Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye’nin İlk Üniversite Mezunu kızı Necla Gökşin Sefercioğlu - 1
7 Şubat 2011 Pazartesi 09:29
Belgesel-Röportaj: Hacer Coşkun-Yaşar Karaduman / Bu röportaj bölümler halinde yayınlanacaktır.
Maydanozun İngilizcesini bilmiyordum”

Şimdi geldiğim Ünye’de Çakırtepe’den şehri seyrediyorum.
İçim acıyor. Ünye, Karadeniz sahilinin en güzel şehriydi.
Taş yığını olmuş. Ünye gece güzel görünen bir şehir haline gelmiş.

Aşağıda ki röportajda Ünye’de bir Cumhuriyet kızı olarak öne çıkan Ünyeli Nuri Kadı’nın torunu ve Gökşin’lerin tek kızı ve Ünye’nin ilk bayan üniversite mezunu olan Necla Gökşin Sefercioğlu’nun ilginç hayat hikayesini bulacaksınız.
Necla Hanım, Ünye’de ki konakta Ermenilerden kalan piyanoda müzik eğitimi alan, hocasını gördüğünde ağaca çıkarak saklanan yaramaz Necla’nın çocukluk anılarını ve Kadılar Yokuşu’daki konağı anlattı bize…
Ünye’nin ilk tıp doktoru babası Fahrettin Gökşin ve Dedesi Nuri Kadı’nın ileri görüşlülüğü sayesinde üniversite mezunu İngilizce öğretmeni olarak çıkıyor karşımıza. Necla Hanımla Ünye’yi ziyareti sırada bir söyleşi yaptık, kendisine verdiği çok değerli bilgiler için teşekkür ederiz.

Necla Sefercioğlu kimdir?
“Öncelikle ben Atatürk’ü çok seven, onun ilkelerine bağlı bir Atatürkçü öğretmenim,” diyerek başlıyor kendini tanıtmaya Necla Sefercioğlu. 29 Ekim 1925’de Ünye’de doğan 85 yaşındaki Necla Sefercioğlu, Ünyeli Nuri Kadı’nın torunu, Halide ve Fahrettin Gökşin’in kızı, Eczacı Mehmet Nuri Gökşin’in kardeşi ve Hacettepe’de hocalık yapan Doktor Eflatun Gökşin’in ablası.
Ünyeli ilk tıp doktoru olan Dr. Fahrettin Gökşin’in kızı Necla Hanım, 1950 yılında Ünye’nin ilk Ziraat Bankası Müdürü Cavit Seferciloğlu’nun Banka Müfettişi olan oğlu Orhan Bey’le evlendi. 9 yıl evli kalan ve eşi 36 yaşındayken vefat eden Necla Sefercioğlu’nun bugün 3 çocuğu 7 torunu var.
4. sınıfı Ünye’de okuyan, annesi Halide Hanım’ın isteği üzerine 1936 yılında Ankara’da açılan TED Koleji’ne kaydını yaptıran Necla Sefercioğlu, 9. ve 10. sınıfı Ankara’da Kız Lisesi’nde, son sınıfı da Antalya’da okuyarak liseyi bitirdi. Kazandığı Ankara Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nden de 1947’de fakülteden mezun oldu.
İlk olarak Ankara Bahçelievler Ortaokulunda görev alan Necla Hanım, evlendiği için 3 yıl mesleğini bıraktı. Eşini 9 yıl sonra kaybeden Necla Sefercioğlu, tekrar mesleğine dönerek Ankara Üniversitesi’nin çeşitli fakültelerinde öğretmenlik yaptı. Bugün emekli olan Necla Sefercioğlu, güçlü hafızasıyla dikkat çekiyor.




Bildiğimiz kadarı ile siz Ünye’nin ilk bayan üniversite mezunusunuz, doğru mudur, ne diyeceksiniz?
Bana da öyle dediler, zannediyorum öyle. Ailem dolayısıyla bütün Ünyelilerle hemen hemen görüşüyorduk. O dönem hiç birisinin de kızının üniversite okuduğunu duymamıştık. İlkokul 4. sınıfı Ünye’de Anafarta İlkokulu’nda okudum, sonra tahsilime Ankara’da devam ettim. Ananem Ünye’de yaşadığı için buraya sık sık gelirdik.


Çocukluğunuzun Kadılar Yokuşu’nun başındaki dedeniz Nuri Kadı’nın konağında geçtiğini biliyoruz. Bu konağı anlatır mısınız?
Dedemin konağı çok büyüktü. Karşı komşumuz Hüseyin’in Tataroğlu’nun halası eşiyle otururdu. Yanındaki evde başkatipler derlerdi. Nuri Kadı’nın bitişiğinde Sabri Kadı’nın oğlu Kadir Bey oturuyordu. Alt tarafından Kürt Gülüşan otururdu onun hasta oğlu vardı, kızı vardı çok güzel. Koçun Fatma Hanımlar, Ekmekçioğluları Samiler vardı. Ünye’de tek araç Sami Dayı’nın işlettiği Ekmekçiler’in arabasıydı. Önden kollu, ateş alır almaz gar gar gar diye ses çıkartan bir araçtı. O sesi duyunca Sami Dayı’nın geldiğini anlardık.
Dedem Nuri Kadı’nın konağı bütün Ünye’nin panoramasını kapsayan yerdeydi, vapurun gelişini izlerdik meraklı gözlerle, geminin ışıklarını seyrederdik geceleri…


Çocukluğunuzdan, Ünye’deki mahallenizden, ailenizden ve ailenizin kökeninden bahseder misiniz?

Babam doktordu. Tayini dolayısıyla sık yer değiştirirdi. İlkokula Amasya’da başladım ve 1. sınıfı orada okudum. 2. sınıfta babam Çarşamba’ya tayin oldu, tahsilime Çarşamba’da devam ettim. 3. sınıfı Terme’de, 4. sınıfı 1936 yılında Ünye’de Anafarta İlkokulu’nda ve 5. sınıfta 1937 yılında babamın tayininin Ankara’ya çıkmasının ardından, tahsil hayatıma Ankara’da devam ettim.
Babam 4 yaşındayken babası Balkan Harbi’nde şehit olmuş, babasının mezarı bile bilinmiyor. Babaannemin kardeşlerinin 5 kız 1 erkek kardeşi vardı. Onların çocuklarından tanıdığım Ünye’de yaşayan iki sene önce vefat eden Fikret Balcı vardı.
İlkokulda okulumuzdan hatırladığım da okulumuzda çeşme vardı, çeşmede su içerdik, dersten çıkınca Şekerci Ahmet Amca’dan pandispanya alırdık.

O yıllar hangi yıllardı?
Ünye küçüktü. Bu kadar büyük değildi, avuç içi kadar küçüktü. Öğretmenimiz Aliye Hanım vardı, onu çok severdik, severek dersine girerdik. Zaten sınıfımız 15 kişilikti. Teneffüslerde Paşabahçe’ye koşardık, elma alırdık. Okula yürüyerek giderdik, yukarıdan aşağıya koşturarak eğlenirdik. Evimiz Kadılar Yokuşu’ndaydı, yokuşun tepesinde ki büyük ev dedem Nuri Kadı’nın eviydi. Dedem Kudüs Kadısıydı.


Öğrencilik yılarınızın Ünye’sinden, konak yaşamından biraz bahseder misiniz?
Ünye’deki eski evleri hatırlarım, eski evlerde hep konsollar vardı, büyük ve görkemliydi.
Ünye’de eskiden samimiyet ve dostluklar vardı ve bu beni çok etkilerdi. Ankara’ya döndüğümüzde oturduğumuz ev apartman dairesiydi, çocukken bana Ankara’daki evimiz sanki ananemin evinin yani dedem Nuri Kadı’nın konağının salonu kadar gibi gelirdi. Yıllar sonra konak satıldığında 1947’de Ünye’ye geldiğimde, annem evi seyretmek istedi, eve götürdüm. Çocukluk devrimden sonra ikinci defa gitmiştim eve. Ama hayal kırıklığına uğradım. Çünkü konağın çocukluk döneminde düşündüğüm kadar büyük olmadığını gördüm. Çocukken hayallerimiz büyükmüş.

Gelecek haftaya devam edeceğiz.


Bu Haber 5057 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : Atatürk gençliği Tarih : 10 Nisan 2013 / Pazar Üye Adı :ilknur özer
Değerli hanımefendiyi tanıma fırsatım olmadı ama kendisinin yeğeni olan Tomurcuk Gökşin'i yakından tanırım ve halasının karakterini yansıttığını bu yazıyı okuyunca anladım.Atatürkçü,iyi eğitimli,yabancı dil bilgisi ile her ortama çağdaş bakış açısı geliştiren ve genlerinde taşaıdığı asaleti için halasını saygı ve rahmetle anıyorum.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI