Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Yüksel Şen / Eğitime Yenik Düşen Kilise
8 2011 Perşembe 10:06
Kaynak: Canik Dergisi 9. sayı
Orta Mahalle’de Ortaokul'un bahçesinde bulunan ve semtin KİLİSE TEPESİ diye çağrışımına yol açan, 1873’lü yıllarda yapıldığı, Çan Kulesi’nde bulunan yazılı levhada kayıtlı o muhteşem Kilise binası bugün sadece anılarda ve çekilen fotoğraflarda yaşıyor.

Şimdi bu fotoğrafları gören herkesin, “yazık olmuş” dediği bu KİLİSE’nin yıkılış öyküsünü anlatayım sizlere.
Yıl 1955.
Ortaokul'da okuyan öğrenci sayısı, her yıl yüzde yüz arttığı için mevcut binadaki derslikler öğrencilere yetmedi, yeni bir okul binasına ihtiyaç duyuldu. Bu durum ilgili birimlerce de yapılan tetkik sonucu onaylandı. ÜNYE'ye yeni bir ortaokul binası ve spor kompleksleri yapımına karar verildi. İnşaat alanı olarak da mevcut okulun çevresindeki bahçeler seçildi. Ama gel gör ki bu bahçede büyük bir KİLİSE binası var; çevre kavak, elma, armut, taflan, dut ve ceviz ağaçları ile kaplı. Kilise ile bu ağaçların bulunduğu yer, ANADOLU’daki pek çok açık hava tiyatrosundaki amfi tiyatrolar misali 15 - 20 metre yüksekliğinde, boydan boya uzanan sahan taşlarla yapılmış merdivenlerle dolu. Görüntü muhteşem mi muhteşem. Baharda bu ağaçlar yeşerince o bahçe yeryüzü cenneti olurdu. Mahalle çocukları burada çeşitli oyunlar oynar, çevre halkı geniş alanda fındık harmanı yapardı. Öğrenciler ve sivil halk voleybol ve futbol oynardı. Kilise binasında Ünye Halkevi Tiyatro Kolu’nu oluşturan ekip temsiller verirdi. Ortaokul öğrencileri, kış aylarında beden eğitimi derslerini kilise’nin içindeki salonda yapardı. Bu kadar çok amaçlı kullanılan, bu muhteşem bina, sanki memlekette okul ve spor kompleksleri yapılacak başka bir Hazine arazisi yokmuş gibi bir gün geldi, yetkili birimlerin kararına yenik düştü.
Bir sabah, yataklarımızdan kalkıp, pencereden dışarıya baktığımızda gördük ki; işçiler ellerinde kürek ve kazmalar, KİLİSE binasını yıkmaya başlamışlar. İlk iş olarak, çatıdaki kiremitler yere indirildi, yaklaşık bir metre kalınlığındaki ve horasanla yapılmış duvarlar amelelerin hummalı çalışmalarına tahammül edemedi ve kısa bir zaman sonra o görkemli bina yerle bir oldu.
Şimdi sadece fotoğrafları hatıra olarak kalan ve yıkılmadan önceki yıllarda burada Ortaokulda okumuş olanların belleklerinde yaşayan bu kilise binasını size birazcık anlatayım.
1873 tarihinde inşa edildiğini, çan kulesi'ne yerleştirilen levhadan öğrendiğimiz bu bina çok geniş bir alanı kaplıyordu. Ön giriş kapısının üstü ovaldi. Kapı iki kanatlı ve sacdandı. Ön yüzde altı, yanlarda da ikişer penceresi vardı. Pencereler gömme demir parmaklıklarla kaplıydı. Her iki yandaki pencerelere sonradan iki kanatlı tahta kapak takılmıştı. Binanın sağ ve sol cephelerinde ikişer adet, üçgen şeklinde drenajlar vardı. Bu drenajlar binanın sağlamlığını sağlardı.
Çatı beşikörtüsü şeklinde yapılmıştı. Kuyumcuoğulları ve öğretmen Şevket Beyler’in evine bakan arka cephe, dışa doğru yarım daire şeklindeydi. Üzerinde demir parmaklıklı küçük pencereler vardı. Bu oval kısım kilisenin ayin mahalli olarak kullanılırmış.
Çatı kiremit örtülüydü, fakat yılların bakımsızlığı ile kiremitlerin büyük bir kısmı kırılmıştı, mahalle çocukları sağ ve soldaki drenajlara tırmanarak kilisenin çatısına çıkarlardı. Kuşların öncü olduğu tozlanma neticesi burada çeşitli ağaç ve bitkiler büyümüştü.
Ön kapının sağ tarafında çokgen şeklinde kesme taştan inşa edilmiş çan kulesi vardı. Bu çan kulesinin kampana mahallini muhtemelen vefat yılı olan 1923 yılından önce Giresunlu Meşhur Topal Osman Ağa ve adamları, halat takıp, yerle bir etmişler.
1944 yılında Hakk’ın rahmetine kavuşan babaannem ve daha yaşlı aile büyüklerim olaya tanık olmuşlar, sohbet toplantılarında, devamlı anlatırlardı.
Mahalle çocukları sık sık bu kuleye çıkar, çevreyi tarassut ederlerdi. Kilise'nin içi, yerden çatıya kadar yükselen mermer sütunlarla doluydu. Bu sütunları, bir insan kollarını açıp kavrayamazdı. Kilisenin içinde çan kulesine çıkmak için merdiven yapılmıştı. ZANGOÇ buradan kuleye çıkar, çanı çalmak suretiyle, âyin zamanının geldiğini halkına duyururmuş.
Kilisenin bahçesinde çok değişik meyve ağaçları ve süs bitkileri vardı.
Bahçede, zaman zaman yapılan kazılarda Marsilya kiremidi ile örtülü kanaletlere rastlanır ve bu kanaletlerden insan iskeletleri çıkardı. Evimiz bu bahçeyle karşı karşıya olduğu için, yapılan tüm çalışmaları rahatlıkla izlerdik.
Kilise işlevini yitirip, bina ortaokula devredilince, okul idaresi zemine ahşap döşeme yaptırmış, âyin mahallini de yerden 1 - 1,5 metre yükseltmek suretiyle sahne şekline sokmuştu. Mermer sütunlar arasına kontrplâk levhalar konularak, zemin dikdörtgen şeklinde daraltılmış, güzel bir salon oluşturulmuştu.
Bu salonda, okul idaresi ve Halkevi Temsil Kolu tiyatro gösterileri ve çeşitli etkinlikler sergilerdi. KANUN ADAMI, İHTİYAR KIZ, ÇIĞ, YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM Halkevi Temsil Kolu’nu oluşturan, öğretmen Burhan HANHAN, Foto Ahmet ŞEN, Terzi ADİL, Kuyumcu Cemal ve Noter Nejat ÇOLDUR ve arkadaşları tarafından burada oynanan oyunların birkaçıdır.
Yukarıda da vurguladığım gibi, kış aylarında okulun beden eğitimi dersleri de burada yapılırdı. Salonda atlama kasası, çember, yer minderi gibi değişik spor malzemeleri vardı.
Ayrıca Kilise yapılırken, mermer sütunlar arasına demir bağlantılar konmuştu. Yaklaşık 5 - 10 cm genişliğinde, 2 – 3 cm kalınlığında 15 - 20 metre uzunluğundaki bu demirlerden, gemileri iskele babalarına bağlamakta kullanılan çok katlı kendir halatlar sarkıtılmıştı. Uçlarında da demir halkalar vardı, öğrenciler bu halkalara tutunarak barfiks yaparlardı. Salonun yanlarında kalan kısımlarını ise, okul idaresi depo olarak kullanırdı.
Evet değerli okuyucular, kilise işlevini yitirince, çok değişik amaçlar için kullanılan ve şimdi yerinde, eğitime yönelik binalar ve spor salonları yükselen bu muhteşem tarihî yapı ve yemyeşil kavak ve meyve ağaçları ile kaplı seyir mahalli bahçe, nam-ı diğer KİLİSE TEPESİ yok edildi.
Ne hazin değil mi?
Ama ne yapalım!? Eğitime yenik düşen tarihi kilise şimdi yok! Elimizde sadece 1930’lu yıllarda babam rahmetli Foto Ahmet ŞEN'in çektiği fotoğraflar var.
İleride gençlerimize bu fotoğrafları gösterip, Orta Mahalle’de, şimdi Meçhulasker İlköğretim Okulu olarak kullanılan binanın yerinde bir zamanlar böyle bir KİLİSE vardı diyebileceğiz.
Bir TARİH böyle yok oldu!.. Değerli okuyucular!
Kalın sağlıcakla…



Bu Haber 3396 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI