Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Mari’ye Ünye’den Sevgilerle
25 Ekim 2010 Pazartesi 12:39
yasar.karaduman@gmail.com
Mösyö Yorgo ile pikaba yarı Türkçe yarı Rumca eski bir İstanbul şarkısı koyar iki kadeh atardık

Kınalıada’ya ilk gittiğimde yıl 1970 ti.
Günaydın Gazetesindeki servis şefim Yorga Teodorakis beni çok severdi. İki kızı bir oğlu vardı. Büyük kız kıvırcık sarı saçlı Mari’nin burnu biraz havadaydı. Mari, Rüzgar Gibi Geçti filminin kadın oyuncusu Mauren Ohara’ya benzerdi, Şişli Rum Kız Lisesine giderdi. Mösyö Yorgo hafta sonları hadi be evladım bize gidelim, yengen fasulye plakisi yapmış, bir kadehte parlatalım der, pikaba yarı Türkçe yarı Rumca eski bir İstanbul şarkısı koyar dinlerdik. Küçük çocuklar beni çok severler fakat Mari hoşlanmazdı, bana “asık yüzlü çocuk” derdi.

Benim yüzüm asık değildir
Oysa benim yüzüm asık değildi, bilakis güler yüzlü olduğumu söylerlerdi. Mari’nin sözlerine alınırdım. Mari’nin bana yukardan bakmasını şımarık bir İstanbul kızının tavrı olarak yorumlar söyledikleri ağırıma gitse de sesimi çıkarmazdım.
Yaz olunca Kınalıada’ya gidiyorlardı. Mösyö Yorgo beni adaya davet ediyor ama Mari yüzünden istemiyordum. Mösyö Yorgo komşuları ile okey oynuyor, Mari de kız arkadaşları ile denize giriyordu, ben yalnız başıma elimde kitap kumsalda oturuyordum. Bir gün, daha gelmem diye düşünürken, tepemde Mari’nin arkadaşı bir kız.
-Yalnız başına ne yapıyorsun yakışıklı çocuk deyince birden irkildim.
-Kitap okuyorum
-Seni arkadaşın yok mu?
-Yok
-Hadi gel bizimle deniz gir.
-Sağol ben burada kalayım
-Bende oturabilir miyim?
-Otur
-Sen Mari’inin akrabası mısın?
-Hayır
Adın ne
-Yaşar.
-Benim adım Angelika, arkadaşlar bana Anjelik derler.
Ayağa kalktım elini sıktım dostça öpüştük, o ara Mari ile göz göze geldik.
O günden sonra Mari’nin bana davranışı tamamen değişti. Sonraları çok iyi arkadaş olduk.. Ben adaya gitmediğim zaman üzülüyordu
Yaz bitip onlar Kurtuluş’a taşınınca İstanbul’da da dolaşıyorduk. Birlikte sinemaya, tiyatroya gidiyorduk, Mari bana Rumca bile öğretmişti.
Ben uzun yıllar yurtdışında iken Mari’yi hiç arayamadım. Yıllar içinde evlenmiş, iki kızı bir oğlu olmuş çocuklarını evlendirmiş torunları olmuştu.

Mimoza Sokak
Eşim vefat edince yine sıkıldığım zaman kendimi adalara attım.
Bir gün Maria’yı arayıp bulmak aklıma geldi aklıma, evlerine gittim yıkılmıştı, Mimoza sokakta oturduğunu söylediler. Son bir defa son bir evin kapısını çaldım kim çıktı biliyor musunuz?
Mari
-Bonjur Mösyö kimi aradınız? dedi
Kıvırcık sarı saçları bembeyaz olmuştu, yaşlanmıştı, keşke görmeseydim hayalimde o hep kıvırcık saçlı şımarık Rum kızı olarak kalsaydı dedim.
-Bonjur Mari, seni aradım
-Sen kimsin be kuzum adımı nerden biliyorsun?
Ben Yaşar Mari, Galatasaray’da oturan yetmişli yılların başında hafta sonları size gelen siyah saçlı çocuk
-Bir dakika, dedi gözlüğünü taktı, yüzüme uzun uzun baktı, tanıdım, gözlerinden ve gülüşünden tanıdım, bir tek gözlerin ve gülüşün kalmış
-Yapma be Mari o kadar ihtiyarlamış mıyım?
-Üzülme be kuzum senin inceliğin yeter, nerde o eski İstanbul delikanlıları? seninle tiyatroya gittiğimizde bütün salon bize bakardı.
-Mari’ nin Kınalıada koyuna bakan balkonunda oturduk, sohbet ettik, kırmızı şarap açtı bana balık ta yaptı..
-Babam ve annem seni çok severlerdi, efendi çok sessiz bir delikanlıydın.
-Biliyor musun size ilk geldiğimde bana çok kötü bakmıştın, hiç konuşmazdın taki bir gün Angelika gelip benimle konuşana kadar.
-O seninle konuşunca birden kıskandım.
Çok uzun yıllara dayanan arkadaşlığımızı denize hakim bir balkonda mum ışığında içtiğimiz kırmızı şarapla yad ettik.
Bu yaz Ünye’de olmam nedeni ile bir defa gidebildim Kınalıada’ya.
Önceki gün telefon etti Mari, İstanbul’a gelirsen Kurtuluş’a gel dedi.
Sayenizde bu çok değerli anıları ve çok değerli insanı, yad etmiş oldum teşekkür ederim.



Bu Haber 2950 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI