Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ordu Kurul Kayası’ndan Ünye Kızılkaya’ya
24 2010 Cuma 10:48
ÜNYE TARİH ARAŞTIRMA GRUBU AHMET KABAYEL- AHMET DERYA VARİLCİ
Evvelki gün, vilayetimiz Ordu’daydık. Tanıtımını daha çok yaylaları üzerinden yapmaya çalışan ve oksijen (O2, Oxygen) sembolünü tanıtım logosu seçen Ordu için güzel bir buluştu ama yeterli değildi. Kaçınılmaz olarak Ordu, dikkatini tarih ve turizm noktalarına çevirdi. Ve böylece Karadeniz’de bölgenin en önemli arkeolojik kazısı başladı. Kurul Kayası kazısına yaptığımız yolculuk, aklımıza Ünye Kalesi’ni ve Kızılkaya’yı getirdi.

Kurul Kayası kazısı

1. Derece Arkeolojik Sit Alanı ve Doğal Miras ilan edilen Kurul Kayası’nda arkeolojik kazılar 20 Ağustos 2010 tarihinde başladı. Kazıların yılda iki yahut üç aylık peryotlar halinde yirmi yıl sürmesi bekleniyor.
Kent merkezine 20 km. mesafede, Bayadı Köyü sınırları içinde yer alan Kurul Kayası’nın dibinden Melet Irmağı geçer. Yıllardan bu yana antik yerleşim bölgesi olduğu bilinen bölgede şimdiye kadar ciddi bir çalışma yapılmamıştır. Melet Irmağına kadar indiği söylenen bir tünel dışında, düne kadar herhangi bir tarihsel oluşumdan söz etmek mümkün değildi.
Ordu ili son yıllarda şanslıydı. Kültür Bakanının Ordu’dan çıkması, Valinin önceki görev yerinin Kültür Bakanlığı olması gibi etkenler yanında, Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Süleyman Yücel Şenyurt'un Ordulu olması bölgeye gereken ilginin gösterilmesine yetti.
Kurul kayası’nda yapılan kazı, özellikleri itibariyle Karadeniz’in en önemli kazısıydı. Samsun’un Bafra ve Tekkeköy’deki kazılarından farklıydı. Gazi Üniversitesi’nin bir doçenti yanında, bir öğretim görevlisi, mastır öğrencileri, arkeoloji bölümü öğrencileri ve işçilerden oluşan 22 kişilik bir ekip haftanın altı günü çalışmaktaydı. Yapılan kazı sonucu Kurul Kayası’nın adı Kurul Kalesi olarak değiştirilmiştir.

Kayadan Kaleye

Birkaç ay öncesine kadar Kurul Kayası, eski insan yerleşimi içerdiği sanılan birkaç kaya oyuğu ve zirvede yer alan bir tünel ağzından ibaretti. Definecilerin açtığı bir çukurdan iki metre eninde bir duvar parçası çıkınca iş değişti. Tünelin hemen yanından başlayan kazılar, bu duvarların bir kaleye ait olduğunu ortaya çıkardı. Duvarların aşağısında yer alan yamaç evleri, kazı ilerledikçe yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Biraz ötede basamaklı yerleşim alanları, sunaklar ve insan yerleşimine ait koruganlar yer alıyordu. Bulunan akçeler ve çömlek parçalarından MÖ. 1. yüzyıla tarihlenen Kurul Kayası’nın, Kral 6. Mitridat dönemine ait bir yerleşim bölgesi olduğu anlaşılıyor. Pontos krallığının son döneminde bölgeyi kontrol etmek amacıyla kullanılan bir eyalet merkezi olduğu anlaşılmaktadır.
Kurul Kayasıyla başlayan kazıların Karadeniz'de sadece Mitridat dönemini ve Helenistik dönemleri değil daha eski dönemleri de aydınlatması bekleniyor. Bu çalışmanın başarısı Karadeniz’deki diğer arkeolojik çalışmalara bağlıdır. Karadeniz’de çalışma yapan bilim adamları, artık sadece Roma kaynaklı belgelere bakarak bölge hakkında bilgi edinmeyecek, buradaki arkeolojik çalışmaları esas alacaktır. Ordu çevresindeki çalışmaların da devreye sokulmasıyla Karadeniz’in bilinmeyen tarihi aydınlanacaktır.

Ünye’den Ordu’ya Ziyaret

Şimdiye kadar Ünye’deki kültürel ve tarihi girişimler için daha çok Ordu’dan görevliler gelerek Ünye’de gözlemde bulundular. Bu defa süreç tersine işledi, Ünye’den Ordu’ya gidiyorduk. Ünyekent Gazetesi mensupları ve Tarih Araştırma Grubu olarak Ordu’yu ziyaret etme gereğini duyduk. İki aydan bu yana Kurul Kayasında yapılan arkeolojik kazıyı görmeyi amaçlıyorduk. Kazı alanına hareketimiz sırasında telefonla görüştüğümüz İl Kültür Müdürü Sayın Erkan Gülderen, ziyaretimiz hakkında oradaki yetkililere bilgi ulaştırmıştı. Gerçekten de zirveye vardığımızda heyecanımız iyice arttı. Tanık olduğumuz çalışmalar, bölgede epeydir özlemini çektiğimiz çalışmalardı. Şimdiye kadar yalnızca piknik yeri olarak kullanılan Kurul Kayası ilk kez tarihsel bir kimlikle karşımıza çıkacaktı.
Gördüğümüz çalışma, beklediğimizden daha muhteşemdi.
Zirvedeki düzlüğün dört yanı kazılmış; kırık testi parçaları, çömlek kırıkları, sikkeler ve yamaç evlerin duvarları ortaya çıkarılmıştı. Etrafta çok sayıda çatı kiremidi, merdiven basamakları ve sunaklar bulunmuştu. Temizlenerek tespit edilmişti. Büyük bir çalışmaydı ve mutlaka arkası gelecekti. Kazılar hakkında bilgi veren öğretim görevlisi Atakan Bey’in tavrından anlaşılıyordu, burada gerçek bir bilimsel çalışma yapılıyordu. Bizi içtenlikle karşılamaları, elde ettikleri bilgileri ve içtikleri çayı paylaşmaları unutulacak şeyler değildi.

Ünye Kalesi, Kızılkaya, Kekir Kalesi ve diğerleri

Unutmadığımız başka bir konu daha vardı. Henüz tamamlanmamış yüzey temizliği sırasında onlarca kaya mezarı, duvarlar ve insan kemikleriyle Ünye Kalesi…
Kurul’u sabırla kazan, bulduklarını dikkatle inceleyen bu insanlar bir bilim adamı kimliğiyle hareket ediyordu. Aynı sabır ve kararlılıkla bir gün Ünye Kalesi’nin de tarihsel konumu açığa çıkarılmalıydı. Kızılkaya’nın gizemi, üstündeki kalın bitki örtüsü ve toprak tabakası temizlenerek çözülmeliydi. Kekir Kalesi’nin ve diğer alanların incelenmesiyle Karadeniz’in tarihi açığa çıkarılmalıydı.
Elbette bunların hiçbiri kendini günü kurtarmakla görevli sayan memur anlayışıyla bağdaşmaz. Bir bilim adamı sabrı, isteği ve azmi gereklidir.
Bu çaba sadece Karadeniz’in değil, tüm dünya tarihinin aydınlanması için önemlidir. Elde edilen eserler açığa çıktıkça, Ege ve Akdeniz’e gösterilen ilgi bölgemize kayacak, önümüzdeki dönemlerde yerli ve yabancı gezginler Karadeniz’i görmek isteyecektir. Her geçen yıl daha çok kişi bölgemizi ziyaret edecek ve yöresel kalkınmamıza ekonomik katkı sağlayacaktır.
Kurul’daki çalışma giderek Ünye’ye, Akkuş, Mesudiye ve Fatsa’ya taşınacak, böylece birbirini tamamlayan bir çalışma sürecine gidilecektir. Öncelikle Ordu’da bu isabetli çalışmayı gerekli görenlere, başlaması için vesile olanlara ve üzerinde bilimsel çalışma yapanlara minnettarız. Emeği geçen herkese teşekkürler.

Ünye Kalesi ve Kızılkaya

Ünye Kalesi,şimdiye kadar elde edilen materyallerin ve tarihsel belgelerin ışığında önemli bir potansiyele sahip olduğu ortadadır. Tam karşısında yer alan Kızılkaya ise, henüz başlangıç aşamasındadır. Tıpkı Kurul Kayası’nın kazı öncesi haline benzemektedir. 2006 Temmuz’unda Ünye’ye gelerek Kızılkaya’da incelemelerde bulunan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Özsait, Kızılkaya için kale tabiri kullanılmıştır.
“Ünye’nin 5 km. kadar güneybatısında , Ordulular Mahallesi’nde bulunan Kızılkaya Kale’si (Altını biz çizdik) ile Kızılkaya’nın farklı yükseltilerinde iki şapel bulunarak incelenmiştir.”[1]
Eğer bu bir dil sürçmesi değilse, Özsait Hoca’nın mutlaka bir bildiği olmalı.

Dipnotlar:

[1] Prof.Dr. Mehmet Özsait, Arkeolojik Verilerin Işığı Altında Ünye; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 25. Araştırma Sonuçları Toplantısı, 2. Cilt, Mayıs 2007, Kocaeli

Fotoğraflar: (ÜTAG)

1- Kurul Kayası kazı ekibi iş başında.
2- Kurul Kayası’ndan Ordu.
3- Zirvenin dört yanı kazılınca burada bir kale olduğu ortaya çıkmış.
4- İrfan Işık bir arkeoloji öğrencisinden bilgi alırken.
5- Kazı ekibi kalenin yamaç evleri duvarını ortaya çıkarıyor.
6- Su Sarnıcı,
7- Zirveye çıkılan basamaklar.
8- Bir grup mastır öğrencisi verileri kayda geçiriyor.
9- Öğretim görevlisi Atakan Bey, sunakları ve kurban kanının akıtıldığı düzeneği gösteriyor.
10- Melet Irmağına kadar indiği söylenen 300 metrelik tünelin giriş bölümü.
11- Parçalanmış bir testi kırığı.



Bu Haber 5660 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI