Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Mehmet KARAYALMAN / Ünye Hamidiye(Burunucu) Medresesi
12 Ocak 2012 Perşembe 09:59
Kaynak : Canik Dergisi /11. Sayı
Ünye tarihte birçok medeniyet’e ev sahipliği yapmıştır.
Rum diyarı olan bu bölgeye Osmanlı’nın hâkim olmasıyla İslam medeniyeti mührünü vurmuştur.
Ünye’nin ipek yolu üzerinde bulunmasından dolayı medeni (şehirli) olma özelliğini hep gururla taşımıştır. Ticarette öncü olduğu gibi
eğitimde de öncü olmuştur.


Liman şehri olması hasebiyle İstanbul bağlantılı olarak bölgede ilmin beşiği denilecek eğitim kurumlarını açmıştır. 1700’lü yılların ikinci yarısında Ünye’de Caniklioğlu ailesinin hayratı olan Ünye Sadullah bey Mederesesinin varlığından önceki sayılarda bahsetmiştik, bu yazımda Ünye Hamidiye (Burnucu) Medrese’sinden bahsedeceğim. Gerek Canikli oğlu gerekse Haznedar oğlu gibi varlıklı ailelerin hayratlarından bahsederken Baş Müderris Hacı Yusuf Bahri Efendi’nin Aracılığıyla II. Abdülhamit Han’ın eğitim seferberliği çerçevesinde Mücediden (yeni) sultan Abdülhamit han’ın Yardımıyla kurulan ve ismine Padişah’ın ismi verilen Sadullah bey Mederesesi (Rektörlüğüne) bağlı bir üst düzey (Fakülte) Hamidiye Medrese’nin varlığını tarihçi araştırmacı yazar Osman Doğan bey’in kaleme aldığı “Tarih Boyunca Ünye” adlı kitabının 279. Sayfasından öğrenmiş oluyoruz. Burunucu mahallesine yapılan Hamidiye Medresesi Meçhul Asker Ortaokulu’nun ilk binası olabilir şeklindeki çalışmadan yola çıkarak, biz de yaptığımız araştırmalarda binanın hemen girişinde olan sebilin Abdülhamit Han tarafından getirilen suyla bağlantısının olduğunu sanıyorduk, ancak Ünye Tapu Kadastro Müdürlüğünde yapmış olduğumuz araştırmada Meçhul Asker okulunun bulunduğu yerde olmadığını gördük.
Hamidiye Medresesi’nin yerinin Ünye Devlet Hastanesi’nin yanında, Fenerüstü olarak bilinen yerde olduğunu tespit ettik. Tespit etmemizde Önemli etken Hacı Yusuf Bahri Efendi’nin talebesi Şam-ı Şerif Cami hatibi Murtazaoğlu Mehmet Efendi’nin torunu olan Hüseyin Adalı Bey’in hatıraları bize ışık tutmuştur.

HAMİDİYE MEDRESE’NİN YERİ

Hüseyin Adalı Bey’in dayısı Hafız Murtazaoğlu Cemal Efendi’nin hayatını araştırırken Ünye Devlet Hastanesi’nin yanında bir medrese olduğundan bahsetmesi üzerine medresenin yerini tapu kadastro ve tapu müdürlüğünde araştırdığımızda medresenin yerini tespit etmiş olduk. Hamidiye Medresesi Ünye Devlet Hastanesi’nin yanında bulunan Ürer Apartmanı’nın olduğu
yerdir.
Medresenin yeri Ünye Devlet Hastahanesi’nin güney tarafında Ürer Apartmanı’nın olduğu yerdedir. 288 ada 5 parsel Burunucu Mahallesi. Ünye Tapu Müdürlüğünden alınan tapu senedinde senetsiz olarak geldisi olmayan yani devlet arazisi yerine yapılan Burunucu Hamidiye Medresesi’nin olduğu tapu Müdürlüğü’ndeki kayıtta bellidir. Tapu Müdürlüğünde yazan sicil defterinde Medrese arazisi (arsası) şarkan: Hikmet Gülen ile müşterekleri garben taşçı Hüseyin Erkoç bahçesi şimalen: Terme sosesi (yolu) Cenuben (güney) Hasan Öztürk eşi Ubeyde Ekmekçi fındıklığı ile mahdud (hudud) ve yine tapu senedi devam ediyor. İş bu gayrimenkul aslen senetsiz olarak Ali oğlu Veysel Ürer’in zilliyetliğinde bulunduğu cihetle adına tesciline Ünye asliye hukuk hâkimliğinin 14.7.1961 tarih 960/529 esas ve 961/310 karar sayılı ilam ile zilliyedi adına tesciline karar verilmiş olduğu anlaşılmakla mezkûr ilama müşteniden senetsizden tescil olundu. T.C.T Ali oğlu Veysel Ürer.

Daha sonra Medrese yıkılarak yeniden bahçe olarak kayıtlara geçer. Burunucu Feneryanı olarak bilinir. Şarkan bu yerden ayrılan ve belediyece istimlâk edilen 3 parsel nolu yol. Garben: Taşçı Hüseyin Erkoç bahçesi Şimalen devlet karayolu cenuben: Taşçı Hüseyin Erkoç bahçesi ve kısmen Hasan Öztürk eşi Ubeyde fındık bahçesi ile tamamı 25 numarada yazılı olduğu gibi Veysel Ürer zilletine geçmiştir.
Günümüzde bu medrese yerinin Ali oğlu Veysel Ürer’den oğlu Mehmet Ferit Ürer’e (Eski Ünye Ürer Oteli’nin sahibi), Mehmet Ferit Ürerin vefatından sonra çocukları Lale Cantürk, Veysel Ürer, Ali Ürer kardeşlerin mülkiyetine geçmiştir. Kayıt durumu halen aktif.

Medresenin Mimari Yapısı

Medresenin birinci katı taş ustalığının en nadide örneği ile yapılmış, taşlar kesmeydi ve çok düzgün bir mimarisi vardı. Araştırmacı Yazar M.Ufuk Mistepe’nin araştırmalarına göre ise Medresenin kapısında dört adet silindirik beyaz mermer sütunlar, düz birer plâtform olup, sütunlar kare biçiminde yer alırlar ve aralarında üçer metre mesafe vardır, yükseklikleri de 2,5 m kadardır.
Medresenin Sütunların önünde üç metrelik mesafede de üç adet bakımsız mezar olduğu, Rus donanması Temmuz 1915’te Trabzon’dan Terme’ye geçerken Ünye’de de top atışında bulunmur, Burunucu Mahallesi’ne üç el top atışı yapılır, top mermileri Hamidiye Medresesi’ne ne yazık ki isabet etmiş ve orada üç şehit olur. Şehitlerin naaşları oraya defnedilmiştir. Samsun - Ünye yolunun genişletme çalışmalarında birçok asker mezarı ile birlikte bu şehit mezarları da ortadan kaldırılmıştır.
Bu medrese daha sonraki yıllarda sonraları taşları da vakıf malı dikkate alınmadan zimmetlerine geçirip kullanmışlardır. Bir kısmı zaten o dönemde medrese arazisi olan çamlık mevkiinde bulunan kabirlerin yapımında kullanılmıştır.
Medresenin inşasında, II. Abdülhamit Han (Cennet mekân) tarafından Ünye ahalisinden Hacı Yusuf Efendi’ye gönderilen yazı, başbakanlık Osmanlı arşivlerinden çıkartılmıştır. Bu yazıda, medresenin inşaatına yarım saat mesafede olan kaynaktan su getirilmesi hususundaki bilgi doğrultusunda, araştırma yapılmış, kaynağın geldiği yön takip edilip Hüseyin Adalı’nın önderliğinde su pöğreklerinin (topraktan yapılan su boruları) Cemal Murtazaoğlu’nun bahçesinde bulunmuştur. Cemal Murtazaoğlu’nun yeri, babası Şamı Şerif Cami Hatibi Mehmet efendi’nin de kabrinin bulunduğu Ünye Devlet hastanesinin, yani Hamidiye Medresesinin üst tarafında bulunan radarın alt tarafı aile kabristanlığının olduğu bahçedir. Şu anda gelen kaynak su halen sızıntı şeklinde akmaktadır.)

Ünye kazasına bağlı Burunucu Mahallesi’nde Sultan Abdülhamit Han adına inşa edilmekte olan medreseye, su getirilmesi için gerekli olan masrafların karşılanması talebiyle 18 Muharrem’ül Harem 1324, 1 Mart 1322–1324 İstanbul’a bildirim yapılmıştır. Padişahımızın ilim ve fenni gelişmesine yönelik halis niyetlerinden olmak üzere, Ünye Kasabası’nın Burunucu Mahallesi’nde yeniden inşasına emri, ferman bulunup padişahımızın ismine izafetle inşa edilmekte olan medreseye su getirilmesini, kılınan Keşifname’de yazılı olduğu üzere, beden gücü ile yardım edecek olan ahaliden başka keşif sırasında 5426 kuruş masrafla akıtılmasının mümkün olacağı anlaşılmış ve başka bir yardım bulunması mümkün olmadığından bu konudan padişahımızın lütfuna muhtaç olduğumuzun arzıyla bu istirham name keleme alındı. Emr-i ferman Şevketli padişahımız Efendimiz Hazretlerinindir. Burunucu Mahallesi’ne yapılan Hamidiye Medresesi. Ünye Hamidiye Medresesi Burunucu Mahallesi’nde Fener Üstü olarak bilinen Ünye Devlet Hastanesi’nin yanındaki Mehmet Ferit Ürer’in mahkeme kararıyla özel mülkü olarak çocuklarının mirası içindedir. Yerinde Ürer apartmanı vardır.

Kaynak : Servet-i Fünun - Servet-i Fünun Ünye ( BOA.Y.PRK.A2J. 51/79)

MÜDERRİSLERİNDEN BİLİNENLER
MÜDERRİS HACI İBRAHİM SANİ İKİNCİ

Lakabı Ruşenoğulları’dır. Hacı Sani Efendi Kurna Köyü Hatipli Mahallesi’nde dünyaya gelmiştir. İlk eğitimini ailesinden aldıktan sonra Ünye’de Caniklioğulları Sadullah Bey Medresesi’nde Hacı Yusuf Bahri Efendi’den yüksek dini ilimleri okur ve icazetini alır ve daha sonra Ünye Burunucu mahallesinde inşa olunan Hamidiye Medresesi’nde müderrisliğe başlamıştır. Bir müddet bu göreve devam ettikten sonra Kurna (İnkur) Medresesi’ni kurarak sayısız talebe yetiştirmiştir. Daha sonra bu medreseye yine Yusuf Bahri Efendi’nin talebesi olan Ahmet Hamdi Efendi atanmıştır.






Bu Haber 4486 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Başlık : o benim dedemin dedesi Tarih : 24 Aralık 2013 / Pazar Üye Adı :zeynepzehra ikinci
HACI SANİ İBRAHİM İKİNCİ benim dedemin dedesinin dedesidir benim adım ise ZEYNEP İKİNCİ
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI