ACI SU ve ÜNYE ŞEHİR ŞEBEKESİ SUYU:
Ünye’de kaynağı kendisine yakın çeşmeler yanında, içme suyu olarak kullanılan en eski ve önemli iki kaynak suyu vardı:
Acı su ve Çataltepe suyu.
Yıllarca Ünyelinin içme suyu olarak kullandığı bu iki kaynaktan Acı Su, 1946 yılında Ünye’de kurulan ilk şehir suyu şebekesine de kaynaklık yapar. Günümüzde acı su, sadece “Acı Su Çeşmesi” olarak bilinen onlarca sokak çeşmesiyle hemşerilerimizin içme suyu ihtiyacını karşılar.
“Acı Su” adında neden “acı” var?
Tarihten günümüze “acı” dolu bir ülkeye mensup bireylerden oluşan Ünyelinin suyuna, aşına sinmiş bir acıdan mı söz ediliyor? Ortalama sertlik derecesi 1,5 olan acı su, aksine damakta tatlı bir duygu uyandırıyor. Suyun acı ya da sert olabilmesi için, içindeki kalsiyum ve magnezyum gibi elementlerin olması gerekenden fazla bulunması şarttır. Oldukça yumuşak ve tatlı olan Ünye Acı Suyuna “acı” nasıl girmiştir?
Bu sorunun cevabını, Ünye deyişlerine giren bazı “ters” ifadelerle açıklamak mümkündür. Örneğin Ünyeli, denize uzanan iskele’ye köprü der. Yeni düzenlenen meydandaki tarihi çınar ağacımızın bulunduğu yer, Gavak Dibi (Kavak Dibi) olarak bilinir. Etimolojik açıdan, bu sözcüklerin kökenini araştırmak gerekir, ancak tatlı bir suya, neden acı su dendiğini bu örneklemelerle açıklamak imkânsızdır.
Ünye’de suyun öyküsünü araştırırken, neden Ünyelinin çok sevdiği, içenlerde “bağımlılık” yaptığı bu suyun adına “acı” dendiğini bulduk.
Asırlardır bilinen ve sevilerek içilen bu su, Ünye’nin merkezine 7 km. uzaklıkta Asarkaya’dan gelmektedir. Ulusal Park olarak işletmesi Ünye Belediyesi’ne devredilen Asarkaya, Cevizdere’nin denize kavuştuğu doğu yakasında yer alan, çam ve sedir ormanlarıyla örtülü sarp bir dağdır. Bu dağın eteklerinden çıkan su, şifalı olarak bilinir. Derdine deva bulmak isteyen, acısı olan bu suya girer şifa bulurmuş. 70 yıl önce, henüz 7 – 8 yaşındayken, hastalığına deva bulmak amacıyla kayıkla Acı Su’ya götürülen Recai Ekinci, “deva suyu”nda yıkanan canlı tanıklardan biridir.
Dertlere deva, acılara şifa olan Asarkaya suyu, “acılara son veren” anlamında Acı Su olarak adlandırılmıştır.
Bir farklı ifade ise, tatlımsı - buruk lezzeti nedeniyle bu suya “Acı Su” denmiştir. Volkanik ve tortul kayaçlardan süzülerek gelen su, “kalsit” mineralleri sebebiyle içildikten sonra damakta buruk bir tat bırakmaktadır.
Sadece şifa verici olarak değil, içimi de lezzetli olan Acı Su’yun Ünye’ye servis edilmesi işlemi hızlanınca, Asarkaya’daki şifa banyoları kapanmaya başlar. Yiyecek yemeğini, dolmasını alıp şifa bulmaya gelen Ünyelilerin mesire yeri yavaş yavaş tenhalaşır. 6,5 lt. / Sn. olan debisi nedeniyle Acı Su, Ünye’nin ilk şehir suyu şebekesinin kaynağı olur.[1]
Ünye’de ilk şehir suyu şebekesi:
1946 Yılının yazında dönemin Belediye Başkanı Hüsrev Yürür, Ünye şehir suyu şebeke projesini gündeme sokar. Ünye sokaklarında şebeke suyu borusu döşeme çalışmaları başlar. Asarkaya’dan alınan Acı Su, pik borularla şehir merkezine taşınır. Borular, Belediyenin su imar işlerinden sorumlu Cemil Kavlı tarafından döşenir. Saray Hamamı karşısında yapılan su deposuna akıtılan Acı Su, buradan motor tazziği ile Tepedeki tevzi deposuna basılır. Tepedeki depodan mahallere su hattı çekilir, evlere su saatleri bağlanır ve musluklardan sular akmaya başlar.
Su depolarında çalışan, belediye görevlisi teknisyenler, makinist Necmettin Baylav ve Ziya Çad dönemin ilk teknik elemanlarıdır.
Kuyu başı sohbetlerine, çeşme önündeki görüşmelere artık yeni bir konu eklenir:
Ev muslukları.
Çok uzak olmayan bir gelecekte, evde akan suların çeşme başı sohbetleri boşa çıkacak, tatlı bir nostaljiye dönüştürecetir.
Ancak bu süreç, sanıldığı gibi kolay olmamıştır.
İkinci Dünya Savaşı sonrası, savaşa fiilen girmemesine rağmen, yorgun ve yoksul düşen halk, kendilerine fazladan masraf çıkaracağı gerekçesiyle evlerine su bağlatmak istememişlerdir. Tıpkı yol yapımlarında olduğu gibi[2], su şebeke çalışmaları da devlet gücüyle, kamu iradesi adına çıkarılan yasalar sayesinde yürütülebilmiştir.
O dönemde boy gösteren salgın hastalıklar sebep gösterilerek, kuyular önce kapatılmış, ardından mühürlenmiş ve nihayet birçok kuyu doldurulmuştur.
Şehir şebekeleri döşenirken, bir taraftan da sokaklara “küt kafa” silindirik demir çeşmelerden çok sayıda yerleştirilmiştir. Gösterişsiz ve kurulumu pratik olan bu çeşmelerden Ünye’nin her tarafına yerleştirilmiş, ancak bugün sadece bir tane, Tepe Camisi önünde kalmıştır.
Şehir suyu şebekesi 28.000 aboneye nasıl ulaştı?
1960’lı yıllarda Ünye nüfusunun büyümesi ve yerleşim alanlarının gelişmesiyle, su şebekesi çalışmaları genişletilmeye başlandı. Acı Su, Ünye nüfusunun su ihtiyacını karşılayamaz hale geldi. Şehrin merkezindeki çeşmelere su dağıtan sistemin (terazi), kaynağı olan Balıkdeğirmeni havuzu yanına, büyük bir havuz yaptırılarak, şehir şebekesine bu sudan takviye yapıldı. Dönemin Belediye Başkanı Mithat Kısacıkoğlu, takviye ile yeterli sonucu alamayınca, farklı bir yönteme başvuruluyor.
Cevizdere ırmağı havzasında Avanoğluların arazisinden artezyenle su alınıyor. Motorlarla Balıkdeğirmeni su deposuna basılan su, buradan aynı yöntemle (motor gücüyle) şehirdeki diğer depolara ulaştırılıyor.
Bu tarihten itibaren Acı Su, sadece şehir merkezindeki Acı su çeşmeleri olarak bilinen ve Ünye taşından örülmüş çeşmelere verildi.[3]
Ünye nüfusu büyüdükçe, mevcut su kaynakları ihtiyaca cevap veremez hale gelir.
1978’de Belediye Başkanı Sait Savaş döneminde Curi Irmağı kuyuları açılır.
Sonraki dönemde gelen Belediye başkanları zamanında, Cevizdere ve Cüri Irmaklarına yeni kuyular açılır, Kiraztepe’de yeni bir su deposu devreye sokulur.
Bugün Cevizdere’de 10, Cüri’de 11 kuyu ile şehir şebekesine su verilmektedir. Toplam su abonesi 28.000’ dir. 70.000’i bulan Ünye nüfusuna su yine yetmemektedir. Önümüzdeki yıl ihalesi açılacak olan yeni su kaynağı projesine bugünden başlanmıştır.
Her ay rutin su kontrolü yapılır. Sağlık Ocağı Tabiplikleri tarafından, Şehir Şebeke Suyunun ve Acı Su’yun değişik yerlerinden alınan numuneler her ay Ordu’daki İl Halk Sağlığı Laboratuarında analiz edilir. Analiz sonuçlarına göre, şehir suyu klorlanarak dezenfekte edilir.[4]
ÇATALTEPE SUYU:
Ünye’nin Acı Su’dan sonra ikinci efsane suyudur. Ünye’ye 11km. mesafede bulunan Çataltepe’de çıkar. Gayet hafif içimli, sertlik derecesi 0.5 olan bir memba suyudur. Hazımsızlığa, barsak ve böbrek rahatsızlıklarına iyi geldiği söylenir. 1927’de tahlilleri yapılmış ve şifalı su olarak Atatürk’e gönderilmiştir.
Çataltepe Suyu, ülkemizde çıkarılıp parayla satılan ilk sulardan biridir. 663 Metrelik dağın eteklerinde çıkarılan Çataltepe suyu, Feride Kaya’ya ait bahçede bulunur. Buraya 1920’li yıllarda Komitoğlu Mustafa tarafından Ünye Taşından bir çeşme yaptırılır. 1934’te Belediye Başkanı Rahmi Bey döneminde su satışa çıkarılır. Su ticaretini Torunoğlu Ahmet Bey yapar. Belediyeden tanesi 2,5 kuruşa olmak üzere mühürleme izni alır, 10 – 15 kuruş arası satar. Her biri 18 lt. su alan çinko kapların ağzı mühürlenerek, ikişer adet, iki taraflı merkeplerin tahta kasalarına yerleştirilir. 3 saatlik bir yolculuktan sonra Cumhuriyet meydanına indirilir.[5]
Önemli bir miktarı adrese teslim edilen suyun, bir miktarı da meydanda satışa çıkarılır. Talep o kadar yoğundur ki, merkep kervanının 20 baş hayvana kadar çıktığı söylenir.
1946 Yılında Acısu’yun şehre taşınmasıyla, mesafe olarak Ünye’ye uzak düşen Çataltepe Suyuna rağbet azalmıştır. Kalite olarak ülkemizin en iyi sularından sayılan Çataltepe Suyu, Belediye Başkanı Mithat Kısacıkoğlu zamanında, İller Bankası Genel müdürü Mazhar Haznedar’ın desteğiyle “şişelenebilir” raporu alınarak, 1973 yılı Haziran’ında Belediyeye ait Çataltepe Memba Suyu tesisleri açılmıştır.
Geçtiğimiz yıllarda, 1997’de özelleştirilerek Belediye işletmesinden çıkarılan Çataltepe Suyu, dağıtım ağını genişletmiş, tüm Türkiye’ye satış yapar hale gelmiştir. Ancak su kaynağı azalmaya başlamıştır. Debisi 0.5 l/Sn.’ye düşen suyun kaynağına sondaj yapmaktan başka çareleri kalmamış, bu şekilde su miktarını artırma yoluna gitmişlerdir. Bu defa şişelenerek satışa sunulan su, her defasında farklı özellikte olmaktadır. Doğal yoldan yeryüzüne çıkan memba suyu ile aynı sertlik derecesinde ve kalitede değildir.[6]
Sonuç:
Hızla tüketilen kaynakların başında, içme suları geliyor. Su hayattır. Yazı dizimizin ilk bölümünde arz ettiğimiz gibi, özel ellerde su, oldukça tehlikeli bir meta halini almaya başlamıştır. Sağlık Bakanlığı verilerinde açıkça görülebileceği gibi, her geçen gün ülkemizde şişeleme tesisleri olarak onlarca firma belirmiştir. İrili ufaklı sayıları 200’ü bulan bu firmaların kullandığı kaynaklardan çoğu tüketilme noktasındadır. Hatta “memba suyu” adı altı çıkarılanların bir kısmının, rastgele “artyezyen” suyu olduğu basında yer almaktadır.
Temennimiz, ülkemizin güzide su kaynaklarından Ünye Çataltepe Suyuna ve Acısu’ya gereken özenin gösterilmesidir.
Bize bu çalışmamızda ilham veren, bilgilendiren Çataltepe eski muhtarı Hasan Özkan’a, sadece bu konuda değil Ünye’ye ait birçok konuda “Ünye kent hafızası” saydığımız Recai İkinci’ye, çeşme kitabelerini transkribe eden İrfan Dağdelen’e, Ünye Belediyesi İşletme Müdürü İrfan İnce’ye teşekkür ederiz.
Ünye Tarih Araştırma Grubu
Ahmet KABAYEL
Ahmet Derya VARİLCİ
Dip notlar:
[1] Bugün Acı su’yun debisi 3 lt./Sn.’ye düşmüştür.
[2] Yol Yasası: 1940’lı yıllarda yol yapımı ve ülkemiz imarına ilişkin çıkarılan bir yasayla, vatandaşlardan önemli bir miktar vergi alınıyordu. Vergiyi nakdi olarak ödeyemeyenler, yol yapımında zorunlu çalışmaya gönderiliyordu. (Ayrıntılı bilgi için bkz. Zekeriya Temizel, Çekerek Kıyılarında. Bir dönem liseyi Ünye’de okumuş olan Temizel, eski Maliye Bakanlarımızdandır. Çocukluk anılarını yazdığı kitapta “yolda zorunlu çalışma” konusunu babasının başından geçen bir olay olarak anlatır.)
[3] 1995 – 96 yılları arasında, Belediye Başkanı Necip Avcı döneminde, başta Kalemen çeşmesi olmak üzere kırmızı beyaz Ünye taşlarından yapılan Acı Su Çeşmelerinin neredeyse tümü yıkılmıştır.
[4] 17 Şubat 2005 tarih ve 25730 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan “İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkındaki yönetmenlik” Ek-1 hükümleri gereği, su analizleri yapılmaktadır.
[5]Eski Çataltepe muhtarı Hasan Özkan (Doğumu 1928) tarafından derlenen ve doğrulanan bilgilerdir.
[6]Sağlık Bakanlığı bildirgesinde, ruhsatlı 201 su çıkaran ve satan firma bulunmaktadır. 184. Sırada bulunan Dinç Çataltepe Memba Suyu’nun debisi 0,5 l/Sn gösterilmektedir. (www.saglik.gov.tr/TSHGM/dosyagoster.aspx?DIL=1&BELGEANAH=32925&DOSYAISIM=iznalanambalajlsular.pdf)