Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
“Sürmeli Naciye”ve Bağlamanın Büyük Ustası Fethi Gençalioğlu
29 2011 Perşembe 10:54
Kaynak:Canik Dergisi / 9. Sayı
“Ünye’den Çıktım Başım Selamet”



Son Üstad
Ünye her konuda
olduğu gibi
halk müziği dalında
da değerli
sanatçılar yetiştirmiştir..
Bunlardan kuşağının
son temsilcisi,
hala çalınan
türküleri ile adından
söz ettirmiş
Fethi Gençalioğlu’nu
sizlere tanıtacağız.

(Yukarıdaki spot fotoğrafın soluna




Küçük yaşlarda müziğe başlayan Fethi Gençalioğlu ve kızlar Nuran, Nurel ve Nuray Gençalioğlu röportaj teklimizi kabul ederek bizi evlerinde ağırladılar. Ünye’nin yetiştirdiği bu müzik adamımızı gelecek kuşaklara da aktarmak istedik. Konuşmamız eanasında Fethi Bey’in “Kimseden bir kuruş para almadım, yeter ki Ünye’nin adı duyulsun dedim” demesi biz çok duygulandırdı.
Sürmeli Naciyem ve Ünye’den çıktım başım selamet, türküleri en popüler türkülerindendir.
Geçirdiği bir rahatsızlıktan sonra eski sağlığına kavuşan üstad’a ilk sorumuzu sorarak sohbete başladık.


Müziğe nasıl ve hangi yaşlarda başladınız, sizi müziğe çeken ne oldu,
Saz çalmayı kimden ve nasıl öğrendiniz, neden türküyü seçtiniz, türkü nasıl bir şeydi, sesiniz güzel miydi?

İlkokula yeni başlamıştım Tekkiraz’da Kızılcakese köyünde arazilerimiz vardı, annem Kızılcakeseli idi, yazın oraya giderdik, yazı orada geçirirdik, sesim güzeldi bana türkü söylettirirlerdi. Bir defa duyduğum türküyü hemen alırdım henüz saz çalmaya bilmiyordum.
Saz çalmayı kendi kendime öğrendim. Halk evi vardı o zaman, Ünye’de halk evinde türkü, şarkı da söylerdim sesim güzel olduğu için söylettirirlerd, sonradan sazla birkaç türkü çalmayı öğrendim kendi kendime. Nota bilmiyordum.

Alman Harbi zamanında radyo geldi Ünye’ye, İstanbul radyosunun bir programı vardı. Sadi yaver Ataman’ın programı, o programlardan esinlendim. 1951 senesinde İstanbul’a gittim, askeri okula girecektim kazanamadım. Askeri hastanede senin burnunda et var alınacak dediler ve beni almadılar. Bir gün baktım gazetede İstanbul Radyosuna kadrolu eleman alınacak diye bir ilan var, gittim, İstanbul radyosuna alacaklardı, beni rahmetlik babam göndermedi. “Sen şarkıcı mı olacaksın” dedi.

İlk bağlamayı nasıl aldınız
1951 senesinde Beşiktaş’ta bir cemiyet vardı orda bizi imtihan ettiler, türkü söylettiler, ben birincillik aldım. Şarkı da söylüyordum artık. Darbuka ve çok güzel davul çalarım, hem çalar oynarım. Rahmetli annem Pelitliyatak köyünde bir adam bağlama yapıyormuş ona bana bağlama yaptırdı. Gürgenden bir bağlama yapıldı, ilk bağlama hikayem böyledir. Yanında çalıştığım sırada bağlamayı tam olarak bizim ustamız olan fotoğrafçı Hacı Öndersev’den öğrendim.

Ne çalıp söylerdiniz
Çarşamba türküleri. Ordu’nun dereleri, Akkuşun türküleri, Akkuşun türküsü çoktur.,Ünye’nin türküsü Hekimoğlu’nu bir ara söyletmediler, 1950 yıllarında Hekimoğlu yasaklandı, düğünlerde falan söylenmiyordu en çok söylenen Çarşamba türküleri, Ordu türküleri, Akkuş türküleriydi. Ünye’nin çok türküsü yoktur. Ben birkaç tane yaptım verdim TRT ye. “Ünye’den çıktım başım selamet” Sürmeli Naciye ve daha bir çok türkü benim derlememdir.


Fethi Gençalioğlu kimdir?

Ben 1933 senesinde Ünye’de doğdum, ortaokulu burada bitirdim, sonradan askere gittim, liseyi dışarıdan bitirdim. O zaman lise yoktu Ünye’de. Lise için Trabzon’a Ordu’ya gönderemedi babam.
Babamın adı, Kalaycı Hacı Usta idi. Erzurumlu idi.. Tekkiraz’da jandarma askeri iken, Kızılcakese köyünden Tekkiraz pazarına gelen annemi görmüş beğenmiş gitmiş istemiş, vermişler, evlenmiş ve Ünye’ye yerleşmiş. Bizim hala Erzurum’un İspir kazasının Başçeşme köyünde bir sürü arazimiz var. Annemin babası köyün imamı idi Annemin adı Hacer di iki kardeşi kurtuluş savaşında şehit olmuş.
Beş kardeştik, dört erkek birde kız. Annemden bir sene sonra peşinden babam öldü . Kardeşlerden hayatta bir tek ben varım. Ortaokuldayken hanımı kaçırdım. Ortaokulu bitirip 1949 yılında evlendim askere gittim. On tane çocuğum oldu. Çocuklardan beş kız iki erkek, yedisi hayatta Ünye’nin en yakışıklı gençlerindendim. Bu kadar işin arasında müziği de sığdırdım, sonra çok güzel resim yaparım.



Biz çocukluğumuzda radyolardan duyardık, meşhur türkünüz vardı oy kargalar kargalar bu türküyü nerden ve nasıl derlediniz? Bunun hikâyesi ne?
Akkuşun türküsüdür o. Ben bunu Nurettin Çamlıdağ’a verdim. Ahmet Yamacı ile Ünye’ye konsere gelmişlerdi burada tanıştık. Ankara’ya geldiğin zaman mutlaka uğra bana dedi. Gittim, evinde ağırladı beni, o zaman o türküyü verdim. Türkünün adı “Yarim sana fistan alayım mı? Kargaları Nurettin Çamlıdağ eklemiş. Türkü bir kadın bir erkek tarafından okunan çok güzel bir oyun havasıdır
Türkünün aslı “Yârim sana fistan alayımı mı, oy nerelerine nerelerine, bilmiyon mu kömür gözlü sevdiğim aha şuralarıma buralarıma, limon şeker kıyarlar kızlar beşik ırgalar, on beşine gelenleri sevdiğine el sallar”, şeklindeki idi. Nurettin Çamlıdağ son satırını “oy kargalar kargalar, fındık dalı ırgalar,” şeklinde değiştirmiş karga oradan geliyor, benim orijinal derlememde karga yok.
Yayla Nevzatla Ankara’ya gittik. O zaman Ankara gençlik parkında gazinolar vardı, gazino da Nurettin Çamlıdağ okuyormuş. Biz önde oturuyoruz, Nurettin Çamlıdağ çıktı sahneye bir müddet sonra beni gördü, türkü bitince hoş geldin dedi. Sonra seyirciye dönerek: “Şimdi size eğlenceli bir türkü okuyacağım, bu türküyü aldığım arkadaş aramızda diyerek beraber okumak için beni sahneye davet etti, yarın akşam okuruz dedim


Kaç türkünüz var kaç tanesi TRT repertuarına girdi, en sevdiğiniz hangisi, en çok söylenen hangisi, en meşhur olan hangisi

TRT repertuarına geçmiş 10 tane türküm var. İçlerinde en çok “Ünye’den çıktım başım selamet” türküsünü seviyorum. Otuz yıl saz çaldım. Sazı zevk için çalıyordum. Bizim ailece sesimiz güzeldir, kızlarımın da sesleri güzeldir, onlar da arada sırada okurlar. Manisa’ya tayin oldum, 1989 da İzmir’de Türk Halk Müziği bölge yarışması yapıldı. Kızım Nuray Ege bölge birincisi oldu. Türküleri derlemek, çalmak benim için bir zevk.
Ünye’ye sanatçılar geliyordu eskiden, soruyorlardı burada türkü alacağımız kimse var mı diye. Bunlara çok türkü verdim, türkülerimi verirken hiç para almadım, Ünye’nin ismi söylensin istedim. Ümit Tokcan’a da türkü verdim, Ünye’den çıktım başım selamet türküsünü ilk Ümit Tokcan okudu. Hiç çalınmamış kimseye vermediğim derlemelerim var. Manisa’dan emekli oldum çocuklarla birlikte 1994 yılında Ünye’ye geldik.


Sürmeli Naciye Türküsü benim
Sürmeli Naciye adında henüz hiçbir yerde çalınmamış diye bir türküm var.
Naciye Saray camisi müezzini Kör Fethi’nin hemşiresi idi. Ünye’nin en güzel kızı, bir gün Terme’ye gidiyorlar, orada görüyorlar Naciye’yi. Terme’nin zenginlerinden bir aile oğulları Mazhar Beye istiyorlar. Evleniyorlar, Mazhar beyi bir müddet sonra vuruyorlar ve halk ona bu türküyü yakıyor ve yıllarca söyleniyor. Sürmeli Naciye bu türküyü her duyduğunda ağlarmış.
Bu türküyü ben derledim, TRT ye verecektim Sürmeli Naciye Hanım duymuş “vermesin radyoya ben ölene kadar vermesin” demiş. Naciye hanımı ben tanımıyorum, kızı müşterek tanıdığımız bir avukat arkadaş ile ricada bulundu, “annem her defasında ağlıyor türküyü vermesin” demiş ben de vermedim. Naciye Hanım vefat etti. Şu anda türkü hiçbir yerde çalınmıyor, Naciye Hanım vefat ettiğine göre Türküyü artık birine verebilirim.

Son söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Rahatsızlığım nedeni ile son zamanda müzikle çok ilgim olmadı, evde ki bağlamayı bile verdim. Peşimizden gelen gençler var, çok, daha güzel şeyler bulup yapacaklardır. Hepsine başarılar diliyorum, size de çok teşekkür ediyorum..


Nuray Gençalioğlu
Biz Üstad Fethi Gençalioğlu ile sanat yaşamı hakkında röportaja gittiğimiz evde bir sürprizle karşılaştık.
Nuray Gençalioğlu.
O da en az babası kadar yetenekli idi. Üstad bize “bütün çocuklarımın sesleri güzeldir, kızlarım zaman zaman çıkıp okumuşlardır Ünye onları tanır” demişti.
Gerçekten öyleymiş. Nuran, Nurel ve Nuray Gençalioğlu’nu yazmadan geçmek haksızlık oldurdu.
Nuray Gençalioğlu 1991 yılında yirmi yaşındayken İzmir’de TRT nin düzenlediği bir yarışmada altıyüz kişi arasında İzmir bölge birincisi olmuştu. Bunu bize biraz anlatmasını istedik, bizi kırmadı:
“ Yarışmaya 19991 yılında Manisa’dan katıldım, o zaman babam orada memurdu TRT Ege Bölge birinciliği için yarışma İzmir’de yapıldı “Yüce dağ başında yağan kar idim” türküsünü okudum ve birinci oldum. Babamın tayini çıktı devam edemedim. Ünye’de Musiki Cemiyetinin düzenlediği gecelerde okudum. Ünye’de yapılan Karadeniz Bölge yarışmasında birinci oldum, Ankara bölge yarışmasında birinci oldum.
Tekrar bir yerlerde okumayı ister miydiniz ve en sevdiğiniz türkü hangisidir?
Orhan Hakalmaz’ın “Yalan dünya” adlı türküsüdür. Kaliteli dinleyiceler önünde okumayı çok isterdim.
Son olarak, ömrü boyunca müzikle iç içe olmuş üstad Fethi Gençalioğlu’na ve ailesine mutlu ve müzik dolu sağlıklı yıllar dileriz.
TRT Repertuarına geçmiş bazı türküleri: Ünye’den çıktım başım selamet, Sürmeli Naciye, Yar sana beşik alayım mı? Yayla yaylaya bakar, Şu derenin boyuna







Bu Haber 4878 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : efsane Tarih : 10 Aralık 2011 / Pazar Üye Adı :faik c
iyi
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI