Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Bengü Karaduman- Rüyalar ve Aynalar
28 Mart 2011 Pazartesi 13:10
Canik dergisi 7. sayı
Üç boyutlu otoportre heykeller
neonlar ve çizgilerle
Rüyalarını
Sanat Yaptı


“Gittiğim yönü sorgularken yan yollara baktığım, önerilen yaşam biçimlerinden şüphe duyduğum, sevdiğim ve sevmediğim şeyleri tanımlamaya çalıştım”

Ünye’li sanatçı kızımız Bahçeşehir Üniversitesi öğretim görevlisi Hasret Bengü Karaduman'ın gerçeklikle olan ilişkimizi video - enstalasyon, heykel ve neon çalışmalarıyla irdeledi. Outlet Gallery’deki “burdayım” “I’m here” isimli solo sergisi beğeni topladı.

Ünye’den herhangi bir nedenle özellikle eğitim için ayrılmış ve bir şekilde geri dönememiş veya Ünye dışında doğmuş bir sürü Ünyeli vardır.
Bunların içinde bizim bilmediğimiz, tanımadığımız dallarında başarılı olmuş gençlerimiz kızlarımız, çocuklarımız hemşerilerimiz olup kendilerinden haberimiz olmamıştır. Canik Dergisi bunları bazen tesadüfen bazen de araştırarak bulup tanıtmaktadır.
Bu hemşerilerimizle çocuklarımızla gurur duymaktayız.
Bunlardan biri de Hasret Bengü Karaduman’dır. Bengü Karaduman Araştırmacı-Yazar -Tarihçi Yaşar Karaduman’ın kızıdır Almanya’da Hannover- Hildesheim’de dünyaya gelmiştir.
Bu sayımızda dergimizde sizlere tanıtacağımız iki kızımızdan biri olan Hasret Bengü Karaduman’la bir röportaj yaptık.





Yurtdışında Vido Sanatları eğitimi aldıktan sonra bir müddet orada çalışan Bengü Karaduman’n çalışmaları galeride üç ayrı düzlemde, üç ayrı odada gerçeklik meselesini ele alıyor. Güncel olayların yer aldığı birinci bölüm, rüyalardan beslenen ikinci bölüm ve gerçekliğe nasıl baktığımıza bağlı olarak değişen üçüncü bölümden oluşuyor.
Serginin ilk bölümünde, herhangi bir bireyin varlığı dışında gelişen günün gerçekleri karşımıza çıkıyor. “Outside of My Skin” isimli bu ilk bölümde, iplerden oluşan katmanlı bir ağ üzerine, 2 boyutlu siluet animasyonundan oluşan videolar aracılığıyla yansıtılıyor.

İkinci mekânda yer alan aynadan yansıyan neon yazı, Bengü Karaduman'ın “gerçekliği kurgulamaya” duyduğu merak ve özlemden besleniyor. Sanatçı “Burdayım” isimli bu bölümde gerçekliği yorumlarken güçlü bir değişim aracına sahip olduğumuzu ifade ediyor.

Serginin üçüncü bölümünü bilinçaltını temsil eden rüya düzlemi oluşturuyor. Bilinçaltı, Bengü Karaduman için düşünmenin başka bir yolu; gerçekliklerin fark edildiği, yaşamla ilgili verilerin işlendiği ve netleştiği bir düzlem. Bengü Karaduman, bu bölümde bir üçlemeye yer veriyor. Poliüretan heykeller ve bir videodan oluşan rüya katmanında, üçlemenin içerdiği temalar “ödül ve ceza”, “dikkati kendine yöneltmek” ve “yerini aramak” olarak tanımlanabilir.
Sergide, var olan birçok gerçeklikten sadece üçü tercih edilirken, var olmanın ve gerçekle ilişkinin çok katmanlı hali heykeller, video, ayna, neon ve iplerde ifade buluyor.

Bengü Karaduman, kimdir?
Mimar Sinan Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları bölümünü bitirdikten sonra ardından, Almanya Saarbrucken’de Yeni Medya Sanatları eğitimi aldı. Avusturya ve Danimarka’da açtığı kişisel sergilerden sonra, aralarında “Homeworks 5”(Beyrut), “Etat d’ames”(Paris), “Art in General”(New York), "Mind Models"(İstanbul), “Darbe”(İstanbul) ve “Photokina”(Köln)’nın olduğu grup sergilerine ve Almanya, Fransa, Belçika başta olmak üzere pek çok ülkede video screeninglere katıldı. Prag, Salzburg ve İstanbul’da residency programlarına katıldı. Sanatçı halen İstanbul Bahçeşehir Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaktadır.

Bengü Karaduman röportajı
Merve Arkunlar
Gerçekliğin konstrüksiyonunu inşa ettiğin bu serginde rüya, güncel olaylar ve bakış açısı üzerinde duruyorsun. Her biriyle birbirinden ayrı odalarda, ortamlarda buluşuyoruz. Zihinde mi birleştiriyoruz parçaları? Nasıl bir bütünlüğe ulaştırıyor bu yerleştirme?
Üç ayrı odaya yayılan gerçeklik temasına ait katmanların eşzamanlılığı, yaşamımızdan da aşina olduğumuz bir durum, kendimiz için yarattığımız zihinsel, duygusal ve fiziksel alanlara bakarsak. Dolayısıyla bu düzlemlerin varlığı bütünlüğü sağlıyor.
İzleyici nerede duruyor bu projede senin için?
Bir bilginin ne kadar farklı hale gelebileceğini, ne kadar geniş bir anlam yelpazesine kavuştuğunu ve deforme olduğunu bir haberi farklı kanallarda okuyarak deneyimleyebiliyoruz. Her izleyici de kendi gerçeklik repertuarını getirecek.
Rüya, hep işlediğin ve beslendiğin bir konu. Üretimlerin ya da kavramsal açıdan bu konuyla ilişkin yıllar içinde değişti mi?
İki-üç sene önce gördüğüm rüyaların yoğunluğu, bir defter alıp onları çizmeye başlamama neden oldu. Bir süre düşünmeksizin çizerek rüyalarımı not aldım. Bu süreçte rüyalarımı daha detaylı hatırlamaya başladım. Rüyalarımı çizerken, bir işe dönüştürme düşüncesi yoktu ama belli bir kurgusu var rüyalarımın. O kurgusal niteliği işlerime taşıdım.
Üretiminde nedir itici kuvvet senin için?
Üretimimde istemenin ana itici güç olduğunu söyleyebilirim. Bir işi düşünmek ve üretmek arasında bir fark var. İşi ortaya çıkaran düşünce değil, bilfiil yapmaktır. Söz gümüşse, eylem altındır o anlamda benim içim. Daha somut bir açıdan bakarsam, etrafımda, bana ve içimde olan durumları ve değişimleri düşününce, bunun bir kaydını tutmuş gibi oluyorum, zaman içinde yeni işler üreterek. Her iş bittiğinde ben de bir yaşam episodumu tamamlamış oluyorum.
Şehri nasıl, nerede yaşamayı seversin?
Her gün başka bir şehre uyandığım hissini veren bildiğim tek şehir İstanbul. Ruh hali sürekli değişen canlı bir organizma gibi… Her türlü yaşam biçimiyle karşılaşabildiğim, steril olmayan ve sınırlandırılmamış olan tüm ortamlarda yaşamayı seviyorum.
Rüyalar, Gerçekler ve Aynalar
AYŞEGÜL SÖNMEZ

“Hayata nasıl bakıyorsak öyle oluyor. Öyle olmasa bu kadar farklı hayatlar yaşayamayız.” diyen bir çağdaş sanatçı Bengü Karaduman. Outlet Galeri’deki ‘Burdayım’ sergisinde, gerçekliği sorguluyor. Onun işlerinde, bir ağaç yeşerirken, bir yandan bombalar patlıyor, şampanyalar açılıyor ve gündelik hayat devam ediyor. Bilincin ve bilinçdışının videoları, heykelleri, aynaları ve neonları hepsi onun üretiminde canlanıyor.”

Sergiden ve bütün koşuşturmalardan sonra ilk sorum, nasılsınız?
Sergiden sonra çok rahatladım. Sergiye hazırlanırken bir ay boyunca inanılmaz yoğundu. Sergiye ilgi gösterilmesinden ve havanın güzelliğinden ötürü de çok mutluyum.

Tiyatro dekor ve kostüm bölümünden mezun olup, Avrupa’ya video okumaya gittiniz. Sahne tasarlamaktan sanat üretmeye geçiş nasıl oldu?
Sahne tasarımını severek okudum, stop-motion iş yapan bir animasyon şirketinde çalıştım ama sonra sorgulamaya başladım kendimi. Hayat böyle mi geçecek derken, kendi fikirlerimdeki parlaklığı keşfettim. Tekrar bir sanat eğitimi alsam nasıl olur diye düşündüm ve Almanya’ya gittim. Tiyatroda üretirken her zaman yazıya bağlı oluyorsun ve iş olarak da reklâm filmlerinin setlerini hazırlıyorsun. Bu bana sıkıcı geliyordu ve sanata yöneldim.

Avrupa’da sanat üretmeye başladığınızı söylemek doğru olur mu?
Evet, orada video ve video enstelasyon gibi farklı ve yeni tekniklerle tanıştım. Bilgisayar destekli sanat üretimine yoğunlaşmam da mümkün oldu. Küçük bir şehir olduğu için, sadece sanata ve eğitime yoğunlaştım. Sabah-akşam atölyede çalıştım. İstanbul’da bu koşulları bir araya getirmek zor.
‘Ben Buradayım’, ya siz!
Karaduman’ı Turnacıbaşı Sokağı’na video animasyonunu yansıttığı günden beri yaklaşık beş yıldır takip ediyorum.
Geçtiğimiz ‘Namus Oyunları’nda vokalist Sema’nın konser içeriği için yaptığı video tasarımını da çok beğenmiştim. Karaduman’ın, video animasyon filmlerinde çok öznel bir dili var.


Bu Haber 3215 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI