Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Balkabağındaki Sihir
4 Şubat 2011 Cuma 09:54
Canik Dergisi 6.sayı
Yaygın adı Bal kabağıdır,
Helvacı kebabı da denir.
Latince adı Cucurbita Pepo


Bölgemizde çok yetişen balkabağının şu sıralar tam yenme mevsimi. Çarşı Pazar balkabakları ile dolu. Dergimizin bu sayısında bu sihirli bitkiyi inceledik. Balkabağı nedir, ne yemekleri olur yemekten başka ne işe yarar?

Kabak Ülkemize 17. asırda girmiştir. Fakat öyle yayılmış ve öyle iyi adaptasyon göstermiştir ki zaman içinde çok farklı tipler oluşmuştur. Bu nedenle yurdumuz bu kabakların ikinci derecede anayurdu olarak kabul edilmektedir.
Kabak, yazlık ve kışlık olarak yurdumuzun her tarafında yetiştirilir. Fakat gruplara bağımlı olarak bölgeler arasında farklılıklar vardır.
Yazlık kabakların en fazla yetiştirildiği bölgeler sırasıyla Akdeniz, Ege ve Marmara;
Kışlık kabakların ise yine sırasıyla Marmara, Orta kuzey ve Karadeniz'dir.
Bizim inceleyeceğimiz daha çok kışlık kabaktır.
Ekim ayının başı kışın ve bahar aylarının başına kadar bulunabilen kışlık bal kabağının Türk mutfağındaki en yaygın şekli tatlısıdır.
Özellikle kış aylarında yoğun rağbet gören bal kabağı, lezzetinin yanı sıra pek çok hastalığa da iyi gelen bir besindir. Lifi bol bir meyvedir. Potasyum, fosfor, kalsiyum, magnezyum, sodyum, demir gibi madensel elementler içerir.
Anadolu’da bazı yörelerde, çorbası, kızartması börek ve püresi kek, pasta, puding, komposto, marmelat ve reçel yapılarak da değerlendirilir.
Yaygın adı Bal kabağıdır, Helvacı kebabı da denir. Latince adı Cucurbita pepo

Ünye’de de çokça tüketilen kabağın tatlısının yanı sıra yemekleri de yapılır. Ünyelilerin kabak pirinçlisi dediği yemeği meşhurdur. Balkabağı böreği ve çorbası da çok yaygın olmamakla beraber yapanlar vardır.
Turuncu renkli bal kabaklarının çekirdekleri de yemiş olarak halk arasında çok sevilmektedir, Alzheimer, erken yaşlanma ve kansere karşı koruyucu olan, vücudun ‘paslanmasını’ önleyen en güçlü antioksidanların birçoğunu içerdiği söylenir.

Bal kabağının hem göz hem de beyin sağlığı için de mükemmel bir besin olduğu, kolay sindirilebilme özelliğiyle mide ve bağırsaklar için de birçok faydasının bulunduğu bol miktarda lif içermesi nedeniyle gıdalar ile alınan toksinlerin atılmasına ve kolesterolün düşmesine de yardımcı olduğu ve kabızlık, ve hemoroid (basur) sorunu olanlara da tavsiye edilir.

“Buharalı ünlü Türk hekimi İbni Sina’nın kitaplarında da bal kabağının şifa verici özelliklerinden söz edilir. Bal kabağı kolay sindirilebilmesi ve önemli özellikler taşıması nedeniyle soframızdan eksik edilmemesi gereken bir besindir. Bal kabağı protein, karbonhidrat, lif, fosfor, kalsiyum, demir, sodyum, potasyum, A, B1, B2, B3, C ve E vitaminlerini içerir.
Bal kabağı alırken, önceden soyulmuş ve ambalajlı olanların alınmaması önerilir. Bal kabağını, yeneceği zaman soyulması ve doğranması doğrudur. Kabuk rengi soluk olmayıp, canlı ve sert olan bal kabağının tercih edilmesi de ayrıca önem taşır.

Çekirdekleri mineral kaynağı
Yarım bardak kabak çekirdeği ile günlük magnezyum, manganez, çinko ve proteinin karşılanabileceği, mineraller açısından mükemmel bir kaynak olan kabak çekirdeklerinin B vitaminlerini de içerdiği gibi kemik sağlığı ve kan pıhtılaşması için önemli K vitaminini de bünyesinde barındırır.
Tansiyon problemi olanların tuzsuz kabak çekirdeğini tercih etmesi tavsiye edilirken kabak çekirdeğinin hormon dengesi, beyin fonksiyonu ve cilt sağlığı için gerekli olan omega 3 ve omega 6 esansiyel yağlarını birlikte içermesi açısından da iyi bir kaynaktır. Aç karnına yendiği zaman bağırsak kurtlarının düşürülmesine yardımcı olduğu saptanmıştır. (turkax.com)
Avrupa ülkelerinde daha yeni keşfedilen bal kabağından bu ülkelerde çorba, kek, pasta, puding, komposto, marmelât yapılmaktadır.
Bal kabağı, Amerika'nın keşfinden çok daha önce İslam âleminde bilinen ve tüketilen, hadislerde adı geçen bir sebzedir. 1800 yıl önce yaşamış Bergamalı ünlü hekim Galen ve 800 yıl önce yaşamış Buharalı Türk hekimi İbni Sina, balkabağının şifa veren özelliklerinden kitaplarında birçok kez bahsetmişlerdi. İbni Sina'nın bu mucizevî sebzeyi özellikle kanser hastalarına önerdiğini biliyoruz. En önemli özelliği, çok yüksek miktarda "beta karoten" içermesi. Karoten, cilt ve ağızdan anüse kadar tüm vücut boşluklarını döşeyen yüzey dokunun kendini yenilemesi, onarması için gerekli bir vitamin. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi için de karoten şart ki bağışıklık sistemimiz bizi hem mikrobik hastalıklardan hem de kanserden korur düzgün çalıştığında. Turuncu renkli bu sebze mineral açısından da oldukça zengin, demir, potasyum, sodyum, fosfor, kalsiyum ve magnezyum içerir, bu birleşim çocuklarda ve yaşlılarda kemik sağlığı için çok önemlidir.
HEM GÖZE HEM BEYNE YARARLI
Balkabağı, bilinen en güçlü antioksidanların pek çoğunu bir arada içer, antioksidanlar vücudumuzun 'paslanmasını' önleyen maddelerdir, bizi birçok hastalığa, Alzheimer'a, erken yaşlanmaya ve kansere karşı korurlar. Görme keskinliğini artırıcı etkisi bu sebzeyi bilgisayar başında uzun süre çalışanlar için kurtarıcı haline getirir. Hem göz, hem beyin sağlığı için mükemmel bir besindir.

KALORİSİ DÜŞÜK
Şeker içermesine rağmen balkabağının kalorisi çok yüksek değildir, şeker hastaları bile ılımlı miktarlarda tüketebilir. İçerdiği bitkisel lifler, toksinleri, zararlı yağların bir kısmını sünger gibi emer ve kolesterolün, kandaki zararlı yağ oranının düşmesine yardım eder. Yeterli su ile alındığında, lifler bağırsaklarda suyu çekip kitle etkisi oluşturarak bağırsak hareketlerini artırırlar. Kabızlık ve hemoroid sorunu olanlar için de mükemmel bir sebzedir. Çorba, pasta, kek, muhallebi, reçel olarak tüketebilirsiniz. Lezzetli şeylerin de sağlıklı olabileceğinin kanıtı olan bu sebzeyi mutfağınızdan eksik etmeyin, ağzınızın tadı da, sağlığınız da yüreğiniz de bozulmasın sağlıkla güzellikle kalın.


Bu Haber 3216 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI