Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Prof. Dr. Ayşe Yalın/Yaşantımızı Biçimleyen Anılar
4 Ocak 2012 Çarşamba 09:55
Kaynak: Canik Dergisi 11. Sayı
Bazen kendi kendime sorarım, neden her şeyi değil de bazı anıları yeniden yeniden anımsarız, diye…Sanırım onlar tüm yaşantımız içinde değerli taşlar gibi kıymetli olan anılar olduğu, belki de yaşamımızın köşe taşları oldukları için…


Müze evin tanıtımı yapıldı. Tarih kokan bir evde sayın konuşmacılar tarihin derinliklerine götürerek pek değerli bilgi ve anılarını bizlerle paylaştılar. Kanınca orada olan herkes hem orada olmaktan hem de dinlediklerinden çok mutlu olmuşlar ve keyif almışlardı. Hepimiz bizi biz yapan ortak anılarda, öykülerde, sözcüklerde birleştik ve yüreğimiz birlikte çarptı. Sevgili arkadaşım Bilgin’in dediği gibi, içimizden bir şeyler aktı. O akış her şeyi ile bizdik… Bir de şehrimize ve değerlerine sahip çıkıldığı duygusunu, ben kendi adıma yaşadım ve büyük bir mutluluk ve onur duydum.
Bu ve buna benzer toplantılar, özellikle biraz solmuş anıları, capcanlı, her an gerçekmiş gibi yaşanmaya hazır hale getiriyor. O akşam da benim yıllar yılı bir köşede saklanan ama öyle görünüyor ki gün yüzüne çıkmayı özleyen anılarım, yaşamımı zenginleştirmek, bazı duygularımı tekrar yaşamam için, belleğimin en görünür yerine geldiler.
Bazen kendi kendime sorarım, neden her şeyi değil de bazı anıları yeniden yeniden anımsarız, diye…Sanırım onlar tüm yaşantımız içinde değerli taşlar gibi kıymetli olan anılar olduğu, belki de yaşamımızın köşe taşları oldukları için…
Müze ev bana, çok genç yaş da kaybettiğimiz Naci Bey Amcamın büyük kızı Lamia ablamı hatırlattı. Neden mi diyeceksiniz? Çünkü Lamia ablam o Müze eve gelin gitmişti. Onun kaybı tüm aileye büyük bir hüznün çökmesine neden olmuştu. 30’lu yaşlardaydı. Babamı hatırlıyorum, hüznünü, acısını görür gibi oluyorum. Ben Lamia ablamın hastalığını, vapura binip yurt dışına tedaviye gidişini çok iyi anımsıyorum. Ancak onu kaybettiğimiz zaman ben Ankara da okuldaydım. Tatile geldiğimde koşarak amcamlara gittim. Okuldan geldiğimde yaptığım neredeyse ilk işlerden biri amcamlara giymek olurdu… Bana hiç kimse bir şey söylememişti. Yukarı odasına çıktım. Odada ne yatak vardı ne de Lamia ablam. Aşağı endişeyle indiğimde Nadide Hanım yengem beni oturduğu sedire yanına adı. Birkaç göz damlasıyla neler olduğunu anlattı. Doğrusu zor andı.
Müze eve aile olarak armağan ettiğimiz halı ve kilim, içindeki her ilmeğinde ve yıllarının biriktirdiği görünmeyen tozunda sırları, mutlulukları ve hüzünleri saklıyor. Ailenin bir kızı o eve gelin gitti, şimdi ailenin giz dolu eşyaları o evde.
Ömür işte böyle bir şey…
Kimi zaman acılar büyütür kimi zaman umut veren mutluluklar, sevinçler. Tüm olaylar bizlerin yaşamları adına birer köşe taşıdır. Bizi biz yapar, eğitir, kimliğimizi oluşturur, bize gelecek nesillere aktarmak üzere görevler verir… Yeter ki yaşadıklarımızı birer ziynet gibi verilmek üzere saklayalım ve yeri ve zamanı gelince aktaralım…
Ben de özellikle son yıllarda eskiyle pek uğraşır oldum. Geçen gün sevgili Ahmet Kabayel’in arzusu üzerine Müze Ev (hepimiz için gurur kaynağı olacağını düşünüyorum) için kardeşlerimle birlikte uygun gördüğümüz bir Afgan kilimi ve taban halısını kendisine teslim ettim. O gün eve gittiğimde ablamla ne kadar iyi bir iş yaptığımızı konuştuk. Tabii tahmin ediyorum ki o da o kilim ve halının üstünde oynadığı oyunları, evimizin ağırladığı konukları bir bir gözünün önünden geçirmişti. Çünkü bir çok kişi için, pek değeri olmayan o eşyalar bizim için her ilmeğinde, kokusunda, göstermeden sakladığı tozunda bir çok acı tatlı anıyı ve duruşu saklıyordu.



Bu Haber 3936 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : çocukluğumu anımsadım Tarih : 4 Ocak 2012 / Pazar Üye Adı :orhan aras
Müze ev halamın eviydi.Çocukluğumun büyük kısmı burada geçti.Evin holu o kadar büyüktü ki biz orada top onardık.Yanımızda birisi olmada evin içinde dolaşmaya korkar, şimdi toplantı salonu olarak düzenlenen bölüme korkudan hiç girmemiştik. Annemin bu eve gelin geldiğini bilmiyordum. Şimdi anılarım daha da güçlendi. Teşekkür ederim Ayşe abla. Orhan ARAS
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI