Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ne istiyorsun? / Mürüvvet Adalı Uygun
9 Şubat 2011 Çarşamba 11:09
muruvvetadali @gmail.com
Hala mektupların gücüne, kokusuna, tebrik kartlarına sıkı sıkıya bağlıyım..

“Ünye bana evimizi,
babaannemi, dedemi ve
anneannemin kokusu ile
nişasta kokan Mukaddes Cicianneyi
ve onun nazar dualarını anlatıyor”

Ünye’den herhangi bir nedenle özellikle eğitim için ayrılmış ve bir şekilde geri dönememiş, okudukları yerlerde iş ve çalışma imkânları bulmuş bir sürü Ünyeli vardır.
Bunların içinde bizim bilmediğimiz, tanımadığımız, dallarında başarılı olmuş gençlerimiz kızlarımız, çocuklarımız hemşerilerimiz vardır. Bir şekilde kendilerini bize duyuramamışlardır. Canik Dergisi bunları bazen tesadüfen bazen de araştırarak bulup tanıtmaktadır. Bu hemşehrilerimizle gurur duymaktayız.
Bunlardan biri de Mürüvvet Adalı Uygun’dur. Daha dün Ünye’nin sokaklarında siyah önlüğü ile okula koşan Mürüvvet büyümüş bir eğitimci, bir yazar, bir şair olmuş, bir şiir, bir de çocuklar için hikâye kitabı yazmıştır.
Bu sayımızda sizlere tanıtacağımız iki kızımızdan biri olan Mürüvvet Adalı Uygun’la bir röportaj yaptık.

Mürüvvet Adalı Uygun Kimdir?
Kısa Özgeçmişi
Mürüvvet Adalı Uygun 1973 yılında Ünye, Kaledere mahallesinde doğdu. İlk, orta ve lise’yi Ünye’de okudu. Yüksek öğrenimini İ.Ü. İletişim Fakültesi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü’nde tamamladı.
Çocukların öğrenim ve eğitimine olan özel ilgisi ve yeteneği onu “öğretmenlik” ile ilgili eğitim alabileceği alanlara yönlendirildi. İki ayrı üniversiteden aldığı sertifika programlarının ardından on dört yıl özel okullarda öğretmen olarak görev yaptı.
Yazarın, “Ne İstiyorsun” adlı bir çocuk hikaye kitabı ile “Sakin Savrulmalar” adlı bir şiir kitabı vardır.

Mürüvvet Adalı Uygun, Siz Ünye’de Kaledere Mahallesi’nde doğdunuz. Burada ilkokula gittiniz. Ortaokulu ve liseyi de Ünye’de okudunuz.
Bize çocukluk, ilkokul , ortaokul ve lise yıllarınızdan, arkadaşlarınızdan ve mahallenizden bahseder misiniz?

1973 yılının Eylül ayında Ünye’de Kaledere Mahallesi’nde çarşının içindeki Adalı Apartmanı’nda ailenin ikinci Mürüvveti olarak doğmuşum.
Anaokulu dâhil, ilkokul, ortaokul ve lise eğitimimi Ünye’de tamamladım. Anaokulu hariç tüm okullarıma arkadaşım Elif’le yürüyerek (tabanlarımıza kuvvet) gittik geldik. Çocukluğumdan ve Ünye’den bana yegâne kalan ve hala görüştüğüm tek arkadaşım Elif’tir ve bende yeri apayrıdır. Onun dışında da çok güzel arkadaşlarım ve arkadaşlıklarım oldu. Yine aynı önemle ve değerle bahsedeceğim arkadaşım Şenay, Kevser, Soner, Hüseyin, Hakan, Havagül… -ki bunların içinde de tek haberleştiğim Soner oldu- Diğerleriyle ilgili de Elif’ten alabildiğim haberler kadar haberdarım.
İsimlerini yazdığım ve yazamadığım pek çok arkadaşım umarım çok iyidir. Hepsine ayrı ayrı sevgilerimi iletirim.
Mahallemle ilgili en önemli anım, okul arkadaşlarım dışında en kadim çocukluk arkadaşım Nurgül ve onun kardeşleriyle (İlknur Abla, Nurcihan-Nurci- , Hasan) oynadığımız terastaki oyunlarımız, camdan cama saatlerce yaptığımız sohbetler ve geçirdiğimiz Ramazan günleri. Bu anların bende apayrı tatları vardır. Apayrı… Hatırladıkça hep mutlu olurum.

*Nasıl bir çocuktunuz? Çocukken neleri hayal ederdiniz?
Çocukken terasta ve sokakta sürekli oyun oynayan bir çocuktum. Mutluluğum tartışılmaz. Aynı zamanda kalabalık bir ailenin ferdi olmak, her anımın dolu geçmesine neden olmuştur. Babamın dükkan arkadaşları dahil, herkesle ama herkesle konuşan, diyalogu olan mutlu çocuklardık biz. Yüksel’in kızı olarak her yerde tanınırdım.

* İlkokula başladığınız gün veya ilk, okula adım attığınız gün, ilerideki yıllarınızda nasıl bir hayat düşündünüz, çocukken hayal ettikleriniz nelerdi ne kadarı gerçek oldu?
Okul yaşamımdan pek mutlulukla bahsedemeyeceğim. Başarıya odaklı hem de çok odaklı bir çocuktum. İlkokul neredeyse her yıl öğretmenim değişti. Okul yaşamına iyi bir başlangıç yaptığım söylenemez.
Çok erken yaştan itibaren Ünye dışında uzak yerlerde -ki kastettiğim büyük şehirler- üniversite okumak en büyük hayalimdi. Oturup hayal kuran bir çocuk değildim. Oynamaktan, ders çalışmaktan, etraftaki mutlu aile kalabalığından hayal kurma ihtiyacı bile duymadığımı hatırlıyorum şimdilerde.

* Bir şiir kitabı ve bir çocuk hikâye kitabınız var. Bize de göndermişsiniz teşekkür ederiz. Şiir kitabınız 2005 yılında yayınlanmış. Bu kitabınızdaki şiirlerinizle ne anlatmak istediniz. Şiir yazma yeteneğinizi ne zaman keşfettiniz, gelecekte basılacak bir kitabınız daha var mı?

Kalemi ve kâğıdı çok severim. Duygularımla beraber kalem ve kâğıt buluşurlar ve bu buluşma benden dizeler halinde dökülür. Şiirlerim, iç dünyamın aynasıdır. Sözcüklerle oynamayı ve kuralsız şiir yazmayı çok seviyorum. Üzerimde şiir kokusu vardır benim. Yetiştirdiğim pek çok öğrencimde de bu açıkça görülür. Şimdilerde bakıyorum kalemi benden çok daha yetkin miniklerim var arkada bıraktığım. Bu müthiş ve çok özel bir duygu…
Şiir yazma yeteneğim keşfedildi. Bu konuda “Sakin Savrulmalar” adlı şiir kitabımın editörü ve yayımcısı olan, aynı zamanda kendisi de oldukça ünlü bir şair ve hoca olan Aydın Şimşek’in katkıları çok büyüktür. Elimden tutan ve bana benim şiirlerimin gücünü gösteren tek kişidir. Ondan çok şey öğrendim.
Evet, gelecekte basılacak olan pek çok kitabım var… Yazmak ve kitaplar artık benimle bütünleşmiş durumda.

* Bir de çocuk hikâye kitabınız var “Ne İstiyorsun?” diye Ağustos 2010 da basılmış. Burada çocuklara ne anlatmak istediniz? Sırada başka hikâyeler de var mı?
Her çocuk ne anladıysa aslında onu anlatmak istedim. Ve basit ama içeriği derin bir soruyla çıktım yola… “Ne İstiyorsun?”
Bundan sonraki kitaplar hikâye, şiir, deneme. Nasıl olur bilmiyorum? Düşünüp yazmıyorum, iç sesim neye yönleniyorsa kitap öyle şekil buluyor.
Bu arada “Ne İstiyorsun?” adlı kitabım, İstanbul’da büyük bir kuruluşun sosyal sorumluluk projesine de hizmet etmiş bir kitap oldu. Bu beni çok ama çok mutlu eden bir olay. Bu kitabı yazmadan önce yola ilk çıkışım, kitabın çocuklara anlam ve okuma hizmeti dışında böyle hizmet de edebilmesiydi. Çok şükür gerçek oldu. Bu projenin gerçekleşmesinde de benimle yürek olan ve her türlü maddi manevi desteği esirgemeyen Deniz Güney’e sonsuz teşekkürlerimi iletirim.

* Tüm bunların yanında yazma ile ilgili başka uğraşlarınız var mı? Büyüklere de hikâyeler yazıyor musunuz?
Ben hep yazıyorum. Eşime notlar, öğrencilerime mektuplar, yazılar… Konuşmaktan çok tercih ettiğim iletişim alanı yazmak. Hâlâ mektupların gücüne, kokusuna, tebrik kartlarına sıkı sıkıya bağlıyım. Klavye ve bilgisayar ekranı benim için hiçbir zaman bunların yerini tutamayacak. Yazı, apayrı bir öznellik… Apayrı bir tat, doku…
Çocukluktan sakladığım derslerde arkadaşlarımla yazıştığım ufak not kâğıtları benim için en değerli hazine niteliğinde. En büyük koleksiyonum ve benzeri yazılı - çizili şeyler. Bunların yer aldığı beş defterim var. Onlara gözüm gibi bakıyorum. Benim tarih belgelerim. ))

* Ünye’de yaşadığınız bir anınızı da çocuklara hikâye veya büyüklere şiir olarak yazmayı düşündünüz mü?
Neden olmasın? Bu fikrinizi çalabilir miyim? 

*Ünye’ye geliyor musunuz? Ünye size ne anlatıyor?
Çok fazla gelemiyorum maalesef. Ailemin de buraya yerleşmemiş olması gelme sıklığımı azaltan en büyük etken…
Bahsettiğim tüm büyüklerim rahmetli oldular. Mekânları cennet olsun. İlk fırsatta eşimle beraber Ünye’ye gelip ona okuduğum okulları, yaşadığım yerleri göstermek ve kabir ziyaretinde bulunmak istiyorum.




Bu Haber 4440 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI