Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
AVUKATINIZ- Av. Murat Bulat
6 Ocak 2011 Perşembe 19:28
info@muratbuat.av.tr/ Canik Dergisi 6. sayı
“SİZ KRAL OLABİLİRSİNİZ ANCAK, BERLİN’DE YARGIÇLAR VAR”
Canik (Yöre ve kent kültürü) Dergisi”nin bizlere ulaşmasında, emeği geçen bütün dostlarıma
( Dergi yayınlamanın ve yaşatmanın ne kadar güç olduğunu bilen biri olarak) teşekkürlerimi sunuyorum.
Kendisine haksızlık yapıldığına inanan bir Alman köylüsünün, dönemim Alman Kralına söylediği, bugün bile belleklerimizde olan “Siz kral olabilirsiniz, ancak Berlin’de yargıçlar var” sözü
( Hukukun üstünlüğü ve kuvvetler ayrılığı konusunu) umarım bir başka yazımızda ele alırız.
Bu yazımda, günlük hayatta karşımıza çıkan ve çoğu kez ( konuları yakın takip etmeyenlerin) doğru kabul ettiği bazı uygulamaları ele alacağız. Amacımız hukuksal makale yazmak olmadığı için, emsal Yargı kararları esas ve dava numaraları açıklanmayacak, bilimsel öğretiye atıfta bulunulmayacaktır.
“İŞTEN AYRILIRKEN İŞVEREN İHBAR TAZMİNATI ÖDEMEliDİR”
İşveren’in haklı bir neden olmaksızın işçinin iş aktini sona erdirmesi halinde işçiye kıdem ve ihbar dahil yasal haklarını ödemesi gerektiğini hepimiz biliriz.Ancak İşçinin dilediği zaman, elini kolunu sallaya sallaya işten ayrılabileceğini sanırız.Oysa 4857 sayılı İş Yasası bu konuda (yani hem işçinin ve hemde işveren’in iş aktini sona erdirmeden önce birbirlerine haber vermeleri ve diğer tarafın buna göre gerekli önlemini almasını)düzenlemiştir.
4857 sayılı yasaya göre belirlenen süre önce işverene haber vermeksizin ( ihbarda bulunmaksızın) işten ayrılan işçilerinde ( tıpkı işverenler gibi ) ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü vardır. Uygulamada işverenler ayrılıp giden işçilerin ardından, ihbar tazminatı davası aşmaları çok sık görünen bir davranış olmadığı için, sanki işverenin böyle bir hakkı bulunmadığı sanılmaktadır.
Aman dikkat, işçiler hem işinden hem de parasından olmasın. Özellikle turizm sektöründe bilinen nedenlerle sık işveren değiştiren okurlar dikkat etsinler, işverenler her an kendileri aleyhine ihbar tazminatı almak için dava açabilirler.
“KİRALAYAN (EV SAHİBİ) HERYIL KİRA ARTIŞI İÇİN TESPİT DAVASI AÇABİLİR”
Bilindiği gibi kiracı ve kiralayan ilişkisi temel olarak ,6570 sayılı Gayrımenkul kiraları hakkındaki kanun’da düzenlenmiştir.Kira ilişkisi ülkemizde davalara yol açan en önemli uyuşmazlık alanlarından biridir.(Zaten, dava sayısına baktığımızda ,ülkemizde nerede ise herkes birbiri ile yada /her kurumla davalı görünmektedir)
Her üç kişinden yaklaşık birinin kiracı olduğu ülkemizde, her kira dönemi sonunda ev sahipleri,”ya şu artışı yap ( ki bu çoğunlukla enflasyonun kat kat üzerinde bir talep olur) yada Mahkemeye gidip tespit davası açacağım” kapıya dayanırlar. Oysa, Yargıtay olağan üstü durumlar olmadan ve kira bedelinin tespitinin üzerinden 3 yıl geçmeden, yeniden kira tespiti davası açılmasına izin vermemektedir.
“DÖVİZLE öDENEN KİRA BEDELLERİNE, AYRICA ARTIŞ YAPILIR”
6570 sayılı Gayrimenkul kiraları hakkındaki Kanun dövizle kiralamalara izin vermektedir. Ancak (Tarafların dövizle kiralama yaparak, ekonomik durumlarını dövize endeksli olarak koruma güdüsü ile bunu yaptıkları kabul edilerek) ayrıca kira dönemli sona erdikten ve kira bedelinin belirlenmesi için döviz üzerinden artış için Mahkemeye gittiklerinde ,Yargıtay kiranın dövizle belirlendiği durumlarda ayrıca kira artışı uygulanmasına izin vermemektedir.
Mal sahibi ( kiralayan) okurlarımız belki üzülecek ancak konuyu, mal sahiplerinin dövizle kira artışı taleplerine karşı karşıya kalan okurlarımızın dikkatine sunuyoruz.
Bu arada bir not iletilmesinde yarar bulunmaktadır.Bu yazımızda “kiralayan “yerine “mal sahibi” teriminin kullanılması yalnızca kolay anlaşılması için tercih edilmiş olup,Kiralayanın (kiraya verenin ) mal sahibi olmasını zorunlu kılan bir hukuki düzenleme yoktur.
“ŞİRKETİN BÜTÜN YÖNETİM KURULU ÜYELERi, SSK BORCUNDAN SORUMLUDUR"
Genellikle işçi konumundaki okurlarımızı ilgilendiren konulara değindik.Şimdide işveren konumunda bulunan okurlarımız için küçük haber verelim.
SSK’nın alacağından ,Şirketlerin Yönetim Kurulu üyelerinin şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilir. Oysa Yargıtay;SSK alacağından Şirket yönetim Kurulu üyesinin şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olması için,SSK alacağının ödenmesi gereken dönemde ,üyenin şirketi temsil ve ilzama yetkili yönetici sıfatını taşıması gerektiğini ( her yçnetim kurulu üyesinin müteselsilen sorumlu olmayacağını) karar altına almıştır.
“GEÇİNEMEDİĞİ İÇİN İŞTEM AYRILAN İŞÇİ”
Bu karara üzülecek miyiz, yoksa sevinecek miyiz vermek zor? Ücretlerin düşük ve emeğin karşılığının nerede ise yok ,fakat işsizliğin ise bol olduğu ülkemizde, Yargıtay ilgi çekici bir karara imza attı;
“ücreti aile geçimine yetmiyor diye işten ayrılan işçi kıdem tazminatına hak kazanamaz.” Yargıtay , bu kararı ile herkesin aldığı ücretin yeterli olduğunu mu sanıyor ,yoksa ,ücretlerin yetersizliğinin hepimizin ortak sorunu olduğunu mu kabul ediyor ? Bunu bir başka yazımızda ele alalım .
Ancak ,özellikle uzun yıllardır aynı işyerinde çalışan okurlarımızı uyaralım.Sakın ,Ücretim ailemin geçimine yetmiyor, çoluk çocuğumun ihtiyaçlarını i karşılamıyor gerekçesi ile işinizden ayrılmayın.Kıdem tazminatınız yanabilir.
BİZE ULAŞIN
Dergimizin gelecek sayısında ele alınmasını istediğiniz hukuksal konuları yada yanıtlanmasını istediğiniz sorularınızı, ”info@muratbulat.av.tr” yada canikdergisi @gmail.com adresine elektronik posta yoluyla iletebilirsiniz.

Gelecek sayılarda buluşmak dileği ile…


Bu Haber 2891 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI