı güreşler öne çıkmaya başladı. Karakucak ve yağlı güreşler Anadolu Türklerinin en önemli sporu haline geldi. Halk dilinde Karakucak “Anadolu Güreşi”, Yağlı Güreş ise "Rumeli Güreşi" olarak adlandırıldı.

Kırkpınar Yağlı Güreşleri

Eski Mısır belgelerinde izine rastlanan yağlı güreşlerin tarihte ilk örneğini Selçuklular döneminde görmekteyiz. Osmanlılarda geleneksel hale gelen yağlı güreşler günümüzde de bütün ihtişamıyla sürmektedir. Anadolu’nun birçok yöresinde yapılan yağlı güreş karşılaşmalarının en ünlüsü Kırkpınar’dır.
Her yılın Haziran ayında yapılan Kırkpınar karşılaşmalarının tarihi, 1346 yılında Orhan Gazi’nin Rumeli Seferi’ne kadar götürülür. Efsaneye göre Süleyman Paşa komutasında 40 kişilik öncü birlik sefer sırasında mola verdikleri yerde güreşe tutuşurlar. Adları Ali ve Selim olan kardeşler bütün rakiplerini yenerek, birbirleriyle güreş tutar. Saatler süren karşılaşma sonrasında yenişemeyen kardeş Pehlivanlar, sonunda nefesleri kesilerek ölürler. Güreştikleri yere gömülen kardeşleri bir yıl sonra görmeye gelenler, mezar yerinde gür bir pınar görürler. O yöreye 40 öncü askerin anısına Kırkpınar adı verilir.
I. Murat 1361’de Edirne’yi aldıktan sonra güreşçiler tekkesi kurarak, yörede her yıl güreş yapılmasını geleneksel hale getirmiştir.

Ünye’de Yağlı Güreşler

Anadolu’da yaygınlaşan yağlı güreşlerin yapıldığı yerlerden biri Ünye’dir. Tanınmış kişilerin düğünlerinde ve benzeri eğlencelerde köy yerlerinde yapılan yağlı güreşler, bir dönem şehir merkezinde yapılmaya başlanır. Önceleri Beylikhoru’nda yapılırken, daha sonra Top sahası (şimdiki şehir stadyumu) tercih edilmiştir. Günümüzde Cevizdere kıyısında, Çimento Fabrikası arkasında yer alan at yarışları alanında yapılmaktadır.
Ünye ve çevresinde birçok başpehlivan güreş tutmuş, bu mekanları er meydanına dönüştürmüşlerdir. Ordulu Mustafa, Davut Pehlivan ve İbrahim Karabacak gibi daha niceleri bu topraklardan Kırkpınar’a uzanan yolda başpehlivanlıklar kazanarak, ata sporumuz güreşi gelecek kuşaklara aktarmışlardır.
Ünye’nin Sarı Halil Köyü’nden Recep Kara, bu topraklardan çıkarak Kırkpınar Başpehlivanı olma yolunda önemli kilometre taşlarımızdan biridir.



Haftaya: Recep Kara ve Kırkpınar Güreşleri


Bu Haber 4946 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI