Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Bilgin Hasdemir / Miçço Memed
18 2011 Perşembe 11:32
Canik Dergisi / 8.Sayı
Yöresel ağızla Ünye hikayeleri

Mitço Memed ile çocukluk arkadaşı idiler" Miçço", bir deniz hayvanının sahile vuran kabuğuna denir. Ünye’deki çocuklar minare de derler. Çocuklar bunları toplar, pıtık oynardı.. En iyi miççoları Memet bulurdu. Memet'in cepleri çantası mitço doluydu. Adını bu yüzden "Miçço Memet" koymuşlardı

Miçço Memet okul pikniğinde solda yalnız başına.
Gardaşım
Bu Miçço Memed'in bi hikayesi daa var... Yine İlkokul 2. sınıfdayuk...
Öötmen bizden atasözleri yazmamızı istedi. Öötmen de mi kimdi? Genç
birisiydi, vekil gelmişti bi gaç aylıına... Yazduk verdük.
Hatta hiç unutmiim, Şahmuratlardan toz mürekkep alıp, sulandurmuş,
hokkagaya doldurmuştum.
Cibre elde yaz bubam yaz... Olmii, bi daa yaz... Yine olmii, bi daa yaz..
Sonunda olmii diye, aala bubam aala! Gözlerim türbe erüü gibi şişiidu.
Neyse...
Verdük ödevleri öötmene..
Ertesi günü, öörmen, Miçço'yu takdaya galdurdu... 'Oku bakalım yazdığın
atasözlerini' diyerek, yaptığı ödevi uzatıp verdi.
Miçço başladı okumaya:
Biiiy: Yiti sirke küpüne zarar verür.
İkiiy: Tomanının yok giymiye, pontul senin neyine
Üüüç: Evilen işe, şeytan garuşur
Dööyt: Gargaya bokun ilaç demişler, u da gitmiş Yaluya sıçmış..
Bee diyemeden öötmen, Miçço yu durdurdu..
-Nereden buldun bu atasözlerini, Mehmet?
- Bubama sordum, u sööledi.
- Babanın adı ne? Ne işi yapıyor?
- Bubama Bavurya Kemal diilar Elinden her iş gelür - Nasıl yani?
- Önceleri tıfılım diye havaguşları yapiidu baa, şimdi böyüdüm diye takdalu
yapii
- Başka?
- Benim sapangaları bubam yapiii Geçen gün, bi dene göksü gınalu vurdum -
Göksü gınalu ne, Mehmet?
- Bi guuuuş - Olmadı şimdi Hayvanları öldürmek, onlara eziyet etmek çok
yanlış ama - Ama öötmenim be taa bi guş vurdum Baa gıziin Aha bu Bilgin in
bubası, binlerce domuz vurmuş U yüzden bubasına da Domuzcu Gadir diilar
Git de unun bubasına gız!

Ağustos Böceği ve Karınca
Sevgili Hemşerilerim,
Her şey gibi La Fontain'ın öyküleri de mürur-u zamanı uğruyor herhalde.
Geçen gün Kavak Dibinde oturuyorum... 'Fıs, fıs' sesler geliyor bir
yerlerlerden... Biraz kulak kabarttım, bir de ne göreyim: Tam arkamda iki karınca muhabbet ediyor...
Kulak kabarttım...Dinledim...., Karıncalardan uzun boylu, biraz karayağız
olanı, diğerine bir şeyler anlatıyor... Sonuna kadar dinledim. Ben de size anlatayım: Karıncanın yuvası Tepe'de eski Hapisanenin yanındaymış... En yakın komşuları da, bir ağustos böceği... Bir Temmuz sabahı, bizim karınca kış için didinip dururken, Ağustos böceği son moda bir ciple yanına yaklaşıp, 'Ne o karınca kardeş çalışıyor musun yine? diye sorunca, bizim karayağız karınca da , 'Ne yapalım, kış için çalışmak lazım' diye cevap vermiş... Son moda cipteki Ağustos böceği, 'İyi, iyi.. Çalış... Hadi bana eyvallah, ben Samsun'a gidip biraz eğleneceğim.' demiş ve basmış gaza... Bizimkisi hiç ses çıkartmamış...

Biliyor ya La Fontain'in 'Karınca ile Ağustos Böceği' öyküsünü... Nasıl olsa
kışın açlıktan geberecek, gelip kendisine yalvaracak, yiyecek isteyecek...Aradan bir kaç gün geçmiş, yine bizim Ağustos böceği... Hafif de sakal bırakmış, imaj olsun diye...Karınca'ya yine aynı soruyu sormuş, aynı cevabı almış, bu sefer de, 'Yalıköy'e köfte yemeye gidiyorum... Hadi bana eyvallah demiş, basmış gaza çekmiş gitmiş... Karınca'nın garantisi var...La Fontain'in 'Karınca ile Ağustos Böceği' öyküsünü sular seller gibi biliyor...Bütün yaz bu muhabbet devam etmiş. Ağustos böceği her seferinde başka başka yerlere; hatta ülkelere kadar uzanıyormuş...Yaz bitmiş, güz geçmiş, kış gelmiş... Bizim karıncanın derdi yok... Kışlık yiyeceği hazır... Ama Ağustos böceği yerinde duramıyor... Cipiyle, bir orada, bir burada...Kış geçmek üzere, bizim karınca her gün 'Ağustos böceği ha geldi, ha geldi.'diye beklerken, kapısı çalmış... Açmış bakmış, Ağustos böceği... İçinden,'Yazın yediğin hurmalar, kışın bir yerine tırmalar, ' sözünü geçirmiş... Ağustos böceği, enfes bir kürk içinde, yanında manitası, Karınca'ya şöyle bir bakmış, 'Komşu, Paris'e gidiyorum, bir isteğin var mı?' sormuş..Karınca, düşünmüş, düşünmüş ve isteğini söylemiş:
- Söyle o La Fontain'e.... 'Karınca ile Ağustos Böceği' öyküsünü yeniden yazsın...


Yonga İsin
Hısımım
Bu de şu Muhsin in işine gelelim Muhsin deyince anlamıyanlar çıkabülür
Muhsin Tezel, uzun yıllar nikâh maamuru olarak çalışmış,
binlerce gencin yuvasını yapmuştur Bıldır Park Lokantasında bi nikâha
gittim. Köşeye sıvışıp, oturiim. Bi baktım gapıdan Muhsin girii Elimi
galdurup, Bordayım, gel diicem, önümde oturan iki gadundan biri diierine,
Muhsini göstererek, sordu:
-Aavu içeri giren samsak gafalu herifi taniin mu?
Yanındaki, cevabı postaladı:
- Çhıkk..
- Aavu gaybana sıçtı benim canıma..
Yanındaki heyecanlandı:
- Nası yani?
- Benim nikâhı aavu boyu devrülesice gıydı, bilmiin mu?
- Gıydı da, zorla mı gıydı gı? Nasibetsiz nasibetsiz gonuşma..
- Ööle deme, ööle deme Baa, Aabu heriflen evlenmeyi gabul ediin mu,
diye sorunca, baa bi işmar etse d,e bu odundan saa goca olmaz, Iııgh,
detüseydi, pulları mı dökülürdü?
- Haltıyın garuşturma! Senin gocan, Yonga İsiin diye bu memlekete nam
salmış adam
- U zaman saa soriim. Yonga neden yapilii? Odundan Zaar millet
utanıp, odun diyemii; yonga dii, çıkii işin işinden
- Ben saa bişii diim mi? Bazen hey heylerin dutiii, alin gocayın ele, giriin yola Gocayın bu gada
- Aman! Sen de hısımın diye gocama toz gondurtmiin! Dizim dizim
dizilsin, saa verdüümüz çukulatalar bovazıyan
- Anaa! Sen ne diin gı! Senba ne çukulatası verdin? Sen adama çukulata diil, delüklü şeker bile yedümezsin!
- Sen de hep gazı goz anliin. Sa demiim u lâfları Aavu boyu devrülesice nikâh mamuruna diim.
- Eyi daa! Sanki adam bovazıyan bıçak dayadı Evlenmeyi gabul ediin mu dedüünde, evlenmiim deseydin - Bok derdim Derdim de, aabimden mermiyi tırrak diye de alnıma yerdim - U zaman fışgıyın garuşturma Sus, ekmeyiin ye!






Bu Haber 3941 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI