Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Biz de çocuktuk..
15 Şubat 2011 Salı 08:29
Röportaj:Yaşar Karaduman / Canik Dergisi 7 sayı
Televizyonumuz ve
Bilgisayarımız yoktu
Ama hayatın üstesinde geldik

“Önerim, bizim dünyamızı
zenginleştiren araçların dünyamızı
alıp götürmesine izin vermememizdir..”

Hocam aynı kuşağın çocuklarıyız, televizyonumuz yoktu, cep telefonumuz yoktu bilgisayarımız da yoktu, ben hiç yokluğunu hissetmedim nasıl üstesinden geldik çocukluğun ve gençliğin, mutlu muyduk televizyonsuz bilgisayarsız ve cep telefonsuz?

Hep aynı soruyu ben de kendime sarar dururum Bizler, bağlı bahçeli, komşulu korunaklı ,hayal gücü kısıtlanmamış, çeşitli tehlikelerle kaygı düzeyi yükseltilmemiş,verilenle mutlu olan bulduklarıyla hem yetinen hem de yetinmesi öğretilen bir neslin çocuklarıyız.Bizlerin mutluluk kavramı ile bu günün yetişkin ve buna bağlı olarak çocuklarının mutlu olmak/mutluluk kavramları çok farklı. Bizler doğal yaşamın, bulunduğumuz koşulların bizlere sunduğu zenginleriyle bezenmiş, sevgi,değerli olmak, korunacağını bilmenin dışında hiçbir şeye gereksinim duymadan büyütülen çocuklarız.. İşte bize sundukları bu zenginlikler, belki de bizim güçlerimizi ortaya çıkardı yetilerimizi keskinleştirdi ve biz bir çok başarının ham maddesi olanı aldık .O nedenledir ki bir çok zorun üstesinden geldik. Başardık…….

Anaokuluna da gitmedik ama sağlam arkadaşlar çıktı içimizden, her şeyi evde aileden öğrendik, yanlış öğretilenler de oldu, ama biz yolda düzelttik, yarım yüzyıl geçti çocukluğumuzun üzerinden, şimdiki çocuklar daha değişik yetişiyorlar, bilgisayar girdi hayatımıza, cep telefonu girdi, televizyon girdi, konu sizin uzmanlık alanınızın biraz dışında ama çocuklarımıza bunlara ne kadar izin vereceğimizi tam belirleyemedik. Televizyondan başlarsak çocuklar hangi yaşlarda televizyon ile tanışmalılar, hangi yaşlarda ne kadar ne izlememeliler? Ben bir odada baba Kurtlar Vadisi’ni seyrederken hem ders yapıp hem de aynı filmi izleyen çocuklar gördüm, bize çocukların küçük yaşlardan mecburi ilköğretimin sonlarına kadar televizyonda neleri seyretmesi hakkında bir değerlendirme yapar mısınız?

Bu soru bu gün bir çok anne-baba tarafında sorulmakta. Nedeni ise artık televizyonun aşırı izlenmesinin çocuklar üzerindeki olumsuz etkisini izliyor olmalarıdır.
Yapılan ciddi araştırmalar, 2 yaşından sonra çocukların günde en fazla 1-2 saat ve aralıklı olarak izlenmesinin (onların gelişim düzeylerine uygun olan programları) çocuğun gelişimine olumlu katkıda bulunacağının ancak bunun dışında ve uygun olmayan programlarınizlenmesinin ise çocuğa olumsuz etki yapacağını bildiriyor..
Çağımız en önemli iletişim araçlarında biri olan televizyon bir yandan hayatımızda iyi ki var ve biz dünyada olup bitenleri anında öğreniyoruz.Bilmek istediğimiz bir çok konuyu evimize getiriyor ve bizi eğlendiriyor. Bu özelliklerinden tabii ki yaralanmalıyız. Ancak aşırı ve denetimsiz izlenmesi, sosyal gelişimi engellediği gibi,yanlış tutum ve davranışların ,özellikle çocukların anlamlandıramadıkları bilginin aktarımıyla ,onlarda kaygı,korku ve endişe artmasına ve günlük uyumunu etkilemesine neden olabilmektedir. Bu gün bir çok yayın, aşırı şişmanlığın televizyon başında geçirilen zaman dilimiyle ilişkili olduğunu söylüyor.,
Neden iki yaşa kadar izletilmesini bu konunu uzmanları uygun görmüyor, çünkü,0-2 yaş yaşamın en fazla insan ilişkisine gereksinim duyduğu yaştır. Bu dönem çocuğu, gerçek yaşamı, dokunarak,deneyerek ,hissederek öğrenir, sanal bir dünya ona bu olanağı vermediği gibi, onu kendi sanal dünyasına çekerek,gerçek dünyanın sağlıklı ilişkilerinden yararlanmasına engel olabilir.
Neleri izlemeli, sorunuza, kanımca en uygun yanıt, çocuğun gelişim basamakları göz önünde tutularak, onun zihinsel, sosyal ve psikolojik gelişimine yardımcı olacak, hayal gücünü besleyecek programları izlemelerini sağlamak tır.


Bilgisayara geçersek bilgisayar da çağın olmazsa olmazı, o da çocuklarımız için tehlikelerle tuzaklarla dolu ama hayatımızı kolaylaştıran vazgeçilmez estrümanlardan biri, çocuklarımız bilgisayarla ne zaman tanışmalı hangi yaşlarda ne kadar izin vermeliyiz?

Bilgisayara ilgi gerçekten hızla artmaktadır. Sizin de söylediğiniz gibi çocuk için tehlikeli tuzaklarla da dolu. Bunun yanı sıra onu dar bir mekan’da alıkoyarak sadece sunduklarına bağlanmasına yaratıcılığına, hareket etmesine, arkadaş ve sosyal ilişkisine engel olarak gelişiminin aksamasına neden olmaktadır. Ancak yeterince iyi kullanıldığında ise faydası yadsınamaz, çünkü gelişimin tüm boyutlarını harekete geçirir.Bir başka deyişle ne onunla ne onsuz
Çocuğunuzu korumak için onu bilgisayardan koparmak doğru değil. Kontrolun sizin elinizde olaması şart ve günün belli bir zaman diliminde, belli sürelerde ona izin verilmeli Web çok kirli ,bu nedenle denetim elden bırakılmamalı…….

Bilgisayar, televizyon ve cep telefonları yanlış kullanılmaları halinde çocukların ruh sağlığı üzerinde ne gibi olumsuz etkiler yaratırlar, hangi ruhsal rahatsızlıklara neden olurlar.

En büyük etkisi bağımlılık. Eğer bağımlılık kavramının içini görebilseydik ,neler görürdük orada….yanıt gördüklerimiz .Peki bunlar nedir derseniz.
Kendine sınır koyamamak, kontrolsuzluk, davranışına dur diyememek, sorun çözmeyi öğrenme yerine sorunlardan kaçmak, Aile ve arkadaş ilişkilerinin zayıflaması,başarının azalması ve tüm bunların sonucunda yaşına özgü yaşam işlevlerini yerine getirememe…..

Bunların çocuklarımıza zarar verdiği yaşlar hangi yaşlardır çocuklarımız hangi yaşlarda nasıl korumamız lazım. Bazı aileler, çocuklarını televizyondaki her türlü şeyi seyretmesine izin veriyorlar, bazen de özellikle kış aylarında aile bireyleri ve televizyon aynı odada oluyor, bunlara nasıl çare bulacağız?

Etkisi en erken yaşlardan başlıyor ve kimlik oluşumunun sonuna da kadar da sürebiliyor. Tabii kötü kullanıldığı takdirde. Bu günün kanımca en büyük soru da onları nasıl koruyacağız sorusudur. Çare, ailelerin kendi televizyon izleme davranışlarını gözden geçirmeleri…..nerdeyse her evde televizyon baş köşede tüm ilişkilerin üstünde ailenin özel zamanları televizyon programlarına göre ayarlanıyor….. ilişki en aza inmiş durumda, ben eğer bir sorunun çözmek istiyorsanız bu güne kadar yapmadıklarınızı yapın derim. Buradaki eğer kabul edersiniz önerim ….YAPMADIKLARINIZI DEVREYE SOKUN OLACAKTIR.
Amerikalı bir yazar bir yazısında ‘1956lar da çocuklarımı televizyondan daha nasıl yararlandırabilirim diye düşünürken, 2000 li yıllarda torunlarımı televizyondan nasıl korurum ‘ diye düşünüyorum diyor. Bu sadece bize özgü bir sorun değil, tüm dünya bununla uğraşıyor.

Çocukların özellikle vurdulu kırdılı şeyler seyretmesi onları gelecekteki hayatlarında saldırgan ve sinirli tipler yapıyor mu veya bu üç şeyin bilinçsiz kullanılması sürecinde dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, öğrenme güçlükleri, davranış bozukluğu, gelişimsel bozukluklar, duygu durum bozuklukları, tikler, zihinsel gelişme geriliği, cinsel kimlik bozukluğu, konuşma ve dil bozukluklarına neden oluyor mu?

Bu sorduklarınızın her biri, bir çok araştırma tarafından gösterildi. Ancak bunlar her çocukta görülecek anlamında da alınmamalı. Sorunlar çoklu nedenlerden bağlı olarak ortaya çıkar. Televizyon ,bilgisayar,gibi araçların bilinçsizce kullanımı sorunların hem tetikleyici hem de sürdürücü etkenlerinden olarak değerlendirilmelidir.

Bir de bunları kız ve erkek çocuklar olarak ayırırsak etkilenme cinsler arasında nasıl tezahür ediyor. Yani kızlar nasıl etkileniyorlar erkekleri en çok ne etkiliyor ve zarar veriyor, bilgisayar, televizyon ve cep telefonu kullanımında?

Etkilenmenin cinsiyete bağlı olarak farklılığı, cinsiyetin farklılığından ortaya çıkabilir, örneğin,kız ve erkek çocukları,bir yandan televizyonda onlara sunulan modellere öykünmek gibi farklı davranışlar sergilerken diğer yandan,cinsiyetin etkili olmadığı ancak onların yaşam kalitesini düşüren, şiddet içeren davranışlar,yaşlarına uygun olmayan sözlerin öğrenilmesi, aşırı hareketlilik,okul başarısında azalma ,öğrenmede güçlük gibi ortak davranışlar da gösterebiliyorlar..

Çocukları bu üç şeyin zararlarından korumak için ülkemizde alınmış bildiğiniz bir önlem var mıdır veya bunu yurt dışında nasıl yapıyorlar.

Televizyon izleme, bilgisayarı ve cep telefonunu kullanmada örnek olma ve bu, yaşamı kolaylaştıran araçları kötüye kullanmamak, istismar etmemek…gerektiğini bilmeliyiz Her şey gibi bu da EĞİTİME dayanıyor.
Televizyon izleme için ise şimdilerde okullara, çocukların bu değerli iletişim aracını, nasıl izleyecekleri, değerlendirecekleri konusunu içeren yeni bir ders konduğunu biliyorum
Dersin adı MEDYA OKURYAZARLIĞI ve bu dersin tüm ülkede yaygınlaştırılması çalışmalarının yapıldığını biliyorum. Ben bu dersden çok şey bekliyorum.

Biz bunlarla büyümediğimiz için şanslı mıyız yoksa hocam?
Bence hem şanslıyız hem de şansız. Acaba elimizin altında bunlar olsaydı yaşamımız bu gün nasıl olurdu, gerçekten bilemiyorum. Bildiğim bir şey, önümüzdeki çağlardaki gelişimi hayal bile edemiyor olmam….

Son olarak sizin çocuklara ve ailelere bir mesajınız veya eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Çocuklarımıza en çok onlarla bir arada olduğumuzda, onlarla yaşamı paylaştığımızda bir şeyler verebilir, bir şeyler öğretebiliriz. Çocuklarımız o dar mekana kapandıklarında ailenin deneyimi, ortak yaşantısına şahitlik yapmıyorlar. Gerçek yaşamın, onarma, düzeltme bir başka deyişle yaşatma işlevinden yaralanamıyorlar. Bu da onlara yapacağımız en büyük haksızlıktır diye düşünüyorum. Bu bağlamda önerim, bizim dünyamızı zenginleştiren araçların dünyamızı alıp götürmesine izin vermememizdir..


Bu Haber 2957 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI