Deprecated: Function eregi() is deprecated in /home/unyekent.com/httpdocs/conn/level.php on line 31
ÜNYE Kent Gazetesi >>> KENTTE HABERİN MERKEZİ ll BİZDEN HABER VAR......
 
Ünye’nin Nar’ı Vardı
10 Kasım 2012 Cumartesi 10:12
Kaynak: Canik Dergisi
Nar-Punica Granatum-Finike Elması
Bir inanca göre, Adem ile Havva’ya yasak olan Cennet meyvesi
elma değil, nardır. Bazıları da Ayva derler
Nar, Farsça Ateş anlamına gelmektedir. İngilizler Pomegranate,
Almanlar Granata apfel, Fransızlar Granade, İtalyanlar Melegrana,
Yunanlılar Rodi derler.


Nar (Punica granatum), içinde küçük yüzlerce tanecikten oluşmuş, hafif ekşi ve bazen tatlı tadı olan, ılıman iklimlerde yetişen, bir meyve türüdür
Bir inanca göre, Adem ile Havva’ya yasak olan cennet meyvesı elma değil, nardır.
Yetmişli yıllara kadar Ünye’de her evin bahçesinde bir nar ağacı vardı. Portakal ve mandalina bahçeleri gibi onlarda her yıl tükenerek kayboldular. Bugün sokak aralarında tek tük rastlamaktayız.
Ünye köy pazarında halen çok çeşitli narlara rastlanmaktadır. Ünye yetmişli yıllara kadar Karadeniz’in meyve bahçesiydi. Yöreye mahsus çok çeşitli, başka hiçbir yerde bulunmayan elmalar, yine yöreye özgü armutlar, mandalina, portakal vardı. Sokaklarda portakal çiçekleri kokusundan geçilmezdi. Bu bahçelerden çok kalmadı, yerlerine apartman diktiler. Kıpkırmızı narları dalları tartmaz dallara alttan dayanak verilirdi.
Karadeniz’den geçen seyyah Fellmayer Narın Ünye’de sıkılarak testiler içinde tonlarca ihraç edildiğini yazarak günümüz ulaştırmıştır. Fellmayer şöyle der:

Tirebolu’nun üzümü, Giresun’un kirazı, Canik armudu ve dutu, Keşap’ın fındığı, Karidya’nın cevizi, Rize’nin turunçu, Ünye’nin narı, Trabozan inciri ve Akçaabat’ın zeytinini Kolhisliler hep övüyorlar. En çok ve en kârlı alışveriş Ünye çarşısında yapılıyor. Ünye’nin narı Kolhisliler’in (Bugünkü Gürcüstan ve Kafkasya halkları) ağızlarından hiç düşmüyor, hep övüyorlar. Meyve sıkılıp, suyu çıkarılıyor ve bu özsu tonlar ve testiler halinde çok büyük miktarlarda şerbet ana maddesi olarak ihraç ediliyor.”
FELLMAYER, Jakob Philipp – History of the Empire of Trebizond, Munich. / Doğu’dan Fragmanlar, İstanbul, 2002, 510 sh., Çev. Hüseyin SALİHOĞLU.

Nar, tarihî çağlar öncesine dayanan bir meyvedir, bahardan başlayarak güze kadar çiçek açmaya devam eden ve meyve veren yegâne bitkidir. Çiçeğinden, meyvesinden, kabuğundan, yaprak ve dallarından boya ve diğer şeyler hazırlanan ender bitkilerin basında gelir.
Ünlü Türk hekim İbn-i Sina ve Yunan tabibi Hippokrat eski çağlarda nar şurubunu mide yarası ve diğer hastalıkların tedavisinde kullanmıştır. Bununla birlikte narın çiçeği ve kabuğu Doğu illerinde, halı ipi boyamak için kullanılır.
Erkekler evlenmek istedikleri kızlara sevgi simgesi olan olgunlaşmış nar gönderirler. Yeni evlenenlerin ayaklarının altında nar atarlar ki, onlar bolluk içinde ve bahtiyar yasasın ve nikâhları nar gibi bütün olsun, bozulmasın.

Dinlerde Nar
Büyük dinlerin hemen hepsi tarafından kutsal anlamlar yüklenen nar Persephone’nin hikayesinde de evlilik, yaşam ve yeniden doğuşu simgelemek için kullanılır.
Persephone, bir gün bahçede dolaşırken bir nergiz çiçeği görür. Onu koparmak için eğildiğinde, yer yarılır ve Hades Persephone’yi kaçırıp yeraltı krallığına indirir. Nar taneleri yiyerek Persephone kendini Hades’e adadığını gösterir. Burada nar evlilik bağının çözülmezliğinin sembolüdür.
Kızının kaybolmasına sinirlenen Tanrıça Demeter, onu bir daha görene kadar yeryüzünde meyve yetişmesini engelleyeceğini söyler. Araya giren Zeus, Persephonenin yılın üçte birinde Hades ile geri kalanında Demeter ile kalacağını söyler. Persephonenin yeraltından çıkıp dünyaya geldiği gün baharın gelişi olarak kutlanır.
Zerdüştlükte Nar
Nar bitkisi en fazla da Zerdüşt ritüellerinde ve tapınma törenlerinde kullanılmış, kutsal sayılmıştır.Tüm yıl boyu yeşil kalan nar bitkisi, ruhun ölmezliğini sembolize eder. Aynı zamanda bir tek Narın içindeki binlerce parça, refah ve zenginliğin işareti olarak kabul edilir. Bu nedenle, çocukların taktis törenlerinde nar taneleri, pirinç ve kuru üzüm taneleri ile karıştırılarak etrafa serpilir.
Musevilik
Nar tohumu, kutsal kitap metinleri içinde de geçer. Narçiçeklerinin, meyvesinin ve tadının güzelliğinden dolayı övülür ve kutsallık, doğurganlık ve bolluk simgesi olarak kabul edilir. Mimarlık ve süslemede de nar simgesi yoğun olarak kullanılır. Kral Solomon için yapılmış dillere destan sarayın tüm sütun başları ve diğer Yahudi krallarının saraylarındaki duvarlar nar meyvesi ve yaprak şekillerine benzeyen bezemelerle kaplıdır.
Budizm
Turunç ve şeftalinin yanında kutsal sayılan bir diğer meyve nar bitkisidir. Budist sanatında meyve simgesi, hayatın olumlu etkilerinin özü olarak kabul edilir. Bir budist efsanesine göre şeytani alışkanlıklarından dolayı çocukları yiyen kötü tanrıça Hariti, Buda’nın ona verdiği narı yiyerek iyileşir.
Hıristiyanlık
Meryem ve İsa resimleri ile heykellerinde kıyamet günü, sonsuz hayat sembolü olarak narın kullanıldığına sıkça rastlanır. Nar ağacı ile tek boynuzlu atların avlanması arasında bir paralellik kurulmuştur. Doğası hırçın ve vahşi olan bu tek boynuzlu atlar sadece bakireler tarafından evcilleştirildikten sonra da bir nar ağacına zincirlenirler. Bu İsa’nın beklenen yeniden doğuşunu simgeler.
İslamiyet
Kuran’ın tarif ettiği cennet bahçelerinde nar ağaçları da vardır. Ayrıca narın cennetten çıkma bir ağaç olduğuna inanılır. Anadolu’da ve Orta Doğu’da evlilik törenlerinden sonra çiftlere çok çocukları olması dileğiyle nar taneleri yedirilir.

Mitoloji de Nar
Taciz edilen bir genç kız, annesinin mezarı başında intihar eder. Tanrılar, saf kalmak için canını veren bu kızın kanından bir ağaç yaratırlar. İşte bu ağaç nar ağacıdır. Kızı taciz eden kişiye tanrılar tarafından verilen ceza ise çaylağa dönmektir. Derler ki, çaylak asla nar ağacına konmaz.
Nar’ın Yunanca adı “Side” dir ve Antalya yakınlarındaki antik kente de adını vermiştir.
Dünya nar üretiminde İran birinci, Hindistan ikinci, Türkiye üçüncü sıradadır.

Akdeniz havzasında birkaç bin yıldır ekilmekte olan narın ilk olarak İran’da ortaya çıktığı düşünülmektedir. Afganistan ve Pakistan’dan Himalayalar’a kadar geniş bir alanda yetişir. Latince ismi Punica granatumun Fenike elması anlamına gelmektedir. Genelde nar, ekşi ile tatlı arasında bir tada sahiptir, yenerek tüketilmesinin yanı sıra nar ekşisi olarak çeşitli biçimlerde, özellikle salataya tat vermede, taneleri de salata aşure ve güllaç ve çeşitli tatlılarda kullanılmaktadır.
Kuran’da Nar
Kuran’da nar sözcüğü üç kez geçmektedir: Enam Suresi 99 ve 141, Rahman Suresi 68. kisinde nar, Allah’ın yarattığı güzel şeylerin bir örneği olarak verilmiştir, üçüncüsünde ise cennetteki bir meyve olarak anlatılmaktadır:
“O, çardaklı, çardaksız olarak bahçeleri, ürünleri çeşit çeşit hurmalıkları ve ekinleri, zeytini ve narı (herbiri) birbirine benzer ve (herbiri) birbirinden farklı biçimde yaratandır. Bunlar meyve verince meyvelerinden yiyin.” (Enam, 141)
“O gökten su indirendir. İşte biz onunla her türlü bitkiyi çıkarıp onlardan yeşillik meydana getirir ve o yeşil bitkilerden, üst üste binmiş taneler, -hurma ağacının tomurcuğunda da aşağıya sarkmış salkımlar- üzüm bahçeleri, zeytin ve nar çıkarırız (Enam,99)
“İçlerinde her türlü meyve, hurma ve nar vardır.” (Rahman,68)
Son olarak eklemek gerekirse, Ünye’de hala hatırı sayılır miktarda nar yetiştirilmekte idi. Bunların soyları ıslah edilmediği ve ağaçlarının bakımları düzenli gibi yapılmadığı için bugünkü verim düşüktür. Ünye diğer meyve çeşitlerinde de geçmiş yıllarda çevresinde tanınmış bir yerdi.






Bu Haber 2236 Kişi Tarafından Okundu.
YORUMLAR
Bu Konuya Yorum Bulunmamaktadır. İlk Yorumu Yapan Siz Olun.
ÖNCEKİ ARAŞTIRMA YAZILARI