Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Şeyh’ül Müderrisin Hacı Yusuf Bahri Efendi 1839 - 1922
19 2011 Pazartesi 10:33
Kaynak:Canik Dergisi 10.sayı
Aslen Yemenlidir. Dedeleri Feyzullah Efendi XVI. Yüzyılda irşat görevi için Bağdat’a geldikleri rivayet edilmektedir. İki kardeş olarak Bitlis’e gelen Feyzullah Efendi, diğer kardeşi Bitlis’te kalmayı tercih edince, kendisi Ünye’ye yerleşir. Daha sonra nüfusun % 80’i köylerde olduğundan görevini Taflancık köyünde devam ettirir.

Feyzullah Efendi ehl-i takva sahibi arif bir kişidir. Bir yandan ziraatla uğraşırken diğer yandan bölgede önderlik yapar. Dört çocuğu olur. Oğullarından ilk olanına Yusuf ismini koyar. Yusuf miladi 11 Nisan 1839 yılı olan 1255 Rebiu’levvel ayının 1’inde doğar. Mahalle mektebindeki eğitiminden sonra 1852 yılında 13 yaşında iken, Ünye Sadullah Bey Medresesi’nde müderris Abdullah Efendi’den 12 yıl ilim tahsil eder. Daha sonra yüksek ihtisas yapmak üzere 1864 yılında İstanbul Süleymaniye Medresesi’ne kayıt olur. Aynı zamanda Bayezıt medresesinde ilmi tefsir, Fatih medresesinde fen ilimlerini öğrenip edebiyat, matematik, astronomi ve tıp ilmi gibi akli ilimlerde ihtisas sahibi olur. Ayrıca Süleymaniye medresesinde Salim Efendi’den nakli ilimleri yani yüksek İslam ilimlerini okuyarak “Fukaha” İslam alimi unvanını alır.

Süleymaniye müderrisi Şeyh Kasım ve Darü’ül Hadis müderrisi Şeyh Ahmed Ziyaiddin Hazretleri’nden hadis ilmini tahsil eder icazetini alır.
Yusuf Efendi Ahmed Ziyaiddin Hazretleri’nden Delailü’l Hayrat ve Kaside-i Bürde icazetlerini de alır.
Hocaları tarafından “denizler kadar derin” bir ilme sahip olduğundan kendisine “Bahri” mahlası verilmiştir.
Medresede ihtisas yaparken Gümüşhanevi Hazretlerinin dergâhına devam ederek Tarikat-ı Nakşibendiye Halidiye usulü Seyr ü sülukunu tamamlar. Yusuf bahri Efendi müderrislik payesini başarı ile alarak, dersiâm ( profesör) olarak 1869’da memleketi Ünye’ye döner.
Yusuf Bahri Efendi’nin yetiştirdiği âlimlerden ileri gelenleri olarak gösterilen Ünye Nakşi Tekkesi Şeyhi Arif Efendi. Terme Cini Bağdat Şeyhi Mehmet Efendi, Tarakçı Hamit Efendi, Akkuş Medresesi Müderrisi Deryaoğlu Mehmet Efendi, Kıbrıs Hala Sultan Tekkesi Şeyhi Musa Kazım Efendi bunlardan bazılarıdır.
Ayrıca Abdurrahman (Abdi Efendi) Bilici vefatına yakın, kendisine tasavvuf dersi almaya gelen talebelerini İstanbul’da Ümmü Gülsüm Cami İmam Hatibi ve Tekke Şeyhi Mehmet Zahid Kotku Hazretleri’ne yönlendirmesiyle bu tasavvuf silsilesi devam etmiş ve etmektedir.

Yusuf Bahri Efendi Ünye’ye geldiğinde şehirde bir tane medrese bulunmaktaydı. Ünye’ye gelir gelmez Taflancık köyüne bir medrese daha açar.
Yusuf Efendi Ahmed Ziyaiddin Hazretleri’nin dergahında devam ederken tanıştığı Padişah II. Abdülhamid Han Yusuf Bahri Efendi’yi kabul eder. Kendisine ihsanlarda bulunur. Bu ihsanların en önemlisi Ünye Büyük Camii ve daha önce Kurudere Medrese’sinde de bulunan sakal-ı şeriftir. Yıl 1886’yı gösterirken II: Abdülhamid Han Yusuf Bahri Efendi’ye müderrislik mazbatası verir. Bu mazbata Yusuf Bahri Efendi’nin Süleymanpaşazade Sadullah Bey vakfı’nın idare başkanlığının ve müderrisliğinin Yusuf Bahri Efendi Ünye’ye döndüğünde tasavvufi faaliyetlerini Ünye Nakşi Tekkesi’nde devam ettirir.
Tasavvuf ilimi Hazreti Ebu Bekir’den Selman-ı Farisi’ye silsile yoluyla İmam-ı Rabbani. Şah-ı Nakşibendî, Mevlana Halid-i Bağdadi, Şam müftüsü Süleyman Evradi hazretleri ile İstanbul’a Ahmet ziyaüddin Gümüşhanevi Hazretlerine’lerine kadar, Gümüşhanevi hazretlerinin Orta Karadeniz bölgesi halifesi olan Yusuf Bahri Efendi sayesinde de Ünye’ye ulaşmıştır.
Sosyal faaliyetlerde de önderlik yapan Yusuf Bahri Efendi birçok hizmete imza atmıştır. Manevi mimarımız Yusuf Bahri Efendi gayretleri sayesinde medrese sayısı 13’e İslami tedrisat yapan okullar da 102’ye ulaşmıştır.
II. Abdülhamid Han’ın katkılarıyla Hamidiye, Kürdün, Kurudere, Tekkiraz Kabadirek, Akkuş’a bağlı Dereköy, Çaldere, Kuzköy, Ünye Gölceğiz Köyü (yılancalı), Partul Erenyurt, Kumru Pencik ve Fizme Fatsa Osmanpaşa (Yenimahalle), Perşembe Doğanlı (Medrese önü), Tokat/Niksar Avara medreseleri yapılmıştır.
Bu medreselerin müderrisleri Yusuf Bahri Efendi’nin rahle-i tedrisinden geçen müderrislerdir. Yusuf Bahri Efendi Bursa müderrisliği rütbesine de mazhar olmuştur. Hac farizasını yerine getirmek üzere gittiği kutsal topraklarda dünyanın dört bir yanından gelen âlimlerle istişareler yapıp, Osmanlı’nın gidişatıyla alakalı sohbetlerde bulunurdu. Geri döndüğünde Ünye’de ahaliyle yaptığı istişareleri paylaşmıştır.
Hacı Yusuf Fahri Efendi 1909 yılında Ünye müftülüğüne atanır.
Balkan harbi ve cihan harbi yıllarında şehit ve gazi olmanın önemi üzerinde durarak ülkenin netameli yıllarında savaşa iştiraki kolaylaştırmıştır.
Şer-i mahkemelere girip kadıların işini kolaylaştırırdı. Hatta mahkemeye gidilmeden birçok konu hacı Yusuf Bahri Efendi’nin nezdinde sonuca ulaştırılırdı. Canik mutasarrıflığından Şeyhülislam makamına gönderilen Hacı Yusuf Bahri Efendi hakkında methiyeler vardır. Hacı Yusuf Bahri Efendi hakkında Ünyeli âlimlerin en seçkini, fukaha, şeklinde methiyeler vardır. 1909 yılında almış olduğu müftülük görevinden yaşlılığı nedeniyle ve son talebelerinin eğitimiyle meşgul olması hususundaki beyanıyla 1915 yılında istifasını vermiştir.
Yıl 1917’yi gösterirken yaşlılığı iyice artar. Evinin yakınındaki dergâhta halife-i tedrisinde bulunan talebelerinin derslerini alır, devlet erkânından gelen misafirlerini de burada ağırlardı. Takati yettiği nispetinde de medrese müderrisliği görevini vekâleten devam ettiren müderrislerini devamlı teftiş ederdi. Rahle-i tedrisinden geçen talebeler çok önemli görevlerde bulunmuştur. Bunlardan bazıları şunlardır: Sultan Reşat ve Sultan II. Abdulhamid dönemlerinde berat alacak kadar değerli olan imam hatip ve vaizler, yukarıda bahsetmiş olduğumuz müderrisler gibi sayısız âlimler, şeyhler, asayiş görevlileri, hatta Kudüs, Trablus ve Şam Niyabetlerinde bulunan Mehmet Nuri Efendi, Aydın Kadısı Sabri Efendi. Rodos, Milas, Malatya Naibi Osman Şükrü Efendi, Trabzon kadısı Yusuf Efendi.
Birçok rüştiye âlimi ve sayısız müftü yetiştirilmiştir. Talebelerinin arasında müderris yetiştirdiği kardeşleri Mustafa Efendi ve Mehmet Rüştü Efendiler de bulunmaktadır. Sadullah Bey Medresesi’nde kardeşleri de müderrislik görevinde kendisine yardımcı olmuşlardır. Küçük yaşlardaki kız çocuklarına ders okutan ve bu derslerin devamını da bu yetiştirdiği talebeleri sayesinde sağlamıştır. Bu muallime hanımlar bölgede irşat faaliyetlerini geliştirmişlerdir.
1920 yılında rahatsızlığı artar ve kendi dergâhında bütün zamanını geçirir. Medrese talebeleri dergâha gelip yüksek ilimlerini bu dergâhta tamamlar. 1921 yılında rahatsızlığı daha da çok artar ve 1922 yılında Hakkın rahmetine kavuşur. Bölge ahalisi, talebeleri, devlet erkânı bu mümtaz şahsiyete son görevlerini yerine getirmek için cenazesine katılır. Kabri kendi isteği üzerine Ortayılmazlar Mahallesi türbe kabristanlığında metfundur.

Gelecek sayıda 18 Haziran Cumartesi günü Miladi 172. Hicri 177. Doğum yıldönümüne istinaden yapılan Yusuf Bahri Efendi’yi anma gününün değerlendirmesini sizlerle paylaşacağız.



Bu Haber 5538 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI